{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/03/2023<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/03/2023 tarih ve 2022/242 E. - 2023/77 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin 2020/164583 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın diğer davalı ..... sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkil markası ile dava konusu markanın sınıflarının aynı olduğunu, renk ve fonun aynen kullanıldığını, taraf markaların karıştırılacağını, davalının müvekkilinin markasını aynen taklit ettiğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, 2022-M-5444 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ...vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. <br><br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \".... ...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; diğer yönden mal benzerliğinin de oluşmadığı; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma veya faydalanma süresi içinde, davalının \"...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ve \"... ...\" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının \"...... ...\" ibareli tescilli markalı mallarından satın almak veya yararlanmak isterken davalının  \"...\" ibareli başvuru markalı malları  satın almak veya yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu  marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna itirazlarının gözardı edildiğini, emtia değerlendirmesinin eksik yapıldığını, işaret benzerliği değerlendirmesinin marka bölünerek yapılmasının hatalı olduğunu, \"...\" ibaresinin \"akı, akış hızı\" anlamına geldiğini, başvuru konusu emtialarda tanımlayıcı olduğunu, başvurunun SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olduğunu, müvekkili markası tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında emtia benzerliği gerçekleşmediğinden, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafça SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davacı markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin de somut delil bulunmadığı, öte yandan ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülen mutlak ret nedeni bulunduğu iddiasının da HMK'ın 357/1. maddesi hükmü uyarınca dinlenemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/07/2025\t\t<br> <br><br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6551e5345af625ed","SID":"35ef085a655921ba"}}