{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1618 <br>KARAR NO\t: 2025/1386<br>KARAR TARİHİ\t: 07/07/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/03/2022<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br><br>DAVACI\t: 1-... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>DAVACI\t: 2-... - \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. . <br>DAVALI\t: ... - <br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. .. <br>İHBAR OLUNAN\t: ... - <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   :  07/07/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 07/07/2025<br><br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih, ... Esas,  ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hava, kara ve denizyolu taşımacılığı yaptığını, davalı şirket ile arasında ticari ilişki sonucunda cari hesap borcunu tahsil edemediğinden Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 7.375,00 USD asıl alacak ve 10,24 USD işlemiş faiz alacağı cari hesap alacağı için, Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile 745,00 EURO asıl alacak cari hesap alacağı için icra takipleri başlatıldığını, davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takiplerine itiraz ettiğini, davalı borçlunun Mersin 3. İcra Müdürlüğü  ... Esas ve ... Esas sayılı  icra dosyalarına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, borç bakiyesinin en yüksek kamu banka USD ve EURO faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın likit ve belirlenebilir olduğundan davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, davacı yanın icra takibine konu ettiği dayanak belge olmadığını, davacı tarafın  müvekkilinden alacağının olmadığını, tek taraflı iddia ile zikredilen, delili olmayan sadece kendi cari ve kendi ticari defterlerine dayanılan alacakları kabul etmediklerini, davanın reddi ile  %20'den aşağı olmamak kaydı ile karşı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; taraf defterlerinini birbiri ile uyumlu olmadığını, dava devam ederken davacı tarafın dava konusunu temlik etmiş olup temlik alan sigorta şirketinin 6100 sa. HMK madde 141'e aykırı olarak iddia ve savunmalarını genişleterek yeni deliller ve hasar dosyası sunduğunu, bu hususa da davalı tarafın açık muvafakatının bulunmadığını, bu sebeple itirazın iptali davalarında davacının takipte dayanmadığı sebep ve belgelere dayanamayacağı göz önünde bulundurularak davacının alacağın varlığını ispat edemediğine kanaat getirilmekle davanın reddine karar verilmiştir. <br>DAVACI/DAVALI  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Müvekkilinin sigorta şirketi olduğunu, TTK m. 1472 gereğince sigortalısının haklarına yasal olarak halef olduğunu, ayrıca temlikname de aldığını, buna göre, 09.06.2020 tarihinden itibaren huzurdaki davanın yasal halefiyete dayalı rücu davasına dönüştüğünü, itirazın iptali davasında aynen bir alacak davasında olduğu gibi tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre mahkemenin incelemesi gerektiğini, sigortalının ticari defterleri incelendiğinde onun davalıdan 745 Euro ve 9.390 USD alacaklı olduğunu, davalının ticari defterinin sigortalının ticari defteriyle uyumlu olmamasının davanın reddine tek başına yeterli bir sebep olmadığını, bu durumda yerel mahkemenin rücu davası kapsamında sigorta hasar dosyasında yer alan delilleri değerlendirmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece davanın reddine karar verildiğini, ancak Yerel Mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde, yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin sadece temlik alan davacı aleyhine hükmeddiğini, bu durumun yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, yargılama giderlerinden temlik eden davacı ve temlik alan davacının müteselsilen sorumlu olduğunu, ayrıca yerel mahkemece dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterilen 47.110,00.TL üzerinden taraflarına 6.924,30.TL vekalet ücretine hükmeddiğini, ancak karar tarihi itibariyle EURO'nun karşılığının 120.710,25.TL olduğunu, bu nedenle 15.417,47.TL olması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                                                                                                                 :<br>Dava; cari hesap borcundan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir.<br>Davacı ...; davalı şirket ile arasında ticari ilişki sonucunda cari hesap borcunu tahsil edemediğinden Mersin 3. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile 7.375,00 USD ve Mersin 3. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile 745,00 EURO için ayrı ayrı cari hesap alacağı için icra takipleri başlatıldığını, davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takiplerine itiraz ettiğini ileri sürmüş, daha sonra bu alacakları ... Sigorta A.