{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/309 \t\t                                          (KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/727<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/181 E 2022/927 K<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 16/06/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10/07/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki ve sözleşme kapsamında düzenlenen faturaların bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; takibe konu 5 faturadan 3 faturanın müvekkilinin ticari defterlerine kayıtlı olduğunu, diğer ikisinin ise kayıtlı olmadığını, 5 faturaya konu malların da müvekkiline teslim edilmediğini, mal tesliminin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ticari defterlerinde mal teslimi yapılmadığı halde kayıtlı olan 3 fatura toplamı olan 212.029,92 TL'nin cari hesaptan mahsubu sonucunda müvekkilinin borçlu değil 51.217,06 TL alacaklı olduğunu savunarak asıl davanın reddine ve kötüniyet tazminatına, karşı davanın kabulü ile 51.2717,06 TL alacağın ihtarname keşide tarihi olan 04/02/2019 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporları ve  BA-BS formları birlikte gözetildiğinde; dava konusu icra takibine dayanak 5 faturadan 15/12/2018 tarihli ve 58.049,80 TL bedelli fatura ile 17/12/2018 tarihli ve 24.599,93 TL fatura haricindeki  17/08/2018 tarihli ve 55.750,00 TL, 15/12/2018 tarihli ve 58.049,80 TL, 28/07/2018 tarihli ve 58.080,00 TL bedelli 3 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, BA-BS formları ile teyit edildiği, teslim olgusunun aksi yönde delil sunulmadığından karineten ispatlandığı, takibe dayanak 2 adet faturanın ise sadece asıl davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, asıl davada davacı şirket tarafından  2 fatura konusu malların asıl davada davalıya tesliminin usulüne uygun yazılı belge ve delillerle kanıtlanamadığı,  takibe konu 5 adet faturanın toplam bedeli olan 219.337,59 TL'den  teslim olgusu kanıtlanamayan  58.049,80 TL ve 24.599,93 TL bedelli fatura bedellerinin mahsubu sonucunda asıl davada davacının takip tarihi itibariyle 136.687,86 TL asıl alacak ve 5.111,75 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 141.799,61‬ TL alacak talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına, her ne kadar Ankara 13.ATM'nin 2019/248E. Sayılı dava dosyasında açılan dava ile işbu dava dosyası birleştirilmiş ise de; anılan dosya davalısı şirketin ... A.Ş. olup asıl dava dosyası ile taraflarının farklı olduğu, birleşen dosyada alacak istemine dayanak maddi ve hukuki olgunun asıl davalı-karşı davacı ...'ın ticari kredi kartından anılan davalı şirket tarafından fatura düzenlenmediği ve kendisine mal teslimi yapılmadığı halde mail order yöntemi ile çekildiği ileri sürülen paranın sebepsiz zenginleşme olgusuna dayalı olarak istirdaden tahsili istemine ilişkin olduğu, bu nedenle de asıl davada ileri sürülen olguların birleşen dava konusu maddi ve hukuki olgular ile de bağlantısının mevcut olmadığı gerekçesiyle birleşen dava dosyasının asıl dava dosyasından HMK 167.maddesi gereğince ayrılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karşı dava hakkında hüküm kurulmadığını, birleşen dava ile asıl dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan birleşen davanın ayrılmasına dair kararın yerinde olmadığını, asıl davada kabul edilen miktar yönünden mal tesliminin ispatlanmadığını, faturalarla ilgili BA formunun yasal zorunluluk olarak vergi dairesine bildirildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Asıl dava itirazın iptali, karşı dava alacak  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Asıl dava, 5 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası, karşı dava ise cari hesaptan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece asıl dava hakkında hüküm kurulmuş, karşı dava hakkında ise olumlu olumsuz hüküm kurulmamıştır. <br>6100 sayılı HMK 297/2.maddesinde; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bir dosyada birleştirilen davalar veya karşı dava var ise bu davalar birbirinden “bağımsız” olup her dava için “ayrı hüküm” kurulmalı, birleşen ve birleşen davalarda taleplerdeki haklılık veya haksızlık durumları denkleştirilerek tek hüküm kurma yoluna gidilmemelidir.<br>Somut olayda mahkemece sadece asıl dava hakkında hüküm kurulmuş olup,  bu durum HMK'nun 297. maddesine aykırılık oluşturduğundan, davalı karşı davacının istinaf itirazları değerlendirilmeksizin yerel mahkemece verilen karar HMK'nın 355.maddesi uyarınca kaldırılmış, karşı dava yönünden ayrıca hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2022 tarih ve 2019/181 Esas, 2022/927 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA<br>2-HMK.'nin 355. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran  vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,  <br>HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 16/06/2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.   <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38f9d849dc79653e","SID":"86c245e71c1d29f4"}}