{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: 2.....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/08/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVACI\t: ... -  ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -.....<br>DAVALI\t: ... - .....<br>VEKİLİ\t: Av. ........<br>DAVANIN KONUSU\t: Devir işleminin iptali<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ\t: 15/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 02/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/11/2023<br><br>Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/08/2023 tarih, ...../..... Esas sayılı ara kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'ın dava konusu hisse devrinden önce şirketin büyük ortağı olan müteveffa ..... ..... oğlu ve davalı şirket hisselerini devralan ..... Entegre Organik Tarım ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ'nin hisselerini devir aldığı ..... ..... Süt Teknolojileri Sanayi ve Tarım Makineleri Tekstil Ürünleri ve İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin de ortağı olduğunu, ...'ın ise  Mar Tüketim...AŞ ve müteveffa Kemal Ayhan'ın davalısı olduğu Tahkim Heyeti'nin 2022/1 Esas sayılı kesinleşmiş kararı uyarınca davalı şirket hisselerinin ve müteveffa ..... ..... mal varlığının devredilmesi gereken kişi olduğunu, davalı şirket tarafından ..... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...../..... Esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunulup, şirket hakkında 04/09/2019'dan itibaren geçici mühlet kararı verildiğini, kesin mühlet içerisinde davalı şirket hisselerinin tamamının ..... ..... ..... Tarım ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ'ye devredildiğini ve bu hususun 25/01/2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, devir işleminin hukuka ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, Tahkim Heyeti'nin  2022/1 Esas Sayılı dosyasında  ...'ın üstlendiği 490.000.000 TL'lik edimin 140.000.000 TL'lik kısmının yerine getirildiği hususunda taraflar arasında sulh protokolü imzalandığını, ...'ın 70.000.000 TL bedeli çeşitli finans kaynakları ile ödediğinin kararlaştırılmış olup toplamda 210.000.000 TL edimin müvekkili tarafından yerine getirildiği hususunun sulh protokolü ve Tahkim Heyeti kararı ile kabul edildiğini belirterek öncelikle şirkete yönetim kayyımı atanmasına, davalı şirket hisselerinin ..... ..... ..... Tarım ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ivazsız olarak devri işleminin iptaline, dava konusu hisse devir işleminin iptali halinde müvekkili ...'ın kesinleşmiş tahkim kararı uyarınca ödemeye hazır olduğu 280.000.000 TL'nin depo edilmesi için tevdi yeri ve süre tayin edilerek şirket hisselerinin müvekkile devrine karar verilmesi ile çekişmenin giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirket hisselerini noterde farklı tarihlerde yapılan sözleşmeler ile ..... ..... ..... Tarım ve Süt Ürün. Hay. Gıda İnş. Taah. San. Ve Tic. A.Ş. tarafından iktisap edildiğini, hisse evrinin şirket yönetim kurulunun 20/01/2022 tarihli gayri mevcutsuz toplantısı ile kabul edilip şirket pay defterine işlendiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 25/01/2022 günlü 10502 sayısında ilan edildiğini, davacı yanın şirket devrinin ivazsız olarak gerçekleştiğine ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu,  noter sözleşmelerinde ve yönetim kurulu kararında hisse devir bedellerinin yazılı olduğunu,  davacı tarafından \"Tahkim Heyeti Kararı\" başlıklı kağıtlara dayandırılarak sunulan her türlü iddiayı reddettiklerini, ihtiyati tedbir ve yönetim kayyımı atanması talebinin reddi gerektiğini, yönetim boşluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 15/08/2023 tarihli dilekçesinde özetle; 20/01/2023 tarihli \"İnançlı İşlem Sözleşmesidir\" başlıklı evrak ile \"Zeyilname\" başlıklı evraklardan, dava kapsamında davalı şirket hisselerinin ..... ve ..... ..... tarafından bedelsiz ve muvazaalı olarak devir edildiğinin ispatlandığını, bu durumda HMK md. 390. çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralının da sağlandığını, dilekçe ekinde sunulan \"uzlaşma protokolü\" başlıklı evrakları, davalı şirketin konkordato dosyasında borçlarını yapılandırdıkları şeklinde bir beyanla sunduklarını, ancak evrak içeriklerinde borçların yalnızca ..... şirketine devredilerek davalı şirketin YSSS'ye borçlandırıldığı ve ..... olası bir iflas masası kurulması ihtimaline karşın  en büyük alacaklı konumuna getirilmeye çalışılarak  kaba tabirle şirketin mallarına adeta çökmeye çalışıldığı, tedbiren üç kişilik bir denetim kurulu görevlendirilmesine, bu kurulun davalı şirketin yapmış olduğu tüm tasarrufların dökümünü ve gerekçesini belirli periyotlarla mahkemeye