{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/2362 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1226<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/396 Esas  2021/517 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br>Davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   Davacı .... Ltd.Şti. vekili Av. ... 28.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; \"... müvekkili şirket ile davalı .... A. Ş. ticari faaliyetler sırasında....Bankası ... Şubesi 27.01.2018 keşide tarihli 75.000.-TL'lık çekin ticaret işler için sipariş çeki olarak verildiğini ve karşılığında mal alımı konusunda anlaşıldığını, .... A.Ş.'nin çek karşılığı malı teslim etmediğini ve çeki haksız ve kötüniyetli olarak diğer davalı ... şirketine temlik etmiş olduğunu, 6361 sayılı Kanunu'nda ... şirketlerinin yapamayacağı işlerin belirtilmiş olduğunu, bu Kanuna göre herhangi bir belgeye ve faturaya dayanmadan başlatılan icra takibinin iptalini ve müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, verilen çekin avans çeki olduğu ve karşılığında bir mal alımı olmadığını, davalı ... A.Ş.'nden veya ...Ltd.Şti. tarafından düzenlenen bir fatura bulunmadığını, bu sebeple uyuşmazlık konusu çekin dayanaksız olduğunu, davalılardan .... A. Ş. ile .... Ltd. Şti. arasında organik bağ olduğunun ticaret sicil gazete örneklerinden görüleceğini, şirketler ortaklarının, adreslerinin ve iştigal ettikleri işin aynı olduğunu, davalı şirketlerin internet adreslerinde yapılan incelemede; internet sitelerinin, adres bilgilerinin ve şirket merkez adreslerinin aynı yer olduğunu, davalıların kötü niyetle çeki ciro etmiş olduklarını ve ... şirketinin çeki temlik aldığını, müvekkili şirketin davalı .... A.Ş.'nden alacaklı olduğunu, davalıların bu haksız ve kötüniyetli davranışları sebebiyle müvekkili şirketin icrai tehdidi altında olduğunu, müvekkili mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini, bu sebeple ... şirketine karşı itirazlarının sunulmasının zaruri hale gelmiş olduğunu, ... şirketlerine Kanunda bazı sınırlamalar getirildiğini, ... şirketleri kuruluş amaçlarının, alacakların tahsilini, ticaret hayatının ve nakit akışının kolaylaştırılması olduğunu, diğer yandan ... şirketlerinin tefeci gibi hareket etmesini engellemek, bu şirketlerin hatır için verilmiş çek ve senetlerle, gerçek bir ticari faaliyete dayanmayan ve sadece esas borç ilişkisinden bağımsız veya gerçek olmayan yeni bir borç doğurarak bunu ... şirketine satmayı amaçlayan girişimlerin önlenmesinin amaçlanmış olduğunu, ... şirketi, kambiyo senedine dayalı alacağı temlik alırken, yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, çek, bono veya poliçenin bir mal veya hizmet satışı sonucu temlik alındığını kanıtlaması gerektiğini, alınan kambiyo senetlerini icra takibine koymaya yetkili olmadığını, bu husustaki amacın uygulamada boş, hileli ve hatır için verilen çeklerin/senetlerin ... şirketlerince devir alınmasını önlemek olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bununla ilgili Yargıtay içtihatlarında, usulüne uygun olarak düzenlenmiş temlik sözleşmesi, gerçek mal ve hizmete dayanan faturalarının aranmakta olduğunu, çek bedeli ile fatura değeri arasında bir uyumsuzluk bulunduğunu, müvekkilinin fatura ve çekteki keşideci ve cirantalar ile bir ilgisinin bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, bu faturaların borçlandım ilişkiye yeterli belge olmadığını, ... şirketi çeki, senet metnindeki ciro silsilesine göre ....'dan aldığını, ... şirketi ile .... arasında geçerli ... sözleşmesi ve ... ilişkisi bulunmadığını, Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 22/2. maddesinden bahsettikten sonra, ... şirketinin davaya konu çekin, mal veya hizmet satışı sonucu temlik alındığını kanıtlayamadığı ve çeki takibe yetkili olmadığını, haksız olarak takibe konu edilen çek nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini talep etmenin zorunlu hale gelmiş olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ... ilişkisinden kaynaklandığını, 6361 Sayılı Finansal Kiralama ... ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3 maddesinden bahsettikten sonra, davaya konu edilen çekte keşideci müvekkili şirket, davalı ... A.Ş. lehdar, ...Ltd. Şti. lehdarın cirosu ile çekte hamil olan tüzel kişi olduğunu, alacağın mal satışı ile ilişkili faturalarla tevsik edilmediğini ve aralarında organik bağ olan davalı şirketlerin kötüniyetle çeki şirketleri arasında ciro edilmiş olduğunu, çeki temlik alan ... ... A.Ş. ile davalı şirketler arasında ... sözleşmesi bulunup bulunmadığının bilinemediğini, sözleşme var ise bunun usul ve yasalara aykırı şekilde gerçekleştiğini, ... şirketinin fatura karşılığı olmadan çekleri borçlu müvekkili şirket zararına temlik alarak takibe geçtiğini, kötüniyetli ve borçlunun zararına hareket ettiğini, 6361 sayılı kanuna aykırı olarak müvekkili şirketi zarara uğrattığının yargılama sonucunda anlaşılacağını, ... işleminin üçlü ilişki olduğunu, ... işleminin tarafları olan müşteri (firma), ... şirketi (faktör) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 Sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 Sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanmasının gerektiğini, ... A.Ş. davaya konu çek karşılığında davacı müvekkili şirkete mal teslim etmediğini, çekin karşılıksız kaldığını, ... A.Ş. ile diğer davalı ve icra takibinde alacaklı görünen ... ... ... A.Ş.'ye karşı ileri sürülebilecekleri savunmalarını ve buna ilişkin bütün haklarının saklı tuttuklarını, ticaret sicil kayıtlarında şirketlerin hâkim sermaye ortakları ile diğer şirketin ortaklarının, ticaret sicilinde kayıtlı adres ve faaliyet konularının aynı olduğunu ve aynı adreste faaliyet göstermeleri sebebiyle organik bağdan söz edilebileceği beyanla; \töncelikle ve ivedi olarak İzmir İcra Müdürlüğü 2018/2050 E. sayılı dosyasında başlatılmış takibinin durdurulmasına, icra dosyasının yürütülmesi ve icra dosyasına gelecek paranın davalıya ödenmemesi için dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, çek aslının İcra Müdürlüğü'nden celbine, muhatap banka ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nce verilen 3529310 seri numaralı 27.01.2018 keşide tarihli ve 75.000.-TL bedelli çek sebebiyle müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, müvekkili şirketten icra tehdidi altında tahsil edilen ya da edilecek paranın ticari faizi ile davalılardan istirdadına, T.C. İzmir İcra Müdürlüğü'nün 2018/2050 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptaline, müvekkili şirket aleyhine yapılan icra takibi nedeni icra ve iflas kanununun 72/4 maddesi gereği toplam alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... ...  A.Ş.. vekili cevap dilekçesinde özetle; \" davacı şirket tarafından açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve reddine karar verilmesini talep ettiklerini; müvekkili şirket kredi Müşterisi .... Ltd.Şti. ve diğer müşterek ve müteselsil kefillerle \"Genel ... Sözleşmesi\" imzalanmış olduğunu, ödemelerinin aksaması üzerine teminat olarak verilen çekin süresinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız şerhi düşülmüş olduğunu, borçluların ödeme yönünde beklendiğini, ancak herhangi bir ödeme gerçekleşmemesi üzerine İzmir 8. İcra Müdürlüğü 2018/2050 E. sayılı icra takip dosyası üzerinden davacı ve diğer davalılar aleyhine takip başlatılmış olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının mesnetsiz ve kabulünün mümkün olmadığını, diğer davalı ... ... Ltd.Şti. ile müvekkili şirket arasında ... sözleşmesinin mevcut olduğunu, yine, davalı müvekkili şirketin dava ve takip konusu çeki mal ve hizmet satışı sonucu temlik almış olduğunu, dilekçe ekinde sunulu ... A.