{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/353 - 2025/771<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2025/353 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/771 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/01/2025<br>ESAS-KARAR NO\t: 2024/272 E -  2025/21 K<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 23/06/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10/07/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31/12/2019 tarihli faturaya istinaden teslimatı ve kurulumu  09/03/2020 tarihinde yapılan makinayı davalıdan satın aldığını, 20/03/2020, 31/03/2020 ve 14/04/2020 tarihlerinde meydana gelen arızaların  davalı  teknik servisi tarafından giderildiğini, aynı arızanın tekrar etmesi üzerine davalıya 11/05/2020 tarihli ihtarname gönderilerek akdin feshi ile fatura bedelinin talep edildiğini, teknik servis formlarına göre arızaların \"köprü, gönyeleme ve ölçümsüz\" olması sebebiyle meydana geldiğini, üretimden kaynaklı ayıp olduğunu, satıma konu makinadan beklenen faydanın sağlanamadığını, ayıbın iğfal kabiliyetinde olduğunu belirterek malın iadesi ile 96.760,00 TL fatura bedelinin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, makinanın sorunsuz bir şekilde kurularak eğitim verildikten sonra çalışır şekilde davacı tarafa teslim edildiğini, davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklanan sebeplerle servis talep ettiğini, buna rağmen bir çok kez  ücretsiz servis verildiğini, servis taleplerinin çarpma  sonrası bozulan veya davacı tarafın talebi üzerine değiştirilmesi gereken durumlardan ibaret olduğunu, makinanın ayıplı olmadığını, muayene ve ihbar sürelerine uyulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece 08/11/2021 Tarih, 2020/481 Esas, 2021/645 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 21/03/2024 Tarih, 2022/400 Esas, 2024/291 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm  dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıdan KDV dâhil 96.760,00 TL bedelle satın alınan ...Tezgâhının 09/03/2020 tarihinde kurulumunun yapıldığı ve eğitimin verilip makinanın sorunsuz olarak davacıya teslim edildiği, makinenin davacıya tesliminden sonra 20/03/2020, 31/03/2020, 14/04/2020 tarihlerinde kısa süre içerisinde 3 kez arızalanarak teknik servis yardımının alındığı, davacının 11/05/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğinin bildirdiği, 09/10/2020 tarihinde zamanaşımı dolmadan davanın açıldığı, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli, yerinde inceleme yapılarak, servis kayıtları da dikkate alınarak oluşturulan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında, davalı tarafından üretilerek davacı tarafa satılıp monte edilen makinanın davacı talebini karşılar ve de efektif şekilde çalıştırılır olmadığı,  davacının satın almış olduğu üründen beklenen faydayı sağlayamayacak olduğu, dava konusu üründe sadece gönye bozukluğu oluşmayıp başkaca pek çok sorunların da mevcut olduğu  ve dolayısıyla ürünle istenilen imalatların yapılamadığının tespit edildiği, davalı tarafından üretilerek davacıya teslim edilen ürünün gizli ayıplı olduğu, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, birlikte ifa kuralı gereği ayıplı malın davalı satıcıya iadesiyle makinenin teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 96.760,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, makinanın sorunsuz bir şekilde kurulum yapılarak ve gerekli eğitim verilerek çalışır şekilde davacıya teslim edildiğini, davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklı sebeplerle servis talep ettiğini, buna rağmen ücretsiz servis hizmeti verildiğini, servis taleplerinin çoğunun davacı tarafından makinaya verilen hasar neticesinde oluşan durumlara ilişkin olduğunu, davacının bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, sürelere riayet etmediğini, ayıp iddiası ile bildirimde bulunmadığını, malı yaklaşık 1 yıl kullandıktan sonra kötüniyetli olarak dava açtığını, bilirkişi raporunun ayrıntılı inceleme ve değerlendirme içermediğini, dosyaya makinanın nasıl kullanılması gerektiğine ilişkin uzman görüşünün sunulduğunu, uzman görüşü dikkate alınarak ek rapor alınması talebinin değerlendirilmediğini, makinenin kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlara uyulmadığını, makinanın ehil kişiler tarafından kullanılmadığını, rutin bakımlarının yapılmadığını, uygun ortamda çalıştırılmadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle yeni rapor alınması gerektiğini, KDV'Li fiyat üzerinden davanın kabul edilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. \t<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının ayıplı mal iddiasına dayalı bedel iadesi talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava,  ayıp iddiasına dayalı bedel iadesi  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.