{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/2583 <br>KARAR NO: 2025/738<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/04/2021<br>NUMARASI: 2016/920 Esas, 2021/279 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/07/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hak ediş bedelinin tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine, davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair  verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı yüklenicinin yalıtım ve izolasyon işi yaptığını, taraflar arasında akdedilen 15/06/2013 tarihli sözleşme ile davalı şirketin müteahhitliğini yaptığı, ... projesindeki kompleksin \"Temel ve Perde İzolasyon\" işlerinin davacı tarafından üstlenildiğini, sözleşme konusu işlerin 11 adet hakedişten oluştuğunu, davalı şirketin ilk 9 hakedişi yaptığını ve buna ilişkin ödemeleri gönderdiğini, 10. hakedişi ise teslim almasına karşın ödemesini yapmadığını, 11 nolu hakedişin  davacı tarafından Haziran ayında bitirilmiş olmasına rağmen bu hakedişi teslim almaktan kaçındığını, bunun üzerine Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/64 Değişik İş sayılı dosyası ile sözleşme konusu yerde delil tespiti yaptırıldığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda sözleşme konusu işlerin yapıldığı, fakat sadece 3.000,00-TL bedelli küçük bir ayıptan bahsedildiğini, kabul etmemekle birlikte raporda bahsi geçen ayıbın davacı açısından onarımının basit ve kolay bir iş olduğunu, ancak davalı şirketin arada husumet olduğu gerekçesi ile davacıyı inşaat alanına yaklaştırmadığını, davacı tarafından davalı şirkete Kartal ... Noterliği’nden 24/09/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarname üzerine davalı şirketçe 10. hakediş bedeline mahsuben müvekkiline 02/10/2014 tarihinde 40.572,90-TL.’lik ödeme yapıldığını, müvekkili firma tarafından sözleşme konusu edimlerin yerine getirildiğini, ancak davalı şirketçe 59.552,09-TL. tutarındaki bakiye borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1692 Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, anılan mahkemece verilen 15/09/2015 tarihli, 2014/1692 E. ve 2015/660 K. sayılı kararda; taraflar arasında akdedilen 15/06/2013 tarihli sözleşmenin 16. maddesinde ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili kılındığı, 6100 sayılı HMK.’nun 17. maddesi uyarınca tacir olan tarafların serbest iradeleriyle belirlenen İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verildiğini, bu kararı temyizen inceleyen Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından 25/05/2016 tarihinde verilen 2016/1591 E. ve 2016/2985 K. sayılı kararla; yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Müdürlüğü, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, buna karşın icra takibinin İstanbul Anadolu İcra Dairesi’nde, davanın ise İstanbul Anadolu Mahkemeleri’nde açıldığı, ortada yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle mahkemece işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğunu, huzurdaki davada itirazın iptali istenen icra dosyasının ise yeni bir icra takibi olmayıp, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin devamı niteliğinde olduğunu, dosyanın yetkili İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini ve bu dosyada ödeme emrinin tebliğinden sonra davalı şirketçe borca ve takibe itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borca ve yetkiye itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, bunun üzerine davacı tarafından İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1692 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılamada mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiğini, bu kararın taraflarınca temyiz edildiğini ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nce 2016/1591 E. - 2016/2985 K. sayılı kararla yetkili icra müdürlüğünde başlatılmayan takip nedeniyle yetkisizlik kararı verilmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, bu dava dosyasının ise halen derdest olduğunu, ilgili dava sonuçlanmadan davacı tarafından yeniden dava açılmasının hatalı olduğunu, somut olayla ilgili başka bir mahkemece yargılama devam ettiğinden işbu davada derdestlik