{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1693 Esas<br>KARAR NO:2025/840<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/05/2024<br>NUMARASI:2015/41 Esas, 2024/316 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)|İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine sigortalı işyerinde 09.05.2014 tarihinde meydana gelen yangın sonucunda hasar oluştuğunu,  sigorta eksperi tarafından hasar mahallinde yapılan teknik ve mali incelemeler neticesinde (makine-tesisat, emtia, demirbaş, dekorasyon, enkaz kaldırma, iş durması) sigortalının uğradığı hasar meblağının belirlenerek sigortalısına 26.06.2014 tarihinde toplam 666.629,73-TL sigorta tazminatı ödendiğini, 26.06.2014 tarihinde sigortalı ...'ya ödenen 666.629,73-TL sigorta tazminat bedelinin 666.629,73-TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 5.365,00-TL faiz olmak üzere toplam 671.994,73-TL tazminat bedelinin TTK.' nın 1472 hükmü gereğince rücuen tazmini için ... ile birlikte yangının meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğu bulunan bina malikleri diğer davalılar aleyhine ... Sayılı dosya ile icra takibine girişildiğini, sözü edilen takibe karşı davalı/borçlular tarafından itiraz edildiği ve icra takibi durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalılar ..., ..., ...,..., ... vekili 09/02/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davaya konu icra takibinin dayanaklarının ödeme emri ekinde gönderilmediğini, davacının icra dosyasındaki tebligatları yasaya uygun şekilde tamamlamadan açtığı bu davanın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilleri adına huzurdaki dava dosyasından gönderilen tebligatların da davacı tarafın yanlış ve hayali adresler bildirmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, tebligatlara tesadüfen ulaşıldığını, zira tüm müvekkillerin adresi olarak gösterilen adresin hiçbirinin müvekkilin adresi olmadığını, takibe vekil aracılığıyla itiraz edildiği halde vekil yerine asillere, üstelik yanlış adres beyan edilerek, tebligat gönderilmesine yönelinmesinin davacının iyiniyetli hareket etmediğini gösterdiğini, müvekkillerin hiçbir borcunun olmadığını, sigorta poliçesinden dolayı sigortalısına ödeme yaptığını ve alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın alacak talebinin her yönden yasal dayanaktan yoksun olduğunu, taşınmazın müteahhit ... Ltd. Şti. unvanlı firmanın fiili kullanım ve tasarrufunda olup sigortalının kira ilişkisinin de müvekkilleri ile değil sözkonusu müteahhit firma ile olduğundan müvekkillerine dava yöneltilmesinin haksız ve yersiz olduğunu, söz konusu yangın nedeniyle ve bina ve meskenlerdeki hasarlar nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin olarak müvekkillerinin davacıdan ve sigortalısından alacak hakları olduğunu ve müvekkillerinin bu haklarının saklı olduğunu, yangın olayında müvekkillerin hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığını, gerekli tedbirleri almayan davacının sigortalısının tamamen kusurlu olduğunu,  bu nedenlerle de müvekkilleri açısından davanın reddine karar verilmesini, alacak iddiasında bulunan davacı tarafın daha önce iki kez yangın geçirmiş sigortalıya bu tür bir geçmişi bulunmasına, yasal mevzuata ve işyeri güvenlik ilkelerine uymamasına ve işyeri çalışma ruhsatı olmamasına rağmen sigorta işlemi yapması ve sigortalının iddia ve talep ettiği zararın ve zarar kalemlerinin gerçek olup olmadığını yeterli ölçüde irdelemeden ödeme yapması ve kusurlu olan sigortalısına yaptığı hatalı ödemeyi yangının mağduru olan müvekkillerine haksız biçimde yansıtmaya çalışmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, açılan davanın bu yönden de haksız olduğunu belirterek davanın reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...