\t<br>Dairemizin 21/03/2024 Tarih, 2022/400 Esas, 2024/291 Karar sayılı kararında;<br>\"Davalının öncelikle usuli itirazlarının değerlendirilmesi gerekir.<br>Davalı taraf mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Ticaret şirketi olan tarafların tacir olması ve işin ticari işletme ile ilgili olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olup, 6100 sayılı HMK'nın 18/2 maddesi uyarınca yetki itirazında yetkili mahkemenin gösterilmesi zorunlu olduğundan ve davalı yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermemiş olduğundan usulüne uygun olmayan yetki itirazının reddi yönündeki mahkeme kararı yerindedir. Davacı, ayıp nedeniyle bedel iadesi talebinde bulunmuş olup 6098 sayılı Kanun’un 231. maddesine göre satıcının satılandaki ayıptan sorumluluğu satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar yönündeki düzenleme gereğince fatura tarihi ve dava tarihi arasında iki yıllık süre dolmadığından davalının zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>Tarafların davanın esası hakkındaki istinaf itirazları bakımından uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karşı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır.<br>Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır.  Düzenleme “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.  Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” şeklindedir.<br>Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.<br>Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK  23’de  malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer alıcı iğfal edilmiş ise  yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gibi 231. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinden de yararlanamayacaktır.<br>Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde ise alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. <br>Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.<br><br>Ayrıca alıcı TBK’nın 230. maddesi uyarınca birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir.<br>Mal bedelinin iadesi için satışa konu mal üzerinde inceleme yapılarak ayıbın varlığının ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kanıtlanması gerekir.<br>Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında,  dava konusu ahşap işleme makinasının 31/12/2019 tarihli, KDV dahil 96.760,00 TL bedelli fatura ile davalı tarafından davacıya satıldığı,<br>09/03/2020 tarihli teknik servis raporunda; \"Makinanın kurulumu yapıldı teraziye alındı ve çalıştırıldı, deneme kesimi yapıldı, makinanın kullanımı anlatıldı, makina eksiksiz ve sorunsuz olarak teslim edildi\",<br>20/03/2020 tarihli teknik servis raporunda; \"Makinanın Spindle gönyesi ayarlandı ve tabla tanıması yapılarak teslim edildi, toz emme sistemi makinaya montajlandı\" ,<br>31/03/2020 tarihli teknik servis raporunda;  \"Makina köprüsü ile işlem yapıldı, gönye farkı 3 mm.ye kadar düşürülebilmiştir.\",<br> 14/04/2020 tarihli teknik servis raporunda; \"Makinanın kesim yaptığı parçalarda gönyesizlik şikâyeti üzerine yapılan tespitte  makinanın köprü gönye ayarı yapıldı, parça kesimi gerçekleştirilerek ölçüme alındı ve ölçülerin düzgün çıktı, kesilen parçanın gönyeli olduğu görüldü, makina sorunsuz olarak teslim edildi\"  belirtildiği,<br>Davacının 11/05/2020 tarihli ihtarname ile malın ayıplı olduğu gerekçesiyle sözleşmeden dönme hakkını kullanarak bedel iadesini talep ettiği görülmüştür. <br>Mahkemece 08/03/2021 tarihli mali müşavir ve makina mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden dosya üzerinden alınan raporda özetle; dava konusu makinanın  3 defa gönye bozukluğunun servis tarafından ayarlanıp sorunsuz teslim edildiği, makinada yapısal bir hata olmadığı, kullanıma bağlı olarak gönye bozukluğu oluştuğu, yapısal bir hatada gönye bozukluğunun ayarlanamayacağı, makinada imalattan kaynaklı bir hata olmadığı yönünde görüş belirtilmiştir.