itirazında bulunduklarını, bu sebeple öncelikle mahkemece esasa dahi girilmeden davanın usul yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapımına devam edilen ... adlı projenin temel ve perde izolasyon işlerinin 15/06/2013 tarihli sözleşme ile davacı tarafa verildiğini, ancak davacı tarafından dava dilekçesinde iddia edildiği gibi yapılacak işin 11 adet hakedişten oluşan bir iş olmadığını, sözleşme içeriğinde detayları yazılı olduğu şekilde, işin ... Konut/Çarşı Kompleksi Yapım İşi’ne ait Temel ve Perde İzolasyon (malzeme+işçilik) uygulama işlerinin tamamının yapılması olduğunu, davacı tarafın sözleşme gereği işlere başladığını ve 10 adet hakediş yaptığını, yapılan tüm bu hakedişlere ilişkin bedellerin ise davalı tarafından sözleşme gereği teminat kesintileri yapılmak suretiyle davacıya eksiksiz olarak ödendiğini, davacı tarafın işleri düzgün yapmaması sonucunda inşaatta su sızıntısı ve akıntıların meydana geldiğini, davacı tarafla bu sorunun görüşüldüğünü, ancak davacı tarafından soruna bir çözüm bulunmadığını ve görmezden gelindiğini, davacı tarafın işlerini yarım bıraktığını, davalı tarafından dava dışı ... İnşaat ... firması ile anlaşılarak davacı tarafından yarım bırakılan eksik ve hatalı izolasyon işlerinin tamir ve onarımının yaptırılarak bedelinin karşılandığını, sonuç olarak davalını, davacıya 11 nolu hakediş ile ilgili olarak herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek; davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 14/04/2021 tarihli  karar ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, delil tespit dosyaları ile dosyada alınan ve benimsenen bilirkişi 2. ek raporuna göre;  davacı tarafından yapılan temel ve perde izolasyonların yapımı sırasında inşaatta su sızıntıları meydana geldiği, böylece davacının üstlenmiş olduğu işin bir kısmını ayıplı olarak yaptığı, mevcut ayıbın giderilmesi için davalı şirket tarafından dava dışı 3. kişi firmaya (... İnşaat ... firmasına) ayıplı ve eksik işlerin yaptırıldığı ve bunun için 25.655,86-TL. ödemede bulunulduğu, davalı tarafça ayıbın giderilmesi için ödenen bu bedelin davacının bakiye alacağından mahsubunun gerektiği, davacı yanın incelenen ticari defterlerine göre davalı şirketten 62.593,30-TL. alacaklı olduğu, ancak bu rakamdan davalı tarafça ayıplı işler için 3. kişiye ödenen 25.655,86-TL. mahsup edildiğinde; mahkememizce benimsenen bilirkişi 2. ek raporunda da tespit edilen miktara göre taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı firmanın davalı şirketten takip tarihi itibariyle 36.937,44-TL. tutarında bakiye alacağı bulunduğu, böylece davalı şirketin bilirkişi raporu ile tespit edilen miktara yönelik itirazının haksız olduğu ve İİK.'nun 67. maddesi gereğince bu miktar (36.937,44-TL.) yönünden iptalinin gerektiği, her iki taraf da tacir olduğundan ve davacı yanın talebi ile de bağlı kalınarak yıllık %11,75 oranını geçmemek üzere asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesinin uygun olacağı,  takip konusu fatura alacağı da likit olduğu,  reddedilen kısım yönünden ise yasal şartları oluşmadığı gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile; davalı şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında 36.937,44-TL. asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek (yıllık %11,75 oranını geçmemek üzere) avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.387,48-TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı isteminin  reddine,  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; sözde ayıplı iş bedeli olarak tenzil edilen 25.655,86 TLyi kabul etmediklerini, davacının 11.hakedişten oluşan işin; ilk 9.hakedişinde hiçbir sıkıntı yaşamadığını ve tüm hak edişlerinin ödendiğini, 10. ve 11.hakedişte ise davacı taraf yapmış olduğu işleri davalı şirkete Haziran ayında götürdüğünü, gösterdiğini, ve teslim almalarını talep ettiğini, davalı şirketin ise ufak-tefek birkaç ayrıntıyı güya bahane hak ediş dosyasını (işi) teslim almaktan kaçındığını ve davacıdan bakiye hak edişlerinin yarısından feragat etmesini, artık bunun gelenek olduğu ve ileride başka projelerde de birlikte çalışma vaadinde bulunduğunu, davacının bunu kabul etmediğini, davalının,  davacıyı