{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/12/2022<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t:  FSEK'e dayalı Tespit, Men, Ref, Maddi ve Manevi Tazminat<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/12/2022 tarih ve 2021/322 E. - 2022/339 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, hayvan  yetiştiriciliği ve ticaretiyle ilgilenen ve aynı zamanda akademisyen olan ve kurmak istediği ... entegre tesisinde ihtiyaç duyduğu makineleri görmek amacıyla Çin devletine seyahat yapıp bu seyahatini kendisine ait sosyal medya platformunda takipçileri ile paylaşan müvekkili hakkında televizyon kanallarında küçük düşürücü yayınlar yapıldığını, bu kapsamda davalı ... TV'nin 27/10/2019 tarihli haber bülteninde \"...\" başlığı ile küçük düşürücü, asılsız iddialarda bulunulmasının yanı sıra, müvekkilinin hak sahibi olduğu videoların onun izni ve bilgisi olmadan ve gerçeğe aykırı öznel ifadeler ile topluma sunulduğunu, müvekkilinden habersiz onu kötülemek için kullanılan videoların bir telif değeri bulunduğunu, müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle FSEK'in 66, 67 ve 69. maddeleri kapsamında tecavüzün menine, devamla tecavüzün ref'i ile FSEK'in 68. maddesi kapsamında 3 katı ile saptanacak tutara, FSEK'in 70. maddesi kapsamında mali haklar, elde edilen kâr alacağı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacak belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi tazminatın ilk yayınlanma tarihi olan 27/10/2019 tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili, davalı  televizyon kanalının adresinin Sarıyer'de bulunması nedeniyle mahkemenin yetkili olmadığını,  davacının aynı iddialarla Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu davanın derdest olduğunu,  davacı hakkında çeşitli yayım kuruluşları tarafından binlerce haber yapıldığını, yapılan haberlerin  basın özgürlüğü kapsamında bulunduğunu, davanın Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılmış olmasının anlamsız olduğunu, yapılan haberde davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı bulunmadığını, yayınlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin öz ile  biçim arasındaki denge korunarak verilmesi halinde hukuka aykırılığın ortadan kalkacağını ve davacı manevi zarara uğradığını iddia ediyorsa da bu hususta somut bir delil bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalılar cevap vermemiş ve yargılamaya da katılmamışlardır.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının kendi kamerası ile çekip yine kendi imkanlarıyla oluşturduğu video görüntülerinin yazılı izin alınmaksızın davalı tarafça kullanıldığı iddia edilmişse de, bilirkişi raporundaki dava konusu videolarda yer alan görüntülerin ... ticareti sonucunda elde edilecek kazanç vb. konularla ilgili olduğu, bu görüntülerin çekimi ve bir araya getiriliş şeklinin FSEK bağlamında hususiyet göstermediği, dolayısıyla dava konusu görüntülerin FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kişilerin kendi emekleri ile ürettikleri yaratıcı videoların başkaları tarafından kullanılması kapsamında video içerik üreticilerine ... tarafından telif hakkı ile bir koruma sağlandığını, bu korumanın Türk Hukuk Sisteminde videoların eser sahibininn rızası dışında başka bir internet platformu, tv veya benzeri bir mecrada yayınlanması halinde telif hakkı ihlali olarak tezahür ettiğini, ... platformu üzerinden erişimi mümkün videoların müvekkilinin maddi gücünü zorlayarak kurduğu  üretim tesisinde çekildiğini, müvekkilinin bu üretim tesisinde kendi imkanları ile yıllarca tecrübe edindiği \"...\" hususundaki bilgi birikimini kendi üslubu ve yaratıcı video konsepti ile ortaya koyduğunu, dolayısı ile anılan videoların müvekkilin hususiyetini yansıttığını, bu videoların   herhangi bir sosyal medya kullanıcısının günlük hayatında kendi fotoğraf yahut videosunu çekip takipçileriyle paylaşması ile bir tutulamayacağını, mahkeme tarafından eser tanımlaması yapılırken hususiyet kavramı üzerinde durulmasına rağmen bu kavramın var olmadığına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu video içeriklerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan görüntülerin FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadığı şeklinde bir sonuca varıldığını, dolayısı ile eser niteliğinin unsurlarından biri olan husususiyetin yokluğuna ilişkin sonuca nasıl varıldığının anlaşılamadığını, alanında uzman üç kişinin herhangi bir uzmanlık bilgisi dahi içermeyen böylesine genel bir rapor düzenlemesinin bilirkişinin görev ve sorumlulukları ile ters düştüğünü, fikri hak sahibi olduğu eserleri izni olmaksızın davalı taraflarca kişilik haklarına da zarar verecek ifadeler ile gerçek dışı haberlere konu edilen müvekkilinin toplum önünde küçük düşürüldüğünü, mahkeme tarafından davalıların kanuna ve hukuka açıkça aykırılık teşkil eden yayını göz ardı edilerek gerçek dışı habere dayalı olarak basın özgürlüğünün kişisel haklardan üstün tutulduğunu, yapılan yayın sonrasında  müvekkilinin uzmanı olduğu \"...\" hususundaki itibarı ile emek ve çabayla edindiği bilgi birikiminin heba olduğunu ve müvekkilinin izni olmaksızın eser niteliğindeki videoların yayın kuruluşu tarafından sırf izleyici kitlesini arttırmak amacıyla gerçek dışı başlıklar ile halka arz  edilerek maddi kazanç elde edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüzün men ve refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirkete ait tv kanalının 27/10/2019 tarihli haber bülteninde davacının ... hesabında takipçileri ile paylaşılan videolardan kesitler kullanılarak davacı hakkında haber yapılmış ise de, yönetmen, radyo televizyon uzmanı ve telif hakları uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporunda, haber için kullanılan videoların içeriğinin davacının ... ve ticareti sonucu elde edilecek kazanç vb. konularla ilgili görüntülerinden oluştuğu, bu görüntülerin çekimi ve bir araya getiriliş şeklinin FSEK bağlamında bir hususiyet göstermediği, dolayısıyla dava konusu görüntülerin FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadığı saptaması yapılmış olup hükme esas alınan bu raporun denetime elverişli olduğu ve bu niteliği ile haber programında yer verilen görüntülerin FSEK'in 37. maddesindeki serbesti kapsamında kaldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04be06e56d0ecef4","SID":"5dedf47bfa3c8cd8"}}