{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1221 <br>KARAR NO: 2025/1355<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/03/2025<br>ESAS NO: 2024/947<br>KARAR NO: 2025/229<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/06/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2025 tarih ve  2024/947  Esas -  2025/229 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili kooperatifin üyesi olup kooperatiften ferdileştirme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin tasfiye sürecine girememiş olup 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, taşınmaz temin üyelerden kesin maliyet alınmadığı anlaşıldığını, kesin maliyet bedeli ödemeyen üyelere davalar açıldığını, davaların yerel mahkemede kabulüne karar verildiğini ancak Yargıtayca lehlerine verilen kararların bozulduğunu, kooperatif tasfiye edilene kadar üyenin aidat ödemek yükümlülüğünün bulunduğunu, davadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalı ile anlaşılamadığını,  Kayseri ili ... ilçesi ...mahallesi ... Ada ... Parsel ... Blok Bağımsız Bölüm No:...de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"davalıdır şerhi\" konulmasını, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL aidat alacağının ve 100,00 TL ara ödeme alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kooperatif aidat ve ara ödeme alacağını talep edebileceği, benimsenen  kooperatif aidat  alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olmasına rağmen, davacının talebi doğrultusunda 207.662,00-TL alacağının dava tarihinden bakiye kısmının ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ancak davacı kooperatifin genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından hükmedilen meblağa yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddi ile hükmedilen meblağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği...\" gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile 207.662,00-TL'nin davacının talebi ile bağlı kalınarak ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Hükmedilen alacağı yıllık %18 oranında faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine, karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: 06.05.2023 tarihinde, davacı tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100 TL aidat, 100 TL ara ödeme alacağı olmak üzere toplam 200 TL üzerinden alacak davası açıldığını, 26.02.2024 tarihinde de mahkemeye hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporu sunulduğunu, sunulan bilirkişi raporuna istinaden, davacı tarafın 22.04.2024 tarihinde mahkemeye sunduğunu ıslah dilekçesi ile dava değerini, 207.666,00 TL'ye çıkarmıştır. 17.05.2024 tarihinde ise mahkemeye ıslah talebine karşı beyanlarını sunduklarını, davacı kooperatifin, aidatı belirleyen taraf olduğunu, müvekkilinden hangi miktar aidat alması gerektiğini bilmemesinin düşünülemeyeceğini, kendi muhasebe ekranında hangi üyenin ne kadar aidat borcu olduğu açık olduğunu, yani belirsiz alacak davası açamayacağını, bu davanın ise belirsiz alacak davası olarak açılmış olmakla ıslah tarihinde alacak ıslahın zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik gibi ifadeler kullanarak aslında kısmi dava açtığını, buradan anlaşılacağı üzere alacak miktarının belirli olduğunu, Y.6HD 2021/54 E. -2021/685 K. sayılı kararı yerel mahkemenin, belirtilen bu konularda itirazları görmezden gelerek ıslah edilen miktar üzerinden karar verdiğini, verilen kararda müvekkilini ekonomik açıdan mağdur ettiğini, müvekkilinin ferdi tapusunu aldığı tarihte, davacı tarafından 31.12.2012 tarihli iptal edilmemiş genel kurul kararı gereğince davacı kooperatif tarafından  hesaplanan ileriye dönük kesin maliyet miktarını ödediğini, ferdi tapusunu aldığını, Kooperatifin tüzel kişiliği tarafından yaptırılmış olan ve inşası süresince mülkiyeti kooperatif tüzel kişiliğine ait bulunan konutların, inşasının tamamlanmasının ardından mülkiyetinin kooperatif ortaklarına aktarılarak her bir ortağın kendisine düşen konutun mülkiyetini kazanması durumuna  “ferdileşme” dendiğini, bir başka deyişle ferdileşme, tapu kütüğünde kooperatif adına kayıtlı bulunan taşınmazın (dairenin, işyerinin) mülkiyetinin, ortaklara devredilerek; tapusunun verilmesidir. (ÇÖKLÜ, Cafer Tayyar,  Uygulamada Yapı Kooperatifleri, Beta Yayınları, Ankara 2004, s. 451). Yani müvekkil alacaklı kooperatif tarafından belirlenen ileriye dönük tüm ödeme yükümlülüklerini ikmal edip, ana sözleşme ve genel kurul kararı gereğince ferdi tapusuna hak kazandığı için artık kooperatife yönelik yükümlülüğü kalmamıştır. Buna ilişkin alacaklı kooperatifin kaşe ve imzasını taşıyan belge mahkemeye sunulduğunu, yrel mahkemenin ise bunun bir ispat aracı olarak görmek istemediğini, 26.