Ş. adına düzenlenmiş faturaların mevcut olduğunu, davacı şirketin, bedelsizlik defini müvekkili şirkete yöneltemeyeceğini, ancak, senedi verdiği (devrettiği) kişiye veya bilerek kendisi zararına hareket ettiğini ispat etmek koşuluyla hamile karşı bu kişisel def'iyi öne sürebileceğini, çeklerin bedelsiz olduğu durumunu davacı yanın, davasını ... A.Ş.'ne yönlendirmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, davacı ile 3. kişi diğer davalı ... A.Ş. arasındaki ticari ilişkiyi bilmesinin düşünülemeyeceğini ve kendisinden de beklenemez olduğunu, 6361 sayılı kanun ve Yargıtay kararlarına ve usule uygun olarak temlik alan müvekkili şirketin dava konusu çek hakkında takip yapma yetkisinin mevcut olduğunu, bu sebeplerle; davacı şirketin bu davayı açmasının iyiniyetli olmadığını ve yargı kurumunu meşgul etmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan kanuna ve usule aykırı hiç bir işlem bulunmadığını, Mahkemece yapılacak inceleme ve değerlendirmelerde bu hususun ortaya çıkacak ve müvekkili şirket aleyhine ikame edilmiş bu haksız davanın reddi gerektiği beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirket aleyhinde açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi\" talep edilmiştir.<br> Dava dilekçesinin davalı .... A. Ş.'nin ... adresine 09.04.2018 tarihinde TK 35'e göre tebliğ edilmiş olduğu tespit edilmiştir.<br>Dava dilekçesinin davalı .... Ltd. Şti.'nin ... adresine 09.04.2018 tarihinde TK 35'e göre tebliğ edilmiş olduğu tespit edilmiştir.<br>MAHKEMECE: \"...,Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; \" davacı ile davalı tarafın davaya konu çekin bedelsiz kalıp kalmadığı söz konusu çekin avans çeki niteliğinde bulunup bulunmadığı taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı bu ticari ilişkiye binaen davacının bu çekin satım sözleşmesinde satım bedeli olarak mı verdiği taraflar arasında kötü niyetle davacının zararına  olacak şekilde bir ciro olup olmadığı  hususlarında uyuşamadıkları\"  şeklinde belirlenmiştir.<br>Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. <br>Mahkememizin 02/10/2018 tarihli celsesi ara kararı uyarınca Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak uyuşmazlık noktası hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir.<br>Bilirkişi 30/12/2019 havale tarihli raporunda; Davacı şirketle, davalı ... ...A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle 01.12.2017 tarihinde verilmiş olan 75.000.-TL'lik çekin, davalı ....Ltd.Şti.'nin diğer davalı .... A.Ş.'ye 11.09.2017 tarihinde düzenlediği fatura ile ilişkili olmadığı, söz konusu çekin davacı ile davalı ... ...A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının ... ...A.Ş.'den alacağı ürünler nedeniyle doğabilecek borcuna karşılık verilmiş olduğu bu nedenle davacının anılan çek nedeniyle ....Ltd.Şti.'ne borçlu olamayacağı kanısına varılmış olmakla birlikte bu hususun mahkememizin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine vardığını bildirmiştir.<br>Mahkememiz 04/02/2021 tarihli celsesi ara kararı uyarınca davalılardan ... .... Tic. A.Ş ile ...ve ... Tic. Ltd. Şti'nin  ticari ve defter kayıtları üzerinde uyuşmazlık konusu hakkında rapor düzenlenmesi istenilmiş ise de  davalılar ... ile ... .... çıkartılan ihtaratlı tebligata rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmedikleri anlaşıldı. <br>Davalılardan ... A.Ş ile ...Ltd. Şti'nin grup şirket olduğu, şirketlerin adreslerinin aynı olduğu ve şirket yöneticilerinin de aynı kişiler olduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı ... ... ile imzalanan ... sözleşmesi incelendiğinde davalıların tamamının sözleşmenin tarafı sıfatı ile sözleşmeye imza attıkları, diğer bir anlatımla davalılardan ... ... ile yapılan ... sözleşmesinde diğer iki davalı ... A.