ŞTİ. cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ve ... Bağcılar/İstanbul adresinde bulunan gayrimenkulleri ... Tekstile kiraya verdiğini, bu yerlerin Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine göre şirkete düşen ancak tapuları henüz alamadıkları mülkleri olduğunu, yangın mahallinde bulunan gayrimenkullerin tümünün ve yangında zarar görmüş olan dükkan ve depoların yaklaşık 7-8 yıl kadar önce müteahhit tarafından bihakkın tamamlanmış ve sahiplerine teslim edildiğini, gayrimenkulde daireler, depolu dükkânlar bulunduğunu, ayrıca ayrı gayrimenkulün Otopark-Sığınağının da olduğunu, Yangının meydana geldiği blokun Elektrik temininin trafodan direkt olarak yapıldığını, ayrıca yangın gününe kadar elektrikle ilgili bir sıkıntı meydana gelmediği gibi şikâyet de alınmadığını, hatta bu tarihe kadar elektrik arızası dahi meydana gelmediğini, yangının kesinlikle ... kaynaklı, ... Kusuru ve ihmalinden olduğunu, birinci muhatap ve sorumlunun, kaldırım çalışması sonrasında muhtemelen arızaların kablodan binalara elektrik veren ..., daha sonra ise iki kez yangının çıktığı panoda değişiklik yapan, gün içerisinde elektrikler 7-8 kez sık aralıklarla gidip gelmesine rağmen sigortaları kapatmadan dükkânı kapatan ve her iki yangının da bu panodan çıkması nedeniyle dükkana ait elektrik panosunda değişiklik yapan-yaptıran ... Halı - ... ile kaldırım kotunu düşürttüren muhtemel kablolara arızaya sebebiyet veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunu belirterek davanın reddini, haksız ve kötü niyetle icra takibi yaptıklarından taraflarına icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ve ... Bağcılar İstanbul adresinde bulunan gayrimenkullerle hiçbir ilgisinin olmadığını, gayrimenkullerin maliki olduğu iddialarını kabul etmediğini, bu sebeple de herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, davanın tarafına yöneltilmiş olması ve tarafınca sorumluluk sahibi gibi gösterilmiş olmasının tamamen yanıltıcı olduğunu, birinci muhatap ve sorumlunun ... olduğunu, daha sonra ise zarar gördüğünü beyan eden kiracılar (...- ...) ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin olduğunu belirterek davanın reddini, tarafına icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ vekilinin 25/02/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; işbu dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın davasının somut bir delile dayanmadığını, davacı tarafından dava konusu yangının, müvekkili şirketin yeterli derinlikte ve yönetmeliklere uygun olmayacak şekilde enerji nakil hattı döşemesinden kaynaklandığını iddia edilmiş ise de, söz konu iddiasını somut bir delile dayandıramadığını, somut bir dayanak olmadığı halde, varsayımların ve tesadüfler üzerinden hareket edilerek huzura getirildiğini, davacı sigortacının, dava dışı sigortalıya ödeme yaparken, dava dışı sigortalının zararın büyümesi hususundaki kusurunu dikkate almadığını, müvekkili şirketin, dava konusu zararın tazmini hususunda sorumlu olduğu düşünülse dahi, bilirkişi marifetiyle yapılacak kusur incelemesi esnasında, dava dışı sigortalının zararın meydana gelmesi/büyümesi hususundaki kusurunun araştırılması gerektiğini, dava konusu olayla ilgili olarak davacı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete tazmin için bir başvuru yapılmadığını, söz konusu hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinden kaynaklanmadığının tespit edildiğini, meydana gelen hasarda müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, sigorta şirketinin açtığı rücu davasının, hukuki niteliğinin tazminat davası olması sebebiyle davacı sigorta şirketinin müvekkili şirketin kusurlu olduğunu ve zarar miktarını ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, bunun yanında davacı şirketin ekspertiz raporunun tek taraflı hazırlandığını, müvekkili şirkete yükletilebilecek bir sorumluluk doğarsa, müvekkili şirket, hasardan ancak kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafın, takibe koyduğu miktarın ne kadarından müvekkili şirketin, ne kadarından diğer davalıların sorumlu olduğu hususunu belirtmediğini, buna