{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2023<br>NUMARASI\t\t:.....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/04/2023 tarih ve 2022/159 E. - 2023/152 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2020/91552 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusunun 35. sınıfta tescili isteğinin davalı ... ... itirazı sonrasında YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, reklam ajansı olup ticaret unvanında dava konusu markayı kullanan müvekkilinin faaliyet alanının davalı şirketten tamamen farklı olup davalı şirketin reklamcılık, pazarlama vs  alanında herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, dolayısı ile markalar arasında emtia benzerliğinin söz konusu olmadığını, öte yandan Fransızca kökenli ... ibaresi Türkçe'de doğuş anlamına gelmekte iken, müvekkilinin markasındaki \"...\" ibaresinin herhangi bir anlamının bulunmadığını ve markaların işaretlerinde kullanılan yazı fontu ve baskın renklerin farklılığının ayırt edici olduğunu ileri sürerek .... sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... ... AŞ vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli çok sayıda  markasının mevcut olduğunu, grubun unvanında da bu ibarenin kullanıldığını, davaya konu   markada \"...\" ibaresi koyu ve büyük punto ile yazılı iken \"...\" ibaresinin \"...\" unsurunun altında kalacak şekilde küçük punto ve açık renk ile yazılarak markanın  oluşturulduğunu, coğrafi bir yer adı olarak \"...\" ibaresinin davaya konu markaya ayırt edicilik  katmadığını, günlük hayatta, kişilerin karşılaştıkları markaları dikkatli inceleme fırsatı bulunmadığından markalar arasındaki küçük farklılıkların ayırt edicilik sağlamadığını, başvuruya konu markanın daha önceden müvekkil markasından haberdar olan bir tüketiciler nezdinde  markaların karıştırılması ve buna bağlı olarak markalar arasında iltibas yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu, özellikle, seri marka algısının oluşması ve marka sahipleri arasında bir bağ olduğunu düşünülmesi ihtimalinin göz ardı edilemeyecek derecede yüksek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının \"... ...\" ibareli marka başvurusu ile davalının \"... ... ...\" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, \".......\"   asli ibarelerinden oluşan markalar arasında benzerliğin bariz olduğu, diğer yönden başvuru markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile davalı markasının kapsamındaki mal ve hizmetler    aynı/benzer olduğundan emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının markasını  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının davalının  tescilli \"...\" markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, dava konusu mallar/hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı oluşabileceği dolayısı ile SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun dosyanın bilirkişiye tesliminden sonra 7 gün içinde düzenlendiğini, hazırlanan raporun    uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamaktan ve denetime elverişlilikten uzak olduğunu, davalının markasının kullanılmaması hususunun tam olarak değerlendirilmediğini, davalı markanın 13/10/2017 tarihinde tescil edilmiş olup başvuru tarihi itibariyle 5 yıllık süre geçmemiş ise de 5 yıllık sürenin dava tarihine göre değerlendirilmesi gerektiğini, beş yıllık sürenin dolmasına çok az bir süre kala açılan davada bu sürenin yargılama aşamasında dolmasının karara etkisinin  tartışılmadığını, her ne kadar davanın açıldığı tarihteki duruma göre sonuçlandırılması gerekiyor ise de, marka sahibi dava sırasında ciddi olarak markasını kullanmaya başlamaz ve dava esnasında da beş yıllık süre dolarsa usûl ekonomisi gereğince kullanılmayan markanın iptaline karar verilmesi gerektiğini, 6769 s. SMK m.26/4'e göre; marka sahibi, iptal talebinde bulunulacağını düşünerek markasını kullanmaya başlamış ve bu kullanım iptal talebinin Kurum’a (veya mahkemeye) iletilmesinden önceki üç aylık süre içinde gerçekleşmişse, marka sahibinin  kullanımının hukuki bir sonucunun olmayacağını, davalının redde gerekçe olan \"... ... ...” (2016/43516) ibareli markasını, 35. sınıfta kullanmadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını ve iştigal konusu vakıf hizmeti olduğu dikkate alındığında, davalının itiraza mesnet markasının, 35. sınıfta (reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler hizmetleri) kullanılmasının hiçbir zaman mümkün olmadığını, ayrıca iştigal alanları nazara alındığında markaların karıştırılmasının söz konusu olmayacağını, dava konusu hizmetlerin tüketicisinin ortalamanın üzerinde bir bilinç ve dikkat düzeyine sahip olduğunu, bilirkişilerin markaların işaretlerinin karşılaşırılması ile ilgili yaptığı açıklamaların kabul edilebilir olmadığını ve işaretlerin iddia edildiği gibi benzer olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin ortalama tüketicisi yüksek bir dikkat düzeyine sahip ise de \"itiraza dayanak\" markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin herkesçe bilinen bir ibare oluşu itibariyle  önceye dayalı bilgi nedeniyle davaya konu markanın ilk okunuşta \"...\" olarak okunacağı, kelimelerin uzunluğu ve markalar arasında 8 harfin ortak olup dizilimlerinin de benzerlik  göstermesinin davaya konu markanın \"...\" olarak okunmasını destekler olduğu, tescil tarihi ile davaya konu markanın başvuru tarihi itibariyle 5 yıllık süre geçmediğinden itiraza mesnet markanın kullanım ispatına tabi olmadığı ve davaya konu markanın tescilinin istendiği 35. sınıf kapsamındaki hizmetlerin tamamı itiraza mesnet markanın kapsamında bulunduğundan markalar arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2025\t\t<br> <br><br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb5fb6d40a89d297","SID":"659733d6f5390c07"}}