{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2023<br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/03/2023 tarih ve 2022/52 E. - 2023/87 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ile davalı ... ... .... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,  davalı şirketin 2020/88436 başvuru numaralı \"...\" ibareli marka başvurusuna, müvekkili şirkete ait \".. ...\" esas unsurlu tescilli ve tanınmış markalarına dayanarak itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, ret kararına karşı müvekkili şirketin itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-11688 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkili şirket markaları ile karşı tarafın markası arasında bir farklılık bulunmadığını, markaların bütün olarak zihinde ve kulakta bıraktıkları etki değerlendirildiğinde aralarında görsel, işitsel ve anlamsal olarak yanıltıcı derecede benzerlik bulunduğunun tartışmasız olduğunu, markalardaki kelime uzunluğu, harf sayıları, hece sayıları ve harf dizilimlerinin aynı olduğunu, markalar arasında işitsel ayniyet bulunduğunu, dava konusu markanın \"... – ...\" şeklinde bir izlenim verdiğini, müvekkili markalarında \"...\" unsuru sabit olacak şekilde \"... sanayi\" şeklinde algılanan markalarının bulunduğunu, müvekkili markalarının \"...\" ibaresi yanında \"...... gibi yan unsurlarla oluşturulduğunu, başvurunun ..... şeklinde okunduğunu,  \"d\" harfinin baskın şekilde telaffuz edilmemeye yatkın olduğunu, müvekkilinin markalarının ise ..... şeklinde okunduğunu; müvekkili markalarının tüm sınıflarda tescilli olduğunu, ayrıca T/02200 sayılı tanınmış markası bulunduğunu, davalı markasının müvekkili markalarının tescilli olduğu 08, 11, 21, 35, 37, 42. sınıf mal ve hizmetlerde tescilinin talep edildiğini, davalı markasının müvekkili şirkete ait olarak değerlendirilmesinin haksız rekabete konu olacağını, davalının haksız kazanç elde etmesine sebebiyet vereceğini, müvekkili şirket markalarının Türkiye’de yoğun ve ciddi kullanımı ve yarattığı kalite algısı ile tanınmışlık düzeyine eriştiğini, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğunu, \"...\" ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin ticari unvanı olduğunu, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait markaların bir devamı, serisi algısı yarattığını, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, sektörde markalar arasında karışıklığın başladığını ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-11688 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2020/88436 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.   <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davacı markasının tanınmış olmadığını, taraf markaları arasında benzerlik de bulunmadığını, markaların görsel olarak farklılaştıklarını,  ortalama tüketicilerin markaları birbirine karıştırmasının imkan dahilinde olmadığını, taraf markalarının sonunda yer alan ..... eklerinin fonetik ve konuşma temposunda birbirinden çok farklı telaffuz şekillerine sahip olduğunu, \"...\" ibaresinin kelime anlamı itibariyle \"......\" anlamına geldiğini, ibarenin ayırt edicilik özelliğinin düşük olduğunu, kötü niyet iddiasını kabul etmediklerini, \"...\" kelimesinin tek başına davacının kullanımına bırakılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"şekil + ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...+şekil\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; diğer yönden taraf markaları açısından da emtia benzerliğinin oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar ve hizmetler için ayırdığı satın alma veya faydalanma süresi içinde, davalının \"şekil + ...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...+şekil\" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının \"...+şekil\" ibareli tescilli markalı mallarından ve hizmetinden satın almak veya yararlanmak isterken davalının \"şekil + ...\" ibareli başvuru markalı malları veya hizmeti satın almak veya yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunduğu; diğer yönden ise, davacı tarafın \"...\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı; taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak ve kötü niyet iddialarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 2022-M-11688 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/88436 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğunu, davacı markalarının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, kararda YİDK kararının yanlış yazıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili, davacı markalarının tanınmış olmadığını, emtia benzerliği değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, taraf markalarının benzer olmadığını, kötü niyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını, \"paslanmaz çelik\" anlamına gelen \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının \"...\" ibareli markalarıyla davalının \"...\" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda \"...\" ibaresinin paslanmaz çelikler için kullanılan bir terim olduğu ve çelik içeren ürünler bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu markanın davacının mesnet markalarından yeterince farklılaşmadığı ve dava konusu markada kullanılan kırmızı noktanın da markaları görsel olarak yaklaştırdığı, bu haliyle davacı markalarının yeni bir versiyonu gibi algılanma ihtimali bulunduğu, öte yandan, her ne kadar ilk derece mahkemesi kararında iptaline karar verilen YİDK kararının numarası, 2021-M-11688 yerine sehven 2022-M-11688 şeklinde yazılmış ise de, bu hususun da mahallinde düzeltilebilecek düzeyde bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... ile davalı şirket vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... ile davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar  vekillerince istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,\t<br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar vekillerince yapılan yargılama giderlerinin   uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/07/2025\t\t<br> <br><br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9385a5abd7a660e3","SID":"1330b8528c9cab58"}}