{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t:....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2022<br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2022 tarih ve 2022/68 E. - 2022/374 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \".../...\" ibareli markalarının bulunduğunu,....tescil Nolu \"...\" markasının tanınmış marka olarak özel koruma altına alındığını, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin 2020/40098 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın diğer davalı ... 2022-M-242 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkilinin markalarına ayniyet derecesinde benzediğini, müvekkili markalarının serisi izlenimi oluşturup, iltibasa sebebiyet vereceğini, gerçek hak sahipliği, ticaret unvanı, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeli itirazlarının reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek,  .... sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, davacının mesnet markalarına ilişkin kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, davacının kullanımını ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da gerek kurum nezdinde gerekse de dava aşamasında SMK'nın 19/2 maddesi kapsamında davacı markasının ihtilaf konusu 30. sınıftaki mallar açısından kullanımı ispat edilemediğinden taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas olasılığı koşullarının oluşmadığı; davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 30. sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının \"...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının \"...\" ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının \"...\" ibareli başvuru markalı malları satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı; davacı tarafın \"...\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı; taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın \"...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı; başvurunun kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın   karar verilmiştir. <br>\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, emtia benzerliğinin sağlandığını, taraf markaları ayniyet derecesinde benzer olduğundan SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluştuğunu, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının tanınmış olduğunu, ilk derece mahkemesinin SMK'nın 6/3 ve 6/6. maddesi uyarınca yaptığı değerlendirmelerin de hatalı olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle davacının itirazına mesnet 2014/39518 sayılı ve \"...\" ibareli markasının 5 yıldan uzun süredir tescilli olduğu, ancak davalı tarafın kullanım ispatı talebi üzerine söz konusu markanın kullanımı ispatlanamadığından, bu markanın SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca yapılacak incelemede dikkate alınamayacağı, davacının \"...\" asıl unsurlu markaları ile dava konusu \"...\" ibareli marka arasında ise  ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira markaların son iki harf dizilimi ortak olsa da, taraf markalarının \".......-\" şeklindeki ilk hecelerinin oldukça farklı olduğu, kısmi harf benzerliğinin iltibasa sebebiyet verebilecek mahiyette olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2023 tarih ve 2022/1631 E.-2023/5113 sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 21.12.2022 tarih ve 2021/5231 E.-2022/9288 K. sayılı kararında ise \"...\" ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı, öte yandan, davacı şirketin \"...\" ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasını kanıtlayamadığı gibi, bu ibarenin davacının ticaret unvanı ile de benzerlik taşımadığı, bu nedenle SMK'nın 6/6. maddesine dayalı iddianın da yerinde olmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkili olmadığı, kötü niyet iddiasının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/07/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br><br> <br>Katip<br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2731095641258262","SID":"8079eb28d71e2e21"}}