{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ    <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2023<br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVANIN KONUSU\t: Markaya Tecavüz, Maddi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2023 tarih ve 2021/237 E. - 2023/133 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacılar vekili, davacı Şirketin \"... diğer davacının da  \"...\" ibareli tescilli markanın sahibi olduğunu, davacı ... davacı Şirketin tek pay sahibi ve temsilcisi olduğunu, davacıların markalarını aktif şekilde kullandıklarını, davalı .... davacı Şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi iken  07/10/2017 tarihinde ise yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini ve davacı Şirket ortaklığından ayrıldığını, davalı Şirketin 19/01/2018 tarihinde davalı ...  tarafından kurulduğunu, davalıların \"...........\" alan adlı web sayfalarında müvekkil şirkete ait web sayfasını kopyalayaral müvekkillere ait markaları kullandığını, davalıların bu eylemlerinin Ankara 3. FSHHM 2021/23 D.İş. Ve  Ankara 4. FSHHM 2021/38 D.İş.  Sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti, men'i, bu kapsamda olmak üzere  \"..............\" alan adlı web sayfalarına erişimin engellenmesi, davalı Şirket bakımından SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca şimdilik 19000 TL , davalı gerçek kişi yönünden  SMK'nın 151/2-c maddesi uyarınca şimdilik 1000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş,  22/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı şahıs bakımından maddi tazminat talebini 2.632,09 TL'ye yükseltmiştir.<br>                     Davalılar vekili, zamanaşımı, derdestlik itirazına bulunduklarını, davanın arabulucuk dava şartı yerinde getirilmeden açıldığını, müvekkili .. davacı şirketin tek yetkili olan diğer davacının oğlu olduğunu, müvekkilinin davacı Şirketin ortağı iken 07.10.2017 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin ... ... isimli şirketi 2014 yılında Dubai'de kurduğunu, davalı Şirketin de 2018 yılında kurulduğunu, bu şirketlerin faaliyetlerinden müvekkili ... babası olan davacının haberdar olduğunu, bu nedenle marka ihlallinin varlığının kabulünde dahi sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğunu, dava konusu internet sitelerinin davalı şirketlerle bir ilgisinin bulunmadığını, bu İnternet sitelerinin müvekkili ... tarafından davalı şirket tarafından kurulmadan önce 2014 yılından beri ... ... şirketinin faaliyeti için yurt dışındaki faaliyetleri için açılan siteler olduğunu, müvekkilinin yurt içi faaliyetinin bulunmadığını, davacı Şirketin \"...\" markasını kullanmadığını, müvekkilinin kullanımları ile davacıların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu web sitesi  içeriklerinin davacı şirkete ait web sitesi içeriğinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu \"..........\" isimli internet sitelerindeki \".......\" ibareli ürünlerin ise orijinal olmadıkları yönünde herhangi bir delil bulunmadığı gibi esasen davacılar tarafından da söz konusu sitelerde yer alan ürünlerin orijinal olmadıkları yönünde bir iddia da bulunulmadığından, bu iddialara dayalı davanın reddinin gerektiği, ancak, davalı .. ait davaya konu internet sitelerinden \"...........\" isimli internet sitesinin alan adında  davacı Şirketin  \"...\" ibareli tescilli markasının kullanılmasının davacının markasına tecavüz oluşturduğu, bahsi geçen internet sitesinde yer alan  ürün ve içeriklerin davacı Şirketin tescil kapsamında yer alan 9. Mallarla benzer olduğu, davacı Şirketin davalı gerçek kişiden SMK'nın 151/2-c maddesine göre talep edebileceği maddi tazminat miktarının1.316,04 TL olarak belirlenmesinin  uygun olacağı, gerekçesiyle davacı ... tarafından her iki davalı aleyhine açılan davanın ve davacı Şirket tarafından davalı Şirket aleyhine açılan davaların reddine, davacı Şirket tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ... tarafından kullanılan “.... sitesi nedeniyle, davacı adına kayıtlı 2006/33985 sayılı “...” ibareli markaya tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine,“...........” alan adlı web sayfasına erişimin engellenmesine, 1.316,04 TL maddi tazminatın davalı ...’dan alınarak davacı ....... verilmesine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, davacı ... tarafından her iki davalı aleyhine açılan davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, gerek dava dilekçesinde gerekse aşamalarındaki beyanlarında davalıların müvekkiline ait web sayfalarının kopyalandığını, ürünlerinin yanı sıra müvekkilinin ticari geçmişinin, kapasitesinin referanslarının dahi taklit edildiğini açıkça  belirttiklerini, Ankara 3 FShHM'nın D,İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davalıların müvekkili .... markasın ihlal ettiğinin sabit olduğunu, davalı .... yönünden hesaplanan maddi tazminatın eksik ve hatalı belirlendiğinin, dava konusu web sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, diğer taraftan davalılar tek vekille temsil olunmasına rağmen davalılar yararına 4 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı ... vekili, tecavüz oluşturduğu iddia edilen eylemlerin tümünün müvekkilinin babası olan davacı ... tarafından bilindiğini, bahse konu işlemlerin hepsinin davacının onayı ile yapıldığını, aralarındaki ailevi sebepler ortaya çıması ve şahsi husumet nedeniyle cezalandırma gayesi ile iş bu davanın açıldığını, davacı Şirketin markasının ciddi  kullanımın bulunmadığını, bu nedenle markaya tecavüzün söz konusu olmayacağını, markaların alan adı olarak kullanmasının marka ihlali olarak değerlendirilmeyeceğini, müvekkilinin yurt dışındaki ticari faaliyetinin yürütmek için aldığı alan adı nedeniyle hak ihlalinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin internet sitesinde kullandığı logo ile davacı Şirketin markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin \"...