{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/584 Esas<br>KARAR NO: 2025/876<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/02/2020<br>NUMARASI: 2018/51 Esas -  2020/148 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 05/02/2018<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Dairemizin 23/10/2024 tarih ve 2024/1259 Esas - 2024/1617 Karar sayılı ilamı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/03/2025  tarih ve 2024/6633 Esas - 2025/1413 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin dünyaca ünlü \"...\" markasının sahibi olduğunu, TPMK nezdinde de başta ... tescil numaralı marka olmak üzere \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, bu markanın tanınmış marka olduğunu ve ... sicil numarası ile tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğunu, davalı tarafın \"...\" ibareli marka başvurularında bulunduğunu, bu başvuruların reddedildiğini, davalı tarafın bu sefer \"...\" ibaresi ile marka başvurusunda bulunduğunu ve ... numarası ile markanın tescil edildiğini, davalının www...com.tr internet adresinde \"...\" ve \"...\" işareti ile ürünler tanıtıp satışa sunduğunu, bu ibarelerin kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, buna ilişkin ihtarname gönderdiklerini, \"...\" markasının ise müvekkilinin markasına çok benzediğini ve karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiğini, tanınmışlığına zarar verdiğini, \"...\" ibaresinin öne çıkarılarak kullanılmasının davalının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini belirterek,  markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalının \"...\", \"...\", \"...\" ibareli ürünlerin tanıtımının, imalinin, ithal ve ihracının, pazarlanmasının, dağıtımının ve ticaretinin durdurulmasına ve önlenmesine, bu ibareli ürünlerin ve tanıtım vasıtalarının el konulmasına ve masrafı davalı tarafça karşılanmak üzere imhasına, bu ibareli ürünlerin internetteki kullanımlarının durdurulmasına ve kaldırılmasına,  davalının ... tescil numaralı \"...\" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; \"...\" ve \"...\" markalarını müvekkilinin kullanmadığını, ihtarname geldikten sonra bu ibareyi taşıyan ürünlerin üretilmediğini, satışa sunulmadığını, üretilmiş olan ürünlerin imha edildiğini, internet sitesindeki kısımların kaldırıldığını, internet sitesininin İngilizce kısmındaki görsellerin sehven silinmediğini, hatayı farkedince hemen kaldırdıklarını, müvekkilinin \"...\" markasının davacının markası ile karıştırılma ihtimaline sebebiyet vermeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 26/02/2020 tarih, 2018/51E. 2020/148K. Sayılı kararı ile; \"...Tüm bu çerçevede değerlendirildiğinde ...'in çok uzun zamandan beri bilinen bir marka olduğu ve tanınmışlığa sahip olduğu kuşkusuzdur. Davalı tarafın markasındaki ... ibaresi ...'i çağrıştırmaktadır. Görsel ve işitsel olarak akıllara ... markası gelmektedir. Dolayısıyla karıştırılma ihtimaline sebebiyet vermektedir. Nitekim davalının üretmiş olduğu ürünlerde ... ve ... gibi ibareler kullanılmaktadır ki doğrudan ... markasının tanınmışlığından yararlanılmak istenmiştir. Bu bakımdan davalının ..., ... ibareleri ile ürün imal etmesi marka hakkına tecavüz ve karıştırılmaya neden olan davranış  nedeniyle haksız rekabet yarattığı gibi ... markası da karıştırılma nedeniyle hükümsüz addedilmelidir.\" gerekçesiyle; \"1-Davanın KABULÜNE, davalıya ait ... tescil nolu ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne, 2-Davalının ..., ..., ... ibareleri ile ticari ürün üzerinde kullanımının davacının ... markalarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, 3-Aynı eylem nedeniyle davalının haksız rekabet eylemde bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, engellenmesine, 4-Davalının ..., ..., ... ibareli ürünlerin tanıtımının, imalinin, ithal ve ihracının, pazarlanmasının, dağıtımının ve ticaretinin durdurulmasına ve önlenmesine, bu ibareli ürünlerin ve tanıtım vasıtalarının el konulmasına ve masrafı davalı tarafça karşılanmak üzere imhasına, bu ibareli ürünlerin internetteki kullanımlarının varsa durdurulmasına ve kaldırılmasına...\" şeklinde karar verilmiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin inşaat malzemeleri imalatı, her türlü temizlik maddelerinin alım satımı ve dağıtımı işi için kurulduğunu, müvekkilinin kendisine has marka ve ürünleri ile  ülke içi ve dışında geniş ticari hacme sahip olduğunu, \"...\" ve \"...\" markalının müvekkili tarafından kullanılmadığını, üretim ve satışının yapılmadığını, davacının kendilerine ihtarname gönderdiği dönemde davacı ile irtibat kurularak üretilen tüm ürünlerin imha edildiğinin kendilerine bildirildiğini, iddianame tarihinden sonra da kesinlikle üretim, satış ve pazarlama yapılmadığını, müvekkilinin hatayı telafi ettiğini, internet sayfasındaki hatanın düzeltildiğini, buna rağmen davacının kasıtlı ve kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, \"...