karşılık, davacı taraf, kusur oranlarının tespiti vs yönlerden yargılamayı gerektiren ve dolayısıyla likit olmayan dava konusu bedelin %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; 09/05/2014 tarihinde meydana gelen yangın olayında; davalı ... ın %100 oranında kusurlu olduğu, bina maliklerine yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen 666.994,73-TL nin gerçekleşen hasar durumuna göre kadru maruf olduğu, davacının 26/06/2014 tarihinde bu bedeli sigortalısına ödediği, ödeme tarihinden takip tarihi 22/07/2014 tarihine kadar işlemiş faizin 5.365-TL olduğu, alacağın likit olmadığı mahkemece hesaplandığı bu nedenle davacının %20 tazminat talebinin reddi gerektiği, davalılar ... ve ... şirketinin bina maliki olmadıkları, bu sebep ile kendilerine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalı ... yönünden itirazın iptaline, takibin ... açısından 671.994,73-TL üzerinden devamına, Asıl alacak 666.629,73-TL ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, %20 tazminat talebinin reddine, ... ve ... Ltd aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... Mirasçıları; ...,... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili, davalı ... Anonim Şirketi vekili ile ihbar olunan ... AŞ tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi durumunda davalı lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin maktu vekâlet ücreti olması gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 4. fıkrasına göre; maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağını, Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucu yukarıda adı verilen davalılar adına açılan dava tamamen reddolunduğunu, o halde davalılar lehine ancak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 100.079,26 TL nispi vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu,Mahkeme tarafından davalılar hakkında verilen red kararının hatalı olduğunu, her halükarda davanın reddine dair verilen hükmün kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf nedenleri olarak; dosya kapsamında alınan Bilirkişi Raporlarının dava konusu ihtilafı çözmeye elverişli ve denetime uygun olmadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları ve HMK 281.madde uyarınca konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden yerel mahkeme tarafından rapor aldırılması gerekirken yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olup hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece ''aynı olay kapsamında bir başka sigorta şirketinin açmış olduğu davanın İstanbul Bam 45 Hukuk Dairesinin 2020/1304 E. , 2023/294 K sayılı kararıyla ... ve şirketi bakımından husumetten reddine, davanın müvekkil şirket yönünden kabulüne karar verildiğini'' ve bu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle istinafa konu bu kararın verildiğini belirttiğini, ancak verilen bu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olması sebebiyle istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, ilgili davalıların dava konusu hasardan kusursuz sorumlu olduğunu, sorumluluk zincirinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ilgili istinaf kararının temyiz sınırının altında kaldığından Yargıtay incelemesinden geçmediğinden ilgili BAM kararının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, yine işbu dosya kapsamında alınan Bilirkişi raporuna göre diğer davalılar ... ve ... hakkında %30 kusur belirlendiği halde, yerel mahkemece ilgili BAM kararı esas alınarak tüm zarardan müvekkili şirketi sorumlu tutulduğunu, bu bakımdan ilgili BAM dosyasında alınan Bilirkişi raporu ile işbu dosya kapsamında alınan Bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğu halde bu çelişkiler giderilmeksizin karar verildiğini, dava konusu hasarın mülkiyeti ve sorumluluğunun davacıya ait tesisatta davacı tarafın kusuru ile meydana geldiğini, yangının dava dışı sigortalıya ait elektrik panosunda meydana geldiğini, yangının