ertesi gün şantiyeye sokmayıp, kovduğunu, bunun üzerine önce mahallinde tespit ve akabinde noterden ihtarname çekilmesi üzerine davalı şirketin paniğe kapılarak, davacıya derhal 10. hakedişe mahsuben banka kanalı ile 02.10.2014 tarihinde ödeme yaptığını, davalı tarafın ayıp olarak ileri sürdüğü iş  tahminen malzeme+işçilik dahil 3.000 TL. bedelle düzeltilebilecek bir işlem iken, davalının, davacıyı şantiyeden kovarak, müdahale imkanını ortadan kaldırdığını, Küçükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/64 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte 3.000 TL’lık kusurlu iş tespit edildiğini,  davalı şirketin yaptırmış olduğu tespitin ise davacı şirketin yaptırdığı tespitten 3 ay sonrasında olup, işte bu aradaki dönemde davalı şirketin izolasyon konusunda yardım almadan ve hatalı olarak KEÇE gerilmeden beton dökmesi sonucu izolasyonda bozulma meydana geldiğini, bu durumun suçlusunun davacı taraf gösterilmeyeceğini, bilirkişi heyetinin sözde dava dışı 3.kişi firma tarafından tamamlanan işin bedeli olarak kestiği fatura bedelinin abartılı olup-olmadığı, yapılan işe uygunluğunu incelemeden ve denetlemeden sırf davalı şirketin bu yöndeki beyanlarına itibar ederek dosya alacağından mahsup edilmesinin  yasaya  ve usule aykırı olduğunu, sözleşmede davacı tarafın işçilik ve imalattan kaynaklı hatalardan sorumlu olacağı kararlaştırılmış olup, aynı maddede davalı şirketin talep ve başvurusunun olmasını şartının getirilmiş olduğunu, sözleşmenin devam eden 4.02-4.03 maddelerinde işverenin her zaman işleri sürekli kontrol etme yetkisine sahip olduğu, eğer işten memnun değilse ve bu konuda uyarı yapılmış ve iş düzeltilmemişse; sözleşmeyi feshetme yetkisi olduğunu, davalının bugüne kadar sözleşmeyi feshetmediğini, son 2 hakedişte bu ihtilafın çıkmasının tek sebebinin, davalı işverenin illaki hak edişlerden bir miktar kesinti yaparak tabiri caizse “jestiyon kesintisi” adı altında bir miktar parayı almak istemesi olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;  davacı tarafından, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, bunun üzerine davacı tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1692 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, mahkemece yetkisizlik kararı verildiğini, dosyanın Yargıtay  tarafından bozulduğunu, bozma gerekçesinde; İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğu yönünde karar verildiğini, dava dilekçesinde bu noktada yetki itirazını kabul ederek; dosyayı yetkili İstanbul İcra Dairelerine gönderdiğini,  Yargıtay tarafından bozma kararı verilmesi nedeniyle İstanbul Anadolu  3. Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama devam edildiğini, aynı icra dosyasına ilişkin derdest bir dava bulunduğunu, ilgili dava sonuçlanmadan; davacı tarafından yeniden dava açılmasının hatalı olduğunu, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde de aynı icra dosyası ile ilgili 2 tane itirazın iptali davası açtığını,  derderstlik itirazı dikkate alınarak davanın usul yönünden reddi gerektiğini,  davacı tarafından icra dosyasında süresinden sonra işlem yapılmasına ilişkin itirazlarımızın yerel mahkemece ayrıntılı bir şekilde incelenmeksizin reddine karar verildiğini,  icra dosyalarında bir yıl işlem yapılmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırıldığını ve dosya yenilenmedikçe işlem yapılamadığını, ayrıca borçlu tarafından dosyaya itiraz edilmiş ise bu itiraz üzerine 6 ay içerisinde itirazın kaldırılması, 1 yıl içerisinde de itirazın iptali davası açılması gerektiğini, davacı tarafından 01.10.2014 tarihinde icra takibi başlatılmış ve davacı tarafından yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, davacının, dosyanın ilgili yetkili icra dairesine gönderilmesi gibi; dosyada başka bir işlem yapmayarak; dava yoluna gittiğini, hükme esas alınan 14.12.2020 tarihli 2. ek bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 2. ek raporunda \"İnceleme ve Değerlendirme\" başlığı altında yapılan incelemede; her ne kadar \"... belge no.lu 09.08.2014 tarihli 30.559,59.