{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2021<br>NUMARASI\t\t:  <br><br>DAVACI\t:  <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/07/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 20/06/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/06/2025<br>Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/11/2021 tarih... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili aleyhine Bursa 8. İcra Müdürlüğünün  ... Esas sayılı dosyası üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla yapılan takibe dayanak teşkil eden genel kredi sözleşmeleri ve limit artırımları belgelerindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, kefaletlerin geçerlilik koşullarını taşımadığını, kamu düzenine ilişkin düzenleme niteliğindeki eş rızasının bulunmadığını, kefalete ilişkin değişiklikliklerin davaya uygulanması gerektiğini, uygulanan temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu, sözleşmeler üzerinden 10 yıl geçtiğinden kefaletin sona erdiğini, kefilin yalnızca imzası bulunan kredi sözleşmesinden sorumlu olacağını, temerrütün oluşmadığı duruma akdi faiz işletileceğini, bu nedenlerle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davacının Bursa 8. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı iddialarını kabul etmediklerini, takibin itirazsız kesinleştiğini ve 2010 yılında başlatıldığını, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, taşınmaz satış aşamasında kötü niyetle davanın açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller uyarınca; alınan grafolog bilirkişi raporunda \"bankacılık hizmetleri sözleşmesi” başlıklı belge aslı üzerinde bulunan \"müşteri/yetkili imzası\" bölümünde “sedat kaya\" adına atfen atılı bulunan imzaların, Sedat Kaya'nın eli ürünü olduğu, bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen 26/10/2021 tarihli ek raporda özetle; davacı ...'nın; 27/07/2018 dava tarihi itibariyle toplam borç tutarının 573.947,64 TL, 14/01/2019 taşınmazların satış tarihi itibariyle borcunun, 603.573,39 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen kök ve ek raporlarda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporların mahkemece hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, davacının, ilgili icra dosyasına dayalı olarak davalı tarafa borcunun devam ettiği/borçlu olduğu tespit edilmekle birlikte davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; kefaletin geçerliliği, uygulanan faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerine takip konusu borcun müvekkiline atfedilen kefalet kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini, alınan raporun yeterli olmadığını, hesap raporuna itirazların dikkate alınmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davaya ilişkin savunmaları tekrarla yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, genel kredi sözleşmesine kefalet nedenine dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.  <br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; davacı, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası üzerinden müteselsil kefalet nedenine dayalı aleyhine yapılan icra takibine konu kefalet sözleşmelerindeki imza ve yazıların eli ürünü olmadığını, kefaletin geçerlilik koşullarını ihtiva etmediği, eş rızasının bulunmadığını, takipten önce ve sonrası için uygulanan temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu, sözleşmeler üzerinden 10 yıl geçtiğinden kefaletin sona erdiğini, borcun kefaletin olduğu sözleşmeden doğup doğmadığının belirsiz olduğunu kefilin yalnızca imzası bulunan kredi sözleşmesinden sorumlu olacağını, temerrütün oluşmadığı duruma hesap kat tarihinden takip tarihine akdi faiz işletileceğini belirterek takipten dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmaz.<br>Buna göre; <br>1- Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davacıdan 60.000,00 TL asıl alacak, 10.136,64 TL faiz, BSMV ve masraf talep edilmektedir. Davacı tarafından ileri sürülen hukuki sebepler kefaletin geçersizliğine, takipte istenen borcun miktarına yönelik borçtan sorumlu olunmadığı nedenine dayalı olduğundan dava başlangıcında alınması gereken peşin harç, asıl alacak yanında takipte talep edilen fer'i alacak kalemleri üzerinden olmalıdır. Dava açılışında davacı tarafından asıl alacak üzerinden peşin harç yatırılmıştır. Mahkemece 10.136,64 TL alacak yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı yana süre verilip, eksik harcın yatırılmaması halinde de, HMK'nın 150. maddesi gereğince işlem yapılması, harç ikmalinin yapılması halinde yargılamaya devam ile sonuca gidilmesi gerekirken, kamu düzenine ilişkin harç ikmali yapılmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bunun yanında, yargılama sırasında davacıya ait taşınmazların satışından elde edilen bedelin davalıya ödendiği ve davanın ödenen miktar yönünden kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünden bu durumun ve varsa davacının başkaca ödemesinin yargılama içerisinde gözetilmesi gerekmektedir. <br>2-Öte yandan, davacı, takip konusu borcun kabul anlamına gelmemek kaydıyla kefaletinin bulunduğu sözleşmelerden kaynaklı olup olmadığının belirsiz olduğu, sorumluluğunun yalnızca imzası bulunan kredi sözleşmesine dayalı borca yönelik olabileceğini ileri sürmüştür.