müvekkili şirkete ait tesislerde herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgelerden yangının çıkışına, dava dışı sigortalının kullanımında bulunan tesisatın sebebiyet verdiği ( ki yangın doğrudan dava dışı sigortalının panosunda meydana gelmiştir.) ve mevzuat hükümleri gereği bulunması gereken Kaçak Akım Rölesinin elektrik panosunda görevini ifa edecek şekilde bulunmaması sebebiyle dava konusu edilen zararın ortaya çıktığı sabitken müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan rapor incelendiğinde dava dışı sigortalıya ait tesisatta Kaçak Akım Rölesi bulunsaydı dava konusu zararın meydana gelmeyeceğinin açıkça belirtildiğini, müvekkili şirkete ait tesislerin mevzuat hükümlerine uygun şekilde tesis edildiğini, yangının meydana gelmesinde herhangi bir etkisinin bulunmadığını,Yerel mahkemece müvekkili şirket tesisinin ilk yapımına ilişkin bilgi, belge ve kayıtların getirtilmesi gerektiği gibi sonradan İBB tarafından yapılan müdahaleye ilişkin işlemlere ait bilgi, belge ve kayıtların getirtilerek kusur incelemesi yapılması gerektiğini, zira bilirkişi ek raporunda kabloların 30-35 cm derinlikte olduğu iddia edilmiş olup İBB çalışması neticesinde alçalan kot mesafesi ile toplandığında derinliğin mevzuata uygun olduğunu, Bilirkişi kök ve ek raporlarında dosyada mevcut olan yangın raporu ve davacı sigorta şirketi tarafından tek taraflı düzenlenmiş ekspertiz raporunda belirtilen hasar incelemesiyle bağlı kalındığını, kendilerinden beklenen incelemenin yapılmadığını, iddia edilenin aksine müvekkili şirketin sorumluluğunun sayaçlarda dâhil olmak üzere kofra kutusuna kadar olduğunu, sayaçların bağlı olduğu pano ve iç tesisat kullanıcının kendi mülkiyetinde olduğunu, davaya konu yangın olayına sebebiyet veren elektrik panosunda meydana gelen arızanın, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 4. Maddesinin 34. Maddesinde belirtildiği üzere, müşterinin dağıtım sistemine bağlandığı bağlantı noktasına kadar, mülkiyeti ve sorumluluğunun müşteride olan irtibat hattı ve bina iç tesisatı arızasından kaynaklandığını, dosya kapsamında alınan kök raporda, dava konusu talebe itirazları göz ardı edilerek maddi tazminata tarafların itiraz etmediğinin belirtilmesinin yine tüm itirazlarına rağmen ek bilirkişi raporunda da talep konusu meblağa ve meblağı içeren kalemlere ilişkin inceleme yapılmamasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece taraflarına atfedilen kusuru kabul etmemekle birlikte; raporun tanziminde esas alınan esas ekspertiz raporundaki hasar kalemlerinin davacı yan defter ve faturaları gibi kayıtları incelenmeden, piyasa değeri araştırılmaksızın ve yıpranma payları düşülmeksizin ekspertiz raporundaki bedelin doğrudan kabul edilmesinin kabul edilemeyeceğini, dava konusu edilen ve bilirkişi raporlarında açıkça hesaplanmaktan imtina edilen hasar kalemlerinin hiç birisinin ispatlanamadığını ve tekniğine uygun şekilde de hesaplanmadığını,Eksper raporunda, dava dilekçesinde ve bilirkişi raporlarında dile getirilen tüm meblağların fahiş mahiyette olduğunu, söz konusu kalemlerin ispatlanabilmeleri, gerçek hasarın tespiti için tekniğine uygun şekilde hesaplanması gerektiğini, hesaplama yönünden açıkça eksik olan bilirkişi raporunun reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan vekili istinaf nedenleri olarak; dava konusu yerde sonradan ilave edilen tesisat ve elektrik panosu ile kaçak akım rölesinin bulunmaması yönünden davacının sigortalısı ... (...)’nın kusurlu olduğu huzurdaki dava dosyasında mevcut tanık beyanları ile ispat edildiğini, Mahkeme hükmünün, yangının başladığı elektrik panosunun davacının sigortalısı ... (çimen halı)’nın tarafından sonradan yaptırıldığı gerçeğini görmezden gelerek oluşturulduğunu, benzer şekilde, istanbul 9 ATM’nin 2014/1318 E. – 2019/245 K. sayılı dosyasında verilen 20.02.2019 tarihli kararı da huzurdaki davanın davacısının sigortalısı ... (... Halı)’nın sözü geçen