\" markasının davacı markasıyla benzerlik göstermediğini, şayet bir benzerlik bulunsaydı davacının buna itiraz edeceğini, alınan raporunun, markaların kullanıldığı ürünlerin ambalajları fiziken ve görsel olarak incelemeden dosya ve TPMK'da yer alan tescil bilgileri üzerinde yapılan inceleme neticesinde oluşturulduğunu, söz konusu iki markanın standart tüketici nezdinde iltibas oluşturup oluşturmayacağının araştırılması gerektiğini, mahkemenin eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"...\" markasının 03. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 01. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 05. sınıfta davacı adına tescilli oldukları, Davalının ... başvuru numaralı \"...\" markasının 03, 05, 02. sınıflar için, ... başvuru numaralı \"...\" markasının 03. sınıfta tescili için yaptığı başvuruların tescil edilmedikleri, ... numaralı \"...\" markasının ise 03 ve 05. sınıflarda davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Yargılama sırasında alınan 22/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda; \"...http:/www...com.tr url adresi web sitesi incelendiğinde web sitesinin dns kayıtları olmadığı için açılmadığı, http:/www...com url adresi web sitesi incelendiğinde, web sitesinin boş bir sayfaya yönlendiği ancak, yurtdışmdan bağlanıldığında bu web sitesinin yeni kurulmuş bir wordpress sayfası olduğu, http://www...com.tr url adresi web  sitesi için web  arşivi incelendiğinde, 25 Şubat 2015 tarihinde \"...\" markasının web sitesi üzerinde kullanılmış olduğu...\" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Yargılama sırasında alınan 09/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda; \"...Davalının 2016 ... tescil no.lu ... markasının, davacının önceki tarihli ... tescil no.lu ... markasının tescilli olduğu 3. sınıfta aynı/”benzer” (SMK m.6/f.1) emtialarda tescilli olduğu, taraf markalarının 3. sınıftaki tescilleri bakımından aralarında SMK m.6/f.1 anlamında iltibasa sebep olacak nitelikte benzerlik bulunduğu; 3. sınıf açısından yapılan iltibasa sebep olacak derecede benzerlik bulunduğu (SMK m.6/£.1) yönündeki kanaatimizin “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler” emtiaları bakımından da aynı şekilde geçerli olduğu; davalı markasının, 5. sınıfın 1. alt grubunda bulunan aynı tür kabul edilen bu emtialar yönünden davacının eczacılık ürünlerinde ve “ilaç” emtiasında tescilli markaları ile iltibasa sebep verebileceği; Davalı markasının tescilli olduğu 5. sınıfın 1. alt grubu dışındaki alt gruplarında yer alan emtialardan bazılarının davacı markalarının tescilli oldukları eczacılık ürünleri kapsamında ya da SMK m.6/f.1 anlamında “benzer” olduklarının belirtilebileceği; her durumda, davalı markasının 5. sınıftaki diğer alt gruplarındaki tüm emtiaların “farklı” kabul edilmesi halinde bile, davacı markasının tanınmışlığı karşısında SMK m.6/f.5'teki şartlardan birinin (tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi, ondan haksız fayda sağlanması veya ayırt edici niteliğinin zedelenmesi) gerçekleşebileceği; Kötü niyet hususundaki takdirin tamamen Sayın Mahkeme'ye ait olduğu ve 02.05.2019 tarihli görevlendirme kararı gereği SMK m.155'te öngörülen önceki hakların etkisi düzenlemesi ışığında takdir Sayın Mahkeme'ye bırakıldığından, Heyetimizce davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasına yönelik bir değerlendirmenin yapılmadığı...\" şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.<br>İSTİNAF KARARI-I: Dairemizin 01/11/2022 tarih ve 2020/2013 E. -  2022/1811 K.sayılı ilamıyla; \"...davacının aspırın esas unsurlu markalarının bulunduğunu, ayrıca aspırın ibareli tanınmış markasının da bulunduğu, davalının ise ... tescil numaralı luxprin ibareli 3. ve 5. sınıfta tescilli markasının bulunduğu, yargılama sırasında alınan 22.05.2018 tarihli rapor içeriğinde davalının 25.02.2015 tarihli web sitesindeki kullanımının taraf markalarının görsel ve fonetik açıdan benzerlikleri karşısında davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca davacıya ait markaların da 1, 3 ve 5. Sınıflarda tescilli olduğu, marka tescil belgelerinde görülmektedir. Davalının davaya konu ... markası davacıya ait özellikle ... tescil numaralı aspırın ibareli markası ile 3. sınıfta aynı/benzer emtialarda tescilli olduğu bu nedenle 3. sınıftaki tesciller bakımından iltibas durumunun bulunduğu, yine davalı markasının 5. sınıftaki emtialar yönünden de davacının eczacılık ürünlerinde ve ilaç emtiasında tescilli markaları ile iltibasa sebep verebileceği ayrıca davacının tanınmış markası bulunması nedeniyle davalının markasının davacının tanınmış  markasının itibarına zarar verme ve onun tanınmışlığından haksız fayda sağlama durumunun gerçekleşebileceği kanaatine varılmakla davalı markasının hükümsüz kılınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. HD 2017/4209 E,-2019/1283 K sayılı kararında aynı davacı tarafından dava dışı kişilere karşı açılan davada davacı lehine verilen kararın onandığı, söz konusu kararda aspırın markası ile \"...\" markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu ve bu konudaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali gerektiğine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında gerekçenin yer aldığı, ayrıca taraf markalarının emtia sınıfı bakımından aralarında bir benzerliğin bulunmadığı ancak görsel ve fonetik olarak benzer oldukları, dava konusu marka içinde yer alan ... ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicinin bu ibareyi aspırın olarak algılayabileceği, davacı markasının tanınmış marka olduğu ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçelerine yer veren Bölge Adliye Mahkemesi kararının onandığı, söz konusu emsal karar içeriği karşısında da davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, ne var ki davacı tarafça ref talebinde bulunulmuş ve mahkemece bu yönde karar verilmiş ise de 22.05.2018 tarihli bilirkişi raporu içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalının kullanımının web sitesinden kaldırıldığı, dolasıyla ref talebinin konusuz kaldığı, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kısmen kabulü gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıya ait ... tescil nolu ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalının ..., ..., ... ibareleri ile ticari ürün üzerinde kullanımının davacının ... markalarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, aynı eylem nedeniyle davalının haksız rekabet eylemde bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, engellenmesine, davalının internet sitelerindeki kullanımının kaldırıldığı anlaşılmakla, bu konudaki ref talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına...\"  karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY BOZMA İLAMI -I Dairemizin 01/11/2022 tarih ve 2020/2013 Esas, 2022/1811 Karar sayılı ilamı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 02/05/2024 tarih ve 2023/389 Esas, 2024/3505 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.Yargıtay Dairesi bozma ilamında;  \"...6769 sayılı Sınai Mülkiyet  Kanun'u 25 inci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği düzenlenmiş olup davacıya ait ''...'' markası ile davalı adına tescilli ''...'' markası arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir....\" gerekçesine yer verilmiştir.Dairemizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam edilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI-II: Dairemizin 23/10/2024 tarih ve 2024/1259 Esas, 2024/1617 Karar  sayılı kararı ile; \"...Dosya içeriğinden davacının \"...\" esas unsurlu markalarının bulunduğu, ayrıca \"...\" ibareli tanınmış markasının da bulunduğu, davalının ise ... tescil numaralı \"...\" ibareli 3. Ve 5. Sınıfta tescilli markasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay Dairesi bozma ilamında da açıkça işaret edildiği üzere; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet  Kanun'u 25 inci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği düzenlenmiş olup davacıya ait ''...'' markası ile davalı adına tescilli ''...'' markası arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesinin bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın reddine...\"  karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. <br>YARGITAY BOZMA İLAMI-II: Dairemizin 23/10/2024 tarih ve 2024/1259 Esas, 2024/1617 Karar  sayılı ilamı, Yargıtay 11.HD'nin  03/03/2025  tarih ve 2024/6633 Esas, 2025/1413 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Yargıtay Dairesi bozma ilamında;  \"…HMK'nın \"Hükmün kapsamı\" başlıklı 297. maddesinin 1/c bendinde hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri ihtiva etmesi gerektiği belirtildikten sonra aynı maddenin ikinci fıkrasında ise hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekliliği belirtilmiştir.Bununla birlikte, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü ile davacı markasına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı tarafından tüm bu hususlarda temyiz edilmesine rağmen, sadece hükümsüzlük davası yönünden kararın bozulmasına ilişkin Dairemizin anılan ilamının sebep ve şekli dikkate alındığında; bozma ilamımızda markaya tecavüz ve haksız rekabet hakkındaki temyize dair bir değerlendirme yapılmadığı, böylece anılan hususun temyizen inceleme dışında tutulduğu, eş anlatımla anılan hususlardaki temyiz itirazlarının açıkça bozma ilamında reddedilmemiş olması nedeniyle davalı taraf yararına tecavüz ve haksız rekabet davasının da reddedilmesi yönünde bir usuli müktesep hak oluşmadığı kabul edilmelidir. Şu halde Bölge Adliye Mahkemesince, hükümsüzlük davası konusunda Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozan Dairemiz ilamına uyularak oluşacak bu durum karşısında tecavüz davasına yönelik de bir inceleme ve değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece hükümsüzlük davasına ilişkin değerlendirmeyle, tecavüz davası hakkında herhangi bir değerlendirmede dahi bulunmaksızın, davanın tümden reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir...\" gerekçesine yer verilmiştir.Dairemizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam edilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile davalıya ait markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Dosya içeriğinden davacının \"...\" esas unsurlu markalarının bulunduğu, ayrıca \"...\" ibareli tanınmış markasının da bulunduğu, davalının ise ... tescil numaralı \"...