<br>Bu itibarla, dava ve takip konusu kredi alacağı, davacının imzasının bulunduğu kredi  ve artırım sözleşmeleri kapsamında kullandırılmış ise davacının kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu, aksi halde yani dava konusu kredinin davacının kefaletinin bulunmadığı diğer genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılmış olduğunun saptanması halinde ise davacının sorumluluğuna gidilemeyecektir.<br> Mahkemece alınan hesap bilirkişi raporlarında; davacının 05/02/2007 tarihli 15.000,00 TL limitli sözleşme, 18/08/2007, 12/11/2007, 17/04/2008 tarihli limit artırım sözleşmeleri ile birlikte 60.000,00 TL miktarlı kefaletin bulunduğu, takip konusu borcun, davacının kefaletinin bulunmadığı 11/05/2009 tarihli 150.000,00 TL miktarlı genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan 88.385,00 TL borçtan kaynaklandığı, söz konusu bu kredinin eski borçların tasfiyesinde kullanıldığı tespiti yapılmıştır. <br>Bu durumda, mahkemece davacının bu yönlü iddiası ve bilirkişi raporunda yer verilen tespit üzerinde durularak varsa tespit edilen olguya yönelik eksik delillerin toplanması ve belirtilen hukuki izahata göre bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde  karar verilmesi de doğru görülmemiştir. <br>3-Davacı, ....... Şubesi ile asıl borçlu arasında imzalanan 05/02/2007 tarihli genel kredi sözleşmesi, 18/08/2007, 12/11/2007, 17/04/2008 tarihli limit artırım belgelerindeki imza ve yazı inkarında bulunmuştur. Mahkemece imza incelemesine yönelik alınan bilirkişi raporunun bu belgeler üzerindeki imzaların incelenmesine yönelik olmadığı, raporun dava konusu olmayan Garanti Bankası ile davacı arasındaki 19/12/2016 tarihli Bankacılık Hizmet Sözleşmesindeki davacıya atfen atılı imzaya yönelik tanzim edildiği görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu olmayan belge üzerindeki imza incelemesine yönelik raporun hükme esas alınması da doğru görülmemiştir.<br>4-Kabule göre de; 6098 sayılı TBK'nun 589/1. md. gereği kefil, kefalet limiti ve kendi temerrütünün sonuçlarından sorumludur. Kefil asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Müteselsil kefilin ödenmeyen kredi borçları sebebiyle temerrüt faizinden sorumluluğu TTK'nın 7/1 maddesi gereği ihtarnamenin kefil/davalıya usulüne uygun tebliği ile mümkündür. Bu halde ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar.<br>Bu kapsamda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının takip tarihi itibariyle 60.000,00 TL asıl alacak, 3.206,64 TL işlemiş faiz, BSMV ve masraf borcu hesaplandığı takipte ise, davacıdan 60.000,00 TL asıl alacak, 10.136,64 TL faiz, BSMV ve masraf talep edildiği gözetildiğinde fer'i alacak istemleri yönünden takipte fazla talebin bulunmasına rağmen mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. <br>Belirtilen kaldırma sebepleri karşısında mahkemece yapılacak iş, davada alınması gereken peşin harca yönelik (1) nolu bentte açıklanan hususlar gözetilerek menfi tespit ve istirdata konu edilen/edilecek miktarlar üzerinden harç ikmalinin yapılmasına yönelik usuli sürecin işletilmesi, sonrasında (2) nolu bentte açıklanan hukuki sebepler gözetilerek varsa eksik deliller ile taraf iddia ve savunmaları gözetilerek değerlendirme yapılması, bu değerlendirme sonucuna göre imza incelemesi ihtiyacının hasıl olması halinde dava konusu belgeler üzerine imza incelemesinin gerçekleştirilmesi, yazı işleri müdürlüğü kasasına alındığı anlaşılan belge suretlerinin denetim için dosya içerisinde bulundurulması, imza incelemesi sonucuna göre ise, takip tarihi itibariyle istenebilecek miktar gözetilerek sonuca gidilmesinden ibarettir. <br>Açıklanan bu nedenlerle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/11/2021 tarih, ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, <br>4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine, <br><br>5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,  <br>6-Harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.<br><br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Katip ...<br>¸(e-imzalıdır)  <br> \t\t\t\t<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"298a1d9b5fa738a0","SID":"623775f25012d99b"}}