sunmasına, mahkemece bu tasarrufların davalı şirket ile şirketi muvazaalı olarak devralan YSSS yahut YSSS bünyesindeki herhangi başka bir şirket arasında TTK md. 395. kapsamında anonim şirketlerin kendi kendine borçlanma yasağı çerçevesinde olup olmadığı hususunun değerlendirmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince verilen 17/08/2013 tarihli ara karar ile; \"Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davalı şirkete denetçi olarak bağımsız bir denetim kuruluşun atandığı görülmüştür. Eldeki davanın bir sorumluluk davası olmayıp, muvazaalı olduğu iddia olunan  hisse devrinin iptali ve tesciline yönelik dava olması da nazara alındığında iş bu davada  şirket yönetimini izlemek ve değerlendirmek yetkisini elinde bulunduran genel kurul ve bağımsız denetçi haricinde ayrıca bir denetim kurulu görevlendirilmesine ilişkin tedbir kararı verilmesinde uyuşmazlık konusu farklılığı nedeniyle ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı kanaatine ulaşılmakla davacılar vekilinin talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle; Dosyaya ibraz edilen 20/01/2023 tarihli \"inançlı işlem sözleşmesidir\" başlıklı evrak ile \"Zeyilname\" başlıklı diğer evraklarla yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğini, müekkili ile davalı şirketin eski sahibi ve yetkilisi ..... ..... arasında şirketin devri hususunda anlaşma ve kısmen ödeme yapıldığını, buna rağmen ..... ivazsız devrinin geçersiz olduğunu, sözleşme evrakı ve zeyilnameler ile açıkça ortada olduğu üzere ..... ..... bankalar tarafından kredi verilmemesi nedeniyle ..... AŞ, davalı şirketi borca batık halden kurtaracağı ve kredi sağlayacağı taahhüdü ile bankalara ipotek göstermek amacı ile şirketleri ve ..... ..... ait mal varlığını muvazaalı bir şekilde 31/01/2023 tarihine kadar bu taahhütlerini gerçekleştirmek şartı ile devraldığını, ..... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ...../..... E. (yeni esası ...../..... E.) sayılı konkordato dosyasında, davalı şirket tarafından sunulan  davalı şirketin ..... şirketine borçlandırıldığı ve içinin boşaltıldığının ispatı olan uzlaşma protokolleri ile bu durumun ispatlandığını belirterek 17/08/2023 tarihli ara karrın kaldırılmasına, davalı şirkete tedbiren üç kişilik bir denetim kurulu görevlendirilmesine, bu kurulun davalı şirketin yapmış olduğu tüm tasarrufların dökümünü ve gerekçesini belirli periyotlarla ..... herhangi başka bir şirket arasında TTK md. 395 kapsamında anonim şirketlerin kendi kendine borçlanma yasağı çerçevesinde olup olmadığı hususunun değerlendirmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, şirket hisse devir işleminin muvazaalı olduğu iddiasıyla iptali istemine ilişkin olup, ihtiyati tedbir mahiyetinde davalı şirkete üç kişilik denetim kurulu görevlendirilmesi  talep edilmiş mahkemece, talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara yönelik davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> Mahkemece 16/11/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı tarafa hisse devir işleminin taraflarına karşı dava açmak üzere süre verildiği ve davacı ... tarafından açılan davanın niteliği gereği tefrikine karar verildiği, davacı vekilince verilen süre uyarınca ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../..... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davacı vekilince \"HMK 125. maddesinde devir sözleşmesi\" başlıklı ..., ..... ..... ve ... tarafından imzalanan sözleşmenin ibraz edildiği anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK. 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Yine HMK.nın 390/3 maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünde kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. <br>Anonim Şirketler TTK'nun 365. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Somut olayda şirkette organ boşluğu olduğu iddiası bulunmamaktadır. Şirket hisselerinin muvazaalı olarak devir edildiği ve şirket içinin boşaltıldığı iddia edilmektedir. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nun 408/2-b mad. gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir. Mahkemelerce şirket yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı olarak ve zorunlu hallerde yapılması gerekir.<br>Dosya kapsamından; bu aşamada davalı şirketin yönetim organından yoksun kalmasının söz konusu olmadığı, davalı şirketin hisselereninin muvazaalı devri ile içinin boşaltıldığı iddia edilmiş ise de; davanın niteliği, mevcut deliller gözetildiğinde tedbir talebinin kabulü için yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, <br>4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK. 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c10fd975b9666eb1","SID":"a9c1128908fbcbe5"}}