{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/634 <br>KARAR NO: 2025/1021<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/02/2025<br>NUMARASI: 2024/781  E. -  2025/121  K.<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuruvekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... Sanayi Ve  Ticaret Limited Şirketi aleyhine  İstanbul 5.İş Mahkemesinin 2009/869 Esas sayılı (Yeni dosya no İstanbul 5. İş Mahkemesi 2014/298 Esas) dosyasıyla tazminat ve alacak davası ikame edildiğini, akabinde  İstanbul 21. İş Mahkemesinin  2015/755 Esas (Yeni dosya no: İstanbul 44. İş Mahkemesi  2024/341 Esas)  sayılı dosyasıyla da   davalı ... San.ve Tıc.Limited Şirketini taraf gösterek hizmet tespit davası açıldığını, tazminat ve alacaklarının tahsili için davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, İstanbul 5. İş Mahkemesinin  2014/298 Esas sayılı dosyasının kesinleştiğini, ancak İstanbul 21. İş Mahkemesi  2024/341 Esas  sayılı dosyasının derdest olduğunu, İstanbul 21. İş Mahkemesi  2015/755 Esas dosyanın birinci kararının  istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 33. Hukuk Dairesinin  2020/1812 Esas ve 2022/2139 Karar sayılı ilamında davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin tasfiye yoluyla sona erdiğinden davalı tasfiye memuru hakkında ihya davası açılması gerektiğinin belirtildiğini, İstanbul 44. İş Mahkemesinin  2024/341 Esas  sayılı dosyasında  hizmet tespit davasında taraf teşkilinin sağlanması için mahkemece taraflarına ihya davası  açmak için yetki ve  mehil verildiğini ileri sürerek,  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 583173 sicil numaralı ... Sanayi Ve Ticaret Limited  Şirketi'nin, şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ticaret siciline yeniden tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTKm.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini  istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava; \"Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi\"nin Ticaret Sicilden terkinine ilişkin işlemin iptali ile şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası istemine ilişkindir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sicil kayıtlarına göre ihyası istenilen \"Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi\" Ticaret Sicil adresinin mahkememiz yargı alanı içinde (Şişli) bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 547.maddesi \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunuğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" hükmünü içermektedir. Somut olayda, ihyası istenilen şirket hakkında tasfiye suretiyle sicilden terkin işlemi tesis edilmiş ise de; terkin işleminden sonra adı geçen şirket hakkında açılmış dava bulunduğu, Ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren şirketin, davada taraf olmak ehliyetinin bulunmadığı, bu durumda taraf teşkilinin sağlanması bakımından ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle şirketin aşağıda belirtilen işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasının gerekli olduğu toplanıp değerlendirilen delillerden anlaşıldığından aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 583173-0 sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin  İstanbul 44. İş Mahkemesinin 2024/341 Esas sayılı dosyasındaki işlemlere ve verilecek karar sonrası kararın infazına yönelik tüm işlemlere münhasır olmak üzere ihyasına, kararın tescil ve ilanına, tasfiye işlemlerinin tamamlanması için şirketin en son yetkilisi olan ... T.C. Kimlik numaralı ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına ve adı geçene ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının  ... San.ve Tıc.limited Şirketi'nin ihyasını talep etmesine rağmen  bu şirkete husumet yönlendirmediğini, müvekkilinin davada şahsi husumeti olmaması gerektiğini,  davanın  tasfiye halindeki ... San.ve Tic.Ltd.Şirketi'ne de  açılması gerektiğini, şirketin tasfiyesinden 12 yıl sonra açılması sebebiyle hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının hukuki yararının olup olmadığına dair inceleme yapılmadığını, davaların şirketin tasfiyesinden sonra açıldığını, müvekkilinin her hangi bir menfaati ve kusuru olmadığını, şahsi olarak bu davadan sorumlu tutularak vekalet ücretine mahkum edilmesinin de hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ...   tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 26.11.2013  tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. İhyası istenen dava dışı  Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine davacı tarafından İstanbul 21. İş Mahkemesinin  2015/755 Esas (Yeni dosya no: İstanbul 44. İş Mahkemesi  2024/341 Esas ) sayılı dosyası  ile hizmet tespiti davası açıldığı,  dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre  terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının  hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece gerekçede  bu hususlara yer verilmiş ve karar gerekçeli olarak verilmiştir.  Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Anılan madde hükmünde ihya talep edilebilmesi için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmediğinden davalı vekilinin, davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan  şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı  ...'e davanın yöneltilmesinde ve  ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı tasfiye memuru vekili davanın tasfiyesi talep edilen şirkete yöneltilmemesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, sicilden terkin edilerek tüzel kişiliği son bulan Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne eldeki davanın yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde  görülmemiştir. Davacının ihyası istenen şirkete karşı açmış olduğu davada haklı olup olmadığı eldeki ihya davasının konusu olmadığından aksi yöndeki istinaf sebebi  de yerinde görülmemiştir.Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olması, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel olmadığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve giderlerin davalı tasfiye memuruna yüklenmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E.  2024/6150, K. 2024/8653 sayılı kararı). Açıklanan bu gerekçelerle, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d27ca5c2b09c9dc1","SID":"f7d9537668744cc4"}}