Ş ve ...Ltd Şti'nin taraf  olduğu  dolayısıyla ... firmasının iyi niyetli Üçüncü Kişi sayılamayacağı, dava konusu çekin dayanağı bedelin teslim edilmediğine dair definin ... şirketine karşı da ileri sürülebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalılara mal tesliminin ispatı için imkan ve süre verilmiş olmasına rağmen buna ilişkin delillerini sunmadıkları gibi mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde de ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemişlerdir. Bu nedenle HMK 222. Maddesi gereğince davacının ticari defter ve kayıtlarındaki tespitlere göre davacının davalılara dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Davacı her ne kadar kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir,\" gerekçesi ile;<br>\"1-Davanın kabulü ile; İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2050 E. Sayılı icra dosyasına dayanak ....'ne ait 3529310 seri numaralı 27/01/2018 keşide tarihli 75.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,<br>2-İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2050 E. Sayılı icra takibinin iptaline,<br>3-Şartlar oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davalılardan ...... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı .  A.Ş..vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaların mesnetsiz olup kabulünün mümkün olmadığını,  diğer davalı ..... Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket ... ... arasında faktoring sözleşmesinin mevcut olduğunu, yine, davalı müvekkili ... ...  dava ve takip konusu çeki mal ve hizmet satışı sonucu temlik aldığını, davacı borçlu tarafın, bedelsizlik defi'ni müvekkili şirkete yöneltemeyeceğini, borçlu ancak, senedi verdiği (devrettiği) kişiye veya bilerek kendisi zararına hareket ettiğini ispat etmek koşuluyla hamile karşı bu kişisel defiyi öne sürebileceğini,  yani, müvekkili firmanın davacı firma aleyhine, zarar verme kastıyla hareket ettiğinin ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirketin kendileri aleyhine zarar verme kastıyla hareket ettiği iddiasının ispat edilemediğini, yerel mahkemece müvekkilinin kötü niyetli hareketine dayanak olarak diğer davalıların defter ve belgelerini ibraz etmemesi ile her iki şirketin aynı adreste faaliyet göstermesinin gösterildiğini, öncelikle, davalıların defterlerini ibraz etmemesinin işbu davada müvekkilinin kötü niyetli olduğunu göstermesinin mümkün olmadığını,  yine, diğer davalıların aynı adreste faaliyet göstermesinin de müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu anlamına gelmeyeceğini,  kaldı ki; çeklerin bedelsiz olduğu durumuna karşı davacı yanın iş bu davasını ... A.Ş. ye yönlendirmesi gerektiğini,  müvekkili şirketin, davacı ile 3. kişi konumundaki diğer davalı ... A.Ş. arasındaki ticari ilişkiyi bilmesinin düşünülemeyeceğini ve kendisinden de beklenemeyeceğini, davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 6361 sayılı kanun ve Yagıtay kararlarına ve usule uygun olarak temlik alan müvekkili şirketin dava konusu çek hakkında takip yapma yetkisinin mevcut olduğunu belirterek ilk derece mahkemesin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/(19)11-259  esas, 2022/426  karar sayılı emsal ilamında;<br>\"..13. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “.Faktoring (Factoring)” kavramı üzerinde durulması ve kurum olarak nasıl islediğinin açıklanmasında fayda bulunmaktadır.<br>14.  Türkiye’de faktoringin gelişmesi 1980 sonrası dışa açık ekonomi politikaları ve ihracata dayalı sanayileşme stratejileriyle paralellik göstermektedir. <br>15. Ülkemizde kısa bir geçmişi olduğu hâlde hızlı bir gelişme gösteren faktoring hakkında 13.12.2012 tarihine kadar müstakil bir yasa yürürlüğe konulmamış,faktoring işlemleri, önceleri 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye dayanılarak 1994 yılında yayımlanan \"Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Esasları Hakkında Yönetmelik\", daha sonra da 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile