{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/79 - 2025/821<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/79 <br>KARAR NO\t: 2025/821 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28.09.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/420 Esas 2022/585 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 13.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16.06.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Asıl davada davacılar vekili, 13.11.2016 tarihinde davalı ... AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...’un sevk ve idaresindeki aracın, yaya ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, müteveffanın eşi, çocukları, anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, desteğin eş ve çocukları olan davacılar için 1.000,00’er TL, desteğin anne ve babası olan davacılar için 500,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı eş için 100.000,00 TL, davacı çocuklar ... için 80.000,00’er TL, davacı anne ve baba için 50.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/282 esas sayılı dosyasında  davacılar vekili, 13.11.2016 tarihinde davalı ... AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın, yaya ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, müteveffanın eşi, çocukları, anne ve babası olan davacıların destekten  yoksun kaldığını belirterek tazminat tutarlarının belirlenmesi anında talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla desteğin eş ve çocukları olan davacılar için 1.000,00’er TL ile desteğin anne ve babası olan davacılar için 500,00’er TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacılar vekili 30.10.2017 tarihli dilekçesi ile asıl dava ve birleşen 7.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki davadaki taleplerini, davacı eş için 40.993,16 TL, çocuk ... için 9.544,19 TL, çocuk ... için 11.904,79 TL, anne için 14.042,17 TL ve baba için 10.093,23 TL  artırmıştır.<br>Birleşen Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/151 Esas sayılı dosyasında  davacılar vekili, asıl dava dosyasında talep edemedikleri tazminatların tazminat tutarlarının belirlenmesi anında talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı eş için 7.056,35 TL, çocuk ... için 1.693,71 TL, çocuk ... için 2.084,77 TL, anne ... için için 2.395,77 TL ve baba ... için 1.760,66 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve sigorta şirketine başvurunun tebliğ tarihi olan 15.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. <br>Davacılar vekili 31.05.2022 tarihli dilekçe ile asıl ve birleştirilen dava dosyalarında toplam talebinin davacı ... için\t 210.735,45 TL, ... için \t30.178,89 TL,  ...için 38.643,15 TL, ... için \t56.060,82 TL,  ... için \t33.687,94 TL olarak artırdıklarını beyan etmiştir. <br>Asıl ve birleşen 3.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki davada davalı ... vekili, davalının hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazada müteveffa kusurlu olduğundan davacılar için tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Asıl ve birleşen davalarda davalı ... AŞ vekili, davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluklarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 13.11.2016 tarihinde meydana gelen kazada davalı ...'un % 30 müteveffa ...'ın % 70 oranında kusurlu oldukları, BAM kaldırma kararı gereğince aktüer bilirkişiden rapor alındığı, BAM kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarların, son alınan rapordaki tazminat miktarlarından daha düşük olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak davacıların BAM kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar kadar tazminat talep edebilecekleri, asıl dosyada davalı ..., birleşen 7 ATM'nin 2017/282 Esas sayılı dosyada davalı ... Şirketi ve birleşen 3 ATM'nin 2018/151 Esas sayılı dosyasında her iki davalı yönünden maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü gerektiği, davacıların 31.05.2022 tarihli talep arttırım dilekçesindeki maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin isteğin davalı ... yönünden Ankara 7 ATM'nin 2017/282 Esas sayılı dosyada, davalı ... yönünden asıl dosyada reddine karar verildiği, asıl dosya yönünden kısa kararda maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine dair kısa kararda hüküm kurulmamış ise de davacılar vekilinin başvurusu üzerine HMK'nın 305/A maddesine göre fazlaya ilişkin isteklerinin reddine ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle hükmün HMK'nın 305/A maddesi gereğince tamamlanmasına karar verildiği, asıl davada davacılar tarafından sigorta şirketine başvuru yapılmadan davanın açıldığı, 2918 Sayılı Kanun'un 97. Maddesine göre sigorta şirketine karşı dava açmadan önce başvuru yapılmasının dava şartı olduğu, dava şartının asıl davada sigorta şirketi yönünden yerine getirilmediği anlaşılmakla, sigorta şirketine karşı açılan asıl davanın HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereğince usulden reddine karar verildiği gerekçesi ile; asıl davada, davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için, 41.993,16-TL, davacı ...için 10.544,19-TL, davacı ... için 12.904,79-TL, davacı ... için 14.542,17-TL, davacı ... için 10.593,23-TL'nin kaza tarihi olan 13.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Ankara 7. ATM’nin 2017/282 Esas sayılı dosyasında hükmedilen miktarla tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde), davalı ...’tan tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ...için 10.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL, davacı ... için 5.000,00-TL, davacı ... için 5.000,00-TL manevi tazminatın 13.11.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacılara ödenmesine,\tdavacıların manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteklerinin reddine,\tdavacıların davalı sigorta şirketine karşı açmış olduğu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacıların maddi tazminat davası yönünden fazlaya ilişkin isteklerinin reddine, Birleşen Ankara 7. ATM'nin 2017/282 E. Sayılı dosya da; davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 41.993,16-TL, davacı ...için 10.544,19-TL, davacı ... için 12.904,79-TL, davacı ...' için 14.542,17-TL, davacı ... için 10.593,23-TL maddi tazminatın 01.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( 2021/420 (2017/8 Eski) Esas sayılı dosyasında hükmedilen miktarla tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde) davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen Ankara 3. ATM’nin 2018/151 E. Sayılı dosya da; davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile, davacı ... için 7.056,35-TL, davacı ...için 1.693,71-TL, davacı ... için 2.084,77-TL, davacı ... için 2.395,77-TL, davacı ... için\t1.760,66-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13.11.2016 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden 01.