-TL bedelli fatura\" tespit edilmiş ise de işbu tespitin, maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu,  söz konusu fatura ve faturaya ilişkin herhangi bir evrakın davalı şirket kayıtlarında bulunmadığını, davalı şirkete tebliğ edilmiş bir evrakta olmadığını, davalının,  davacıya işbu faturaya ilişkin bir borcu olmadığını, bu faturaya ilişkin ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacı tarafından da dosyaya herhangi bir evrak sunulmadığını, davacı tarafından ısrarla  sızıntı ve akıntıların çözümünün davacı taraftan talep edilldiğini, fakat  raporda da tespit edilen ayıpların giderilmediğini, buna rağmen Bakırköy ... Noterliğinin 09/10/2014 gün ve ... Yev sayılı ihtarı ile 10. hakediş bedelinin teminat kesintisi yapılmak suretiyle 40.572,90.-TL olarak 02.10.2014 tarihinde ödeneceğini ihtar ettiklerini ve bu bedelin ödendiğini,  11. hakediş ile ilgili olarak davalı şirkete teslim edilmiş, onayına sunulmuş ve onaylanmış bir hakediş mevcut olmaması nedeniyle herhangi bir bedel ödenmeyeceğinin davacıya ihtar edildiğini,  İhtarda 11. hakediş ile ilgili evrakların hazırlanarak 15.10.2014 günü saat 10:00’ da bizzat veya yetkilendireceği teknik bir elemanla şantiyede teslim edilmesi, ayrıca 11. hakediş ve bundan önceki hakedişlere birlikte yapılan tüm işlerin kontrolünün birlikte sağlanarak tamamlanmış, eksik veya hatalı işlerin bir tutanakla tespit edilmesi, halinde hatalı ve eksik işlerin nasıl ve ne şekilde giderileceğinin belirlenmesi, tespit edilen hatalı ve eksik işlerin tamamlanarak teslimi sonrası hak edişin kabulünün yapılacağının ihtar edildiğini, ancak ihtarda belirtilen günde davacı tarafça herhangi bir müracaat olmadığını, davalı şirket tarafından 3. kişi ... İnşaat ... firması işle anlaşılarak izolasyonda yapılan hatalı işlerin düzeltilmesi ayrıca davacı tarafından yarım bırakılan izolasyon işlerin yaptırılması ile ilgili olarak anlaşmaya varıldığını ve bu firmaya 25.655,86-TL olan, teminattan çok daha fazla bir bedel ödendiğini,  davacı tarafından 11. hakediş ile ilgili olarak herhangi bir fatura düzenlenmediğini ve davalıya  tebliğ edilmediğini,  davalı şirketin kayıtlarında yer alan 11.06.2014 tarihli ... belge nolu 43.133,33.-TL bedelli son faturanın, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 44.258,54.-TL olarak yer aldığını, söz konusu faturanın taraf defterlerinde farklı olmasının; vergi mevzuatı kapsamında ödenen stopajdan kaynaklandığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici (taşeron), davalı ise iş sahibi (asıl yüklenici) dir.Taraflar arasında \"Temel ve Perde İzolasyon\" işlerine dair 15/06/2013 tarihli sözleşme  akdedilmiştir.Davacı vekili; davacı yüklenicinin yalıtım ve izolasyon işi yaptığını, taraflar arasında akdedilen 15/06/2013 tarihli sözleşme ile davalı şirketin müteahhitliğini yaptığı, ... projesindeki kompleksin \"Temel ve Perde İzolasyon\" işlerinin davacı tarafından üstlenildiğini, sözleşme konusu işlerin 11 adet hakedişten oluştuğunu, davalı şirketin ilk 9 hak edişi ödediğini,  10. hakedişi ise teslim almasına karşın ödemediğini, 11 nolu hak edişin ise işin davacı tarafından Haziran ayında bitirilmiş olmasına rağmen; bu hakedişi teslim almaktan kaçındığını, bunun üzerine Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/64 Değişik İş sayılı dosyası ile sözleşme konusu yerde delil tespiti yaptırıldığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda sözleşme konusu işlerin yapıldığı, fakat sadece 3.000,00-TL bedelli küçük bir ayıptan bahsedildiğini, kabul etmemekle birlikte raporda bahsi geçen ayıbın davacı açısından onarımının basit ve kolay bir iş olduğunu, ancak davalı şirketin aradaki husumet nedeni ile davacıyı inşaat alanına yaklaştırmadığını, davacı tarafından davalı şirkete Kartal ... Noterliği’nden 24/09/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarname üzerine davalı şirketçe 10. hakediş bedeline mahsuben davacı taşerona 02/10/2014 tarihinde 40.572,90-TL.’lik ödeme yapıldığını, davacı firma tarafından sözleşme konusu edimlerin yerine getirildiğini, ancak davalı şirketçe 59.552,09-TL. tutarındaki bakiye borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1692 Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, anılan mahkemece verilen 15/09/2015 tarihli, 2014/1692 E. ve 2015/660 K. sayılı kararda; taraflar arasında akdedilen 