kusuru dikkate alınmadan oluşturulduğundan huzurdaki dava yönünden hükme esas olamayacağını, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’nin 37. Maddesi uyarınca, dairenin sayaç girişinde tesisatı besleyen hatta ve daire içine ya da sayaç girişine “kaçak akım rölesi” (KAR) koyulması zorunlu olduğunu, dosyadaki tespitlere göre yangının meydana geldiği yerde “kaçak akım rölesi” koyulmadığını, davacının sigortalısının kusuru hakkında hiç bir değerlendirme yapmadan karar verildiğini, kaldırım kotunun belediye tarafından düşürüldüğü yönündeki tanık beyanları incelenmeden ve değerlendirilmeden trafo merkezinden gelen kabloların ... tarafından 80 cm derinliğe gömülmemiş olduğu varsayımı ile hüküm kurulmasının yanlış olduğunu, bilirkişi raporunun bu yönden tamamen hatalı olduğunu, kabloların ... tarafından mevzuata uygun derinliğe gömüldüğü fakat belediye tarafından kaldırım kotu düşürüldüğü için yer yüzeyine yaklaştığını, bunda davalı ...’ın hiçbir kusurunun bulunmadığını, mahkemenin hükmüne esas aldığı İstanbul 9 ATM’NİN 2014/1318 E. – 2019/245 K. sayılı dosyasında verilen kararda, davacının sigortalısı ... (çimen halı)’nın yangının yayılmasında kusuru bulunduğu ve iş yerinin ruhsatsız olduğunun değerlendirilmediğini, dosyada toplanan deliller davacı ... Sigorta’nın kendi sigortalısı ... (...Halı)’nın yangının çıkmasında etkin sebep olan birçok kusurunu açıkça ortaya koymuş durumdayken, bu delilleri ve TBK m. 52 hükmünü görmezden gelerek oluşturulan Yerel Mahkeme kararı usule ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, ...’ın yangından sorumlu olması için, yangının dağıtım şebekesinden kaynaklanmış olması gerektiğini, yangın, dağıtım şebekesinden kaynaklanmış olsaydı, aynı şebekeden elektrik alan diğer binalarda da hasar olacağını, oysa, aynı şebekeden elektrik alan diğer binalardan hiçbir talep ya da ihbar gelmediğini,Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nin kullanıcı zararının tazmini başlıklı 26. maddesine göre, kullanıcı hatasından kaynaklanmayan zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde talepte bulunulması ve dağıtım şirketi tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde söz konusu hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespiti gerektiğini, davacının sigortalısının, 10 iş günlük sürede ...’a talepte bulunmadığını ve tazminat talep hakkını kaybettiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, ... Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... sayılı dosyası ile davacısı... Sigorta tarafından davalılar aleyhine 671.994,73-TL icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu 14.01.2015 tarihinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... arasında, ... Poliçesi düzenlendiği, sigortalı işyerinde çıkan yangın sonucunda uğranılan hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına, 26/06/2014 tarihinde toplam 666.629,73 TL ödeme yapıldığı, ödenen hasar bedelinin, yangına sebebiyet verdiği iddiası ile davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsili amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığınca düzenlenen 12/05/2014 tarihli Yangın Raporunda, olayın çıkış sebebi \" Yangın söndürme çalışmaları ve söndürülmesine müteakip yapılan inceleme ve araştırmamızda;Bodrum üzeri 4 katlı betonarme binanın giriş katındaki takriban 500 m2 'lik ev tekstili ürünlerinin toptan satışının yapıldığı mağazaya girişe göre sol tarafta kullanımı ... nolu binaya ait olan asansör kovasının mağazaya bakan duvarına monte edilmiş elektrik panasunda meydana gelen arıza sonucu oluşan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturması ile yangın -başlangıcının meydana- geldiği yanar vaziyetteki kablo eriyiklerinin altında bulunan ambalaj içerisindeki ev tekstil ürünlerinin üzerine düşerek bu ürünleri tutuşturduğu gelişerek mağaza dahiline yayıldığı kanaatine varılmış olup, yangının tamamen söndürülmesine müteakip soğutma