{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/642 <br>KARAR NO: 2025/974<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/12/2024<br>NUMARASI: 2024/206  E. -  2024/914  K.<br>DAVANIN KONUSU: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davalı ... AŞ vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olan davalı ... Anonim Şirketi'nin, 14/10/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacıya B grubu imza yetkisi verildiğini, anılan bu kararın ticaret sicil müdürlüğünce tescil edildiğini, davalı ... Anonim Şirketi tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 04/01/2024 tarih ve ... sayı ile tasdikli 28/12/2023 tarihli 2023/15 sayılı yönetim kurulu kararı ile müvekkilinin ... Anonim Şirketi'nden ayrılmış olması gerekçesi ile müvekkilinin imza yetkisinin iptal edildiğini, ancak anılan bu kararın halen ticaret sicil müdürlüğünce tescil ve ilan edilmediğini, davacı tarafça İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yapılan 01/02/2024 tarihli başvuruda, ... Anonim Şirketi tarafından  tescil edilmesi gerektiği halde  tescil ve ilan edilmeyen müvekkili hakkındaki yönetim kurulu kararı bildirilip Ticaret Sicili Yönetmeliği m.36/1 gereği müdürlük tarafından tescile davet kurumunun işletilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin mezkur şirketten ayrılmış olup yanıltıcı olan mevcut sicil kaydının düzeltilip tescil ve ilan edilmesi gerektiğini belirterek, davalı ... Anonim Şirketi'nin, Beyoğlu ...Noterliği'nin 04/01/2024 tarih ve ... sayı ile tasdikli 28/12/2023 tarihli 2023/15 sayılı yönetim kurulu kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Ticaret siciline tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili, savunmasında özetle; huzurdaki davanın, davacı tarafın ticaret siciline tescil yapılması talebine ilişkin olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğünden müvekkiline tescile davet geldiği takdirde müvekkili tarafından uygun görülürse tescil yapılacağını, uygun görülmezse tescilden kaçınma sebeplerinin bildirileceğini, davacının idareye karşı yargı yoluna başvurarak Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 36. madde uyarınca işlem yapmasını sağlaması gerektiğini, bu doğrultuda Ticaret Sicili Müdürlüğünün öncelikle 36. maddenin 1. fıkrasını uygulayarak, müvekkilini tescile davet etmesi gerektiğini, bu halde müvekkili tarafından bildirilen sebeplerin Ticaret Sicil Müdürlüğünce yeterli görülmezse, müdürlüğün bildirimi üzerine Asliye Ticaret Mahkemesinin tescili re'sen tesis edeceği veya etmeyeceğini, tüm bu usuller işletilmeden müvekkili hakkında dava açılmasının mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, savunmasında özetle; huzurdaki davada, müvekkili tarafından verilmiş bir red kararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesi gereğince 6102 sayılı TTK m. 34 göre, HMK m. 115/2 gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça mevzuata uygun ve mevzuatta öngörülen şekilde bir tescil başvurusunda bulunulmadığını, bu itibarla, müvekkili müdürlüğün 01/03/2024 tarihli red kararı niteliğinde olmayan yazısına istinaden dava ikame edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için, davacının 01/03/2024 tarihli başvurusunun/yazısının geçerli bir tescil başvurusu olduğu düşünülse bile, talep (ticaret sicili yönetmeliğinin 31. maddesi gereğince), harca tâbi olduğundan ve herhangi bir harç yatırma işlemi de bulunmadığından müvekkili ticaret sicili müdürlüğünün, işlem yapmamasının bu itibarla da hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, huzurdaki davanın, ticaret sicili müdürünün kararına itiraz davası niteliğinde olmadığı gibi süresinde de ikame edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...27/01/2013 tarihinde yürürlüğe giren Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin \"başvuruya Yetkili Kişiler\"i düzenleyen 22/1. maddesi; \"Tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yetkili müdürlüğe yapılır. İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir.\" hükmünü, yine aynı maddenin 2/d-1. maddesi de; \"Anonim şirketlerde; şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyeleri\" hükmünü içermektedir. Beyoğlu ... Noterliği'nin 04/01/2024 tarih ve ... sayı ile tasdikli, davalı şirketin 28/12/2023 tarihli 2023/15 sayılı yönetim kurulu kararı ile, şirketin (B) grubu imza yetkilisi davacı ...'