{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1138   <br>KARAR NO\t: 2025/1315  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/02/2025<br>NUMARASI\t: 2023/640 E. 2025/191 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin \t\t\t Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/06/2025\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/02/2025 tarih ve 2023/640 E - 2025/191  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin pansiyon ve otel işletmeciliği alanında faaliyet gösterin uzun ve kısa süreli konaklama imkanı sunan saygın bir şirket olduğunu, davalılar ..., ... ve ...'nın müvekkili şirket bünyesinde uzun yıllar yönetim kurulu üyeliği yaptıklarını, müvekkili şirkette 16/07/2020 tarihinde yönetim kurulu seçimi yapıldığını ve davalıların yer aldığı yönetim kurulunun görevine son verilerek 15/07/2020 tarihinden itibaren ..., ... ve ...'dan oluşan yönetim kurulunun göreve geldiğini, yeni yönetim kurulunun göreve gelmesinden sonra kanunen şirkette olması gereken defterlerin, makbuzların, resmi evrakların ve paranın şirkette olmadığının anlaşıldığını ve yönetim kurulu üyelerinin kullanmakta olduğu odalarda çokça miktarda tahsilat makbuzu koçanı ile konaklayan misafirlerden alınmış borç senetleri bulunduğunu, yeni yönetimin tüm yazılı ihtarlarına rağmen şirkete ilişkin belgelerin verilmediğini, yeni yönetim tarafından şirkete ilişkin belgelerin ısrarla ihtarnameler ile talep edilmesi üzerine 1 yıl sonra ancak 10/08/2021 tarihinde davalılar vekilinden bir kısım evrakın-eksik şekilde teslim alınabildiğini, davalıların çoğunluğu elinde bulundurduğu dönemlerde kendilerine şirketin toplam karından daha fazla huzur hakları bağladığını, davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde kanundan doğan özen ve sadakat yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu sebeple müvekkili şirketi, ortaklarını zarara uğrattıklarını, otel işletmesinde ... isimli rezervasyon, kayıt ve ödeme işlemlerinin gerçekleştirildiği bir sistem kullanıldığını, 30/09/2021 tarihinde SMMM ...tarafından hazırlanan iç denetim raporunda 01/01/2020-15/07/2020 tarihleri arasında Adonis kayıtları ile fatura ve makbuz bilgileri arasında uyumsuzluk olduğunun belirtildiğini, onlarca Adonis kaydı ve faturada pansiyonda konaklama yapmış olan kişilerden odaya giriş anında bir miktar ödeme alındığını, gece saatlerinde konaklama yapmakta olan kişilere ödenen bedelin bir kısım indirim adı altında iade edildiğini ya ada öyle gösterildiğini ve bakiye tutar kadar eksik faturalandırma işlemi yapıldığını, davalıların yönetimde olduğu dönemde ilgili misafir sayısının fahişliği dikkat çekmekle birlikte misafirlerin hangi odaya geldiğine dair de bir kayıt bulunmadığını, hangi odaya misafir geldiği belli olmayan ve konaklama yapan 535 kişi misafire ilişkin herhangi bir ücretlendirme, ödeme kaydı ve fatura da bulunmadığını, müvekkili şirket adına ve hesabına yönetim kurulu tarafından 7 kez araç kiralandığını, araç yakıtlarının müvekkili şirket hesabından alındığını ve şirketin borçlandırıldığını, ancak şirket kayıtlarında bu aracın hangi misafirlerin transferi için kaç kez kullanıldığına dair bir kayıt bulunamadığını, ilgili aracın davalıların özel işleri için kullandığının kayıtlarından anlaşıldığını bildirerek müvekkilinin uğramış olduğu zarara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 50.000,00-TL'nin davalıların davacı şirketi zarara uğrattıkları tarihten itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hakkında dava açılabilmesi için genel kurul kararı alınması gerektiğini, davacı tarafça müvekkillerine gönderilen Kayseri 10. