{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1699 Esas<br>KARAR NO:2025/821 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:31/05/2023<br>NUMARASI:2021/399 E.  -  2023/145 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ:18/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili şirketin isim ve logosunun Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka olarak tescilli olduğunu, bu kapsamda müvekkil şirketin  \"...\" markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde \"...\" tescil numarası ile de koruma altında olduğunu, müvekkilinin \"...\" markasına ilişkin TÜRKPATENT nezdinde koruma altında bulunan ... ve ... tescil numaralı ve  ... tescil numaralı \"...\" markasının da tescilli olduklarını, davalı işyeri yetkilisi tarafından işletilen ve \"... Beyoğlu, İstanbul\" adresinde bulunan işletmede müvekkil şirketin tescilli markalarının yahut ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin mağaza tabelasında ve diğer her türlü tanıtım vasıtalarında kullanıldığının tespit edildiğini, Kartal ... Noterliği'nin 13.01.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ise de, davalının marka hakkına tecavüz  teşkil eden eylemlere devam ettiğini, belirtilen nedenle davalı aleyhine ihtiyati tedbir istemli delil tespiti davası açıldığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 2021/206 D.İş, 2021/209 K. sayılı kararı uyarınca delil tespiti istemlerinin kabulüne karar verildiğini ve davalı adresinde tespit işlemi gerçekleştirildiğini, tespit işlemi akabinde bilirkişi tarafından sunulan 20.08.2021 tarihli rapor ile; aleyhine tespit istenilen işyerinin adresinin \"... Beyoğlu, İstanbul\" olduğu, işyeri tabelalarında ve iç dekorasyonunda belirgin bir şekilde \"...\" ve \"...\" markalarının kullanıldığı ve karşı tarafça markaların kullanımına ilişkin lisans sözleşmesi veya fatura sunulmadığının tespit edildiğini, 29.09.2021 tarihinde ... kararının uygulanması amacıyla işyeri adresine gidildiğini, \"...\" marka ve logolarının dükkan sahibi tarafından sökülerek kaldırıldığının ve boyanarak kapatıldığının görüldüğünü, arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak anlaşılamadığını, söz konusu işyerinin  tabelalarında ve iç dekorasyonunda belirgin bir şekilde müvekkili şirketin izni olmaksızın müvekkilinin tescilli markalarını kullanıldığını, izni olmaksızın markasının kullanılmasının, müvekkilin markalarının itibarından faydalanmak suretiyle haksız kazanç elde etme fiilinin, 6769 sap Sınai Mülkiyet Kanununun 7. ve 29. maddeleri bağlamında marka hakkına tecavüz oluşturduğunu belirterek, davalının söz konusu fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazminine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla SMK'nın 151/2-c maddesi uyarınca şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 75.000,00 TL manevi  tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Mahkeme tarafından verilecek hükmün tirajı en yüksek 3 gazetede ve en az 3 gün süre ile yayınlanmak suretiyle ilanına, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;  müvekkilinin telefon bayisini devir aldığı 01.09.2020 tarihinde ülkemizde Covid 19 salgını sebebiyle pandemi koşullarında telefon bayisinin sadece resmi açılışını yaptırdığını, ancak fiili bir şekilde işletmeye başlamadığını, müvekkilinin 07.09.2020 tarihinde telefon bayisini / dükkanını devir aldığında davacıya ait tabelanın işyerinde olduğunu, ancak müvekkilinin bu tabelanın hukuka aykırı olarak kullanıldığını bilmediğini, ihtarnamenin eline geçmediğini, hukuka aykırılığı bildiği takdirde tabelayı derhal kaldıracağını, davalının eline ulaşan ilk tebligatta tabelayı söktüğünü, davalı müvekkilinin davacının markasından dolayı herhangi bir ticari menfaat elde etmediğini, bu hususun müvekkilin vergi dairesi kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin pandemi döneminde devir aldığı dükkan sebebiyle zarar ettiğini ve hatta yakın zamanda faaliyetine de son vermek zorunda kaldığını, Beyoğlu Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı olan müvekkilinin vergi kayıtları ile bu bilginin doğrulanacağını, davacının maddi tazminat olarak istediği yıllık lisans bedeli ile manevi tazminat tutarının haksız olduğu gibi, fahiş olduğunu savunarak, iyiniyetli olan ve tabeladan dolayı herhangi bir kazanç elde etmeyen ve bunu bilinçli olarak kullanmayan müvekkiline karşı açılan davada maddi ve manevi tazminat talepleri ile diğer tüm talepleri yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarihli 2021/399E. - 2023/145K.  sayılı kararıyla; \"...Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde, davalı kullanımlarının davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına,1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine,5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,Davanın KISMEN KABULÜ İLE,1-Davalı kullanımlarının davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, 2-1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine,3-5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu,SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca maddi tazminat hesaplanması gerekirken, eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna dayanılarak maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu,Dosyada lisans sözleşmesi olmasa da, müvekkilinin markasının ekonomik değeri, müvekkilinin hizmet ve satış kapasitesi, toplum nezdinde tanınırlığı gibi hususlar gözetilerek hakkaniyete uygun bir bedele hükmedilmesi mümkünken ve bilirkişi raporunda bu hususlara hiç değinilmemişken Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,Mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının da, ihlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları göz önüne alındığında, son derece yetersiz kaldığını belirterek, açıklanan sebeplerle ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; hukuka aykırı yerel Mahkeme kararının maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin kasten marka hakkına tecavüz etmediğini,Covid 19 salgını nedeniyle devraldığı iş yerinin vergi açılışını 07/09/2020 tarihinde yaptığını,Müvekkilinin olaydan haberdar olur olmaz tabelayı kaldırdığını,Müvekkilinin bu dönemde herhangi bir gelir elde etmediğini, bilirkişi raporlarında da bu durumun tespit edildiğini,Marka kullanımının yaptığı ticari faaliyetle ilgili SMK'nun 7/5-c maddesi uyarınca dürüst kullanım niteliğinde olduğunu, davacıya ait markanın\"tasviri bir işaret\" olduğunu, tabelanın tali bir nitelikte olduğu, bilirkişi raporlarında bu hususun yeterince değerlendirilmediğini, eksik bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu,Müvekkilinin hiç bir gelir elde etmemesine rağmen aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Davacı tarafın lisans bedeline göre tazminat hesaplanmasını talep ettiğini, ancak hesaplama için gerekli belgeleri dosyaya sunmadığını,Müvekkilinin dürüst kullanımı nedeniyle tüketicilerin yanılgıya düşmeyeceklerini,Davacının yoksun kaldığı kazanç veya zararının bulunmadığını, manevi zararının mevcut olmadığını,Müvekkili hakkında hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu, toplam 6.000,00 TL tazminata hükmedilmesine rağmen, 21.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, bu kararın adil olmadığı gibi yasal mevzuata da aykırı olduğunu belirterek, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/399 Esas, 2023/145 sayılı kararın yapılacak istinaf  incelemesi ile kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılarak ( gerekli görülür ise istinaf inceleme aşamasında yeniden bilirkişi raporu alınarak ) talepleri doğrultusunda davanın reddine, davanın reddine karar verilmeyecek ise müvekkili aleyhine verilen fahiş orandaki vekalet ücretinin talepleri doğrultusunda asıl alacağı geçmeyecek şekilde düzeltilmesine, yeniden yargılama yapılmayacak ise yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde;  davacıya ait \"...\" ibareli markanın ... numara ile tanınmış marka statüsüne sahip olduğu, ... numaralı \"...+...\" markasının 09, 35, 38, 41, 42. sınıflarda, ... numaralı \"...+...\" markasının 42, 41, 38, 35, 09. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 09, 35, 38, 41, 42. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/206 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından \"... Beyoğlu/İSTANBUL\" adresindeki ... İletişim yetkilisi aleyhine delil tespiti talep edildiği, dosya kapsamında davalıya ait işyerinde yapılan tespit sonrası alınan 20/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda;  davalı tarafından davacıya ait markanın herhangi bir hak sahibi olunmaksızın yoğun olarak kullanıldığı, sözkonusu kullanımın tespit talep edenin haklarını ihlal eder mahiyette olduğuna dair tespit ve görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 15/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda;\"... Beyoğlu/İstanbul adresinde Davacıya ait tescilli markaların davalı tarafından aynen veya çok benzer şekilde taklit olarak kullanıldığı bu durumun da SMK 29/1 MADDESİ GEREĞİNCE “MARKA HAKKINA TECAVÜZ” OLUŞTURDUĞU, Dava konusu taklit kullanımın tüketici gözünde davacı ile aleyhine tespit istenen arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılma nedeniyle TTK 55/1-A-4 MADDESİ ANLAMINDA HAKSIZ REKABET OLUŞTURACAĞI, Davacı taraftan dosyaya herhangi bir emsal lisans sözleşmesi sunulmadığı,Davalı tarafın 2020 ve 2021 yıllarında ticari faaliyetlerinden zarar ettiği...\" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 29/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; \"...Davacı taraf vekili tarafından sunulan faturaların ... Şirketi'ne ait olmadığı, Söz konusu faturaların içeriğinde davacı tarafın itirazlarında belirtilen “bayilik ücreti” adı altında herhangi bir bedel bulunmadığı veya “lisans bedeli” v.b. ücret veya tutarların yer almadığı, fatura içeriklerinde emsal bedel teşkil edecek herhangi bir bedele rastlanmadığı ve bu nedenle bahse konu faturaların emsal teşkil edemeyeceği kanısı hasıl olduğu, Beyoğlu Vergi Dairesinin 30.09.2022 tarihli cevap yazısında, Davalı... 'un ticareti faaliyetine 07/09/2020 tarihinde başladığı ve 31/12/2021 tarihinde bu faaliyetine son verdiği, Yine Davalı tarafın 2020 yılına ait Gelir Vergisi Beyannamesine göre ticari faaliyetlerinden 1.679,80-TL zarar ettiği ve yine 2021 yılına ait Gelir Vergisi Beyannamesine göre de ticari faaliyetlerinden 17.584,07-TL zarar ettiği...\" görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin markaya tecavüze ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; delil tespiti sırasında davalının işyerinde çekilen fotoğrafta, işyeri tabelasında büyük harflerle ve ön planda olacak şekilde davacıya ait \"...\" markasının kullanıldığı, tabelada \"...\" işletme adının ise daha küçük olarak tabelanın köşesine yazıldığı, ilk bakışta tabeladaki \"...\" markasının dikkat çektiği, iş yerinin dışında yukarıdan aşağıya doğru şekilde de \"...\" markasının yazılı olduğu tespit edilmiştir. Bu şekilde marka kullanılmasının SMK’nun 7/5-c maddesinde tanımlanan dürüst kullanım olmadığı gibi, davalının markanın izinsiz kullanıldığını bilmediğine ilişkin savunması da dinlenemez. Basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalı, bu şekilde marka kullanması nedeniyle kusurlu olduğundan, mahkemece davalının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğine karar verilmesi yerindedir.Davalı vekilinin maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; her ne kadar alınan bilirkişi raporları ile davalının tecavüze konu dönemde zarar ettiği tespit edilmişse de, SMK’nun 149/1-ç maddesi uyarınca, markasına tecavüz edilen hak sahibinin maddi ve manevi tazminat talep edebileceği düzenlenmiş olmakla, davalı tarafça tecavüz süresince gelir elde edilmemiş olsa dahi, uygun bir maddi tazminata ve davalının kusur derecesine, markanın tanınırlığına ve tarafların mali durumlarına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi zorunludur. Davacının markasının tanınmış marka olması ve davalının markayı kullandığı süreye, davalının kusur derecesine göre hükmedilen 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası ile maddi tazminat ve manevi tazminat davalarının birlikte açıldığı, objektif dava yığılmasının söz konusu olduğu, bu nedenle Mahkemece kabul edilen her bir davayla ilgili ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde usule aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; lisans bedeline göre tazminat hesaplanması için dosyada yeterli veri bulunmadığından maddi tazminat tutarının kesin olarak tespit edilemediği, davacı vekilinin yargılama sırasında maddi tazminat taleplerinin arttırılmasına dair talepte bulunmadığı, taleple bağlı olan Mahkemece dava dilekçesinde talep edildiği kadar maddi tazminata hükmedilmesinin yerinde olduğu, hükmedilen manevi tazminatın da, markanın kullanıldığı süreye, davalının kusur durumuna ve davalının mali ve ekonomik durumuna göre hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin de istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 615,40  TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken  615,40  TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak; tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 18/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca43de03690217dc","SID":"df4e4faf7edc5a35"}}