{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br><br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br><br>İhtiyati Tedbir<br>Talep Eden/ DAVACILAR\t:  <br>\t  <br>Karşı Taraf/ DAVALI\t:  <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 10.06.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10.06.2025<br>Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2025 (Ara Karar) tarih,... Esas sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacılar ... ve....Limited Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket yetkilisinin, Bursa 21.Noterliğinin 25.08.2022 tarih,......sayılı genel kurul kararı ile diğer müvekkili...’in şirketin tek yetkilisi olmasına karar verildiğini, ilgili kararın, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 22.09.2022 tarih .... sayılı gazetesinde yayınlandığını, müvekkil şirket yetkilisi ...’in 12.10.2022 tarihinde cezaevine hükümlü olarak girdiğini, müvekkil şirket yetkilisinin cezaevinde bulunduğu tarihte, şirket  aleyhine Denizli İcra Müdürlüğünün 2023/223288 Esas sayılı dosyasıyla 500.000,00 USD ana para ve işlemiş faizi üzerinden icra takibine geçildiğini, takibe dayanak bonoların lehtarının dava dışı sözde alacaklı ... ve o dönem şirket yetkilisi olan ... hakkında Denizli 4.Ağır Ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında ceza yargılamasının bulunduğunu, müvekkili şirket adına kayıtlı değeri çokça yüksek olan bir taşınmazın olduğunu, müvekkil şirket yetkilisinin cezaevine girmesini fırsat bilen sözde alacaklıların, müvekkili hakkında senet düzenleyerek taşınmaza icra yoluyla el koymak istediklerini, dava konusu Bursa 2.Genel İcra Dairesinin ... E.sayılı dosyası üzerinden 52.000.000 TL bedelli bonoya istinaden müvekkil şirket, müvekkil ...ve dava dışı ... adına icra takibine  girişildiğini, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numarasının derdest olduğunu, icra dosyası alacaklısının takip miktarı kadar mal varlığının olmasının hukuken mümkün olmadığını, belirtili takibin sözde borçlu ....ve sözde alacaklı olan davalı tarafından kurgulandığını, ayrıca takibe dayanak senet üzerinde bulunan yazı ve imzaların müvekkile ve müvekkil şirkete ait olmadığını, senet üzerinde bulunan kaşenin dahi sahte olduğunu, müvekkil şirketin ticari kayıtları üzerinde yapılacak incelemede müvekkil şirketin sözde takip borçlusu senet lehtarı ...’a hiçbir isimle borcunun olmadığının tespit edileceğini, müvekkilin/müvekkil şirketin hiçbir gelire sahip olmadığını, müvekkilin cezaevindeki tüm ekonomik ihtiyaçları eşi ve kardeşi tarafından karşılandığını, müvekkili tüzel kişiliğin de adli yardımdan yararlanabileceğini belirterek öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, HMK'nın 209.maddesi gereğince, davanın sahteliğe yönelik bir dava olması nedeniyle teminatsız olarak olmadığı takdirde teminat mukabilinde takibin durdurulmasına ve bu teminatın adli yardım ödeneğinden karşılanmasına, Bursa 2.Genel İcra Dairesinin .... E.sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadıklarının  tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkemece 30.01.2025 tarihli ara karar ile; bilgi ve belgeler doğrultusunda davacı vekilinin Adli Yardım isteminin Kabulü ile; HMK 335/1-a,b maddesi gereğince davacıların yapılacak tüm yargılama harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına, HMK'nın 335/1-c maddesi uyarınca davacılar tarafından dava sırasında yapılması gereken tüm giderlerin devlet tarafından avans olarak ödenmesine, Dosyanın bulunduğu aşama itibari ile yaklaşık ispat bulunmadığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>Davacı vekili tarafından sunulan 31.01.2025 tarihli dilekçe ile;  müvekkili şirket adına kayıtlı olan taşınmazın satışına karar verildiğini, her ne kadar ceza soruşturması devam etse de olası satış işleminden sonra ihtiyati tedbir kararının tesis edilmemesi durumunda müvekkili şahıs ile müvekkili şirketin mağduriyetinin artacağını, bu nedenle olası satış işlemlerinin gerçekleşmesi durumunda icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesini talep ettiklerini, somut olayda tedbir koşullarının gerçekleştiğini ve mahkemece adli yardım taleplerinin kabulüne karar verildiğinden talep ettikleri tedbir kararı için teminatın şartının da adli yardım ödeneği ile karşılanmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu senedin müvekkiline, borçlu Vedat Kılıçaslan tarafından verildiğini, müvekkil davalının, davacı şahsı ve şirketi tanımadığını, davacılarla herhangi bir alacak-verecek, ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı olduğu, borçlu Vedat Kılıçaslan tarafından müvekkile verildiğinden müvekkilinin  Vedat Kılıçaslan ile davacılar arasındaki ilişkiyi bilmesinin de gerekmediğini, müvekkilinin, senedi alırken daha önce atılan imzaların ve kaşenin sıhhatini araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, ciro zincirinin düzgün olduğunu ve müvekkilinin yetkili hamil olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece 07.02.2025 tarihli ara karar ile;  dava konusu Bursa 2.Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında; takip alacaklısı davalı ...., takip borçluları davacılar ...... Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı ... olduğu, takibin dayanağının 26.09.2022 tanzim ve 15.10.2023 vade tarihli 52.000.000 TL bedelli keşidecisi ...Ltd. Şti., aval vereni ..., lehtarı ... olduğu, bononun arkasında sırasıyla lehtar ... ve davalı .... cirolarının bulunduğu, davacıların müşteki, davalı ... ve dava dışı Vedat Kılıçaslan’ın şüpheli olduğu, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturmasının derdest olduğu, imza incelemesine esas olmak üzere, davacı .... in yazı ve imza örneklerinin alındığı ve fakat dosyanın henüz imza incelemesi için bilirkişiye tevdi edilmediği ve dolayısıyla savcılık soruşturma dosyasında imzaya yönelik bir raporunun bulunmadığı gibi dava dosyasına da bu yönde herhangi bir raporun sunulmadığı anlaşılmakla; davacılar iddiasının HMK'nın 390.maddesi gereğince dosyanın bulunduğu aşama itibariyle \"Yaklaşık İspat\" ölçüsünde ispat edilmediği anlaşıldığından İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki \"ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Eldeki davanın, icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olduğunu ve bu nedenle İİK'nın 72. maddesi gereğince, icra takibinin ve icra dosyasında satışların tedbiren durdurulmasına karar verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığından, İİK'nın 72/3. maddesi gereğince teminat karşılığında, (adli yardım talebi kabul edildiğinden HMK'nın 392/1.maddesinin son cümlesi gereğince tedbir talebimizin teminatsız olarak kabulüne karar verilmesi gerektiği) icra veznesine (dosyasına) girecek paranın alacaklı(davalı) tarafa ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilebileceğini,  davacı tarafın adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 392/1. maddesinin son cümlesi gereğince tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar ceza soruşturması devam etse de, olası satış işleminden sonra ihtiyati tedbir kararının tesis edilmemesi durumunda müvekkili ve müvekkili şirketin mağduriyetinin de kat be kat artacağını, bu nedenle, olası satış işlemlerinin gerçekleşmesi durumunda icra dosyasında bulunan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararının tesis edilmesini tedbir koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, haklılığın  yaklaşık olarak ispatlandığını, belirterek mahkemenin 07.02.2025 tarihli \"İhtiyati Tedbir talebinin reddine\" ilişkin kararın kaldırılarak İhtiyati Tedbir nin İİK'nın 72/III maddesi gereğince adli yardım talebi kabul edildiğinden teminatsız olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi konumunda olup davacı adına atılan imza ve kaşenin sıhhatini araştırmak zorunda olmadığını, ciro zincirinin şeklen düzgün olduğunu, davacının iddialarının müvekkilini bağlamadığını, davacı, imzaların kendisine ait olmadığını iddia etmişse de bu durum somut delillerle desteklenmediğini, mahkeme gerekçesinde de  davacının soyut iddialarının yeterli olmadığı, somut delillere ihtiyaç duyulduğunun açıklandığını, yerel mahkeme kararının yerinde olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, aksinin kabulü halinde, eğer davacının ihtiyati tedbir talebi kabul edilecekse davacının teminat yatırması gerektiğini zira adli yardım talebinin mahkeme masraflarına ilişkin olup devlete ödenmesi gereken masraflar için geçerli olduğunu, teminatın ise alacaklının muhtemel zararının karşılanması hususunda alındığını,  bu sebeple alacaklının aleyhine bir işlem için teminat alınması esas olduğundan davacıdan teminat alınmasına,  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir  istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; davacı vekilinin,  dava dilekçesi ile Bursa 2.Genel İcra Dairesinin... E.sayılı dosyasında 52.000.000 TL bedelli bonoya istinaden müvekkili şirket, müvekkili Sedat Bilensir ve dava dışı Vedat Kılıçaslan aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak  takibe dayanak senet üzerinde bulunan yazı ve imzaların müvekkile ve müvekkil şirkete ait olmadığını, senet üzerinde bulunan kaşenin dahi sahte olduğunu, borçlu görünen ciranta davalı  Vedat Kılıçaslan ile alacaklı olduğunu iddia eden kişi tarafından müvekkilinin ceza evine girmesini fırsat bilerek  kurgulandığını, ilgililer hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma numarasında soruşturmanın devam ettiğini, Denizli 4. Ağır Ceza mahkemesinde müvekkili şirketin ticari kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu bulunduğunu,  icra dosyası takip alacaklısının takip miktarı