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı defterlerin, belgelerin teslim edilmesine dair ihtarnameye Kayseri 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle cevap verildiğini, söz konusu bu ihtarnamede teslimin yapılamamasının gerekçesinin açıkça belirtilmiş olup, teslimin yapılamamasının bizzat yeni yönetim kurulundan kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, 30/10/2020 tarihinde şirket merkezine defterlerin teslimi amacıyla gidildiğini, defter ve belgeler üzerinden incelemeler yapıldığını, tutanakla teslimin kayıt altına alınmasının istenilmesi üzerine yeni yönetim kurulu tarafından tutanak altına alınmasından imtina edildiğini, bunun üzerine müvekkilleri uhdesinde bulunan şirket merkezine getirilmiş tüm defter ve kayıtların teslimi yapılmadan alındığını, dava dilekçesinde Adonis kayıtlarıyla fatura tutarlarının uyuşmadığının belirtildiğini, her şeyden önce söz konusu sistemin şirket çalışanları tarafından da kullanılmakta olup, hiçbir şekilde kabul anlamında olmamakla birlikte buradaki bir hata yahut eksikliğin münhasıran bir üçüncü kişiden de kaynaklanabileceğini, nakit olarak tahsil edilen tüm ödemelerin gün sonunda şirket hesabına yatırıldığını, ödemelerin kredi kartıyla/banka havalesi yoluyla tahsil edilmesi durumunda ilgili slip/dekont, nakit olarak alınan ödemelerde de para yatırma dekontunun faturalara ilintilenerek hem takip kolalığı sağlandığını hem de ne, ne kadar, nasıl tahsil edilmiş kısmının kontrolünün bu şekilde daha kolay takip edilebilme imkanına sahip olduğunu, kimi zaman müşterilerin erken çıkış yapma, iskonto, müşteri memnuniyeti kapsamında indirim yapılması söz konusu olduğundan kimi zaman bu kapsamda indirim yapıldığını, indirim doğrultusunda da fatura kesildiğini, burada şirketin uğramış olduğu bir zararın mevcut olmadığını, 2018-2020 yıllarına ilişkin olarak geçmiş yıllara ait 120.000 TL, 2019 yılına ilişkin ise 114.483 TL toplamda 234.483 TL temettü dağıtıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi temettü verilmediği yahut sembolik rakamların mevzu bahis olmadığının açıkça anlaşılabileceğini, ayrıca dağıtılan bu temettü dışında şirkete demirbaş alımı, ek otel odası ve fitness salonu yapımı için 175.000,00-TL yatırım yapıldığını, hal böyle iken şirketin zarara uğradığının ifade edilemeyeceğini, bunun yanı sıra otele gelen müşterilerin havaalanına gitme, havaalanından alma, kış turizmi kapsamında Erciyes'e gidiş geliş gibi işlerde araç ihtiyacı söz konusu olduğundan araç kiralaması yoluna gidildiğini, davacı tarafın dava konusu ettiği hususların tamamının genel kurulda sorulduğunu, sorulan sorulara yönetim kurulunca yazılı olarak cevap verildiğini bunun üzerine tekrar yönetim kurulu olarak müvekkillerinin seçildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Sonuç olarak davacı şirketin  ... sistemi üzerinde yapılan incelemede  01.01.2020 - 15.07.2020 döneminde tahsilatı yapılıp faturası düzenlenmeyen 50.024,08-TL ( 25.845,08 TL + 16.500,000-TL + 310,00-TL + 795,00-TL + 1.080,00-TL+  5.494,00-TL)<br>tutarında farkın oluştuğu tespit edilmiş olup, taraflar arasındaki benzer uyuşmazlığa ilişkin mahkememizin kesinleşen 2022/404 e. 2024/410 K. Sayılı kararında da açıklandığı üzere; davalı tarafça girişte kaydı yapılarak ödemesi alınan ve otelde kalmaya devam eden şirket müşterilerine, otelden ayrılırken kaldığı güne ve aldığı hizmete göre fatura kesilmesi nedeniyle ve müşteri memnuniyetini sağlamak ve müşteri kaybetmemek amacıyla; kahvaltı ve transfer ücreti dahil oda fiyatı sunulan ancak daha sonra kullanılmayan kahvaltı ve transfer hizmeti nedeniyle, beyan ettiği süreden daha az konaklayarak ayrılan müşterilere erken çıkış yapması nedeniyle, odaların boş kalıp şirketin zarara uğramaması ve şirket gelirlerinin arttırılması amacıyla ve müşteri memnuniyeti kapsamında konaklamak isteyen müşterilere, uzun süre konaklayan öğrencilerin yakın akrabalarına (anne-babası vs.) ve devamlı konaklayan şirket müşterilerine yapılan indirimler ve uzun dönem müşterilerden giriş yaparken alınan ancak kullanılmayan depozito ücretlerinin çıkış yaparken müşterilere iade edilmesi nedeniyle fark kaynakladığı ileri sürülmüş ise de Turizm ve Otelcilik alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde uygulamada bu yönde bir iadenin sözkonusu olmadığı belirtilmiştir. Kaldı ki bölgede ve sektörde