çalışmalarının devam ettiği sırada ... nolu binaya elektrik verilmesi sonucu etektrik sayaçlarında herhangi bir nedenle meydana gelen arıza sonucu yanma meydana gelmiş, tarafımızdan müdahale edilerek söndürülmüştür.” şeklinde düzenlenmiştir. Hasar dosyasında hazırlanan 02/06/2014 tarihli tarihli ekspertiz raporunda; \"Yapılan ekspertiz çalışmasında, sigortalı yetkilileri, sigortalı işyerinin bulunduğu binada ikamet edenler ve sigortalı işyerinin faaliyette bulunduğu 141 ve 143 nolu bölümün ve yangının başladığı yer olan 141 - 143 A numaralı mahallin mülk sahibi ..., hasarın meydana geldiği iş yerinin bulunduğu bloklarda sık aralıklarla elektrik kesintileri olduğunu, 09.05.2014 tarihinde hasar meydana gelmeden önce de akşam saaterinde yine elektrik kesintisinin olduğunu, ekspertiz çalışmamızın yapıldığı 10.05.2014 tarihinde yolun karşı cephesinde yaklaşık 100- 150 m ileride kaldırım üzerinde ... tarafından elektrik tesisatı onarım işinin yapıldığını beyan edildiğini, yapılan beyanlar üzerine kaldırımda kazının yapıldığı yere gidilerek, iş yapan taşeron fırma çalışanlarıyla görüşüldüğü, yangın hasar sonrasında kaldırımda kazılan bölümde bulunan elekirik tesisatı kablolarının birbiine kaynamış ve patlamış olduğunu tespit ederek onarım işini yaptıklarını, hasarlanan kabloların yangının meydana geldiği mahalin olduğu bloklara enerji verdiği, onarım bitiğinden çukuru kapatmaya başladıklar öğrenidiğini, yapılan kazı alanı ve hasarlı çıkartılan kablolar tarafımızca fotoğraflandığı, Sigorta şirketince görevlendirilen Yangın ve Patlayıcı Madde Uzmanı Yunus Kızmaz ve Elektrik Elektronik Mühendisi ... tarafından sunulan 13.05.2014 tarihinden yapılan bilirkişi incelemesine refakat edildiği, 26.05.2014 tarihli teknik bilirkişi raporu ile \"Yukarıda Açıklananlara İstinaden; Yangının ...'ın Kabloları yeterli derinlikte ve  yönetmeliğe uygun bir şekilde döşemediğinden ve de kablonun yüzeye yakın olması nedeniyle bu bölgede önceden yapılmış olan kaldırım v.s çalışması esnasında kablonun hasarlatı'ması sonucu bu hasarlı bölgenin zamanla su alması yalıtkanlığının azalması veya bu bölgede sağlam ek yapılmadığından verildiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.\"denildiği, Yetkililer ile yapılan görüşme ve yapmış olduğu incelemelerden; sigortalı İşyerinde girişte sol tarafta bulunan elektrik panosuna bağlantı kablolarda meydana gelen bir kısa devre sonucu oluşan şerarelerin kablo izolasyonlarını eriterek, panoya yakın kısımda bulunan ambalajı emtiaya sirayet etmesi Sonucu alev almasına sebebiyet vermiş ve çevresine yayılarak büyümüş, oluşan si, is, duman ve itfaiyenin söndürme çalışmaları sırasında kullandığı 690 lt. köpük ve 220 ton su sonucu söz konusu hasarların meydan gelmiş olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, Yangının çıkışıyla ilgili olarak gün boyu yangının meydana geldiği bloklarda elektrik kesintisinin meydana gelmiş olması ve yangın sonrası ... tarafından yapılan çalışmada yangının meydana geldiği mahallin önünden geçen yolun karşı cephesinde yaklaşık 100 - 750.m mesafede kaklırım alında bulunan ve yangının meydana geldiği bloklara enerji verdiği beyan edilen kabloların birbirine kaynamış, patlamış olarak bulunması ve yangın sonrasında ... tarafından enerji verilmesine müteakip C Blok bina girişindeki panoda yangın hadisesi meydana gelmesinin taraflarınca dikkat çekici bulunduğu \" tespitine yer verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 31/01/2020 tarihli raporda özetle, ... Elektrik Kurumunun yüklenmiş olduğu ağır sorumluluk sonucunda, ... ve ... yönetmeliklerinde belirtilen Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği / Kablolar / madde 58 / 11'e dayanaktan kablo serme/döşeme koşullarına uyulmadan kabloların döşenmesinde kuralları uygulamadığı, kendi malı olan kabloda arızanın meydana gelmesinde taksirinin bulunduğu, elektrik piyasasında dağıtım sisteminde sunulan elektrik enerjisinin tedarik