{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/960 <br>KARAR NO: 2025/756<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/05/2025<br>NUMARASI: 2025/83 Esas, 2025/348 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 01/07/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağına ilişkin olup yerel mahkemenin07/05/2025 tarihli  kararı ile mahkemenin, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görevsizliğine ilişkin kararına karşı birtakım davalılar vekili istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı arasında sözlü anlaşma sonucu davalının çeşitli inşaat, tadilat, boya, onarım gibi işlerinin müvekkili tarafından talimatlar doğrultusunda istenilen her işi yapıldığını, müvekkilinin yapılan işlere istinaden 862.800 TL fatura tanzim ettiğini, bu faturanın toplam 525.200 TL’sinin davalı tarafından ödendiğini, kalan 337.600 TL için ödeme yapmadığını, işbu bu faturanın davalıya gönderildiğini, bugün ödeme gelir ya da ödeme gelir şeklinde bahanelerle müvekkilinin oyaladığını, davacı müvekkilinin İstanbul ... İcra dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini davalı taraflığından faturaya itiraz edilmediğinin bariz olduğunu, faturanın ifa yönelik bir ispat aracı olduğunu süresini itiraz edilmezse içeriğindeki hususlar yönünden düzenleyen lehine bir karine getirdiğini, tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabileceğini beyanla açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların haksız ve kötü niyetli bir şekilde yapmış olduğu itirazın iptali ile 120’den az olmamak üzere cankar tazminata hükmedilmesi takibin devamına yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında işin kapsamı ve miktarının taraflar arasında sözlü olarak kararlaştırıldığını, davacı tarafın eksik ayıplı şekilde sonlandırdığı tüm işlemlerin bedelinin müvekkili tarafından fazlasıyla ödendiğini, fazlaya dair alacağı olduğunu iddia eden davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, dava dilekçesini davacının çeşitli inşaat tadilat boyu onarım ve bakım gibi işleri yaptığı iddia edilmiş ise de net ve somut olarak hangi işleri yaptığını hangi işlerin ücretinin ödenmediğinin ortaya konulmadığını, faturaya itiraz edilmemiş dahi olsa hizmetin verildiginin ayrıca ispatının gerektiğini, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmaksızın gönderilen faturaya süresinde itiraz edilmemesini fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucu doğurmayacağını, davacı tarafın her ne kadar icra takibine konu ettiği fatura nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmekte ise de davacı tarafça işler tamamlanmadığından ve yapılan kısımda büyük eksiklikler olduğundan davacının faturasının kabul edilmediğini ve davacıya 27.02.2025 tarihinde  490.600 TL bedelli iade faturası kesildiğini, moloz atma ve nakliye işleri, yutong duvar örülmesi işi, cephe ahşap sökülmesi işi, alçıpan işleri, cephe boardex ile cephe işleri davacının eksik kayıplı yaptığı işler sonradan başka ekipleri yaptırıldığını beyanla davanın reddine kötü niyetli olarak icra takibi başlatılması nedeniyle davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminatı hükmedilmesi yargılama masraflarını karşı yana yüklenilmesi talep edilmiştir.Yerel mahkemenin 07.05.2025 tarihli ilamında; İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası, WhatsApp yazışmaları fatura sureti, tarafların tacir sıfatını araştırılmasına yönelik ilgili kurum ve kuruluşları yazılan müzekkere cevapları incelemesi sonucu davanın ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olmasının gerektiği, bu şartlar bulunmadıkça uyuşmazlık konusunu ticari niteliğinde olması veya ticari iş  sebebiyle diğer taraf için ticari sayılmasının ticari dava olması için yeterli olmayacağı vergi usul kanununda birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutulanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci maddede belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmalarının kararlaştırıldığı, davacı ...’in gerçek kişi olarak birinci sınıf tacir olup olmadığı ve bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı faaliyetlerin esnaf sınırını aşıp asmadığının tespiti için bu yıllarda verdiği gelir vergisi beyannamesi, eki gelir tablosu ve performans bilgilerinin gönderilmesi ve bu bilgilere göre vergi usul kanununun 171/1 ve üç nolu bentlerinde ilgili yıl ile belirlenen nakdi limitinin yarısını 171/2 nolu bentte belirtilen nakdi limitinin tamamını ilgili yıl yıllık gayrisafi iş hasılatı tutarı yönünden aşıp aşmadığının araştırıldığı nihayetinde davacı ...’in birinci sınıf tacir olmadığı ve bilanço usulüne göre defter tutan kimselerden olmadığı bu itibarla davacının vergi usul kanunu 177. maddesi ve Bakanlar kurulu kararı uyarınca tacir sıfatını bulunmadığı anlaşıldığından davanın ticari dava olmayacağından bahisle görevsizlikten reddine görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf  dilekçesinde; yerel mahkeme ilamının vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesi gerekçesiyle müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK.nun 331/2 maddesine göre; görevsizlik, yetkisizlik, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemede dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıya yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder. Anılan Kanunun 323/ğ fıkrası gereğince vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi ile yetinilmesi hukuken yerinde olup davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayacağından davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2025 tarih ve 2025/83 Esas, 2025/348 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a44f26ecfc5f4bc","SID":"384418981b3d3a81"}}