{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2023<br>NUMARASI\t\t: .....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2023 tarih ve 2022/224 Esas - 2023/104 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkiline ait  \"...\" markasının ilk defa 1992 yılında tescil edildiğini, markanın 18 ve 20. sınıflarda uzun yıllardan beri fiilen kullanıldığını, bu kapsamda kanepe, koltuk, oturum minderi sandalye, yatak ev tekstili ve aksesuara kadar geniş bir yelpazede ürünlerin bulunduğunu, dolayısı ile müvekkilinin bu sınıflarda kullanıma bağlı olarak müktesep hakkının mevcut olduğunu, öte yandan \"...\" markasının gerek ülke içinde gerekse de yurt dışında bilinen ve tanınmış bir marka vasfında olduğunu, hal böyle iken müvekkilinin adına tescilli ve tanınmış marka niteliğindeki '...\" markasının serisi olarak 2020/71984 numaralı \"...\" ibareli markanın tescili başvurusunda bulunduğunu, davalı ... tarafından \"... ...\" markasına dayalı olarak yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddi üzerine davalı tarafından yeniden inceleme talebinde bulunulması sonrasında YİDK tarafından  müvekkilinin \"...\" markasının tescilinden kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğu  yönünde yapılan tespite rağmen bu kazanılmış hakkın \"saatler ve kampçılar için uyku tulumları\"  emtiası ile  sınırlı  tutularak çelişkiye neden olunduğunu, müvekkilinin 18 ve 24. sınıfların tamamı yönünden müktesep hakkının bulunduğunu, 2022-M-3944 sayılı YİDK kararının 18 ve 24. sınıflar yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, 2004 yılında dikiş iplikleri sararak iş hayatına atılan müvekkilinin ........ adına başvuru yaparak 2008/07129 tescil numaralı \"... ...\" markasını 18. 24 ve 26. sınıflarda tescil ettirdiğini,  daha sonra markasını farklı şekil ve sınıflarda geliştirdiğini, bu itibarla \" ... ...\"  markasının 2008 yılından beri kesintisiz olarak müvekkili tarafından kullanıldığını, davacı taraf uzun yıllardan beri \"...\" markasını kullandığını iddia etmiş ise de bu kullanımın  markanın her sınıfta tescilinin mümkün olduğu anlamına gelmediğini, 2008 tarihinden beri  hiçbir itiraza uğramadan kullanılan ve herhangi bir hükümsüzlük davasına da konu edilmeyen  müvekkiline ait markanın SMK 25. maddesi uyarınca  korunacağını, davacının markası 18. ve 24. sınıfta tescilli olmadığından sırf bu sınıftaki emtialara ait ürünleri kullanıyor olmasından dolayı bu sınıflar üzerinde hak sahibi olunamayacağını, davacı tarafa ait \"...\" ibareli ve 35. sınıfta tescilli markaların, tescil edildikleri yıllarda 35. sınıf emtiaları arasında şu anki 18. ve 24. sınıftaki emtiaların bulunuyor olmasının bu dava yönünden bir anlamının olmadığını, Zira YİDK kararına konu olan 2020 tarihli başvuru zamanında 35. sınıf emtiaları arasında, 18. ve 24. sınıf emtiaların bulunmayıp ayrı birer sınıf halini aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...\" ibaresinden oluşan başvurunun kapsamında 18. sınıftaki \"İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.\" ile 24. sınıftaki \"Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri.\"  malların yer aldığı, itiraza mesnet \"... ...\" ibaresini içeren markaların kapsamında 08, 14, 16, 18, 20, 23, 24, 25, 35. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, davaya konu markanın dava konusu edilen 18 ve 24. sınıftaki malların tamamının davalının markasında yer alan 18., 24. ve 35. sınıftaki mal/hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, taraf markaları arasında “...” ibaresinin ortak olduğu,  ibarenin İspanyolca “ev” anlamına geldiği, Türkiye’de İspanyolcanın yaygın bir dil olmadığı, bu hali ile tüketicilerin, “...” markasını ev ürünleri için bir seri marka olarak algılamayacağı, markalardaki ortak “...” ibaresinin benzer nitelikte okunmasının muhtemel olduğu, davacının markasının beyaz zemin üzerine, sarı tonlarda kendine özgü yaz karakteri ile “...” ibaresini içerdiği, davalının itiraza mesnet 2014/65439 ve 2018/112417 sayılı markaların benzer şekilde beyaz zemin üzerine gri ve siyah tonlarda iki satıra gelecek şekilde üstte daha büyük boyutta “...” ve altta daha küçük boyutta “...” ibaresini