{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/2254 <br>KARAR NO: 2025/809<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/09/2021<br>NUMARASI: 2017/174 (E) - 2021/727 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 13/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kavşak içerisinde kontrolsüz olarak geri manevra yapması neticesinde kaldırımda üzerinden yol içerisine inen yaya davacı ...'a çarpması neticesinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında yaya davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya neden olan aracın  19/07/2015 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigortalı ile sigortalı olması nedeniyle davacı adına tazminat taleplerinin karşılanması amacıyla 25/01/2017 tarihide davalı ... şirketine başvuru yapılarak maddi tazminat ve temerrüt tarihinden işletilmek üzere faiz istendiğini, ancak davalı tarafından 15 günlük yasal süre geçmesine rağmen talebin sonuçlandırılmadığını, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve hastanede tedavi görmeye devam ettiğini beyanla, davacının bedensel zarara uğraması nedeniyle maddi tazminat tutarının belirlenerek zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak geçici iş göremezlik ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalı ... yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilebilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07/05/2021 tarihli dilekçe ile davalarını 64.155,52 TL olarak ıslah ettiklerini ve işbu 64.155,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 64.155,52 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara dayanak maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun hazırlanmadığını, dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, esas alınan hesaplama yöntemlerinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin hüküm kurulması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki atıf gereğince 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik  hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu (ATK) 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 01/07/2019 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak kişinin tüm vücut engellilik oranının %0, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği,  10/06/2020 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak davacının % 3.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, 27/11/2020 tarihli raporda ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılarak kişinin tüm vücut engellilik oranının %0, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince, ATK 2. Üst Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporla belirlenen 4 ay geçici iş göremezlik süresi ve % 3,3 sürekli sakatlık oranı benimsenerek karar verildiği anlaşılmıştır.Eldeki davada olduğu gibi, TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi,  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü  ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) \"Dayanak\" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanun'un 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; \"Kapsam\" başlıklı 2. maddesinin (1) nolu bendinde de yönetmeliğin, \"5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,\" ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir.Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin \"Dayanak\" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişinin/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma  gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında  asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli  parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.Bu durumda mahkemece, davacının maluliyetini Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirleyen ATK 2. İhtisas Kurulunun 10/06/2020 tarihli raporunun hükme esas alınması doğru olmuştur.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/7/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 Esas ve 2022/10604 Karar, 2021/16078 Esas ve 2022/10550 Karar, 2021/13398 Esas ve 2022/10498 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 Esas ve 2021/34 Karar, 2019/3713 Esas ve 2020/2420 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalının bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.Ancak davacı vekili dava dilekçesinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, İlk derece mahkemesince geçici iş göremezlik talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmış olup HMK’nin 297/2. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği hükmü gereği, davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı yönünden Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemeyeceğinden geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 64.155,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 08/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.379,04 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 31,40 TL ve ıslah harcı olarak alınan 219,13 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.128,51 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 31,40 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 219,13 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen maddi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 9.134 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Reddedilen maddi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 50 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere sarf edilen toplam 1.632,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.630,98 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 47,25 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0eeedaf778b30846","SID":"aa0b080776ab5dc6"}}