müşteriden tahsil edilen bedelin iadesine ilişkin bir uygulamanın olduğu kabul edilmiş olsaydı dahi bu hususta hangi müşteriye somut olarak hangi sebeple ne kadar iade yapıldığı hususunda ispat külfeti davalılarda olup davalıların bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı açıktır. Başka bir deyişle şirket yöneticisi olan davalılar zararın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını ispatlayamamışlardır. ( Emsal nitelikteki  Yargıtay  11. Hukuk Dairesi'nin  2022/4461  E. 2023/4517 K. Sayılı ilamı da bu yöndedir) Bu durumda davacı şirket zararı olan 50.024,08-TL'nin davalı şirket müdürlerinin kusurlu davranışı sonucu meydana geldiği ancak ıslah ile dava değerinin 89.634,50-TL'ye yükseltildiği görüldüğünden davanın kısmen kabulü ile 50.024,08-TL yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf zararın doğduğu tarihten itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı da gözetilerek 50.024,08-TL yönünden dava  tarihi olan 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya yönelik talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 50.024,08-TL'nin dava tarihi olan 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya yönelik talebin reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalarının TTK 553/1 uyarınca sorumluluk davası olduğunu, Yönetim kurulu üyeleri sorumlulukları ve görevlerini ifa ederlerken kasten olmasa bile ağır veya hafif ihmalleri ile zarara açabildiklerini, yönetim kurulu üyelerinin her iki kanundan birden doğan, objektif özen yükümlülüğüne aykırı olarak gerçekleştirdikleri ihmalleri sebebiyle sorumluluklarının söz konusu olacağını, şirket adına kiralanan aracın şahsi işler için kullanıldığını, davalılar ..., ... nın kızı ...nın kardeşi ... in iş akdini haksız olarak feshederek kendisine 2020 yılında 30.346,89 TL şirket bünyesinden ödeme yaptığını, bu haksız feshe dair taraflarca yapılmış bir tutanak, ihtar vb şirket kayıtlarında olmadığını, davacıların haksız fesih yaparak ...'e ödeme yaparak şirketi zarara uğrattıklarının açık olduğunu,  İlk Derece Mahkemesinde gerekçeli kararın 4 numaralı kısmında müvekkili tarafından toplam 16.886,45 TL yargılama gideri yapıldığının tespit edildiğini, ancak hemen akabinde davanın kabul oranına göre 4.424,15 TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, ancak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davanın kabul oranının dikkate alındığında müvekkilinin yargılama gideri alacağının daha fazla çıktığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı istinaf başvuru dilekçesinde şirket adına kiralanan araçların şahsi işler için kullanıldığını bu nedenle de şirketin zarara uğradığını iddia ettiklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin iş bu dosyası incelendiğinde dosya kapsamında alınan tanık ifadeleri araçların otelde konaklayan müşterilere hizmet verdiğini, otelin ihtiyaçlarına kullanıldığını açıkça belirttiklerini, misafirler için kaç sefer transfer yapıldığının kaydının ticari defterlerde yer almasının ise hem sistem hem de yasal anlamda mümkün olmadığını, davalı müvekkillerinin dosya kapsamında dinlenilen tanıklarla da iddialarını ispat ettiklerini, davalı müvekkillerinin şirket yöneticisi iken yasal olarak yapmak zorunda oldukları kıdem ve ihbar tazminatı ödemesini yerine getirdiklerini ve bu ödemeyi belgelendirdiklerini, her iş akdinin sonlanmasında bir tutanağa veya ihtarnameye de gerek olmadığını, davalı müvekkillerinin şirket yönetiminde olduklarında yasalara uyması ve şirketin yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu bir ödemeyi yerine getirmesinin kusur olmadığını davalı müvekkillerine kusur yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının istinaf gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olmadığını savunmuştur. \t\t\t\t <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava Anonim şirket ortaklarına karşı açılmış sorumluluk davasıdır.