\" ibaresinin herhangi bir satış, üretim ve hizmet faaliyetinden kullanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davalı ... yönünden de davanın reddini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i , web sitelerine erişimin engellenmesi, maddi  tazminat   istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>        6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyari dava arkadaşlığı başlıklı 57. maddesi “Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir: a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, el birliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması. b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri. c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması.”  hükmünü haiz olup, aynı kanunun 58. maddesi ise “İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.” düzenlemesini içermektedir.<br>\t\t\t\t\tSomut olayda da davacı Şirket kendi adına tescilli \"...\", diğer davacı da kendi adına tescilli \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, markaya tecavüzün tespiti, men'i, web sitelerine erişimin engellenmesi, maddi tazminat istemlerinde bulunduğundan, davacılar arasında, yukarıda belirtilen HMK’nın 57/1-c maddesi çerçevesinde ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu açıktır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince dava açılırken her bir davacı için ayrı ayrı başvurma ve peşin karar ve ilam harçlarının alınması gerekirken, dava açılırken tek bir harç alınarak yargılamaya bu şekilde devam edilmesi ve gerekçeli kararda da tüm davacılar için tek harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Nitekim benzer şekilde açılan başka bir dava hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2022 tarih, 2021/2830-2022/6914 E-K sayılı ilamında da aynı tespitlere yer verilmiştir.<br>Kabule göre de; ilk derece mahkemesince davaya konu \".........\" ibareli internet sitelerindeki \"....\" ibareli ürünlerin ise orijinal olmadıkları yönünde herhangi bir delil olmadığı, davacılar tarafından da söz konusu sitelerde yer alan ürünlerin orijinal olmadıkları yönünde bir iddiada bulunulmadığı gerekçesiyle bahsi geçen internet sitesi içeriğindeki \"......\" ibareli kullanımların davacıların markalarına tecavüz oluşturmadığı kabul edilmiştir. Ancak, 6769 sayılı SMK'nın 29/1-a maddesi uyarınca, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka hakkına tecavüz sayılır. Atıf yapılan 7. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde ise tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması halinde marka sahibinin, bu fiillerin önlenmesini talep hakkının bulunduğu açıklanmıştır. Görüldüğü üzere, markaya tecavüz için  tescilli marka ile aynı ve benzer olan ibarenin, tescilli marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı veya benzer olan mal ve hizmetlerde marka sahibinin izni olmaksızın kullanılması yeterlidir. Marka sahibi tarafından izin verilmeyen ve marka tecavüz oluşturan ibarenin kullanıldığı ürünlerin orjinal olup olmamasının bir önemi yoktur. Davalı tarafça dava konusu intenet sitesinde \"....\" ibareleri ile satılan ürünlerin, davacı taraftan ya da onun yetkili kıldığı lisans alanından satın alındığı da savunulmamıştır. Kaldı ki, bahsi geçen internet sitelerinde yer alan \"...\" ve \"...\" ibareli bazı kullanımlar ürün üzerindeki kullanımlara ilişkin de değildir. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin bahsi geçen kabulü yerinde görülmemiştir.<br>Yine kabule göre, davalılar vekili süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde, davacı Şirkete ait 2006/33985 sayılı ve \"...\" ibareli markanın kullanılmadığını ileri sürerek, bu marka yönünden kullanmama def'inde bulunmuştur. SMK'nın 29/2 maddesinde \"19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, markaya tecavüz istemiyle açılan davalarda, davaya dayanak markanın kullanılmadığı yönünde savunmada bulunulması mümkün olup, bu halde, davaya dayanak markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığının ya da kullanmamaya dair haklı sebeplerin ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda da, davalı tarafça kullanmama definde bulunulduğundan, davalının bu savunması üzerinde durularak, davacı Şirketin markasını kullanıp kullanmadığı, kullanmakta ise hangi mal ve hizmetler üzerinde kullandığı hususunda delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması konusunda hiçbir delil toplanmaması ve değerlendirilme yapılmaması da doğru olmamıştır. <br>Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklananlar çerçevesinde eksik harcın tamamlanması, her bir davacının davasının bağımsız olduğu ve yukarıda açıklanan hususlarda da nazara alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi için HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2023 gün ve 2021/237 E. - 2023/133 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacılar ve davalı ... vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacılar ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacılara ve davalı ... iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\t8-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacı ...alınan 58.000,00-TL tutarındaki, .......sayılı teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE,  <br>\t9-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davalı . alınan 25.651,08-TL tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/07/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :11//07/2025  \t<br><br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"873e1f211670bb85","SID":"1d59a4bb39f419e9"}}