<br>Mahkemece 02/06/2021 tarihli  makina mühendisi bilirkişiden yerinde inceleme yapılarak alınan raporda özetle;  makinanın ayıplı olduğu, davacının üründen beklenen faydayı sağlamasının mümkün olmadığı yönünde görüş belirtilmiştir. <br>Mahkemece her iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle 06/09/2021 tarihli üç kişilik makina mühendisi bilirkişi heyetinden yerinde inceleme yapılarak alınan raporda özetle;  makinanın davacı talebini karşılar ve de efektif şekilde çalıştırılır olmadığı,  davacı yanın satın almış olduğu üründen beklenen faydayı sağlayamayacak olduğu, dava konusu üründe sadece gönye bozukluğunun oluşmayıp başkaca pek çok sorunların da mevcut olduğu  ve dolayısıyla ürünle istenilen imalatların yapılamadığının tespit edildiği, davalı tarafından üretilerek davacıya teslim edilen ürünün ayıplı ürün olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. \t<br>Mahkemece hükme esas alınan son raporda makinadaki ayıplara ilişkin bir takım tespitler yapılmış ve makinanın ayıplı olduğu belirtilmiş ise de, teknik yönlerden yeterli ve ayrıntılı görüş belirtilmemiş, ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp olduğu hususu açıklanmamıştır.  O halde öncelikle satıma konu makinadaki ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğunun tespiti ile sonucuna göre ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. \" gerekçesiyle hüküm kaldırılmıştır. <br>Kaldırma kararından sonra mahkemece alınan 08/11/2024 tarihli ek raporda özetle;  davalı tarafından üretilerek davacı tarafa satılıp monte edilen ... Makinesi'nin davacı talebini karşılar ve de efektif şekilde çalıştırılır olmadığı, davacı yanın satın almış olduğu üründen beklenen faydayı sağlayamaz durumda olduğu, dava konusu üründe  gönye bozukluğunun  makinenin bir yerlerine hiç olmayacak şekilde pul sıkıştırarak  gidermeye çalışmış olması, ... Makinesinin başkaca pek çok sorunların da mevcut olduğu  ve dolayısıyla ürünle istenilen imalatların  yapılamadığının tespit edilmiş olduğu, dava konusu makinenin 09/03/2020 tarihinde teslimi ve kurulumu yapıldıktan 11 gün sonra 20/03/2020 tarihlinde ...'nin ayarlanarak bir ayarsızlık olduğu ve giderildiği ile emme sisteminin monte edilmiş olduğunun servis formunda beyan edilmesi bile geçen süre içinde makinenin tam ve tekmil vaziyette teslim edilmediğinin işareti olduğu,  dava konusu makinenin  09/03/2020 tarihinde teslimi ve kurulumu yapıldıktan 22 gün sonra 31/03/2020 tarihinde makine köprüsünde  4mm gönyesizlilik olduğu fiziki ayarlamalarla 3 mm kadar bu ayarsızlığın giderilmesinin servis formunda beyan edilmiş olduğu, dava konusu makinenin  09/03/2020 tarihinde teslimi ve kurulumu yapıldıktan 35 gün sonra 14/04/2020 tarihinde Makinenin kesim yaptığı parçalarda gönyesizlik şikâyeti üzerine  yine servis formunda gönye ayarlarının yapıldığının beyan edilmiş olduğu, davaya konu ... Makinesi'nin tesliminden sonra aradan geçen 35 günlük sürede servis formları dikkate alındığında,  davalı tarafından üretilerek davacıya teslim edilen ürünün ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespiti yapılamayacak ve kullanımda ortaya çıkan makinenin  kusurları şeklinde olup  gizli  ayıplı  bir ürün olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.\t<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle  davanın zamanaşımı süresi içinde açılmasına, kaldırma kararı gereğince alınan ek bilirkişi raporunda satıma konu malın gizli ayıplı olduğunun tespit edilmesine, davacı tarafından davalının yetkili servisine başvuru yapılmakla  ayıp ihbar sürelerine uyulmasına, faturada yazılı satım bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.609,68 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan TL harcın mahsubu ile bakiye 1.652,42 TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 23/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t      <br>\t\t\t\t<br>Başkan <br>e-imzalıdır <br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4cc40bf2b86fd1f5","SID":"de2786bd7d34fff0"}}