{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                               K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2022 tarih ve 2022/18 E. - 2022/314 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı Şirketin 2020/53535 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkili tarafından adına tescilli \"...\" ve \"...\" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvurudaki \"...\" ibaresinin İngilizce olup dilimizde \"..., deri\" anlamlarına geldiğini, davalı markası kapsamındaki malların ... ve deriye yönelik olduğu yönünde algı yaratacağını, bu kapsamda tanımlayıcı olarak görülmesi gerektiğini, davalı başvurusunun esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, müvekkili markalarında ise \"...\" esas unsurunun yer aldığını, \"...\" ibaresinin de esasen İngilizce bir kelime olup telaffuzunun \"...\" şeklinde olacağını, anlamsal yönden de anılan ibarenin Türkçe karşılığının \"...\" ibaresi olduğunu, taraf markalarının kapsamlarının aynı bulunduğunu, markaların ilgili ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılabilecek kadar benzer olduğunu, Kurum nezdinde daha evvel \"...\" markalarına yönelik itirazlarının kabul edildiğini, yine Yüksek Mahkemenin de emsal nitelikte kararları olduğunu, müvekkili markalarının tanınır bulunduğunu, bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-9373 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığını, taraf şirketlerin müşteri profillerinin de farklı olduğunu, \"...\" kelimesinin bitkiler ile ilgili bir ön ek olup, birçok markada kullanıldığını, bu nedenle ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, ayırt ediciliği düşük ibarelere yapılan bazı küçük eklemelerin dahi bu ibareleri birbirlerinden farklılaştırdığını, markaların ana unsurlarının \"......\" ibareleri değil, tüm birleşik kelime unsurları olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, müvekkili başvurusunun kötü niyetli de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2020/53535 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan 05. sınıf malların tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki mallar ile aynı ya da benzer olduğu, ancak marka işaretleri arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, somut olayda SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğu iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.          <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkili markalarını oluşturan \"...\" ibaresi ile dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan \"...\" ibareleri arasında çok ciddi bir benzerlik bulunduğunu, \"...\" ibaresinin, \"...\" ibaresinin yazılımı niteliğinde olduğunu, davalı markasında yer alan \"...\" ibaresinin \"...\" anlamına geldiğini ve başvuru kapsamındaki mallar yönünden ayırt edici nitelikten yoksun bulunduğunu, bu ibarenin dava konusu başvuruyu farklılaştırmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere \"...\"  ibaresi bitki anlamına gelse bile ortalama bir tüketicinin bu kelimeyi, belirtilen anlamıyla bilmediğini, bu haliyle \"...\" ibaresinin hiçbir şekilde tüketiciler nezdinde ayırt ediciliği düşük bir marka olarak addedilemeyeceğini, davalı markasının kapsamında ortalama tüketicilere hitap eden ve çocuklar tarafından bile rahatlıkla temin edilebilen mallar bulunduğunu, müvekkili markalarının yıllardır yaygın ve yoğun bir biçimde kullanıldığını ve bunun neticesinde her halükarda SMK'nın 5/2 maddesi bağlamında ayırt edicilik kazandığını, tüketici nezdinde markaların karıştırılacağını, davalının markasının müvekkilinden ayrı ve  bağımsız bir marka olarak değil, tam aksine müvekkili markalarının yeni bir versiyonu, devamı ve seri markası gibi algılanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava,YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirketin 22.05.2020 tarihinde 2020/53535 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 05. sınıf malların yer aldığı, davacının \".......\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, bu karara yönelik davacı itirazının da YİDK'in 15.11.2021 tarih,..... sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 17.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere dava konusu başvurunun kapsamındaki 05. sınıf malların tamamı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında aynen yer aldığından, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir.    <br>\tTaraf markalarındaki işaretlerin benzerliğine gelince; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı şirketin \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"......\" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira, dava konusu başvuruda yer verilen \"...\" ibaresinin, \"..., deri\" anlamlarına geldiği ve bu anlamının yaygın olarak bilindiği, bu anlamı itibariyle anılan ibarenin, başvuru kapsamındaki mallar yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bunun dışında başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin ise \"...\" ibaresinin, İngilizce yazımı olduğu, dolayısıyla davacı markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin İngilizce karşılığının, dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturduğu, \"...\" ibaresinin anlamının ise yaygın olarak bilinmemesi nedeniyle bu kelimenin ortaklığının taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet vereceği, ilgili tüketicilerin dava konusu başvuruyu gördüklerinde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarih ve 2023/452 E.-2024/3711 K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 21.02.2024 tarih ve 2022/4960 E.-2024/1359 K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 20.10.2020 tarih ve 2020/614-4248 E.-K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 08.05.2019 tarih ve 2018/1801 E.-2019/3504 K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin davacı markalarıyla benzer bulunduğu anlaşılmış, SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının oluştuğu sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü ise isabetli bulunmamıştır.           <br>Bu itibarla, taraf markaları arasında iltibas bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2022 Tarih ve 2022/18 Esas - 2022/314 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-DAVANIN KABULÜ ile YİDK'in 15.11.2021 tarih, 2021-M-9373 sayılı kararının İPTALİNE,<br>\t3-Dava konusu 2020/53535 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.600,00.TL bilirkişi ücreti, 174,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harıc, 63,00.TL tebligat ve posta giderleri toplamı 3.329‬,00.TL yargılama giderine 80,70.TL peşin harç, 80,70.TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 3.490,4‬0 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı Şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, <br>\t8-Davalı ... tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.  <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025\t\t<br><br><br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37b7b9f2ac941a8b","SID":"8b52b260cc45966b"}}