<br>Mahkemece davanın kısman kabulüne karar verildiği karara karşı yalnızca davacı tarafça istinaf yasa yoluna baş vurulduğu görülmüştür.<br>Davacı dava dilekçesinde davalıların sorumluluklarına gerekçe olarak;<br>1- Şirketin toplam karından daha fazla huzur hakkı bağladıklarını, şirketin faaliyetleri ve maliyet durumu ile ilgili şirket ortaklarının bilgi vermediklerini, kar payı dağıtmadıklarını sembolik kar payı dağıttıklarını <br>2 30.09.2021 tarihi iç denetim raporuna göre; onlarca Adonis kaydı ve faturada pansiyonda konaklama yapmış olan kişilerden odaya giriş anında bir miktar ödeme alındığını ancak gecenin ilerleyen saatlerinde kişilere ödenen kişilerce ödenen bedelin bir kısmının indirim adı altında İade edildiğini bu şekilde faturalandırma yapıldığını,<br>3-01.01.2020- 15.7.2020 tarihleri arasında 535 kişi misafir kaydı bulunduğunu bu sayının fahiş olduğunu misafirlerden herhangi bir ücretlendirme ve ödeme kaydı ve fatura alınmadığını,<br>4- 24.2.2019 -15.7.2020 tarihleri arasında 190 konaklamadan toplam 25.243,30 TL 01.03.2018 -15.7.2020 tarihleri arasında cari hesap kayıtlarından göre 57 konaklamadan toplam 24.914 94 TL  toplamak üzere 50.158,24 TL tahsil edilemeyen bakiye alacağın bulunduğu <br>5- Şirket adına 01.01.2020-15.07.2020 Tarihleri arası   7 kez araç kiralandığını araç yakıtlarının şirket hesabından alındığını ve buna istinaden 13.578,32 TL şirketin borçlandırıldığını,<br>6-Davalılar ... ve ...'ün kızları ...'nin şirkette çalıştırıldığını 2020 yılında 30.346,89 TL kıdem tazminatı ödeyerek işten çıkarıldığını bu şekilde davaların kendilerine menfaat temin ettiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.<br>Davacılar 04.02.2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunmuş olup dilekçe incelendiğinde;<br>a-) Davacıların dava dilekçesinde  belirtilen eylemler nedeniyle 50.000 TL olarak belirttikleri bedeli  14.03.2024 tarihli tarihli kök rapor doğrultusunda<br>1- 01/01/2020 ile 15/07/2020 arasında gizlenen gelir farkından kaynaklı  25.845,08 TL<br>2-Şirket için kiralandığı iddia edilen araçlar için ödenen 9.450,00 TL  kira bedeli  1.998,53 TL yakıt gideri<br>3-Dava dışı  ...'e haksız fesih nedeniyle ödenen 30.346,89 TL kıdem tazminatı bedeli <br>b-) 27.11.2024 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda <br>1-Ücretlendiremeyen  misafir konaklama bedelleri karşılığı  16.500 TL<br>2-Fazla tahsil edilen  paralar karşılığı düzenlenen 5.494,00 TL olarak toplam 89.634,50 TL  şeklinde  somutlaştırıp bedel artırımında bulunmuştur.  <br>Mahkemece, davacının dava dilekçesinde belirtiği alacak kalemlerinden  01/01/2020 ile 15/07/2020 arasında gizlenen gelir farkından kaynaklı  25.845,08 TL, ücretlendiremeyen  misafir konaklama bedelleri karşılığı  16.500 TL, fazla tahsil edilen  paralar karşılığı düzenlenen 5.494,00 TL,  otelde misafir olarak bulunup Adonis kayıtlarında kredi kartı ile ödeme yaptığına ilişkin kayıt bulunan ve resmi kayıtlara yansıtılmayan fatura düzenlenmeyen 2.185TL(310,00-TL,795,00-TL 1.080,00-TLhasılat) karşılığı olarak 50.024,08 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş bunun dışında kalan araç kiralama bedeli,  dava dışı 3. kişiye ödenen kıdem tazminatı ve araç kiralama ve yakıt bedelleri yönünden davanın reddine karar verildiği görülmüştür. <br>6102 sayılı TTK'nın 408/1 ve 479 maddelerindeki düzenleme ve bu husustaki Yargıtay yorumu karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gerekmektedir. Bu husus dava şartı olup mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD  2024/5398 Esas 2024/9070 Karar; 2018/5842 Esas 2020/3547 Karar ; 2022/230 Esas  2023/344 Karar )<br>Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin  sorumluluğu düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 553.maddesi hükmüne göre kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal etmeleri halinde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.  