{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/693 - 2025/787<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2023/693 <br>KARAR NO\t: 2025/787<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04.07.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/449 Esas 2022/587 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08.07.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 13.04.2010 tarihinde müteveffa ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile seyir alinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek dere içine düşmesi sonucunda meydana gelen kazada ...’in vefat ettiğini, ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ...’in vefatı ile anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurudan sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... yönünden talebini 5.170,23 TLye, davacı ... yönünden 18.830,74 TL olarak artırmıştır.\t<br>\tDavalı vekili, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçenin üçüncü kişilere verilen zararları karşılamasının amaçlandığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, kimsenin kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği davacıların talep hakkı bulunmadığını, müteveffanın eşi ve çocukları tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açıldığını ve SULH olunması üzerine davadan feragat edildiğini, müteveffanın eşi için 20.11.2014 tarihinde 137.851,20 TL, ve çocuklar için 20.11.2014 tarihinde 58.104,47 TL tutarında ödeme yapıldığını, ödenen tazminatın güncelleştirilmesi gerektiğini, destek iddiasının kanıtlanması gerektiğini, dava tarihinden yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 16.11.2018 tarihli ve 2018/270 Esas, 2018/839 Karar sayılı karar ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 17.06.2021 tarihli ve 2019/628 Esas, 2021/1184 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, 08.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kazanın  meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile davacı ... lehine 18.830,74 TL, davacı ... lehine 5.170,23 TL, olmak üzere toplam 24.000,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinf dilekçesinde, anne ve babanın çocuğunun haksız fiil veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında destek olduğunun karine olarak kabulü gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamayı kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, müteveffanın anne ve babası için yapılan destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının eksik olduğunu, bakiye yaşam süresine itiraz ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, kararın eksik inceleme ve hükme elverişli olmayan hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak verildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla meydana gelen kaza sonucunda sürücü ...’in hayatını kaybettiğini, 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesi uyarınca hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği tazminat talebinin reddi gerektiğini, müteveffanın kendi kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazasından doyalı davacının talep hakkı bulunmamasına rağmen mahkemece bu durum dikkate alınmadan karar verildiğini, emsal yargı kararlarının bu yönde olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, yapılan ödeme ile zarar karşılandığından temerrüdün söz konusu olmadığını, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacılar vekili, 13.04.2010 tarihinde müteveffa ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen kazada ...'in vefat ettiğini, anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 17.06.2021 tarihli ve 2019/628 Esas, 2021/1184 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası  poliçesinin 16.04.2009-2010 tarihlerini kapsadığı anlaşılmıştır.<br> Kaza ve poliçe tarihi itibariyle Yargıtay’ın sürücü ve işletenin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalanlar tarafından açılan davalarda verilen kararların temyiz incelemeleri sonunda  istikrar kazanan uygulamasına göre, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına (HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar, HGK'nın 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 Esas-2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca) karar vermiştir.<br>Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendiğinde, 13.04.2010 tarihinde ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek dere içine düşmesi sonucunda meydana gelen kazada ...'in vefat ettiği, anne ve babası olan davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle dava açıldığı, Yargıtay uygulamalarına uygun olarak düzenlenen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekili ile davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 439,50 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.639,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 409,90 TL harcın mahsubu ile kalan 1.229,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t4-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>\t6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan  <br><br>Üye  <br><br>Üye <br><br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8a5d957afe171e8","SID":"036864f4b63b28fb"}}