{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/753 - 2025/880<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/753 <br>KARAR NO\t: 2025/880<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04.05.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/442 Esas 2023/326 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10.07.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili, 27.03.2017 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası  ile sigortalı aracın davacı idaresinde bulunan araca çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığını, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün şerit ihlali yaparak kazaya neden olduğunu, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini 7.071,70 TL geçici, 28.179,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davalının sorumluluğunun sigortalı aracı kullanan sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun  belirlenmesi gerektiğini kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyasında davalı sigortalısının kusursuz bulunduğunu, ceza mahkemesi dosyası getirilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, müterafik kusurun değerlendirilmesini, davacının gelir durumu ve maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 35.251,10 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının 17.05.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/3301 Esas 2022/1051 Karar sayılı kararı ile, dava konusu olayda kaza tespit tutanağında davacının şerit ihlali yaptığından tam kusurlu olduğu belirlenmiş, hazırlık soruşturması ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda sürücülerin her ikisinin de şerit ihlali yaptığının belirtilmiş olmasına göre C. Savcılığı hazırlık soruşturma dosyası ve ceza davası açılmış ise ceza mahkemesi dosyası getirilerek hukuk mahkemesi hakimi her ne kadar ceza mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de dava konusu olayda olayın oluşuna ilişkin ceza mahkemesi kararı ile belirlenecek maddi vakıa, yani dava konusu olayda şerit ihlali yapan sürücünün belirlenmesi yönünden incelenmesi ve sonucuna göre kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm verilmiş olması, ayrıca mahkemece davacının maluliyetinin belirlenmesi için ...  Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 01.10.2018 tarihli raporda davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin %8 olduğu ve 9 ayda iyileşeceği belirlenmiş, davacının zararının belirlenmesi için alınan aktüerya hesap raporunda davacının %10 oranında maluliyetinin bulunduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış olması da doğru görülmemiş olduğundan davacının 01.10.2018 tarihli maluliyet raporu ile belirlenen %8 maluliyet oranına göre istinaf kanun yoluna başvuran davalı lehine oluşan usulü kazanılmış haklarda dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda, üç kişilik bilirkişi kurulundan kusur raporu alındığı, davacı sürücünün %50 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, aktüer bilirkişiden rapor alındığı, TRH-2010 Tablosu uyarınca ve 1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplama yapıldığı, geçici iş göremezlik zararının 7.171,88 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının ise işlemiş dönem itibariyle 1.274,17 TL, işleyecek aktif dönem itibariyle 23.203,84 TL ve pasif dönem itibariyle de 4.785,59 TL olarak hesapladığı, toplam zarar talebinin 36.435,48 TL olduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemine göre ise, zararın 51.924,42 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamada bildirilen zarar miktarının ilk kararda hükmedilen tazminat tutarından fazla olduğu, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek ilk kararda hükmedilen tazminatı miktarını aşmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 35.251,10 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karar tarihine en yakın asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu, bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tMahkemece verilen ilk kararda, davanın kabulü ile geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı olarak toplam 35.251,10 TL'nin 17.05.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda, Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilmiş üç kişilik bilirkişi kurulundan kusur raporu alındığı, kazanın meydana gelmesinde davacının ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün eşit kusurlu olduğunun belirlendiği, yeniden alınan aktüer bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı toplamının 36.435,48 TL, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı toplamının 51.924,42 TL olarak hesaplandığı, ilk kararın davalı tarafça istinaf edilmiş olması nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle ilk kararda hükmedilen tazminattan dava fazlasına karar verilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde  usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br> \t4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine ,<br>\t5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t<br>\t\t\t<br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br> <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf613bbd5fbce411","SID":"060bd13f511e977f"}}