{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/02/2023<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: FSEK 'e dayalı Tecavüzün Ref'i  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/02/2023 tarih ve 2021/377 E. - 2023/58 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 11.09.2017 tarihinde dava dışı ... ... <br>..., ... firması ile distribütörlük sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede bölge olarak tanımlanan Türkiye ve Bulgaristan ülkelerinde müvekkili şirkete münhasır distribütörlük - tek <br>satıcılık yetkisi verildiğini, sözleşmenin konusunu ... ... ..., ... tarafından <br>üretilen ... ürünlerinin EK-A'da belirtilen bölgelerde tasarımı, üretimi ve satışının oluşturduğunu, bu ürünlerin içinde ... ait \"Otomatik Skorlama Sistemi\" ve \"Skorlama Ekipmanı ile İlgili Tüm Yazılım Paketleri\" isimli ürünlerin bulunduğunu, <br>müvekkilinin tek satıcılığını yaptığı yazılımların ve ekipmanların kaçak ve lisanssız olarak davalı <br>tarafından kullanıldığını, işbu kaçak ve lisanssız kullanımın tespiti için Ankara 2. Fikri ve Sınaî <br>Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/71 D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yapılarak, davalı adresinde <br>... ... isimli yazılımın yüklü ve çalışır durumda olduğu bir adet bilgisayar sistemi <br>tespit edildiğini, firma yetkilisi tarafından yazılıma ait herhangi bir fatura sunulmadığını, <br>uygulamanın 23.07.2012 tarihinde kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin tek satılıcılığını <br>yaptığı yazılımların bu tarihten bu yana kaçak ve lisanssız olarak kullanılarak mali haklarının ihlal <br>edildiğini, davalının halen lisanssız yazılımı kullanmakta ve bundan gelir ederek müvekkilinin <br>zararının büyümesine sebep olduğunu ileri sürerek, FSEK'in 66. maddesi uyarınca tecavüzün ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>Davalı vekili, davaya konu olan ... skorlama sisteminin müvekkili <br>tarafından ... .... adlı şirketten 30.01.2013 tarihinde fatura karşılığında <br>satın alındığını, davacının asılsız iddiasının haksız bir şekilde tekel oluşturma gayretine yönelik <br>olduğunu, müvekkilinin davacının dayanak olarak sunduğu distribütörlük sözleşmesinin tarafı <br>olmadığını, sözleşmenin müvekkili açısından hiçbir bağlayıcılığının olmadığı gibi davaya dayanak <br>oluşturacak bir yanının da olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmenin 3.3.2 <br>maddesine göre  sözleşme yürürlük tarihinin 01.01.2018 olarak belirlendiğini, müvekkilinin davaya <br>konu skorlama sistemini aldığı tarihin ise 30.01.2013 olduğunu, müvekkilinin yurt dışından <br>tamamıyla usulüne uygun bir biçimde 8.640.00 $ tutarında yüksek bir harcama yaparak lisanssız bir <br>ürün satın almasının, 2013 yılından bu yana kaçak ve lisanssız olarak kullanmasının hayatın olağan <br>akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafın distribütörlük sözleşmesi kapsamında FSEK'e dayalı hak sahibi olduğunu belirttiği yazılım ve ekipmanlarının davalı tarafça kaçak ve lisanssız olarak kullanıldığını ileri sürdüğü; davacı tarafından konusu yazılımın eser sahibinin her ne kadar dava dışı ... ... ... ... firması olduğu iddia edilmişse de dosya kapsamında buna ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacı ile dava dışı ... ... ... ... firması arasında imzalanan 11.09.2017 tarihli distribütörlük sözleşmesinde ise \"tedarikçi\" olarak yer alan dava dışı firma hakkında \"... ürünlerinin tasarımı, üretimi ve satışı ile iştigal etmektedir.\" şeklinde bir ibare yer almakta, ayrıca sözleşmenin \"ticari markalar ve fikri mülkiyet\" başlıklı bölümünden dava dışı firmanın \"eser sahipliği ve/veya mali hak sahipliği hususunda bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı; sözleşmenin gerek \"genel hükümler\" başlıklı maddesinden, gerekse bütününden davacının distribütör olarak, belli bir bölgede (Türkiye ve Bulgaristan) tedarikçinin ürünlerinin yalnızca dağıtımı, pazarlanması, tanıtımı, satışı, kurulum sonrası destek işlerini yapmak üzere yetkilendirildiği, dava konusu yazılımın mali hak devrine ilişkin bir hükmün, sözleşmenin tamamında yer almadığı; dava dışı firma ile davacı arasında, dava konusu yazılımın mali haklarının davacıya devrine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığından davacının FSEK kapsamında mali hak sahibi olmadığı ve davacı yönünden FSEK’ten kaynaklı mali hak ihlali oluşmadığı, dolayısıyla FSEK'in 66. maddesi uyarınca tecavüzün ref'i talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu yazılımın mali haklarının sahibi olduğunu, bu hakların ek protokol ile verildiğini, mahkemenin ek protokole değinmediğini, ek protokoldeki ilgili maddede sehven bir hata yapıldığını, ana sözleşme tarihinin 07.04.22016 olarak yazıldığını, halbuki doğru tarihin 11.09.2017 olduğunu, davalının yazılımı kaçak olarak kullandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, FSEK'e dayalı tecavüzün ref'i istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça, dava konusu yazılımın eser sahibinin dava dışı ... ... ... ... firması olduğu kanıtlanamadığı gibi, tecavüzün ref'i talepli  eldeki davanın somut olaya uygulanması gereken FSEK'in 66. maddesi uyarınca mali hakları tecavüze uğrayan kimse tarafından açılabileceği, ne var ki, davacı ile dava dışı ... ... ... ... arasında imzalanan sözleşmede anılan firmanın mali haklarını davacı devrettiği hususunda bir hüküm bulunmadığı, öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tartışıldığı üzere, davacı taraf mali hak devri bakımından 05.09.2019 tarihli ek protokole dayanmış ise de, ek protokolün 3. maddesinde 07.04.2016 tarihli distribütörlük sözleşmesi kapsamındaki mali hak devrinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dayanılan distribütörlük sözleşmesinin ise 11.09.2017 tarihli olduğu, bu durumda davacı tarafın tecavüzün ref'i talebinde bulunamayacağı  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/07/2025<br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a614e6154fc5b45f","SID":"bec82fd3fa413393"}}