{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2023<br>NUMARASI\t\t.....<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2023 Tarih ve 2022/266 Esas - 2023/54 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2015/92169 ve 2012/19824 sayılı \"...\" ibareli markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2021/056614 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkili ve davalı Şirket tarafından bu karara yapılan itirazların ise YİDK tarafından reddedildiğini, anılan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın derecede benzer bulunduğunu, karşılaştırılan markalar arasında sadece \"T\" harfinin farklı olduğunu, dava konusu başvuruda yer verilen \"...\" ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, taraf markalarında geçen \".......\" ibarelerinin kendi başlarına anlamı olmayan ibareler olduğunu ve bu yüzden kavramsal açıdan da karıştırılma ihtimallerinin yüksek bulunduğunu, karşılaştırılan markaların kapsadıkları mal ve hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin bilinç/dikkat seviylerinin yüksek olmadığını, ayrıca taraf markaları arasındaki yüksek benzerliğin, emtia arasındaki düşük benzerlikle dengelendiğinin kabulünün gerektiğini, müvekkilinin hem ticaret unvanı hem de markası olan \"...\" ibaresinin ve bu tanınmış markaya dayanan seri markalarının ayırt edicilik düzeylerinin yüksek olduğunu, bu nedenle dava konusu edilen markanın ortalama tüketici nezdinde müvekkilinın seri ve tanınmış markalarının sulandırılmasına yol açacak nitelikte bulunduğunu, bu markanın tescili halinde davalı tarafça haksız bir şekilde müvekkili şirketin ticari itibarından yararlanılacağını, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-5250 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının itirazına mesnet 2012/19824 sayılı markanın kullanıldığının ispat edilemediğini, itiraza mesnet diğer davacı markası ile dava konusu başvuru arasında, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, davacının itirazı üzerine müvekkili marka başvurusunun kapsamından 01. sınıf malların çıkartıldığını, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ise taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının itirazına mesnet 2012/19824 sayılı markanın kullanıldığının ispat edilemediğini, dolayısıyla davacının bu markasına dayalı olarak SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağını, davacı markalarının tanınmış olduğunun söylenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının itirazına mesnet 2012/19824 sayılı markanın tescil tarihi itibariyle kullanmama define tabi bulunduğu, 2015/92169 sayılı markanın ise kullanım ispatına tabi olmadığı, davacının 2012/19824 sayılı markasının kullanıldığı ispat edilemediğinden bu markanın, gerek YİDK kararının iptali, gerekse hükümsüzlük talepli davalar kapsamında SMK'nın 6/1 hükmüne esas bir korumadan yararlanamayacağı, dava konusu başvuru ile davacının 2015/92169 sayılı markasının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğu, davalının markasının kapsamında kalan 31. sınıftaki \"İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri\" malları ve 44. sınıftaki \"Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler\" yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, anılan mal ve hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve ticaret unvanına dayalı hak iddialarının, davalı markasının tesciline bir engelinin olmayacağı, davacının kötü niyet iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 05.05.2022 tarih 2022-M-5250 sayılı kararının, 31. sınıftaki \"İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri \" ve 44. sınıftaki \"Tarım, bahçecilik ve ormancılık ile ilgili hizmetler\" yönünden iptaline, davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>          <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, müvekkilinin önceki tarihli markalarının varlığı sebebiyle söz konusu markayı, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılamaları riskinin söz konusu olacağını, bu nedenle başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde bulunmadığını, davanın reddine karar verilen mal ve hizmetler yönünden yapılan iltibas değerlendirmesinin, marka hukukuna aykırı olduğunu, mahkeme kararında açıkça taraf markalarının kısmen redde konu mal ve hizmet sınıfları bakımından da benzer alıcı çevresine hitap ettiği, benzer ihtiyaçları giderdiği, son kullanıcılarının ve hedeflenen tüketici profillerinin aynı bulunduğu, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin de aynı olduğu, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunduğu tespit edilmesine rağmen söz konusu sınıflar bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı sonucuna varılmasının, kararı kendi içerisinde çelişkili kıldığı gibi yeterli gerekçeyi de içermediğini, müvekkili delilleri toplanmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>\tDavalı ... vekili, mahkeme kararında, davanın kabulüne karar verilen 31. ve 44. sınıftaki mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici/alıcı kesiminin dikkat ve özen seviyelerinin düşük olmadığının açıkça belirtildiğini, bu husus da dikkate alındığında taraf markaları arasında, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesinin ya da markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine  karar verilmesini istemiştir.   <br>\tDavalı Şirket vekili, mahkemece, davanın kabulüne karar verilen mal ve hizmetler yönünden davacı markalarının ciddi bir kullanımının olup olmadığının incelenmediğini ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, davacı tarafından davaya dayanak gösterilen markaların, kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler yönünden ciddi bir şekilde kullanılmadığını, bu konuda hiçbir somut delil sunulmadığını, müvekkiline ait başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, markaların tescilli bulunduğu sınıflar ve hitap ettiği müşteri kitlelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, dava dilekçesinde, markanın hükümsüzlüğü talep edilmiş olup, mahkemece bu konuda karar verilmediğini, bu nedenle mahkeme kararının eksik kaldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırımasını ve davanın tümden reddine  karar verilmesini istemiştir.<br> <br>GEREKÇE\t: 1-Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirket tarafından sunulan davaya cevap dilekçesi süresinde olmadığı gibi bu dilekçede, davaya dayanak 2012/19824 sayılı markanın kullanılmadığının savunulduğu, bunun dışında hükümsüzlük davası yönünden davacının 2015/92169 sayılı markasına karşı usulüne uygun bir kullanmama definin bulunulmadığı, davacıya ait 2012/19824 sayılı markasına karşı hem marka başvuru aşamasında hem de işbu davada kullanmama definde bulunulmasına rağmen, davacının anılan markasını kullandığını ispat edemediği, dolayısıyla söz konusu markanın, SMK'nın 6/1 maddesi yönünden yapılacak bir değerlendirmede dikkate alınmasının mümkün olmadığı, \"... ...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2015/92161 sayılı \"...\" ibareli marka arasında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 31. sınıftaki \"İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri\" malları ile 44. sınıftaki \"Tarım, bahçecilik ve ormancılık ile ilgili hizmetler\" yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markasını oluşturan \"...\" ibaresi ile dava konusu başvurunun asli unsurunu teşkil eden \"...\" ibaresi arasında yüksek derecede benzerlik olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, bunun dışında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin şart gerçekleşmediğinden, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğunun söylenemeyeceği, davacının tüm talepleri hakkında mahkemece hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.\t<br>\t2-YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, mahkemece YİDK kararının hukuka uygunluğu denetleneceğinden, dava konusu edilen YİDK kararında tartışılmayan hususların, böyle bir davada tartışılması mümkün değildir. Somut olayda da, dava konusu başvuru, 01,29,31 ve 44. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için yapılmış olup, davacı tarafın marka yayıma itiraz formunda açıkça 01,29 ve 31. sınıfta yer alan mallar açısından başvuruya itiraz edildiği belirtilmiştir. Nitekim itiraz dilekçesinin içeriğinde de, 01,29 ve 31. sınıf mallar yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiğine ilişkin açıklamalara yer verilmiş, 44. sınıf hizmetler yönünden ise bir değerlendirme yapılmamıştır. Yine marka yayımına itirazın yeniden incelenmesi formunun sonuç kısmında da, 01. sınıftaki mallar, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvuru kapsamından çıkarıldığından, başvurunun yalnızca 29 ve 31. sınıf mallar için reddedilmesi talep edilmiştir. Bu durumda, YİDK kararının iptali davası yönünden 44. sınıf hizmetler dava konusu olmayıp, ilk derece mahkemesince bu hizmetler yönünden de YİDK kararının iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalılar vekillerinin istinaf başvuruları bu yönden haklı görülmüştür. <br>\t HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2023 Tarih ve 2022/266 Esas - 2023/54 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 05.05.2022 tarih, 2022-M-5250 sayılı kararının, 31. sınıfta yer alan \"İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri \" yönünden KISMEN İPTALİNE, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>\t4-Dava konusu 2021/056614 sayılı markanın, kapsamında yer alan 31. sınıftaki \"İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri\" malları ve 44. sınıftaki \"Tarım, bahçecilik ve ormancılık ile ilgili hizmetler\" yönünden KISMEN  HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, marka hükümsüzlüğüne yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,0‬0.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.100,00-TL bilirkişi ücreti, 190,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 144,50-TL tebligat ve posta gideri toplamından oluşan 3.434,5‬0-TL yargılama giderinin,  davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.717,25‬-TL'ye 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.878,65‬-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı ...tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 246,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... Kurumuna verilmesine, bakiyesinin davalı ...üzerinde bırakılmasına,<br>\t10-Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 74,50-TL posta gideri ve 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 566,5‬0-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 283,25‬-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı Şirkete verilmesine, bakiyesinin davalı Şirket üzerinde bırakılmasına,<br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t12-Davalı ...ile davalı Şirketten ayrı ayrı peşin olarak alınan 179,90.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara iadesine,<br>\t13-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, \t<br>\t14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025 <br>\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62aba715546f60aa","SID":"896e78060e3dc303"}}