{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1008 <br>KARAR NO: 2025/752<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/04/2025<br>NUMARASI: 2025/374 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 01/07/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili,  taraflar arasında 17.04.2025 tarihli boat house alımına ilişkin sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre katamaranın 31.07.2024 tarihinde  teslim edilmesi gerekirkendavalıların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve inşaatı tamamlamadıklarını, ödenen meblağın tahsili için davalılar hakkında icra takibine girişildiğini, ancak davalılar tarafından icra takibine haksız ve mesnedsiz olarak itiraz edildiğini beyanla davanın kabulü ile itirazın iptaline   karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili esasa ilişkin taleplerinin yanında davalıların menkul gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Mahkemece 28/04/2025 tarihli ara karar ile,  ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat şartlarının bu aşamada sağlanmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, dosyaya celp edilen banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere alacağın sabit olduğunu, davalıların mal kaçırma kastı içersinde olduklarını, İİK 257 maddesindeki şartların oluştuğunu belirterek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalılar ise yüklenicidir. Davacı, davalı ile \" 17.04.2025 tarihli boat house imalatına\" ilişkin sözleşme yapmıştır. Sözleşmeye istinaden toplam 1.815.000,00 TL ödeme yaptığını, 31/07/2024 tarihinde teslim edilmesi gereken bout housenin teslim edilmediğini, ihtara cevap verilmediğini beyanla ödediği bedel için ihtiyati talebinde bulunmuştur. Davacının iddiası yargılamaya ve ispata muhtaç olup, İİK 257 maddesindeki ihtiyati haciz şartları oluşmadığından mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2025 tarih ve 2025/374 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - Davacı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 01/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef14572b33c75ec6","SID":"895fadb5877d6ff7"}}