{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br><br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: ----<br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025 tarihli ara karar<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: 16/04/2025 (davacı)<br>DAVACI\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 26/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/06/2025<br>\t<br>Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir/ haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda:<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 24/02/2024 tarihinde ....Caddesinde’de meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilİ ....'un  ağır şekilde yaralandığını, %99 engelli kalarak maddi ve manevi açıdan zarara uğradığını, müvekkilinin  kaza döneminde dizi kameramanlığı yaptığını, o dönem için aylığının 100.000 TL civarı olduğunu,  müvekkilinin sadece yatarak ve tedavi  görerek hayatına devam edebilmesi ve %99 oranında engelli  kalması neticesinde müvekkilinin eşi Merve Altınpulluk öncelikle vasi olarak atandığını, davalının taşınır, taşınmaz mal varlıkları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları için müvekkili lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı sürücünün kazaya karışan ... plaka sayılı araç (Motor) ve davalı sürücünün varsa tespit edilecek araç ve taşınmaz kayıtları  üzerine 3. Kişilere devri önleyici ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını,  davacıların usule uygun olmayan eksik başvurusu ile müvekkil sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, işbu davada faiz işletilecek ise bu faiz dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini,  dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde esasa ilişkin itirazlarımızın kabulü ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.<br>Mahkemece, 15/04/2025 ara kararı ile, ihtiyati tedbir talebi yönünden; davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç  ve taşınmazları dava konusu olmadığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, ihtiyati haciz talebi yönünden; alacağın varlığı ve miktarına ilişkin yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin  reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, alacak kalemleri bedensel zarara ilişkin olduğundan miktarlarının dava açılışında net olarak tespitinin mümkün olmadığını, ihtiyati tedbir talebimizin reddi de hukuki koruma işlevi bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini,  davalıların malvarlıklarına ihtiyaten haciz konulmasını, davalı ...’ın ... plakalı aracı başta olmak üzere diğer taşınır ve taşınmaz mallarının üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :<br>Dava, meydana gelen trafik kazası neticesinde maddi tazminata ilişkin olup,  talep, davalının taşınır, taşınmaz mal varlıkları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması, davalı sürücünün kazaya karışan 34 FGS 327 plaka sayılı araç (Motor) ve davalı sürücünün varsa tespit edilecek araç ve taşınmaz kayıtları  üzerine 3. Kişilere devri önleyici ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.<br>İhtiyati tedbir öğretide \"...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.\" şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında  ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici  hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmıştır.<br>Somut olayda, davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç  ve taşınmazları dava konusu olmadığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemenin ilk fıkrası şu şekildedir: \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" Kanun koyucu bahsi geçen düzenlemede ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan şartları düzenlemiştir. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.<br>Kanun koyucu düzenlemeyi yaparken taraflar arasındaki menfaat dengesinin korunması ve aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın tedbir süresince doğabilecek zararlarının tazmini amacıyla teminat müessesesini getirmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 259.maddesinde ihtiyati haciz kararı neticesinde aleyhine tedbir uygulanan borçlunun haklı çıkması durumunda doğması muhtemel zararların tazmin edilmesi amacıyla mahkeme tarafından uygun görülecek bir teminatın yatırılması düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca taraflar arasında menfaat dengesi kurulmuş olacaktır. Ancak, davalının banka hesaplarına da sirayet eden haciz nedeniyle hesaplarıyla ilgili tasarrufu sınırlandığından, asgari düzeyde geçimini temin etmesi bakımından yalnızca araçlar ve taşınmaz mallar üzerine haciz konulması hacizde ölçülülük ilkesi bakımından hakkaniyete uygun olacaktır. Somut olayda davacıların uğramış olduğu maddi zararın tazmini amacıyla işbu dava açılmıştır. <br>Haksız fiil neticesinde, uğranılan zararın olay tarihi itibariyle muaccel olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Kanun koyucu tarafından 2004 sayılı İİK'da ihtiyati haciz bakımından belirlenen şartların oluştuğunun kabulü gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden teminat alınmaksızın ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesi dikkate alınarak davalının araç ve taşınmazları ile sınırlı olarak dava değerini aşmamak kaydıyla ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabülü ile ilk derece mahkemesinin ara kararı usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince kaldırılarak, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediği gibi, ihtiyati hacze ilişkin taleplerin ivedi işlerden olması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından verilen 15/04/2025 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA,<br>6100 sayılı HMK 353/1-b-3 maddesi uyarınca YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>a)Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin dava dilekçesinde belirtilen 16.000,00.-TL dava değerini aşmayacak şekilde KABÜLÜNE, <br> b)Davalı (T.C...)  ... tarafın üzerine kayıtlı araçlar ve taşınmaz malları ile sınırlı olmak kaydıyla  ve dava değeri ile sınırlı olacak nitelikte İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,<br>2-İstinaf eden tarafından ödenen istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin nihai kararda dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, yetkili icra dairesinde ihtiyati haczin infazının yapılması hususunda talep eden davacının muhtariyetine,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bc9a66d37867e1a","SID":"7882d6474e12a86f"}}