ün kendisine verilen imza yetkisinin iptaline karar verildiği açık olup, bu husus taraflar arasında ihtilafsızdır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, söz konusu kararın ticaret siciline tescil ve ilanı için davalı anonim şirketin yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye veya üyelerinin başvuru yapması gerektiği açıktır. Ancak dosya kapsamından böyle bir başvuru yapılmadığı sabittir. Bu anlamda davacı tarafça, davalı şirket hakkında açılan davanın bir tescile icbar davası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketçe, belirtilen şekilde yönetim kurulu kararı alınmasına rağmen, bu kararın tescil ve ilanı için ticaret sicil müdürlüğüne başvurulmaması nedeniyle, davacı tarafça, davalı şirket hakkında açılan tescile icbar davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça, davalı ticaret sicil müdürlüğü aleyhine de dava açılmış ise de, ticaret sicil müdürlüğünce, davacının talebinin reddi yönünde bir karar verilmemiş olması, davalı şirket tarafından herhangi bir tescil başvurusu yapılmadan doğrudan ticaret sicil müdürlüğüne karşı dava açılmasının mümkün bulunmaması, eldeki davada ticaret sicil müdürünün kararına itiraz gibi bir dava konusunun bulunmaması dikkate alınarak... \" gerekçesiyle davacı tarafça, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafça davalı ... AŞ hakkında açılan davanın kabulü ile Beyoğlu ... Noterliği'nin 04/01/2024 tarih ve ... yevmiye nolu kararı ile onaylanan ... Anonim Şirketi'nin 28/12/2023 tarih ve 2023/15 sayılı Yönetim Kurulu Kararı'nın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kayıtlarına tesciline ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın, davacının müvekkili şirketteki imza yetkisinin iptal edilmesine yönelik hükmün tescil talebine ilişkin olduğunu, davacının davadan önce ticaret siciline başvurduğunu, ticaret sicil müdürlüğü tarafından yapılan talebin eksik olduğu, eksikliklerin tamamlanması sonucunda başvurulması hususunda cevap verildiğini, davacının bu eksiklikleri gidererek tekrardan başvuru yapması gerekir iken bu usule uymaksızın dava açtığını, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36.maddesinde belirtilen usul yerine getirilmeden açılan davada davanın kabulüne karar verildiğini, hükmen tescil için öngörülen usulün yerine getirilmediğini, yönetmeliğin 36.maddesinin ilk fıkrasına göre tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlüğün tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişilere 30 gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya ve tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağıracağının belirtildiğini, ilk fıkra uyarınca yapılan işlem sonucunda tescil işleminin yapılmaması durumunda 2.fıkranın işletileceğini, 2.fıkrada ise tescil isteminde bulunulmaması veya sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen yeterli görülmemesi halinde durumu silicin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirileceğini, mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgunun resen tescil edileceğinin belirtildiğini, 1.ve 2.fıkradaki öngörülen usullerin işletilmesi gerektiğini, gerekli usulün davacı tarafça işletilmediğini, mahkemenin yalnızca müvekkili yönünden davayı kabul etmesinin çelişkili olduğunu,  sicil müdürlüğü yönünden davanın reddedildiğini, mahkemece yönetmeliğin 36.maddesinde öngörülen usulün yerine getirilmediğini değerlendirmediğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, anonim şirketteki imza yetkisi yönetim kurulu kararı ile iptal edilen yetkili hakkında alınan  kararın sicile  tescil ve ilanı isteminin reddine dair ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... AŞ yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı hakkında davalı şirketin yönetim kurulu kararı ile davacının şirketten ayrılması nedeniyle imza yetkisinin iptaline ve bu hususun tescil ve ilanına oy birliği ile karar alınması, söz konusu alınan kararın ticaret sicil müdürlüğüne bildirilerek tescil ve ilanının gerçekleştirilmemiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddesindeki usul işlemleri gerçekleştirilmeksizin anonim şirket aleyhine dava açılıp açılamayacağı ve hüküm tesis edilip edilmeyeceğine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirketin 2023/15 nolu, 28.12.2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin 30.10.2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararı ile onaylanan bir sayılı iç yönergede (B) Grubu imza yetkilisi ...'