{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t:.....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/07/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVACI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - .....<br>DAVALI\t: ... -.....<br>VEKİLİ\t: Av. ... -.....<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirket Hisse Devrinin İptali<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ\t: 15/04/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 02/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/11/2023<br><br>Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/07/2023 tarih, ...../..... Esas sayılı ara kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ...'ın dava konusu hisse devrinden önce şirketin büyük ortağı olan müteveffa ..... ..... oğlu ve davalı şirket hisselerini devralan ..... ..... Organik Tarım ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ'nin hisselerini devir aldığı ..... ..... ..... Teknolojileri Sanayi ve Tarım Makineleri Tekstil Ürünleri ve İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin de ortağı olduğunu, ...'ın ise ..... ........AŞ ve müteveffa ..... ..... davalısı olduğu Tahkim Heyeti'nin 2022/1 Esas sayılı kesinleşmiş kararı uyarınca davalı şirket hisselerinin ve müteveffa Kemal Ayhan'ın mal varlığının devredilmesi gereken kişi olduğunu, davalı şirket tarafından ..... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...../..... Esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunulup, şirket hakkında 04/09/2019'dan itibaren geçici mühlet kararı verildiğini, kesin mühlet içerisinde davalı şirket hisselerinin tamamının ..... ..... Organik Tarım ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ'ye devredildiğini ve bu hususun 25/01/2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, devir işleminin hukuka ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, Tahkim Heyeti'nin 2022/1 Esas sayılı dosyasında  ...'ın üstlendiği 490.000.000 TL'lik edimin 140.000.000 TL'lik kısmının yerine getirildiği hususunda taraflar arasında sulh protokolü imzalandığını, ...'ın 70.000.000 TL bedeli çeşitli finans kaynakları ile ödediğinin kararlaştırılmış olup, toplamda 210.000.000 TL edimin müvekkili tarafından yerine getirildiği hususunun sulh protokolü ve Tahkim Heyeti kararı ile kabul edildiği belirterek öncelikle şirkete yönetim kayyımı atanmasına, davalı şirket hisselerinin ..... ..... Organik Tarım ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ivazsız olarak devri işleminin iptaline, dava konusu hisse devir işleminin iptali halinde müvekkili ...'ın kesinleşmiş tahkim kararı uyarınca  ödemeye hazır olduğu 280.000.000 TL'nin depo edilmesi için tevdi yeri ve süre tayin edilerek şirket hisselerinin müvekkile devrine karar verilmesi ile çekişmenin giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirket hisselerini noterde farklı tarihlerde yapılan sözleşmeler ile ..... .....tegre Organik Tarım ve Süt Ürün. Hay. Gıda İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. tarafından iktisap edildiğini, hisse devrinin şirket yönetim kurulunun 20/01/2022 tarihli gayri mevcutsuz toplantısı ile kabul edilip şirket pay defterine işlendiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 25/01/2022 günlü ..... sayısında ilan edildiğini, davacı yanın şirket devrinin ivazsız olarak gerçekleştiğine ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu, noter sözleşmelerinde ve yönetim kurulu kararında hisse devir bedellerinin yazılı olduğunu, davacı tarafından \"Tahkim Heyeti Kararı\" başlıklı kağıtlara dayandırılarak sunulan her türlü iddiayı reddettiklerini, ihtiyati tedbir ve yönetim kayyımı atanması talebinin reddi gerektiğini, yönetim boşluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 11/07/2023 tarihli talep dilekçesinde özetle; 20/01/2023 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi, iki adet zeyilname ve tutanak başlıklı evrakların içeriği itibarıyla dava konusu uyuşmazlığı çözecek ve davalarını ispatlayacak nitelikte olduğunu, açıkça ortada olduğu üzere Kemal Ayhan'a bankalar tarafından kredi verilmemesi, davalı şirketi borca batık halden kurtaracağı ve kredi sağlayacağı taahhüdü ile bankalara ipotek göstermek amacı ile şirketleri ve Kemal Ayhan'a ait mal varlığının muvazaalı bir şekilde 31/01/2023 tarihine kadar devredildiğini, hisse devir bedellerinin ödeneceği yönünde Kemal Ayhan mirasçılarına taahhüt verilerek ödeme planı yapıldığını, ancak muvazaalı devre ilişkin ödemelerin hiçbirinin yapmadığını, inançlı işlem sözleşmesine göre de iade edilmesi gerektiği halde şirketin hukuksuz bir şekilde zapt edildiğinin ispatlanması, şirketin hukuka aykırı olarak yönetilmesi, yahut şirket ve alacaklılar açısından maksimum ekonomik fayda sağlanmasının hedeflendiği konkordato sürecinde ehil olmayan kişilerce alacaklıların zararına hareket edilmesi ile müvekkilinin mirasçıların ve konkordato sürecinde alacaklıların zarara uğratılmasının önüne geçilmesi için şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi talep etmiştir.    <br>İlk Derece Mahkemesince verilen 12/07/2013 tarihli ara karar ile; Bir tüzel kişiliğe kayyım atanması için kural olarak kurumun yasal organlarının mevcut olmaması gerektiği, bu kuralın 4721 sayılı TMK. 427/1-4. maddesinde ifade edildiği, bu maddeye göre: bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanmak zorundadır. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nunun sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durum olduğunu, dosyadaki belgeler, Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazılar karşısında  davalı tüzel kişilikte talep tarihi itibariyle temsil sorunu ve organ boşluğunun bulunmadığı anlaşıldığından şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; Dosyaya ibraz edilen 20/01/2023 Tarihli \"inançlı işlem sözleşmesidir\" başlıklı evrak ile \"Zeyilname\" başlıklı diğer evraklarla yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğini, taraflarınca talep edilen tedbirin temsil sorununa değil hisselerin muvazaalı devri yönünden ispatlanan haksız fiile dayandığını,  şirketin eski sahibi ve yetkilisi Kemal Ayhan ile müvekkili arasında şirketin devri hususunda anlaşma sağlanıp bir kısım ödemelerin yapıldığını, buna rağmen ivassız olarak Şirketin ..... ye devrinin yapılmasının uyuşmazlık konusu olduğu, ..... ..... bankalar tarafından kredi verilmemesi üzerine ..... A.Ş.'nin davalı şirketi borca batık halden kurtaracağını ve kredi sağlayacağı taahhüdü ile bankalara ipotek gösterilmek amacı ile şirketin ve Kemal Ayhan'ın malvarlığının muvazaalı şekilde 31/01/2023 tarihine kadar taahhütleri gerçekleştirmek şartıyla devir alındığı, zeyilnameler ile ödeme planı yapılarak mirasçılara taahhüt verildiği ancak ödemelerin yapılmadığı, genel kurulun şirket hisselerini hukuka ve kanuna aykırı şekilde devralmış YSSS Enteğre şirketi olması, yönetim kurulunun hükümsüz ve muvazaalı hisse devrine dayanılarak ..... ..... ve ..... ..... oluşması nedeni ile şirket gerekli organlarından hukuken yoksun olduğundan şirketin kortordato sürecinde ehil olmayan kişilerce alacaklıların zarara uğratılmasının önüne geçilmesi için şirkete yönetim kayyımı atanarak ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılması talep edilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, şirket hisse devir işleminin muvazaalı olduğu iddiasıyla iptali istemine ilişkin olup  davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına dair ihtiyati tedbir karar verilmesi talep edilmiş mahkemece, talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara yönelik davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> Mahkemece 16/11/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında; davacı tarafa hisse devir işleminin taraflarına karşı dava açmak üzere süre verildiği ve davacı ... tarafından açılan davanın niteliği gereği tefrikine karar verildiği, davacı vekilince verilen süre uyarınca Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../..... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davacı vekilince \"HMK 125. maddesinde devir sözleşmesi\" başlıklı ..., ..... ..... ve ... tarafından imzalanan sözleşmenin ibraz edildiği anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK. 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Yine HMK'nın 390/3 maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünde kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>TMK'nin 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün değildir.<br>Davacı, davalı şirket hisselerinin dava dışı ..... ..... Organik Tarım ve Süt Ürünleri Hayvancılık Gıda İnşaat San. ve Tic. AŞ'ye devrinin hukuka aykırı olduğunu, inançlı sözleşme gereği yapıldığını, devrin muvazaalı olup, devir uyarınca oluşturulan yönetim kurulunun hükümsüz ve muvazaalı hisse devrine dayanılarak oluşturulması nedeni ile şirketin gerekli organlardan yoksun olduğunu ileri sürerek hisse devir işleminin iptali, tahkim kararı uyarınca şirket hisselerinin ...'a devrine karar verilmesi ve davacılar ile konkordato sürecinde alacaklıların zarara uğratılmasının önüne geçilmesi için tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmiş olup, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu gözetildiğinde, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını gerektirir bir durumun mevcut olduğunun yaklaşık olarak ispat edilemediği, davalı tüzel kişiliğinin temsil sorunu ve organ boşluğunun bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece belirtilen gerekçelerle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, <br>4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK. 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"098abee4f45c30d8","SID":"175b6b642d662810"}}