15/06/2013 tarihli sözleşmenin 16. maddesinde ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili kılındığı, 6100 sayılı HMK.’nun 17. maddesi uyarınca tacir olan tarafların serbest iradeleriyle belirlenen İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verildiğini, bu kararı temyizen inceleyen Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından 25/05/2016 tarihinde verilen 2016/1591 E. ve 2016/2985 K. sayılı kararla; yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Müdürlüğü, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, buna karşın icra takibinin İstanbul Anadolu İcra Dairesi’nde, davanın ise İstanbul Anadolu Mahkemeleri’nde açıldığı, ortada yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle mahkemece işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğunu, huzurdaki davada itirazın iptali istenen icra dosyasının ise yeni bir icra takibi olmayıp, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin devamı niteliğinde olduğunu, dosyanın yetkili İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini ve bu dosyada ödeme emrinin tebliğinden sonra davalı şirketçe borca ve takibe itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; itirazının iptali ile takibin devamını ve  davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili; aynı takip nedeni ile  İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1692 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını bu davanın derdest olduğunu, davanın derdestlik nedeni le reddinin gerektiğini,  davacının iddia ettiği  gibi yapılacak işin 11 adet hakedişten oluşmadığını,  davacı tarafın sözleşme gereği işlere başladığını ve 10 adet hakediş yaptığını, yapılan tüm bu hakedişlere ilişkin bedellerin ise davalı tarafından sözleşme gereği teminat kesintileri yapılmak suretiyle davacıya eksiksiz olarak ödendiğini, davacı tarafın işleri düzgün yapmaması sonucunda inşaatta su sızıntısı ve akıntıların meydana geldiğini, davacı tarafla bu sorunun görüşüldüğünü, ancak davacı tarafından soruna bir çözüm bulunmadığını ve görmezden gelindiğini, davacı tarafın işlerini yarım bıraktığını, davalı tarafından dava dışı ... İnşaat ... firması ile anlaşılarak davacı tarafından yarım bırakılan eksik ve hatalı izolasyon işlerinin tamir ve onarımının yaptırılarak bedelinin karşılandığını, sonuç olarak davalını, davacıya 11 nolu hakediş ile ilgili olarak herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek; davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece;  bilirkişi 2. ek raporunun benimsendiğini,   davacı tarafından yapılan temel ve perde izolasyonların yapımı sırasında inşaatta su sızıntıları meydana geldiği, böylece davacının üstlenmiş olduğu işin bir kısmını ayıplı olarak yaptığı, mevcut ayıbın giderilmesi için davalı şirket tarafından dava dışı ... İnşaat ... firmasına ayıplı ve eksik işlerin yaptırıldığı ve bunun için 25.655,86-TL. ödemede bulunulduğu, davalı tarafça ayıbın giderilmesi için ödenen bu bedelin davacının bakiye alacağından mahsubunun gerektiği, davacı yanın incelenen ticari defterlerine göre davalı şirketten 62.593,30-TL. alacaklı olduğu, ancak bu rakamdan davalı tarafça ayıplı işler için 3. kişiye ödenen 25.655,86-TL. mahsup edildiğinde; mahkememizce benimsenen bilirkişi 2. ek raporunda da tespit edilen miktara göre taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı firmanın davalı şirketten takip tarihi itibariyle 36.937,44-TL. tutarında bakiye alacağı bulunduğu, böylece davalı şirketin bilirkişi raporu ile tespit edilen miktara yönelik itirazının haksız olduğu , her iki taraf da tacir olduğu, takip konusu fatura alacağının da likit olduğu,  reddedilen kısım yönünden ise yasal şartları oluşmadığı gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile; davalı şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında 36.937,44-TL. asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek (yıllık %11,75 oranını geçmemek üzere) avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.387,48-TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı isteminin  reddine,  karar verilmiştir.Somut olayda davacı yüklenici tarafından davalı şirket aleyhine önce  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz etmesi üzerine, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1692 Esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasında; mahkemece  15/09/2015 tarihli, 2014/1692 E. ve 2015/660 K. sayılı karar ile \" taraflar arasında akdedilen 15/06/2013 tarihli sözleşmenin 16. maddesinde ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili kılındığı, 6100 sayılı HMK.’nun 17. maddesi uyarınca tacir olan tarafların serbest iradeleriyle belirlenen İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili olduğu\" gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmiş,   kararın temyiz edilmesi sonucu; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 25/05/2016 tarih, 2016/1591 E. ve 2016/2985 K. sayılı ilamı ile ; \"yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Müdürlüğü, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, buna karşın icra takibinin İstanbul Anadolu İcra Dairesi’nde, davanın ise İstanbul Anadolu Mahkemeleri’nde açıldığı, ortada yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmaması nedeniyle mahkemece işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiği\" gerekçesi ile yerel mahkeme kararının  bozulduğunu,  davacı yanın bunun üzerine, takibin  yetkili İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesini sağlayarak yetkili icra müdürlüğünden davalı yana yeniden ödeme emri gönderilmesini talep ettiği, davalı yanın yetkili icra müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emrine itiraz etmesi sonucu  iş bu davanın açıldığı,  İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1692 Esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasında; mahkemece; dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine kararının;  Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 25/05/2016 tarih, 2016/1591 E. ve 2016/2985 K. sayılı ilamı ile; esastan  değil, usulden bozulduğu, davacının ise icra takip dosyasını bu arada yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini sağladığı  anlaşıldığından davalı yanın derdestlik istinaf sebebi  yerinde görülmemiştir.Somut olayda, davacı yan bakiye hak ediş alacağını talep ve dava etmiş, davalı yan ise ayıplı iş bulunduğunu, bu işleri dava dışı firmalara 25.655,86 TL' ye yaptırdığını, davacı yana  borcu olmadığını  savunmuştur. Dosya kapsamında davacı yan tarafından sunulan K. çekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/64 D.İş Tespit dosyası alınan bilirkişi raporu ile davacının sadece 3.000,00 TL lik ayıplı iş dışında işi tamamladığı tespit edilmiş iken davalı tarafından K. çekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/88 D.İş dosyasından alınan raporda ise farklı ayıpların tespit edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunun ise taraf defterlerinin incelenmesine dayalı olduğu, mahkemece; eksik inceleme ve araştırma ile  taraflarca alınan D. İş tespit raporları arasında ve mahkemece alınan raporlar arası çelişki giderilmeden ve davacı yanın sunduğu raporda eksik işlerin 3.000,00 TL ye giderilebileceği belirtilmişken, davalı yanın bu işleri 3. kişiye 25.655,86 TL ye yaptırdığını iddia etmesi karşısında; bu fahiş farkında neden kaynaklandığı, faturanın gerçeği yansıtıp, yansıtmadığı araştırılmadan, doğrudan davalı yanın 3. kişiye ödediği rakamı davacının bakiye alacağından düşerek;  36.937,44-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.O halde mahkemece; hem taraflarca sunulan D İş. Tespit raporları ile hükme esas alınan 2. ek rapor arasındaki çelişkileri gidecek şekilde ve davalı yanın  3. Kişilere yaptırdığını iddia ettiği işlerin sözleşmeye konu  ekik veya ayıplı işlerden olup olmadığı ve  ederinin  25.655,86 TL olup olamayacağı hakkında denetine elverişli ve dosya kapsamına uygun rapor alıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken  eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/04/2021 tarih, 2016/920 Esas, 2021/279 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Alınması gereken 2.523,20-TL istinaf karar harcından davalı tarafça yatırılan 571,50-TL nin mahsubu ile bakiye 1.951,70-TL nin davalıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7eb63bf6f20466da","SID":"26eebe44596b5348"}}