faktoring şirketlerinin kuruluş ve faaliyet izni ve denetim yetkisinin BDDK’ya verilmesi üzerine BDDK tarafından çıkarılan ve 10.10.2006 tarihli ve 26315 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan \"Finansal Kiralama faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik\" hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Ancak, anılan yönetmelik hükümleri ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu için 23.11.2012 tarihinde 6361 sayılı Finansal Kiralama,faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kabul edilmiş ve 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir (Saraç, Şükrü: Yargıtay Kararları Işığında faktoring Ankara 2013, s. 43). Bu Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra ise, 24.04.2013 tarihli “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik” yayımlanmıştır. Şu anda ülkemizde faktoring işlemleri, 6361 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkartılan Yönetmelik ve diğer mevzuat hükümlerine göre yapılmaktadır.<br>16.Factoring (mevzuatta kullanılan şekliyle Faktoring ) Latince “Factor” kelimesinden türetilmiştir.Faktoring ; “Müşterinin üçüncü şahıs olan borçlu karşısındaki mal tesliminden veya işgörme/hizmet ediminden ileri gelen alacaklarının karşılığını, alacağın tahsilinden önce avans olarak ödeyerek alacağın tahsil edilmemesi riskinin ve müşteri için borçlunun muhasebesinin tutulması, ihtar işlemleri gibi işgörme/hizmet edimlerinin üstlenilmesi suretiyle devir ve satın alınması” olarak tanımlanmaktadır (Kocaman Arif: Faktoring İşlemlerinin Hukuki Niteliği, Ankara 1992,  s. 21).<br>17. Türk Hukuk Lûgatında da vadeli mal satışı yapan işletmelerin bu satışlardan doğan alacaklarının finans kurumunca satın alınması olarak tanımlanmış ve böylece tahsil rizikosunun satın alan firmaca yüklenildiği dile getirilmiştir. (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 41).<br>18.Faktoring ’in amacı, firmalara satışlarının ve kârlarının artması konusunda yardımcı olmaktır.<br>19. Kapsam olarak faktoring bir mali kuruluş (factor/faktor) ile ticari borçlular (müşteriler) ve mal satan veya hizmet arz eden bir ticari işletme arasında (satıcı) üç taraflı bir sözleşme olup, genelde rücu hakkı olmaksızın alıcının borçlularının hesap hasılalarını factor satın alır ve bu suretle müşterilere tanınan kredileri kontrol altında tuttuğu kadar, muhasebe ve tahsilatını da yürütür.<br>20.Faktoring işleminin üç tarafı vardır. Bunlar;<br>a) Müşteri (firma):Faktoring hizmetlerini talep eden ve alacaklarını faktoring şirketine devreden (satan) işletme,<br>b) Faktoring Şirketi (Factor): Müşterinin alacaklarını devir ve satın alarak karşılığında nakit olarak ödeyen şirket,<br>c) Borçlu: Müşterinin alacaklı olduğu kişi veya işletmedir.<br>21.Faktoring hizmetleri ise; kredi riskini karşılama; tahsilat ve muhasebe; fonlardan avans, şeklinde özetlenebilir. <br>22.Faktoring şirketlerinin yapamayacakları iş ve işlemler 6361 sayılı Kanun’un 9. maddesinde düzenlenmiş olup anılan maddede; <br> “Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.” hükmüne yer verilmiştir.<br>23. Bu düzenlemenin, uygulamada bir kısım boş ve hileli kambiyo senetlerinin,faktoring şirketlerince ciro yolu ile devralınmasının engellenmesi amacıyla sevkedildiği anlaşılmaktadır. Kanun hükmünde belirtilen koşullara uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirilmediğinde,faktoring şirketi kambiyo senedinin yetkili hamili olmamaktadır. 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi, kamu düzenine ilişkin emredici bir hüküm olduğundan, mahkeme tarafından re'sen dikkate alınmalıdır.<br>24.  Kanun’da açıkça,faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre faktoring şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Senet borçlusu,faktoring işleminden haberdar olduğu andan itibaren,faktoring müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî def’ileri, faktöre karşı da ileri sürebilmektedir.