\" ibareli 03. ve 05. sınıflarda tescilli markasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında alınan 22/05/2018 tarihli rapor içeriğinde davalının 25/02/2015 tarihli web sitesindeki , \"...\" kullanımının taraf markalarının görsel ve fonetik açıdan benzerlikleri karşısında davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğine dair görüş bildirilmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan Beyoğlu ... Noterliğinin 03/01/2018 tarihli, ... Yevmiye numaralı e-tepit tutanakları incelendiğinde; davalıya ait internet sitesinde \"...\" ve \"...\" markalarının ürünler üzerinde kullanıldığının tespit edildiği, davalı tarafça da cevap dilekçesinde bu kullanımlar kabul edilerek, ihtarname gönderildikten sonra bu kullanımların kaldırıldığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.Davacıya ait markaların da 01, 03 ve 05. sınıflarda tescilli olduğu, marka tescil belgelerinde görülmektedir. Davalının internet sitesinde kullandığı \"...\" ve \"...\" markalarının da aynı sınıflarda yer aldıkları, markaların ortalama tüketici kesimine hitap ettikleri, davacının tanınmış \"...\" markası ile iltibasa neden olacak derece benzer oldukları, davalının internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde bu markaları kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılmakla, ilk derece mahkemesince davalının \"...\" ve \"...\" markalarını kullanmasının markaya tecavüz olduğunun tespiti ve önlenmesine karar verilmesi yerindedir. Ancak, davalının kullandığı \"...\" markası davacının tescilli ve tanınmış \"...\" markalarıyla iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığından, bu markanın kullanılması davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğine dair Mahkeme kararı doğru olmamıştır. Ayrıca; her ne kadar ilk derece mahkemesince aynı eylem nedeniyle haksız rekabetin de oluştuğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine karar verilmişse de, davacının ihlal edildiğini iddia ettiği marka hakkı TPMK nezdinde tescilli olup, 6769 sayılı Kanun ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayanmış olduğundan, markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olup, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı da bulunmamaktadır.Davacı tarafça ref talebinde bulunulmuş ve mahkemece bu yönde karar verilmiş ise de, 22/05/2018 tarihli bilirkişi raporu içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalının kullanımının web sitesinden kaldırıldığı, dolasıyla ref talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kısmen kabulü gerekmiştir.Davalı vekilinin davaya konu \"...\" markasının hükümsüzlüğü davasıyla ilgili istinaf talebinin incelenmesinde; Yargıtay ilamında da açıklandığı üzere, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet  Kanun'u 25/1. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 6/1. maddesinde tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği düzenlenmiş olup, davacıya ait ''...'' markası ile davalı adına tescilli ''...'' markası arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin de kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin  KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,  2-İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 26/02/2020 tarih, 2018/51 E. -2020/148 K. sayılı kararının  HMK'nın 353/1-b-2,3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,-Hükümsüzlük davası yönünden; davacının davasının REDDİNE,-Markaya tecavüz davası yönünden;  Davalının ..., ..., ibareleri ile ticari ürün üzerinde kullanımının davacının ... markalarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,-Davalının internet sitelerindeki kullanımının kaldırıldığı anlaşılmakla, bu konudaki ref talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 3-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, b)Davacı tarafından yapılan:  2.400,00 TL bilirkişi ücreti,  309,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.709,90 TL ve 71,80 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 2.781,70 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranlarına göre (%50)  1.390,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,c)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, ç)Kabul edilen tecavüze ilişkin talepler yönünden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Reddedilen hükümsüzlüğe ilişkin talepler yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)İstinaf ve temyiz aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 89,60 TL tehiri icra karar harcı, 397,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı ve 70,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 706,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf ve temyiz aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayısı da dikkate alınarak, istinaf isteminin kısmen kabulü yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayısı da dikkate alınarak, istinaf isteminin kısmen reddi yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Gerek ilk derecede, gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a8c5895766e2435","SID":"7394e7d7fb1ba6fc"}}