{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/05/2023<br>NUMARASI\t:  <br><br>DAVACI\t:  <br>DAVALI\t:  <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:     <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesini özetle; davacı ile davalı şirket arasında 02.11.2021 tarihinde  .... Parsel  adresinde kain  sanayi imarlı arsa için Gayrimenkul Görme Ve Hizmet Bedeli Yetki Belgesi\" başlıklı sözleşme akdedildiğini, davacı firma yetkililerince davalı şirket yetkilisine sözleşme konusu taşınmaza ilişkin her türlü bilgilendirmeyi yaptığını, yer gösterme işlemlerini gerçekleştirdiğini, mal sahibi ile görüşmeleri sağladığını ve  aracılık  hizmetlerinin tamamını yerine getirildiğini, ancak davalının,  davacıyı saf dışı bırakarak satıcıyla anlaşıp taşınmazı satın aldığını, simsarlık ücreti nedeniyle davalı aleyhine Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının açtığı davayı kabul etmediklerini, davacının çalışanı olduğunu beyan eden ....'ın satışa konu yer hakkında hiçbir yetkisi olmamasına rağmen davalıya yer gösterme sözleşmesini, bazı bilgileri saklayarak ve davalı şirket yetkilisini yanıltarak imzalattığını ve davalının ciddi bir alıcı olmasından faydalanmak istediklerini, sözleşmedeki yerin davacı tarafından gösterilmediğini, .....'ın söz konusu yerin uhdesinde olmadığını beyan ettiğini, taşınmazın yetkili emlakçı olan ... aracılığı ile satın alındığını ve son 1 yıldır bu emlakçı tarafından ilana konulduğunu, emlakçı ücretinin de bu şahsa ödendiğini, tüm bu nedenlerle ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.   <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, \"Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki 02/11/2021 tarihli gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesinde, ........Parsel  adresinde kain  sanayi imarlı arsa için ;\" ... (1) yıl içerisinde şahsım,eşim,usul ve fürum, üçüncü dereceye kadar (bu derecede dahil) kan ve sıhri hısımlarım ile ortağı ve çalışanı olduğum şirket, şirketin ortakları, şirketin ortak olduğu tüzel kişiler satın aldığı takdirde taşınmazların yukarıda yazılı satış bedelinin %2+KDV sine isabet eden bedeli hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği \" açıklama ve şartlarını içerir \" düzenleme ile  taşınmazın davalı şirket tarafından satın alınması halinde tellal olan davacının satış bedelinin %2 ve KDV ile hak kazandığının belirtildiği anlaşılmakla  dosya kapsamı itibariyle davalının,  davacı tellal ile yapılan sözleşmeye rağmen, tellalın saf dışı bırakılması suretiyle taşınmaz malikinin emlakçısı Halil Kahraman ile irtibata geçilerek taşınmazın satın alındığı anlaşılan mevcut durumda, davaya konu sözleşmenin geçerli olup davalının anlaşmaya aykırı doldurulduğu,  sözleşmenin  okumadan bakmadan imzalatıldığı, dava konusu taşınmazın bilgilerinin sözleşmeye kendisinin bilgisi haricinde sonradan eklendiği iddialarının yazılı ve kesin delillerle ispat edilemediğinden davacının sözleşme gereği alacağa satış bedelinin %2 ve KDV olan   271.400 TL alacağa hak kazandığının kabulü gerekir. Dolayısıyla davalının icra takibine yapmış olduğu  itirazın asıl alacak yönünden iptali ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davalı tarafından taşınmazın davacının portföyünde olmadığı, taşınmaza aracılık yetkisinin olmadığı  iddiasının davacı ile taşınmaz maliki arasındaki iç ilişki olup davalı tarafından düzenlenen sözleşme kapsamında bu iddiayı davacıya karşı ileri süremeyeceği kaldı ki davalının iddia ettiği taşınmazın emlakçısı Halil Kahramanın tanık olarak beyanında da davalıdan emlakçı ücreti almadığı sadece taşınmaz malikinden ücret aldığı beyan edildiğinden ve sözleşme kapsamında hizmetin verildiği taşınmazın gezilip incelenip görüldüğünden davalının bu savunmaları yerinde olmadığından itibar edilmemiştir.Davacı tarafından asıl alacak yanında talepte bulunduğu işlemiş faiz yönünden takipten önce davalının temerrüdünün gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Dava konusu alacağın sözleşmeye dayalı likit olduğundan ve davalının itirazda haksız olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulune karar vermek gerekmiştir. Bu durumda yukarıdaki açıklamalardan davanın kısmen kabul ve reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya cevaplarını tekrarladığı, fabrika kurmak üzere arsa arayışları olduğunu, şirket genel müdürünün daha önce tanıdığı davalı yetkilisi ile irtibata geçtiğini, davalı çalışanı ......'ın Kayapa bölgesinde dava konusu taşınmaz dışında yerler gösterdiğini, davaya konu taşınmazın önünden geçilirken bu yerin kendi portföyünde olmadığını beyan ettiğini, ancak dosyaya sunulan belgede ise sanki dava konusu yer portföylerindeymiş ve yer gösterme yapılmış gibi belgenin davalıların yanıltılarak imzalatıldığını, bu yere ilişkin davalıların köy muhtarı ile iletişime geçerek yetkili kişi ...'