{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/2567 <br>KARAR NO:2025/700<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/04/2021<br>NUMARASI:2018/308 Esas, 2021/364 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:24/06/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında 11.05.2017 tarihli 416.329,20 TL bedelli dış cephe mantolama işine ait sözleşme akdedildiğini, davacının sözleşmeye üstlendiği işi 25.02.2010 tarihinde kesin kabul ile teslim ettiğini, projenin tamamlanması sırasında ...'nın...'ye devredildiğini, ...'nin ise ... firmasına ait tüm projeleri aktif ve pasifleriyle birlikte ... A.Ş. ile ... A.Ş.'ine devrettiğini, davalının 24.11.2014 tarihinde 119.821,00 TL tutarlı mutabakat mektubunu kendilerine gönderdiğini, mektubun imzalanarak davalıya gönderildiğini ancak davalının mektubun imzalı nüshasını kendilerine göndermediklerini, davalının 04.12.2014 tarihinde 25.230 TL, 08.01.2015 tarihinde 20.000 TL, 05.02.2015 tarihinde 20.000 TL olmak üzere toplamda 65.230 TL ödeme yaptığını, bakiye alacağın talep edildiğinde ise projenin ... Holding A.Ş.'ine devredildiği yönünde cevap aldıklarını ve kalan bakiyenin bu firma tarafından yapılacağının belirtildiğini, bakiyenin ödenmemesi nedeniyle 07.12.2017 tarih ve... yevmiye numaralı noter ihtarnamesinin her iki firmaya gönderildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle ... A.Ş. nezdinde icra takibi başlatıldığını fakat takibe haksız olarak itiraz edildiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.Davalı vekili; davalının davacının talep ettiği bedeli ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, 10.04.2014 tarihinde ...'nın alacak bakiyelerinin müvekkil tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak, 19.11.2015 tarihli protokol ile davacı alacaklarının ödeme yükümlülüğünün ... firmasına devredildiğinden hareketle davanın reddini ve davacının icra inkar tazminatının tahsili talep edilmiştir.Mahkeme; davanın kısmen kabulü ile, ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 54.591,12 TL üzerinden iptaline, kabul edilen asıl alacak miktarı olan 54.591,12 TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen asıl alacak miktarı olan  54.591,12 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından, davalı şirket aleyhine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve haksız takibe davalı tarafından süresi içerisinde borca, faize, faiz oranına ve borcun tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazların dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, dosyaya sunulan 19.11.2015 tarihli protokol gereğince davalının davacının iddia ettiği borca ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını,  19.11.2015 tarihli protokol ile borcun devredildiği kişinin borç ilişkisinden tamamen bağımsız bir 3. kişi olmadığını,  borcun doğduğu tarihte borcun bizzat edim yükümlüsünün ... A.Ş. olduğunu, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde her ne kadar bilirkişi hisse devir sözleşmesine taraf olanların tamamının sonradan düzenlenen 19.11.2015 tarihli protolole katıldıklarına dair delil bulunmadığından hisse devir sözleşmesindeki davalı yükümlülüklerin protolle değiştirilemeyeceği yönünde kanaat bildirse de ve yerel mahkemenin de bu raporu dayanak alarak hüküm kurduğunu ve bu tespitlerin hatalı olduğunu, imzalanan hds ve eklerine göre, davacı firmanın alacak bakiyelerini ödeme yükümlülüğünün davalı ... A.Ş.’ ye ait olduğunu,  ancak ne var ki daha sonra, dava dışı ... A.Ş. ile imza edilen 19 kasım 2015 tarihli protokol ile birlikte, davacı firmanın yine bu protokol ekinde belirtilen alacaklarını ödeme yükümlülüğünü ... A.Ş.'nin devraldığını, icraya konu edilen borç muhatabının yalnız ve yalnız ... A.Ş. olabileceğinin açık olduğunu, ... A.Ş. firmasının protokoller ile yüklendiği bir edimden davalının sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına ve hukuk kaidelerine uygunluk göstermediğini, bilirkişilerin uzmanlık alanlarının dışına çıkarak protokol ve sözleşmeleri hukuki olarak değerlendirme yoluna gittiklerini,  bu durumun usul ve yasaya aykırı olup itirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınmasının talep edilmiş olduğunu ancak bu talebin değerlendirilmediğini, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekeceğini,  davacı/alacaklı tarafça haksız ve kötü niyeti olarak icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra konusu borç ve borcun fer'ileri