<br> 25.  Şahsî def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi, işlemin taraflarının, kambiyo ilişkisinin sıralı tarafları olmasına bağlıdır. Buna göre, senedi düzenleyen ya da keşideci, lehtar ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsî def'îleri, faktoring şirketine karşı ileri sürebilmektedir. Ciro ve teslim yoluyla devraldığı bir senedi, aradaki temel ilişki nedeniyle devreden borçlu, senedi kendisinden devralan ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin, ciro ve teslim yoluyla kendisinden devralandan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, temel ilişkiden kaynaklanan şahsi def’ileri faktoring şirketine karşı ileri sürebilmektedir.  <br>26. Az önce bahsedildiği üzere; uyuşmazlık çıkaran kambiyo borçlusunun,faktoring işleminin taraflarından biri olup olmadığının 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi hükmünün değerlendirilmesi yönünden bir önemi yoktur. Yani menfi tespit davası açan kambiyo borçlusu,faktoring işleminin dışında kalan keşideci veya cirantalardan biri olsa bile son ciranta tarafından faktoring sözleşmesi çerçevesinde faktoring şirketine ciro yoluyla devredilmiş olan bir senetten dolayı da mutlaka 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesinde aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Şahsi def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği sorunu ise belirtilen bu ön sorun aşıldıktan sonra gündeme gelebilecektir. Yani bono veya çekin faktoring şirketine ciro yoluyla temliki işleminin 6361 sayılı Kanun’un 9/2 maddesinde aranan koşullara uygun olduğunun saptanması hâlinde kambiyo borçlusunun kendi akidine karşı ileri sürebileceği şahsi def'îleri faktoring şirketine karşı da ileri sürüp süremeyeceği tartışılıp değerlendirilebilecektir.<br>27.  Özetlemek gerekirse;faktoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 188/1. maddesi uyarınca temlik eden durumundaki önceki alacaklısına yani satıcı firmaya (müşteriye) karşı ileri sürebileceği def’i ve itirazları faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Burada 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedi sebebe bağlandığından kambiyo senetlerinin soyutluk ve kamu güvenliği ilkesi ortadan kalkacak ve bunun sonucu olarak şahsi def'îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde öngörülen \"bile bile borçlunun zararına hareket etmesi” koşulu aranmayacaktır. Zira, 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedindeki alacağın mutlaka bir mal veya hizmet satışından kaynaklanması gerekmekte ve senetteki alacak sebebe bağlanmaktadır. Sebebe bağlanan bu alacağın faktoring şirketine devri ciro yoluyla olmakla birlikte işlemin temelinde alacağın temliki hükümleri yatmaktadır.<br>28.  Çek/senette ciro zinciri içinde yer almakla birlikte faktoring işlemi içinde yer almayan kambiyo borçlusunun durumunun TBK’nın 188/1. maddesine göre değil 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi hükmüne göre değerlendirilmesi gerekmektedir..\" şeklinde gerekçeye yer verilmiştir.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1945 esas, 2021/1627 karar sayılı emsal kararında \".. Tüm bu mevzuat hükümlerinde öngörüldüğü üzere,faktoring şirketleri ancak sahih ve fatura ile tevsik olunan mal veya hizmet satışına dayalı olup alacakları devralabilirler. Bir başka söyleyişle, anılan hükümler gereğince,faktoring işlemi bakımından mal veya hizmet   satışının sadece fatura ile tevsik olunması yeterli olmayıp faktoring şirketince faturaya konu mal veya hizmet satışının fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği, ilgililerin mali durumları konularında araştırma ve istihbarat çalışması yapılması gerektiği, ayrıca temlik alınan alacağı temsil eden kambiyo senedinin fatura tutarı ile uyumlu olup olmadığına bakılarak açık uyumsuzluk halinde işlem yapılmaktan kaçınılması, senedi düzenleyen ve sair ilgililer açısından da borcun varlığı bakımından teyit işlemleri yapıldıktan sonra ve ancak tüm bu araştırma ve soruşturma sonucunda olumlu bir sonuca varılması halinde faktoring işlemi yapılmasının öngörüldüğü açıktır. Nitekim, 6361 sayılı Kanun’a dayalı olarak 1.1.