ı bulduklarını, taşınmazın sahibinden.com adlı sitede ... tarafından ilanda olduğunu ve burada zaten görüldüğünü, taşınmazın emlakçı Halil Kahraman aracılığı ile satın alındığını, bu şahsın taşınmazın satımına dair vekaletnamesinin de bulunduğunu, emlakçı ücretinin de bu şahsa ödendiğini, taşınmazın davacı portföyünde olmadığını, davacının ana sözleşmenin kurulmasına aracılık etmediğini, dinlenen tanık beyanlarında da taşınmaza ilişkin yer göstermenin davacı tarafından yapılmadığının sabit olduğunu, davacının kötüniyetli olarak düzenlediği belgeye göre alacaklı kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, simsarlık sözleşmesine konu alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra dosyasında  271.400 TL asıl alacak, 41.400,00 TL kdv ve 1.017,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 272.417,75 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak emlakçılık hizmeti karşılığı 11.500.000,00 TL satış bedelinin %2'si ve kdv gösterildiği anlaşılmaktadır.<br> Taraflar arasındaki 02/11/2021 tarihli gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesinde,  .... Parsel  adresinde kain  sanayi imarlı arsa için ;\" 1 yıl içerisinde şahsım,eşim,usul ve fürum, üçüncü dereceye kadar (bu derecede dahil) kan ve sıhri hısımlarım ile ortağı ve çalışanı olduğum şirket, şirketin ortakları, şirketin ortak olduğu tüzel kişiler satın aldığı takdirde taşınmazların yukarıda yazılı satış bedelinin %2+KDV sine isabet eden bedeli hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği \" açıklama ve şartlarını içerir \" şeklinde olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın davalı şirket  veya ortakları tarafından satın alınması halinde tellal olan davacının satış bedelinin %2 ve KDV ile hak kazandığının düzenlendiği görülmektedir.<br>Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre, 16/11/2021 tarihinde 11.500.000,00 TL bedelle davacı şirket tarafından, tapu malikleri ...'dan satın alındığı görülmektedir.<br>TBK 520 maddesi; \"Simsarlık sözleşmesi simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.\" şeklindedir. <br>Davalı tarafça, sözleşmenin sonradan doldurulduğu savunulmuş ise de; imza, metin yazılmadan önce, tamamen veya kısmen boş kâğıda atılmış olsa da (beyaza imza) geçerlidir. Beyaza imza atan kimse karşı tarafın anlaşmaya uygun olarak daha önceden belirlenen esaslara göre senet metninin oluşturulacağı konusunda bir güvene sahiptir ve senet metnindeki borç kapsamından sorumludur. Bu sorumluluk beyaza imza atan kimsenin sözleşme metnindeki ifadelerin kendi iradesinin ürünü olmadığını ispat yükünü üzerine alması suretiyle tezahür eder. Ancak böyle bir iddia ile senedin hüküm ve kuvveti azalacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 201. maddesi çerçevesinde bu iddianın kesin delille ispat gerekir.  <br>Davalı taraf sözleşmedeki imzasını inkar etmemiş olup davacı tarafça sözleşmenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kesin delillerle ispat edememiştir. Bu nedenle davacının dayandığı, davacı emlakçı ile davalı arasında imzalanan  02/11/2021 tarihli  Gayrimenkul Gösterme Tutanağı ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 520. maddesindeki şartlara uygun geçerli bir simsarlık sözleşmesidir.<br>Ayrıca simsarın mülk sahibi ile bir sözleşmesinin bulunup bulunmamasının alıcı ile yapılan simsarlık sözleşmesinin geçerliliğine etkisi bulunmamaktadır.    <br>Bu anlatımlara göre somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında dava konusu taşınmaza ilişkin simsarlık sözleşmesi bulunduğu, davalının sözleşmedeki imzasına itirazının olmadığı, sözleşmenin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddianın ispat yükünün davalı üzerinde olduğu ve ancak yazılı delil ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafından buna dair dosyaya delil ibraz edilmediği, gelen tapu kayıtlarına göre, taşınmazın simsarlık sözleşmesi sonrası davalı tarafından satın alındığının görüldüğü, buna göre davacının sözleşmeye göre satış bedelinin %2'si ve KDV'ye hak kazandığının anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı, iddia ve savunmalar, tanık anlatımları dikkate alındığında mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmış olup, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.     <br>   <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-)\tDavalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 18.539,33 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 4.634,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.904,50  TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,     <br>3-)\tİstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere,  OYBİRLİĞİYLE karar verildi.04/06/2025<br>   \t  <br>\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Katip ...<br>¸(e-imzalıdır)  <br> \t\t\t\t<br> <br> \t\t\t\t <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00afd1b130cc35a3","SID":"284527895df84d8a"}}