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda yalnızca kooperatifin alması gereken aidat listesinin dört işlemden toplama işlemi yoluyla toplanmış ve rapor sunulduğunu, oysa ki bilirkişi raporunda alınması gereken- alınan =bakiye borç işlemi yapılması gerekmekte iken bu yapılmadığını, yine müvekkilinin ferdi tapu almakla borcunun kalmadığı beyanı yönünde davacı evraklarının bilirkişi tarafından incelenmediğini, oysa ki bakması gereken müvekkilinin 31.12.2012 itibarıyla hesapları kapatarak tapuyu alması ve kooperatif bünyesindeki tüm yükümlülüğünü giderip gidermediği olduğunu, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna istinaden verilen ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verdiğini, yerel mahkemenin müvekkili kooperatiften istifa ettiği gibi bir kanaat üzerine kararı gerekçelendirdiğini, oysa ki müvekkilinin istifa etmediğini, kesin hesaba dair kooperatifçe belirlenen borçlarını ödeyerek, 31.12.2012 tarihli genel kurul kararı gereği ferdi tapusunu aldığını, sonrasında bu dairenin ferdi tapu olması nedeniyle, 2. ve 3. kez malik değiştirdiğini, yani dava tarihinde alacaklı olduğunu iddia eden kooperatifin muhatabının müvekkili  olmadığını, husumet açısından da kararın hatalı olduğunu, bu açıdan da bir inceleme yapılmadığını belirterek; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/937 E.-2025/229 K.. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde  kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, eksik inceleme görülmesi halinde inceleme yaptırılarak neticeten davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, aidat ve ara ödeme alacağının tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece alınan 05.12.2024 tarihli raporda davacının en son  25.06.2022 tarihli genel  kurulun 8. gündem maddesi uyarınca  Temmuz 2022 ayından başlamak üzere 170 m2 konutlar için aylık net 6.000 TL; 150 m2 konutlar için aylık net 5.000 TL, 125 m2 konutlar için aylık net 4.000 TL aidat kararı alınmıştır. Ayrıca Temmuz 2022 yılından başlamak üzere 6 eşit taksitte ödenmek üzere 40.000'TL ara ödeme talebinde bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.<br>Davacı eldeki davada 2003 yılı Ocak Ayından  2023 yılı Nisan ayına kadar talepte bulunmuş olup  25.06.2022 Tarihinden sonra yapılan genel kurullarda alınan aidat ve ara ödeme kararları eldeki davaya konu taleplere ilişkin olmadığı, davacının istinaf dilekçesinde 25.06.2022 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptali için  Kayseri 2 ATM' 2024/994 Esas sayılı dosyasında  dava   açıldığı yönünde açık bir istinafının bulunmadığı görülmüştür.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br>Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar) <br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar) (Benzer  Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas  2024/705 Karar,  2024/584 Esas  2024/710 Karar, 2024/142 Esas  2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas  2024/31 Karar,   2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)  <br>Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe  zaman aşımı işlemeyecektir.<br>Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir.  Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde  alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D 2023/4418 Esas  2024/375 Karar;  Yargıtay  6. HD 2023/361 Esas  2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar )<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları,  Dairemiz kaldırma kararı öncesi ve sonrasında toplanan deliller, mahkemece Dairemizin 2024/1833 Esas 2024/2004 Karar 17.10.2024 tarihli kaldırma ilamı doğrultusunda  alınan 05.12.2024 tarihli  raporlardaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin yukarıda yazılı ve yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının tümden reddi gerektiği değerlendirilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/03/2025 tarih ve 2024/947 E. - 2025/229 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 14.185,39 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 615,40 TL İstinaf Karar Harcı (Maktu)+ 3.546,35 TL İstinaf Karar Harcı (Nispi) olmak üzere toplam 4.161,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.023,64 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.   25/06/2025\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"408fe96f11f0e7a1","SID":"eabf9e5c0639f355"}}