ün şirketten ayrılması nedeniyle kendisine verilen imza yetkisinin iptaline ve hususun tescil ve ilanına oy  birliği ile karar verildiği, kararın Beyoğlu ... Noterliğinde gerçekleştirilen işlem ile 04.01.2024 tarihinde onaylandığı ancak söz konusu kararın tescil ve ilanının gerçekleştirilmemesi üzerine davacı tarafça İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne 01.02.2024 tarihli dilekçe ile başvurularak 14.10.2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile (B) Grubu imza yetkisinin verildiği, bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ve ilan edildiği, 28.12.2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketten istifa etmiş olması gerekçesi ile imza yetkisinin iptal edildiğini ancak anılan kararın ticaret sicil müdürlüğüne tescil ve ilan edilmediği, ticaret sicil yönetmeliğinin 27.maddesi gereğince sicile yapılacak tescillerin gerçeği tam olarak yansıtması, 3.kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımaması ve kamu düzenine aykırılık oluşturmaması gerektiğinin belirtildiğini, yönetmeliğin 29.maddesinde ise tescil edilmiş olgularda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil edileceğinin belirtildiğini, 3.fıkrada tescilin dayandığı olgu ve işlemlerin kısmen veya tamamen sona ermesi ya da ortadan kalkması durumunda sicildeki kaydında kısmen veya tamamen silineceğinin belirtildiğini, mevcut değişikliğin tescil ve ilanının bir zorunluluk olduğunu ancak ilgili şirket tarafından bu zorunluluğun yerine getirilmediğini, aynı yönetmeliğin 36.maddesinde yapılması gerekenlerin düzenlendiğini belirtilerek yönetmeliğin 36/1.maddesinde yer alan tescile davet kurumunun işletilmesinin talep edildiği, davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 01.03.2024 tarihli cevabı yazısında, ticaret sicili yönetmeliğinin 28.maddesinde, ticaret siciline ait tescil, değişiklik ve silinmeler ile diğer iş ve işlemlerin TTK ve Ticaret Sicili Yönetmeliğine göre yapılacağının düzenlendiğini, talep içerisinde belirtilen görevden istifanın tescil ve ilanına hükmedilen kesinleşme şerhine havi karar aslı ya da onaylı suretinin Bölge Temsilciliklerinden birine müracaat ve gerekli harcın ödenmesi suretiyle tescil ve ilan için başvuruda bulunabileceğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, davalı şirketin sicil kaydı ile birlikte gerekli bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edildikten sonra taraf beyanları ve dosya kapsamına göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu yönetim kurulu kararı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davalı şirket tarafından, tescil ve ilanın yönetim kurulu kararına istinaden yerine getirilmeme gerekçesi olarak, davacı tarafça Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36.maddesinin işletilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Dava konusu yönetim kurulu kararı oy birliği ile alınmıştır. TTK'nın 373. maddesinde tescil ve ilan başlığı ile 1.fıkrada, yönetim kurulunun temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline vereceği belirtilmiştir. Düzenleme emredici niteliktedir. TTK'nın 373/3. fıkrada ise kamu kurum kuruluşları tarafından ticaret siciline tescil olunan temsile yetkili kişiler ile bunların temsil şekilleri hakkında ticaret sicil kayıtlarının esas alınacağı ve şirketten bu kayıtlara ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüklerince düzenlenen belgeler ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilan dışında hiçbir belge istenemeyeceği belirtilmiştir. TTK'da anonim şirket yönetim kurulunun görevleri ve yetkileri 374 vd maddeleri düzenlenmiştir. TTK 374. maddede yönetim kurulunun ve kendisine bırakılan alanda yönetim, kanun ve esas sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında şirketin işletme konusunu gerçekleştirilmesi için her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkili olduğu belirtilmiştir. 