{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/01/2022<br>NUMARASI\t:  <br><br>DAVACI\t: ... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>DAVALI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/06/2025 <br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:     <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa iplik satışı yapıldığını, malların teslim edildiğini, 4 adet faturanın ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2019/2241 esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu bu nedenlerle takibin devamına, haksız itirazı sebebiyle davalının alacak bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Vekili 27.01.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle: takibe konu faturalara herhangi bir itirazlarının olmadığını, davacı tarafından kesilen faturaların müvekkiline gönderilmiş olan ipliklerden ortalama 2-3 ay sonra kesildiğini,davacının asıl gönderdiği malın belli bir kısmını peşin olarak aldığını sonrasında malın kalanını göndererek faturalandırdığını, davacının bir nevi ön ödemeli olarak müvekkili ile çalıştığını, müvekkilinin ödemelerinin bir kısmını çek bir kısmını banka havalesi yoluyla davacı firmaya gönderdiğini, çek bilgilerinin ve ödemelerinin müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu aynı şekilde müvekkili adına kayıtlı olan Garanti Bankası hesabından da davacı tarafa gönderilmiş olan ödemeler bulunduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu hususların netlik kazanacağını çek bilgileri ile birlikte bu hesap bilgilerinin mahkemeye bildirileceğini, bu nedenlerle davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, \"Bilirkişinin dosyaya sunduğu tablolar incelenerek karşılaştırılmış ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Taraflar tacir olduğundan temerrüt ihtarının TTK'da sayılan şekillerden biri ile yapılması şekil şartıdır. Fakat davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin TTK'da aranan şekilde bir temerrüt ihtarı dosyaya sunulmuş değildir. Dolayısıyla davacının alacağının 10.492,91 USD olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilerek, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin  10.492,91 USD üzerinden  devamına, fazlaya dair istemin reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; fatura konusu ürünlerin davalıya eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, yapılan incelemede takip konusu faturaların iki taraf defterlerinde kayıtlı olduklarının görüldüğünü, ek raporda davacı alacağının 16.184,34 usd ana para alacağı ve 4.168,88 usd işlemiş faiz olarak tespit edildiğini, alacağın ispat edildiğini, bu nedenle faturada yazan miktara hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece daha az miktara karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının taraflar arasındaki ticari teamüle aykırı davranarak ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünü, davalının faturalara 8 gün içerisinde bir itirazda bulunmadığını, borcun ifa edileceği günün taraflar arasında kararlaştırılması halinde artık temerrüd için ihtara gerek olmadığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, tarafların ticari defterleri mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelenmiş, alınan kök ve ek raporda, takip dayanağı 4 adet faturanın  taraf defterlerinde, davalı tarafından banka yoluyla yapılan tüm ödemelerin ise davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, TTK 1530 gereğince yapılan incelemede davacının davalıdan 16.184,34 usd ana para ve 4.168,88 usd faiz alacağının olduğu, takip tarihi öncesi davalıyı temerrüde düşürmediğinin kabulü halinde ise davacının davalıdan 10.492,91 usd alacağının bulunduğu mütalaa edilmiş olup, buna göre davanın 10.492,91 usd alacağı üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 1530/2 maddesi, \"ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer\" şeklinde düzenlenmiştir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere TTK'nın 1530/2 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedarik sözleşmesi olması gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3266 E-2018/4228 Karar sayılı kararı)<br> Davacı tarafça, taraflar arasında mal tedarik sözleşmesi olduğunu ve kendisinin de tedarikçi olduğu ileri sürülmemiştir. Öte yandan, taraflar arasında iplik satımına yönelik hukuki ilişki olduğu, somut olayda TTK'nın 1530. madde hükmünün uygulanması koşullarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Davacı taraf, davalının yapmış olduğu ödemeleri, takip dışında olan daha önceki faturaların faizine aktarmıştır. Bu nedenle takibe konu faturalara dair hiçbir ödeme yapılmadığını iddia etmektedir. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı ve faturalarda da ödeme günü bulunmadığından davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz. Mahkemece bilirkişiden alınan ek raporda, davacı kayıtlarında yer alan ödemelerin ödeme tarihindeki döviz karşılığı bulunarak davacı alacağının hesaplandığı, raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kararda hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br> <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-)\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.110,18 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 3.494,78‬ TL'nin davacıya iadesine,  <br>3-)\tİstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere,  OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 04/06/2025 <br><br>   \t  \t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>...<br>Katip ...<br>¸(e-imzalıdır)  <br> \t\t\t\t<br>  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7de5c4d16c8a1b33","SID":"c1bf1841dba5892b"}}