içerdiği, bu ibarelerin sağında ve solunda desen formatında şeklin bulunduğu, 2019/122915 sayılı markanın ise kelime markası olup beyaz zemin üzerine siyah tonlarda tek satıra gelecek şekilde “...” ibaresini içerdiği, davalı yan markalarında “...” ibaresinin “...” unsuruna göre daha büyük kompozisyonla, ön planda asli, baskın ve ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, ancak ortak unsurların benzer çağrışımlar yaratacağı, bu hali ile işaretlerin karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacının tescil tarihi açısından en yeni tarihli markasının 2016 yılına ait olup dava tarihi itibari ile 5 yıllık tescil süresini geçirdikleri, öte yandan tescilli markalarının hangi mal ve hizmetler açısından ciddi bir şekilde kullandığına dair dosya içinde bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının 24. sınıfta reddedilen malları, 2006/14242 sayılı markada aynı tür olacak şekilde yer almakta ise de davaya konu ... YİDK kararında 2006/14242 sayılı “...” markasının konu edinilmediği, bilirkişi heyeti tarafından 24. sınıf “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: Yastık kılıfları” yönünden kazanılmış hak oluştuğu belirtilmiş ise de,  2006/14242 sayılı markayı davacının hangi mal ve hizmetler açısından ciddi bir şekilde kullandığına ilişkin karşı görüş dilekçesinde delil bildirilmediğinden davacının kazanılmış hak koşullarının oluşmadığı, davacının kazanılmış hak iddiasına dayanak yaptığı tüm markalarda 18. sınıf yönünden bir tescilin bulunmadığı, gerçek hak sahipliği iddiasının  başkalarının başvurularına itiraz ve  tescil halinde hükümsüzlük davası açma hakkı verdiği, ancak kendi başvurusunu tescil ettirme yönünde bir hak vermediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  dava dilekçesindeki dayanılan temel iddianın YİDK kararında açıkça yer verilen müvekkili adına tescilli tanınmış \"...\" markası üzerindeki müktesep hakkın kurum tarafından dar yorumlandığına ilişkin olduğunu, ancak mahkemece bu iddia yerine müvekkilinin başvurusu ile davalı ... tarafından yapılan itirazda dayanak yapılan markalar arasındaki benzerliğin yargılama konusu yapıldığını, 18. ve 24. sınıflarda müvekkilinin uzun yıllara dayanan kullanıma dayalı müktesep hak iddiasının değerlendirilmediğini, tescilli markaya dayalı olarak marka başvurusunda bulunulduğundan kurum tarafından kullanıma ilişkin bir  belge istenmediği gibi bu hususta herhangi bir değerlendirme de yapılmadığını, bilirkişi raporunda dahi 24. sınıf yönünden müvekkilinin kazanılmış hakkının  bulunduğu yönünde görüş bildirildiğini, ... aşamasına sıkı sıkıya bağlı kalınarak yargılama aşamasında sunulan delillerin dikkate alınmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, aynı mahkeme tarafından birebir aynı olaya ilişkin olarak verilen 19/12/2017 tarih, 2017/238E. 2017/566 K. sayılı kararı ile davacıya ait önceki tarihli markanın eşya listesinde bulunan  05. ve 16. sınıflarda emtia ile sonraki tarihli markanın eşya listesindeki 03. sınıfta yer alan malların benzer mallar olarak kabul edilerek 05. ve 16. sınıflarda yer alan dava konusu malların, 03. sınıfta yer alan mallar bakımından müktesep hak oluşturacağı tespitinde bulunarak, YİDK kararının iptaline karar verildiğini ve anılan bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden; davacı Şirketin 30/6/2020 tarihinde 2020/71984 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığı, davalı şahıs tarafından \"...\", \"... ...\"  ibareli markalara dayalı karıştırılma tehlikesi gerekçeleriyle başvuruya itiraz edildiği, davacının SMK'nın 19/2. maddesi kapsamında kullanım ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığınca, taraf marka işaretleri benzer görülmediğinden itirazın reddine karar verildiği, bu karara davalı tarafından itirazda bulunulduğu, YİDK'in 4/4/2022 tarih, 2022-M-3944 sayılı kararıyla, başvuruya konu marka ile itiraza mesnet markaların benzer olduğu ve başvuru kapsamında bulunan 18 ve 24. sınıftaki mal ve hizmetlerin  itiraza  mesnet  tescilli markalar kapsamında yer almakla emtia  benzerliği şartının da gerçekleştiği gerekçesi ile itirazın kısmen kabulü ile 18 ve 24. sınıftaki malların markadan çıkarılmasına karar verilmiş olup anılan kararın 12/4/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. <br>\tYİDK kararının iptali istemli davaların, iptali istenen kararda tartışılan hususlarla sınırlı olarak görülmesi, yerleşik yargı kararlarının gereğidir. Buna göre, eldeki davanın konusu, davacının 2020/71984 sayılı \"...