Ş.'nin temlik aldığı ve aynı iddiaları ileri sürmeye devam etmiş, davalı ise; borçlu bulunmadığını savunmuş, yerel mahkemece işbu açılan davanın reddine karar verildiği, taraf vekilleri tarafından ise bu karara karşı  istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Yerel mahkemece; temlik alan sigorta şirketinin 6100 sa. HMK madde 141'e aykırı olarak iddia ve savunmalarını genişleterek yeni deliller ve hasar dosyası sunduğu, bu hususa da davalı tarafın açık muvafakatının bulunmadığı, bu sebeple itirazın iptali davalarında davacının takipte dayanmadığı sebep ve belgelere dayanamayacağı göz önünde bulundurularak davacının alacağın varlığını ispat edemediğine kanaat getirilmekle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>7251 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi hâliyle, HMK’nın 141. maddesinde yargılamanın aşamalarına göre bir ayrım yapılmıştır. Buna göre; (1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır”.<br>Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere; tarafların karşılıklı dilekçelerini verdikleri aşamada, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan uyuşmazlığın genel çerçevesi içinde iddia ve savunmalarını değiştirebilecekleri kabul edilmiştir. Bu imkân, sadece cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi için söz konusudur. İkişer dilekçeden sonra, hangi ad altında olursa olsun verilecek dilekçeler, sınırlama ve yasak kapsamında kabul edilmelidir. Her iki taraf da ön inceleme oturumuna gelirse, ancak karşı tarafın muvafakati ile genişletme söz konusu iken; taraflardan biri mazeretsiz gelmez, diğeri gelirse, gelen taraf, karşı tarafın muvafakatine gerek olmadan iddia ve savunmasını genişletip değiştirebilecektir.<br> 7251 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yapılan değişiklikle birlikte HMK’nın 141. maddesi;“(1) (Değişik:22/7/2020-7251/15 md.) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır” şeklindedir. <br>Görüldüğü üzere, HMK’nın sistematiği içinde tahkikat aşamasına geçilmeden evvel tarafların uyuşmazlık konularının ve bu uyuşmazlıkların çözümü için ileri sürdükleri delillerin daha işin en başında belirlenerek tahkikatın etkin bir şekilde yapılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Ön inceleme aşamasında tarafların anlaşıp anlaşamadıkları konuları belirleyen ve hangi vakıaların uyuşmazlık konusu olduğunu tespit eden ve bunu tutanağa geçiren mahkemenin, tahkikat aşamasında yapacağı faaliyet (iş), uyuşmazlık konusu olayları incelemek, bunlar hakkında tarafların gösterdiği delilleri, ileride vereceği hükme esas almak üzere ispat hukuku kurallarına göre değerlendirmektir. Taraflar, tahkikat aşamasında kural olarak iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremezler; yani yeni vakıa ileri süremezler ve eski vakıaların yerine yeni vakıalar ikame edemezler. Bunun yapılabilmesi ancak karşı tarafın açık muvafakati, bunun mümkün olmaması durumunda da ıslah suretiyle gerçekleştirilebilir.<br>İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın icra takibine bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2021 tarihli ve 2017/(19)11-3086 E., 2021/1272 K. ve 17.09.2019 tarihli ve 2017/(19)11-824 E., 2019/885 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.<br>Davacı tarafından dava dilekçesinde, dava konusu alacağın cari hesaptan kaynaklandığı belirtilmiş; takip talebindeki borcun sebebini (konusunu) değişmemiştir, yerel mahkeme her ne kadar temlik alan sigorta şirketinin yeni deliller ve hasar dosyası sunduğunu gerekçesinde belirtmiş olsa da; davacı tarafın takip talebindeki hususlardan -yani cari hesap alacağından- vazgeçtiklerini yargılamanın hiçbir aşamasında ileri sürmemiş oldukları, bu yönden davanın reddinin doğru olmadığı, usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Somut olayda, mahkemece her ne kadar davacının alacağın varlığını ispat edemediğine kanaat getirilmekle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece aldırılan 06/07/2020 tarihli bilirkişi raporu ile talimatla alınan 06/09/2021 tarihli bilirkişi raporlarının arasındaki çelişki giderilmeden ve takip talebine bağlı olarak, cari hesap iddiası kapsamında Ba-Bs kayıtları da getirtilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın hatalı olduğu, davacı vekilinin bu sebeple istinafında haklı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, kaldırma gerekçesi dolayısıyla davalı vekilinin istinaf incelemesinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-Davacı vekili ile davalı vekilinin Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih, ... Esas,  ... Karar sayılı kararına karşı yapmış oldukları  istinaf başvurularının AYRI AYRI  KABULÜNE,<br>2)-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas,  ... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyanın yeniden yargılama için Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-a)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,700.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya  İADESİNE,<br>b)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,700.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya  İADESİNE,<br>5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere  07/07/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad0a3873e7f7802c","SID":"68a9172d949d33fe"}}