kadar mal varlığının olmasının hukuken mümkün olmadığını, ileri sürerek, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve tedbiren takibin durdurulmasını ve adli yardım talep ettiği, Mahkemece 30.01.2025 tarihli ara karar ile; Adli Yardım isteminin Kabulü ile; davacıların yapılacak tüm yargılama harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına, HMK'nın 335/1-c maddesi uyarınca davacılar tarafından dava sırasında yapılması gereken tüm giderlerin devlet tarafından avans olarak ödenmesine, dosyanın bulunduğu aşama itibari ile yaklaşık ispat bulunmadığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin Reddine, karar verildiği,<br>Davacı vekilinin 31.01.2025 tarihli dilekçesi ile; icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesini, mahkemece adli yardım taleplerinin kabulüne karar verildiğinden tedbir kararı için teminat şartının da adli yardım ödeneği ile karşılanmasını talep ettiği, <br>Mahkemece 07.02.2025 tarihli ara karar ile; dosyada imza incelemesinin henüz yapılmadığı, savcılık soruşturma dosyasında imzaya yönelik bir raporunun bulunmadığı davacıların iddiasının HMK'nın 390.maddesi gereğince dosyanın bulunduğu aşama itibariyle \"Yaklaşık İspat\" ölçüsünde ispat edilmediği anlaşıldığından İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki \"ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Bursa 2.Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında; alacaklının davalı ..., borçluların ...Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı..... olduğu, takibin dayanağının 26.09.2022 tanzim ve 15.10.2023 vade tarihli 52.000.000 TL bedelli keşidecisi ...Ltd. Şti., aval vereni Sedat Bilensir, lehtarı ...olduğu, bononun arkasında ise lehtar ... cirolarının bulunduğu, anlaşılmış, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ...sayılı soruşturmasının derdest olduğu, tespit edilmiştir.<br>HMK 209/1.maddede ; \"Adi senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde bu konuda bir karar verilinceye kadar o senet herhangi bir işleme esas alınamaz\" şeklinde düzenleme mevcuttur.<br>İİK m 72/3 maddesinde; \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Söz konusu madde uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası icra takibini kendiliğinden durdurmayacağı gibi mahkemece ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. Ancak davacı/borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi (yani icra takibinin beşinci safhası olan paranın alacaklıya ödenmesi safhasını durdurmak) için ihtiyati tedbir karar verilebilir (Kuru, Baki, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası).<br>Somut olayda , takibe konu senette bulunan yazı ve imzaların davacılara ait olmadığı ileri sürülmekte  ve bu miktar alacağın şirketin ticari kayıtlarında olması gerektiği alacaklının da takip miktarı kadar mal varlığının olmasının hukuken mümkün olmadığı iddia edilmekte olup, ayrıca davacının sahtecilik  iddiasının bulunduğu anlaşıldığından eldeki davanın borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, bonodaki imzanın borçluya ait olduğu hususunun ispatının da  alacaklıda olduğu dikkate alınarak , savcılık dosyası içeriği,  tedbir istemi yönünden  ileri sürülen hukuki sebepler ile dosya kapsamına göre, bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği  , İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi konusunda tedbir kararı verilebileceği, buna göre mahkemece tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir. <br>Açıklanan bu nedenlerle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararının kaldırılarak İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi konusunda tedbir kararı verilmesine,   İlk derece mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabul edildiği gözetilerek HMK.nun 335/1-b maddesi de dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>A-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;<br>B-Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2025 (Ara Karar) tarih, ... Esas sayılı tedbire ilişkin  ara kararın KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,<br>1-Davacılar vekilinin İhtiyat-i Tedbir talebinin teminatsız olarak KABULÜ İLE; İİK'nın 72/3. maddesi gereğince Bursa 2.Genel İcra Dairesinin....Esas sayılı dosyasında, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, <br>2- Kararın infazı için gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından YAPILMASINA,<br>İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;<br>1-İstinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,<br>2-Davacılar tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 10/06/2025<br>\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Katip ...<br>¸(e-imzalıdır)  <br> \t\t\t\t<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd22e7ba9561b9a4","SID":"9a694d8d9fceab9f"}}