sürekliliği, ticari ve teknik kalitesi hakkında yönetmelik madde 22'ye göre enerji kalitesi yönetmeliğinde belirtilmiş enerji kalitesinin bozulmasına neden olduğu, haliyle kendi taksirli davranışlarından dolayı kablonun hasar görmesi ve yangına neden olmak koşullarını sağlamış olduğu ve olayda direkt illiyet bağının bulunmakta olduğu anlaşılmakta olduğundan %70 oranında kusurlu olduğu, dükkanında yangın çıkan ... isimli dükkan sahibinin kendi can ve mal güvenliğini sağlamak için kullanması gereken, Elektrik Tesisleri Genel Teknik Şartnamesinde belirtilen 24.23.2 maddesinde belirtilmiş olan 300 mA ve 30 mA Kaçak Akım Rölelerini kullanmamış olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğundan, kendisinin dükkanını yangından karumak için almış olduğu önlemlerde yetersiz kaldığı, ...Yönetmeliğinde bulunan hükümler kapsamında hareket etmediği anlaşılmakta olduğundan yangının meydana gelmesinde % 30 oranında kusurlu olduğu, yangının oluşmasında diğer ismi geçen davalılara atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, dükkan mahallinin konumlandığı binanın mimarisi ve statiğinin yangının oluşmasında herhangi bir etkisinin olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Bilirkişi heyeti 25/12/2020 tarihli ek raporda; yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmelerde Kök Raparda belirtilmiş olan sonuçları değiştirebilecek mahiyette herhangi bir belgenin, bilginin bulunmadığı, yapılan itirazların da yerinde olmadığı kök raporda belirtilmiş olan kusur oranlarının değişmesine mahal olmadığını bildirmişlerdir. Davacının sigortalısının müşteki sanık olarak, bir kısım davalılardan ..., ..., ..., ..., ...'nın da katılanlar olarak yer aldığı Bakırköy 50 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/660 E- 2015/497 K sayılı 06.10.2015 tarihli kararında; Yapılan yargılamaya sanığın aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarına, mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişiden alınan 02/07/2015 tarihli rapor ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12/05/2015 tarihli yangın raporu ve tüm dosya kapsamına göre; katılanların hisseli olarak sahip oldukları yerde kiracı olarak bulunduğu anlaşılan sanığın iş yerinde çıkan yangının, binaya ait olan asansör kovasının mağazaya bakan duvarına monte edilmiş elektrik panosundaki arıza sonucu oluşan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturması sonucu meydana geldiği, elektrik panosunda oluşan kısa devrenin o tarihlerde bölgede çalışma yapan ...'ın çalışmalarını bitirdikten sonra bölgeye elektrik vermesi sonucu meydana geldiği, meydana gelen yangında sanığa yüklenebilecek bir kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla sanık hakkında hakkında aşağıda yazılı hüküm tesis edildiği\" gerekçesi ile sanığın beraatine karar verildiği, kararın Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek 22.06.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Dava konusu olay nedeniyle başka bir sigorta şirketi tarafından davalı ... A.Ş ile ... aleyhine açılan İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1318 E 2019/245 Karar sayılı kararında, tüm dosya kapsamı, alınan 24/10/2017 tarihli Bilirkişi Raporu, 09/02/2018 tarihli keşif ve 29/05/2018 tarihli Bilirkişi Raporu dikkate alındığında; yangının çıkmasında davalı ... A.Ş. nin tam kusurlu bulunduğu, diğer davalı mülkiyet sahibinin ise kusursuz olduğu ve yangın sırasında yapı maliki olmadığı, bu nedenle davalı ... yönünden husumet yokluğunun bulunduğu, ödenen tazminat miktarının oluşa uygun olduğu kanaatine varıldığı, oluşa uygun, denetime açık ve karar vermeye elverişli bilirkişi raporlarına mahkemece itibar edildiği ve davalı ... A.Ş. Yönünden davanın kabulüne, diğer davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45 HD 2020/1304 E-2023/294 K sayılı 22.02.