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Yargılama sırasında taraflardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesinin itiraz eden taraf lehine usule ilişkin kazanılmış hak oluşturduğunu, davalılar lehine usuli kazanılmış hak olmadığını, davacılar vekili olarak tüm bilirkişi hesap raporlarına ve istinaf dilekçemizde de maddi tazminat yönünden rapora itiraz edilmesine rağmen; mahalli mahkemece gerekçeli kararda BAM kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar kadar tazminat talep edebilecekleri biçimindeki kararın yasaya usule aykırı olduğunu, asgari ücretin kamu düzeni gereği gözetilmek zorunda olduğunu, kazanılmış hakkın temel istisnalarından birisi olduğunu, davacıların BAM kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar kadar tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacılar için belirlenen manevi tazminat miktarının az olduğunu, yargılama giderleri,  harçlar ve vekalet ücretleri yönünden de kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacılar vekili, 13.11.2016 tarihinde davalı ... AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...’un sevk ve idaresindeki aracın, yaya ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, müteveffanın eşi, çocukları, anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatın davalı sürücü ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Birleştirilen Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/282 E. Sayılı dosyasında davalı ... AŞ’ne karşı açtığı davada sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine ödeme yapılmadığını belirterek davacılar için belirsiz alacak davası olarak destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Birleştirilen Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/105 sayılı dava dosyasında davalılar ... ve ... AŞ’ye karşı açılan davada asıl dava dosyasında alınan aktüer raporu ile belirlenen ve asıl dava dosyasında dava konusu yapılamayan destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMahkemece verilen 11.08.2018 tarihli karar ile asıl dava dosyasında maddi tazminat davasının kabulü ile davacılardan eş ... için 40.993,16 TL, çocuk ... için 9.544,19 TL, çocuk ... için 11.904,79 TL, anne için 14.042,17 TL ve baba için 10.093,23 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan eş için 15.000,00 TL, çocuk ... için 10.000,00 TL, çocuk ... için 10.00,00 TL, anne için 5.000,00 TL ve baba için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline; birleşen Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/151 E. sayılı dosyada manevi tazminat yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, maddi tazminat davasının kabulü ile davacılardan eş ... için 7.056,35 TL, çocuk ... için 1.693,71 TL, çocuk ... için 2.084,77 TL, anne için 2.395,77 TL ve baba için 1.760,66 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; birleşen Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/282 E. sayılı dosyada açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26 Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarih 2018/3405E- 2021/670K. Sayılı kararı ile davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Mahkemece kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda davalı ...'un % 30 müteveffa ...'ın % 70 oranında kusurlu oldukları, BAM kaldırma kararı gereğince aktüer bilirkişiden rapor alındığı, BAM kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarların, son alınan rapordaki tazminat miktarlarından daha düşük olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak davacıların BAM kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar kadar tazminat talep edebilecekleri gerekçesi ile asıl ve birleştirilen dava dosyasında davacıların maddi tazminat talebinin ıslah dilekçesi ve talepleri ile bağlı olarak karar verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK’nın 355. Maddesinde incelemenin kapsamı başlığı altında istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözeteceği düzenlenmiştir. Buna göre davacılar vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; <br>6100 sayılı HMK'nın belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. maddesinde” (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklıdır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.<br>6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu  düzenlenmiş, Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir. <br>Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması veya ek dava açması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. <br> Davacılar vekili dava dilekçesinde dava konusu trafik kazası sonucu davacılar desteğinin vefat etmesi nedeniyle asıl dava dosyasında davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek tüm davacılar için 360,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsilinin talep edildiği, mahkemece 03.10.2017 tarihli aktüer raporunun alınmasından sonra davacılar vekili tarafından verilen ve harcı tamamlanan 30.10.2017 tarihli dilekçe ile belirsiz alacak davası olarak açılan davada talep sonucunun belirlendiği, mahkemece alınan 13.02.2018 tarihli ek aktüer raporu sonucuna göre talep edilmeyen tazminat miktarlarının davalılardan tahsili talebiyle Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/105 E. Sayılı dosyasında dava açıldığı anlaşılmakla davacılar vekili tarafından açılan belirsiz alacak davasında 30.10.2017 tarihinde verilen dilekçenin talep artırım, asıl dava dosyasında ıslah yapılmadan Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/105 E. Sayılı dosyasında açılan davanın ise ek dava niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda belirsiz alacak davasında ek dava açılmakla ikinci kez ıslah yapılamayacağından davacıların talebi gibi asıl dava dosyasında ve ek davada taleplerinin kabulüne karar verilmiş olmakla Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra verilen 31.05.2022 tarihli dilekçesi ile talep edilen miktarlara göre karar verilemeyeceğinden mahkemece davacılar vekilinin talep artırım ve ek davadaki taleplerine göre karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca davacılar vekili asıl dava dosyasında davalı sigorta şirketine 2918 sayılı KTK’nın 97. Maddesine göre sigorta şirketine başvuru yapmadan dava açtığından, sigorta şirketine başvuru yaptıktan sonra Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/282E. Sayılı dosyası ile dava açmış ise de KTK’nın 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yapılacak başvurunun tamamlanabilir dava şartı olmasına rağmen başvuru yaptıktan sonra asıl dava dosyasına devam etmeyip yeni dava açmış olmakla asıl dava dosyasında davalı sigorta şirketine karşı açmış olduğu davayı devam ettirme iradesi bulunmadığı anlaşıldığından ve bu husus istinaf sebebi yapılmadığı gibi  verilen karar göre sonucu da etkili görülmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle HMK’nın 355. Maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile kalan 534,70 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3- Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Karar taraflara tebliğine,  <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.06.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bd95c01c22828bd3","SID":"7785832ed8d49a47"}}