bakımından herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davalının borca itiraz ederken protokolleri dayanak aldığı ve kötüniyetinin de bulunmadığının  göz önüne alındığında davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğinin ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle, davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi ile davacının kötüniyet tazminatına çarptırılmasını talep ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı ile dava dışı ... şirketi arasında 11.05.2007 tarihli ... projesinde yer alan bir kısım blokların dış cephe mantolama işlerinin yapılması için 416.329,20 TL bedelli sözleşme imzalanmıştır.Davada davacı, sözleşme gereğince edimler tamamlanarak teslim edildiği ve kesin kabul işlemlerinin 25.02.2010 tarihinde yapıldığını, ancak dava dışı ... şirketi ... devredildiğini,... tarafından ... ait projeleri ile tüm aktif ve pasifleri ile birlikte ... şirketi ve ... şirketine devredildiğini, ... şirketine ait ... projesi, ..., ... projelerinde yüklenici olarak yer aldıkların, ... şirketi tarafından kendilerine 119.821,00 TL miktar itibariyle mutabakat olmak istediklerini bildirdiklerini, davalı şirket tarafından 65.230,00 TL ödemede bulunduklarını ancak bakiye ödemediklerini, bakiye bedeli işin devredildiği ... şirketi tarafından yapılacağı kendilerine bildirildiğini,... projesi kapsamında davalı şirketten bakiye 65.737,00 TL alacaklı olduklarını,... cevabi yazısında ... projesi ... inşaat şirketine devir edildiği, ... projesi ise ... enerji (... Halding ) devredildiği bildirildiğini, bakiye kalan alacaklarının ... Şehir projesinden kaynaklı olduğunu, girişilen icra takibine itiraz ile durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir.Davalı; bahse konu borç ile ilgilerinin bulunmadığını, borcun ... şirketine ait olduğunu, 10.07.2014 tarihinde ... ile yapılan imzalanan devir sözleşmesi gereğince davacı şirket borçlarınından kendilerinin sorumlu olduğunu ancak dava dışı ... şirketi ile 19.11.2015 tarihli protokol ile birlikte borçları ödeme yükümlülüğünü ... kendisi üzerine aldığını, davacıya borcunun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Dava dosyasında bulunan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu 05.03.2018 tarihli yazısında sorumluğun,\" ... projesi ve ... İnşaat Aş satışı ... (... Holding AŞ) firmaları olduğu..\" bildirilmiştir.Somut olayda; davacı şirket ile dava dışı ... Şirketi arasında; ... Şirketine ait inşaat yapılan farklı projelerdeki binaların mantolama yapılması konusunda anlaştıkları, davacının edimini tamamlamak suretiyle teslim ettiği, ... Şirketi tarafından kesin kabulü yapılmıştır. ... şirketi ... tarafından el konulması üzerine yapılan satış işlemleri neticesinde; ... tarafından ... şirketinin bir kısım işleri davalı şirkete bir kısım işleri ise dava dışı ...Şirketine devir edilmiştir. Davalı şirket ... Şirketine ait bir kısım işleri devir aldıktan sonra davalı şirket tarafından mutabakat mektubu gönderildiği ve taraflarca kabul edildiği, davalı şirket tarafından mutabakat mektubu doğrultusunda 65.230,46 ödemede yapılmıştır. Mutabakat mektubu ile taraflar 119.821,00 TL davalı şirket tarafından kabul edilmiştir.Davalı şirketin yapmış olduğu 65.230,46 TL toplam alacaktan düşüldüğünde davacının bakiye 54.591,12 TL kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı savunmasında, mutabakat mektubundan sonra borcun dava dışı ... Şirketi ile yapılan 19.11.2015 tarihli protokol ile ... şirketine devir edildiğini belirtmiştir. ... şirketi ... tarafından el konulmuş ve akabinde üzerindeki işler ile birlikte hak ve alacakları farklı şirketlere devir edilmiştir. Davacının da dahil olmadığı davacı savunmasında geçen devir itibariyle geçerlilik bulunmamaktadır.Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur.Davalı vekili %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı yönelik mahkeme kararını istinaf etmiş olup, dava dosyasına sunulan mutabakat mektubu, davalı tarafından yapılan ödemeler ve davacının gönderdiği ihtarname itibariyle; alacak miktarı belirli ve bilinebilir olup; mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/04/2021 tarih ve 2018/308 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 54.591,12 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 933,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 53.658,12‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bf8ca96e558c963","SID":"cf4897508ae170d4"}}