\" ibareli başvurusu ile redde mesnet alınan markalar arasında, redde mesnet markaların tescilli olduğu 18 ve 24. sınıf kapsamındaki  mallar itibariyle  karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığıdır. Dava konusu başvurunun asli ve tek unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin itiraza mesnet markalarda asli unsurlardan biri olarak yer aldığı ve başvurunun tescilinin talep edildiği 18 ve 24. sınıflarda itiraza mesnet markaların tescilli olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Esasen davacının iddiası marka işaretleri arasında benzerlik olmadığına ya da markaların kapsamlarındaki malların benzer olmadığına ilişkin olmayıp, başvuru markasının kapsamında bulunan 18 ve 24. sınıftaki mallar yönünden önceki markalarına dayalı olarak müktesep hakkının bulunduğu iddiasına ilişkindir.<br>\tDosyadaki hükme esas alınan 16/2/2023 tarihli bilirkişi raporunda davaya  konu \"...\" markasının davacının önceki markaları ile aynı yazı karakteri ancak farklı renkte olacak şekilde olduğu, bu itibarla  davacının  2011/103684 ve 2014 11499 sayılı markaları ile  ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, 2006/ 14242 ve 2015/ 24596 sayılı markaların ise ek unsurlar içerdiği, bu hali ile tescile konu edilen markadaki esas unsurun önceki tarihli markalarda yer aldığı, diğer bir deyiş ile davaya konu markayı kapsar nitelikte benzer olduğu, asli unsurun herhangi bir değişikliğe uğratılmaksızın tescile konu edildiği ve tescili istenen 24. Sınıf malların tamamının 2006/14242 sayılı marka  kapsamında olduğu beyan edilmiştir. <br> \tMahkemece davacının 2006/14242 sayılı \"...\" ibareli markanın kullanımına ilişkin kurum aşamasında herhangi bir belge ve bilgi sunmadığı gerekçesi ile müktesep haktan söz edilemeyeceği sonucuna varılmış ise de, kurum aşamasında davacıdan kullanım ispatına ilişkin bir talepte bulunulmadığı gibi YİDK tarafından bu hususun herhangi  bir şekilde değerlendirilmediği anlaşılmıştır. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. <br>\tBu açıklamalar ışında somut olaya dönüldüğünde, dosya içinde bulunan belge ve bilgilerden davacı şirketin 2006/14242 sayılı \"...\" ibareli markayı çekişmesiz  kullandığı, tescili istenen markanın aralarında tanınmış marka niteliğindeki markası da dahil olmak üzere \"...\" ibareli markaları ile aynıyet derecesinde benzer olduğu, somut olayın koşullarında \"...\" ibareli seri markaları bulunan davacının davalı şahsın markalarına yanaşma niteliği ve iltibas tehlikesinden söz edilemeyeceğinden müktesep hak koşullarının  gerçekleştiği, ancak davacının 18. sınıfta tescilli markası bulunmadığından bu sınıf  yönünden müktesep hak koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.<br>\tBu itibarla mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında bulunan 24. Sınıftaki mallar yönünden müktesep hakkın varlığı nedeniyle davanın kısmen kabulüne   karar verilmesi gerekirken, müktesep hak koşullarının varlığı göz ardı edilerek yazılı şekilde  karar verilmesi doğru değilse de HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2023 gün ve 2022/224 Esas - 2023/104 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KISMEN KABULÜ ile 2022-M-3944  sayılı YİDK kararının  24. Sınıf: \"Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri\" malları yönünden KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.800,00-TL bilirkişi ücreti, 301,98-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 213,00-TL tebligat ve posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 3.806,98-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.903,49-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.064,89-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025\t\t<br><br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45c693002402e5d1","SID":"658e39b8b5d8385e"}}