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5., 6. ve 8. maddelerinde de yukarda belirtilen hususlar hakkında hükümler sevkedildiği, söz konusu hükümlerin yürürlükten kalkan bir önceki yönetmeliğe dayalı olarak çıkarılmış olan ve faktoring şirketlerinin uymakla yükümlü oldukları hususlara ilişkin 8.7.2010 tarihli genelgede belirtilen prensipleri geliştirerek pekiştirdiği görülmektedir.Faktoring şirketlerinin imtiyazlı kuruluşlar olduğu da gözetildiğinde, yukarda belirtilen usul-esaslar çerçevesinde bir inceleme-araştırma yapılmaksızın faktoring işlemi yapılması halinde, mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hasıl olacak sonuçlar bakımından ağır kusurlu kabul edilmeleri gerektiği izahtan varestedir..\" şeklinde gerekçe yer almaktadır. <br>İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda;  davacı şirketle, davalı ... ...A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle 01.12.2017 tarihinde verilmiş olan 75.000.-TL'lik çekin, davalı ....Ltd.Şti.'nin diğer davalı .... A.Ş.'ye 11.09.2017 tarihinde düzenlediği fatura ile ilişkili olmadığı, söz konusu çekin davacı ile davalı ... ...A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının ... ...A.Ş.'den alacağı ürünler nedeniyle doğabilecek borcuna karşılık verilmiş olduğu bu nedenle davacının anılan çek nedeniyle ....Ltd.Şti.'ne borçlu olamayacağı yönünde kanaat bildirilmiştir.<br>faktoring sözleşmesinin incelenmesinde davalı ... Ltd.Şti  ile davalı ... ... şirketi arasında sözleşmenin düzenlendiği,  davalı ... ...A.Ş., dava dışı ...., ....'in müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, müşteri ... Ltd.Şti ve müteselsil kefil  ... A.Ş. yetkilisi adına atılan imzaların aynı kişiye ait olduğu görülmüştür. Dosyada mevcut Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi örneklerine göre ...., ....'in her iki şirketin ortağı oldukları, ...'in davalı ... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğu  anlaşılmaktadır.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, çekin davacı ile davalı ... A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının ... A.Ş.'den alacağı ürünler nedeniyle doğabilecek borcuna karşılık verildiğinin,  davalılar ... Ltd.Şti ve ...  A.Ş.'nin faktoring sözleşmesinin tarafı olup aynı yerde faaliyet gösterdiklerinin, müteselsil kefil olan şirket ortaklarının aynı kişiler olduğunun, sözleşmenin her iki şirket adına aynı yetkili kişi tarafından imzalandığının,  davalı faktoring şirketince senedi düzenleyen ve diğer ilgililer açısından da borcun varlığı bakımından teyit işlemleri yapıldıktan sonra olumlu bir sonuca varılması halinde faktoring işlemi yapılması gerektiği halde bu işlemin yapılmadığının anlaşılmasına göre davalı ... ... vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM     : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/06/2021 tarih, 2018/396 Esas ve 2021/517 Karar sayılı kararına karşı davalı ... Şirketinin  istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 5.123,25 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 59,30 TL maktu istinaf harcı ve 1.221,52 TL nispi istinaf karar harcının mahsubu ile eksik yatırılan 3.842,43 TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın re'sen davacı vekili ile istinaf eden davalı ...'ne tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;  HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025<br><br>\t<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c68909bc4b29753f","SID":"af2e23646015559e"}}