{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br><br>ESAS NO:2014/431 Esas<br>KARAR NO:2025/457<br><br>DAVA:Tazminat<br>DAVA TARİHİ:14/11/2008<br>KARAR TARİHİ:12/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışına ihraç ettiği emtiaların davalılardan ... ... Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı aracın Pendik/İstanbul dan Trieste/İtalya seferi için diğer davalıya ait ... ... adlı ...-... gemisine yüklendiğini, 06/02/2008 tarihinde davalı taşıyıcıların kusur ve ihmali neticesinde mallarının tamamen zayi olduğunu, müvekkilinin nakliye ücreti, navlun ve benzeri masraflarda bulunduğunu, ayrıca Alman firmasına ulaşmayan ürünler nedeni ile ceza şartı tazminatı da ödediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00.YTL nin davalılardan  müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... Nak Tur. Güm. Dış Tic. Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taleplerin muhatabının müvekkili olmadığını, davacı tarafın yüklerini sigorta ettirmesi halinde sigorta eden şirkete yahut diğer davalıya husumet yöneltmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine öncelikle husumet yokluğu nedeni ile reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, müvekkiline ait ... ... isimli ...-... gemisinin 03/02/2008 getarihinde hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertedeki kamyonlardan birinde başlayan yangının 10 dakika gibi bir süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve gemideki tüm yüklerin tamamen zayi olduğunu,  dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın  ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğun 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu,  taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını beyanla hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise alacakların  Sınırlama Fonu tesis edilerek fondon tahsiline davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizde açılan işbu davanın , ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı Görevsizlik kararı ile açıldığı anlaşılmıştır.<br>Dava, davacı tarafından ihraç edilen emtianın davalılardan ... Nak. Tur. Ve Gümrükleme Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen cmr belgesi kapsamında ... plakalı araçlar içerisinde ... ... gemisine yüklenerek taşınması esnasında Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacıya ait emtianın  yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın rücuen tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın davacıya ait yükün zayi olmasına sebebiyet veren yangın hadisesi bakımından davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalının TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanıp yararlanamayacağı ile neticede varsa davalının sorumlu olduğu davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. <br>Davacının yük satıcısı olarak aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, davalıların dosyada bulunan 08/.../.../... numaralı konşimento kayıtlarına göre pasif husumet ehliyetine haiz oldukları anlaşılmıştır. <br>... ... isimli ...-... gemisinde 06/02/2008 tarihinde meydana gelen yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri,  yük ilgilileri ve araç ile yük sigorta poliçesi tanzim eden sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanı ve donatan ile birlikte  taşıyıcılara karşı mahkememizde davalar açılmış olup, uygulama birliği olması açısından ve yargılamanın ekonomikliği ilkesi gereği, davalı gemi donatanının sorumluluğunun tespiti için, mahkememizde açılmış olan davalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilmiş, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden davalı gemi donatanının yararlanıp yararlanamayacağı buna göre de davalı donatanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin verilecek karar, HMK 165. Maddesi gereğince bekletici mesele yapılmıştır. <br>Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş;  Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18/07/2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulması akabinde 2016/94 Esas sayılı dosya  üzerinden mahkemece  Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/10/2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;\"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir.\" gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş;  Mahkemece bu aşamadan sonra 2019/211 Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alınarak,  17/03/2021 tarihli karar ile; \"... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince  sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı\" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.<br> İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; \"... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca  dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının  denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü,  taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da  değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği\" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra ...  Esas 2024/294  Karar sayılı ilamı ile  Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak, davalı gemi donatanının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bu açıklamalara göre; bekletici mesele yapılan mahkememizin  ... (ilk esas ...)  Esas  sayılı dosyasında;  Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı gereği,   ... ... gemisinde çıkan yangın olayında davalılardan gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olup, eldeki uyuşmazlık bakımından  dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre  davalıların sorumluluğunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 135,00.TL'nin mahsubu ile bakiye 480,40.TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,<br>3-Davalılar vekilleri için takdir edilen 10.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2025<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f49656338f652ffc","SID":"d56adc3a971a540c"}}