Hukuk  sisteminin anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu halinde  her türlü zarara tazminat sonucu bağlamamış olup yönetim kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanununa istinaden hukuki sorumluluklarına hükmedilebilmesinin; zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesine bağlı olup  ispat yükü iddia eden davacı üzerindedir. (Yargıtay 11 HD  2023/6638 Esas  2024/7684 Karar,  2023/6528 Esas 2024/4840  Karar sayılı onama kararı içeriğinden) <br>6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunda farklılaştırılmış teselsül esası getirilmiştir. Hal böyle olunca  şirketi zarara uğratan yönetim kurulu işleminin bulunması halinde sorumluluğu söz konusu olacaktır.(Yargıtay 11 HD   2022/2261 Esas  2023/5780 Karar) <br>Dava dilekçesinde ileri sürülen vakalardan davalılar tarafından  şirkete  araç kiralaması ve ayrılan çalışanına  haksız şekilde kıdem tazminatı ödemesinin şirketin zararına yapıldığı  davacı şirket tarafça ispat edilememiş olup bu doğrultuda mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. <br>Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakalara, bedel artırım dilekçesinde  mahkemece aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda istediği alacak kalemlerini somutlaştırmasına, karara karşı yalnızca davacı tarafça istinaf yasa yoluna baş vurulmuş olunmasına, davacı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere,   Dairemiz kaldırma kararı sonrası  dosyaya kazandırılan  hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin  aşağıdaki istinaf talebi dışındaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. <br>Mahkemece yargılama gideri hesaplaması yapılırken yargılama giderlerine 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı dahil edilerek 16.886,45 TL üzerinden kabul/red oranına göre 4.424,15 TL'nın davalılardan alınmasına karar verilmiş ise de 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının yargılama giderlerine dahil edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi mahkemece toplam 16.385,55 TL üzerinden kabul/red oranına göre 9.144,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi HMK 353/1-b-2 md uyarınca usul ve yasaya aykırı görülmüş ve bu yönden düzeltilerek aşağıdaki gibi yeniden hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, <br>2-HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğice KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin   istinafa konu edilen 25/02/2025 tarih ve 2023/640 E - 2025/191  K sayılı nihai kararının  KALDIRILMASINA, <br>Düzeltilerek yeniden karar verilmesine,  buna göre;<br>3-\"1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 50.024,08-TL'nin dava tarihi olan 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya yönelik talebin reddine, <br>2-Alınması gereken 3.417,15-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacı tarafından yatırılan 853,88-TL peşin harç ile 676,86-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.886,41-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3- Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 853,88-TL peşin harç ile 676,86-TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 385,55 TL tebligat - müzekkere posta gideri, 16.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 16.385,55-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 9.144,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan yapılan 80,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına göre belirlenen 35,35-TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 601,00-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 759,00-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>6-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, \"<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf  karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan 520,00 TL tebligat/ posta gideri ile davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,  <br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  25/06/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"941d193baca8c8f2","SID":"4dacbf3431d904d8"}}