379/1-d bendinde, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında, müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisine haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmalarına yer verilmiştir. TTK'nın 27. maddesinde tescil şartları düzenlenmiştir. Maddenin ilk fıkrasında ticaret siciline tescilin kural olarak istem üzerine yapılacağı resen veya yetkili kurum ve kuruluşun bildirmesi üzerine yapılacak tescillerle ilişkin hükümlerin saklı olduğu, harca tabi işlerde tescil anının saptanmasında harç makbuz tarihinin belirleyici olduğu ifade edilmiştir. 28. maddenin ilk fıkrasında tescil isteminin ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılacağı belirtilmiştir. İstemin şekli 29.maddede düzenlenmiştir. TTK'nın 30. maddesinin ilk fıkrasında ise kanununda aksine hüküm bulunmadıkça tescili isteme süresinin on beş gün olduğu belirtilmiştir. Değişiklikler ise 31. maddede düzenlenmiş ilk fıkrada, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğinde tescil edileceği belirtilmiştir. Sicil müdürünün görevleri, geçici tescil 32. maddede, tescile davet ve ceza 33.maddede belirtilmiştir. 36. madde ise tescil ve ilanının kişilere etkisi başlığı ile düzenlemeye yer verilmiştir. 36/4.fıkrada tescili zorunlu olduğu hâlde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı zorunlu iken olunmamış bir hususun ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceği ifade edilmiştir. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 1.maddesinde yönetmeliğin amacı, \"(1) Bu Yönetmeliğin amacı, ticaret sicili kayıtlarının tam ve sağlıklı tutulmasını ve emredici hukuk kuralları çerçevesinde kayıtların aleniyetinin ve üçüncü kişiler dahil tarafların hukuki güvenliğinin teminat altına alınmasını sağlamaktır.\" şeklinde açıklanmıştır. Aynı yönetmeliğin 21.maddesinde; \"(1) Tescil, kural olarak istem üzerine yapılır. Resen ya da yetkili kurum veya kuruluşun bildirmesi üzerine yapılacak tescillere ilişkin hükümler saklıdır. (2) Tescil edilecek bütün kayıtların, sicildeki değişikliklerin ve kayıt silme işlemlerinin doğrulayıcı belgelere dayanması esastır. Kayıtların dayanağı olan belgeler yazılı şekilde veya elektronik imzalı olarak elektronik ortamda müdürlüğe verilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Başvuruya yetkili kişiler başlığı ile 22.maddede; \" (1) Tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yetkili müdürlüğe yapılır. İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir. (2) Tescil başvurusu yapabilecek ilgililer aşağıda sayılmıştır: ...\" Mahkeme veya resmi kurumun kararına dayanan tescil başlığı ile; 26.maddede \" (1) Mahkemenin veya resmi bir kurumun, bir olgunun resen tesciline ilişkin kararını alan müdürlük, bu kararı resen tescil eder. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 166 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü saklıdır.(2) Mahkeme veya resmi bir kurum, verdiği hüküm veya kararda tescil edilecek olgu ile ilgili olarak müdürlüğü resen tescil ile sorumlu tutmadığı hallerde tescil istemi başvuruya yetkili kişilerin başvurusu üzerine yapılır. Tescil yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmemesi halinde, müdürlük 36 ncı madde gereğince işlem tesis eder.\" Tescile davet ve ceza başlığı ile; 36.maddede; \" (1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.(4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. \"  düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın ilgili maddeleri ile Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümleri kapsamında tescil edilmiş bir hususta meydana gelen her türlü değişikliğin tescili zorunludur. Bu görev ve yetki,  şirket yönetim kuruluna aittir. Bunun yerine getirilmemesi hâlinde  yönetmelik ve TTK hükümleri gereğince yapılacak işlem ve başvurulara yönelik  davalı savunması yerinde görülmemiştir. Kaldı ki davacı öncelikle sicil müdürlüğüne başvuruda bulunmuştur. Ancak başvuru için eksiklikler nedeniyle işlem yapılamamıştır. Davalı ticaret sicil müdürlüğüne yapılan başvuru sonucunda eksik belge olması nedeniyle başvuru konusunda işlem yapılmadığından ve davalı sicil müdürlüğünün sorumluluğundan bu aşamada söz edilemeyeceğinden, davalı şirketin davanın yalnızca şirket yönünden kabulüne ilişkin kararın isabetli olmadığına dair iddia ve savunmaları da yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"623c914c578c1851","SID":"1627844ad64c7753"}}