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir.Taraflar farklı olduğundan söz konusu dosyada kesinleşen hükmün eldeki davada kesin delil niteliği bulunmamakla birlikte, anılan dosya, yangının çıkmasında davalı ... A.Ş. nin tam kusurlu bulunduğu, diğer davalı mülkiyet sahibinin ise kusursuz olduğu ve yangın sırasında yapı maliki olmadığı, bu nedenle davalı ... yönünden husumet yokluğunun bulunduğu yönünde güçlü delil teşkil etmektedir. Bu durumda gerek kesinleşen ceza Mahkemesindeki, elektrik panosunda oluşan kısa devrenin o tarihlerde bölgede çalışma yapan ...'ın çalışmalarını bitirdikten sonra bölgeye elektrik vermesi sonucu meydana geldiği yönündeki maddi olguya ve gerekse kesinleşen İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, yangının çıkmasında davalı ... A.Ş. nin tam kusurlu bulunduğu, üçüncü kişilere atfedilecek müterafik kusur bulunmadığı yönündeki hükmü dikkate alındığında, Mahkemece davalı ...'ın hasardan sorumlu olduğu yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Somut olayda, gerek kesinleşen ceza Mahkemesindeki, elektrik panosunda oluşan kısa devrenin o tarihlerde bölgede çalışma yapan ...'ın çalışmalarını bitirdikten sonra bölgeye elektrik vermesi sonucu meydana geldiği yönündeki maddi olguya  ve gerekse kesinleşen İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporundaki tespite göre, arızanın binadaki abonelerin kofra ve sayaçlarından önce davalı ...'a ait cadde üzerindeki kaldırım altında bulunan pano ve binayı besleyen elektrik kablosunda meydana gelen kısa devre-gerilim nedeniyle aşırı ısı ile  kablonun bağlı bulunduğu dairelere ait sayaç panosunda hasara sebebiyet vermesi nedeniyle yangının başladığı ve yangın nedeniyle davacının sigortalısının zararının meydana geldiği dosya kapsamı ile sabittir. Ayrıca yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile de davalının, meydana gelen olayda kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Diğer taraftan rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/14393 Esas, 2019/7462 Karar sayılı kararı).Somut olayda davacı sigortacı sigortalıya emtia hasar tazminatı ödendiğini belirtmiş, davalı ise zarara ve miktarına itirazda bulunmuştur.Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, zarar gören emtiaların niteliği dikkate alınarak  zarar kalemleri konusunda önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınması ya da konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması  ile zarar görenin uğradığı gerçek zarar miktarının belirlenmesinden ibarettir. Bu nedenle davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. İhbar olunan ... A.Ş, davanın tarafı olmadığı gibi hakkında bir hüküm de tesis edilmediğinden ilk derece Mahkemesince tesis edilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurama hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle, ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun  istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kaldırma nedenine göre  bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,  davalı  ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İhbar olunan vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından USULDEN REDDİNE, 3-Hükmün kaldırma sebebine göre davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 4-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/41 Esas, 2024/316 Karar sayılı ve 09/05/2024 tarihli  kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,5-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından ihbar olunan ... AŞ tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın  ihbar olunan ... AŞ'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı  ... Anonim Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 11.475,99 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.860,59 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE,8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,9-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"242b4de3ef9d9186","SID":"ba972202abfd9c8a"}}