{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2022<br>DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 08/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 09/07/2025<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi olan davalı ..., 19/12/2014 günü boşanma sürecinde olduğu davacıyı konuşmak için iş yerinden aldığını ve barışma konusunda ikna edemeyince aralarında tartışma çıktığını, davacının arabadan inip yürümesine sinirlenen davalı ...'ın sürücüsü olduğu... plakalı kamyoneti davacının üzerine sürerek sağ ayak kemiğinin kırılmasına sebebiyet verdiğini, olayla ilgili Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalı sürücü hakkında kasten yaralama sebebiyle dava açıldığını, davalı ...'in kasten yaralaması nedeniyle davacının kusurundan söz edilemeyeceğini, davalının kamyonetiyle eşini ezmek isterken park halinde duran başka araçlara da çarpmak suretiyle maddi zarar verdiğini, davacının kaza sonrasında sağ bacağında oluşan parçalı kırık nedeniyle ameliyata alındığını, hem geçici hem de sürekli iş göremezlik taleplerinin bulunduğunu, davalı ...'ın araç maliki, davalı ... şirketinin aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, zarardan ötürü sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile 2.000,00 TL (güç kaybı, efor kaybı tazminatı ile tedavi giderleri) maddi tazminatın tüm davalılardan 20.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ... şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı .. A.Ş. (...) vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılmasını talep ettiklerini, söz konusu ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat taleplerinin ve buna bağlı olan tedavi masrafları bakımından davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, yaralanan veya maluliyetin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, manevi tazminat talepleri ve dolaylı zararların trafik sigortası teminatı dışında kaldığından davacının teminat dışı taleplerinin de reddi gerektiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas,...Karar sayılı dosyası, tanık beyanı, ... raporu, .... raporu, SGK yazısı, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı sürücünün davacıya kasten çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, davacı tarafından itiraz edilmeyen ve davalılar lehine usuli kazanılmış hak haline gelen ...ndan rapora göre davacının maluliyet oranının %4 olduğu, bu rapora göre aktuer bilirkişi tarafından 1.911,38 TL geçici iş görmezlik zararı, 41.071,14 TL sürekli iş görmezlik zararı ve 410,00 TL tedavi gideri hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.911,38 TL geçici iş göremezlik, 41.071,14 TL sürekli iş göremezlik ve 410,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 43.392,52 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalılar yönünden 19/12/2014 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davacının kaza nedeniyle duyduğu acı elem ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntüyü gidermek amacıyla yaralanmanın niteliği tarafların ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, davalının davacıya kasıtlı olarak çarpmış olması, hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak manevi tazminat davasının tam kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 19/12/2014 kaza tarihinden itibaren davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının meslekte kazanma gücü kaybının son olarak alınan ATK raporunda dahi %11,3 olarak belirtilmiş olmasına rağmen yerel mahkemenin %4 oranında belirtilen maluliyete göre yapılan hesaplamayı dikkate almasının hatalı olduğunu, yerel mahkemece 3 yıl önce alınan rapora göre hüküm kurulduğunu, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı açısından hak kaybına yol açtığını, mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, mahkemenin maddi gerçeğe uygun karar anına en yakın verilere dayanarak karar vermesi gerekirken davanın davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur demek sureti ile kısmen ret edilmiş olmasının büyük bir yanılgı olduğunu, mahkemenin bilirkişi itirazlarını dikkate almadan hesaplama yaptığını ve buna göre hüküm kurduğunu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin ATK raporunda iyileşme süresi olarak 6 ay belirlenmesine rağmen 2 ay üzerinden tazminat hesabı yapmasının kabul edilemez olduğunu, sonuç olarak davacının meslekte kazanma gücü kaybının son olarak alınan ATK raporunda dahi %11,3 olarak belirtilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece %4 oranında belirtilen maluliyete göre yapılan hesaplamayı dikkate alarak hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>Davalı taraf istinaf yasa yoluna başvurmamıştır.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalılar istinafa cevap vermemişlerdir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davalı ...'ın boşanma aşamasında olduğu davacı ...'i konuşmak için aldığı aracında aralarında tartışma çıkması sonucunda davacının araçtan inerek yaya olarak yürümeye başlaması üzerine davalı zarar vermek amacıyla davacıya kasten çarparak yaraladığı maddi olayda, davacı kaza nedeniyle oluşan yaralanması ve yaşadığı sıkıntılar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden davanın tam kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İlk derece mahkemesince...esas, ... karar sayılı ilamı ile,  maddi tazminat yönüyle davacı tarafın alınan ilk maluliyet raporuna itiraz etmemesi nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle davanın kısmen kabulü ile 1.911,38TL geçici iş göremezlik, 41.071,14TL sürekli iş göremezlik, 410,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 43.392,52 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmuştur. Davacı tarafın istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı ilamı ile özetle; \"...yargılama sırasında İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan .... tarihli maluliyet raporuna göre, davacının geçirmiş olduğu yaralanmaya bağlı arızası nedeni ile, olay tarihi itibariyle geçerli olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği E cetveline göre %11.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan .... havale tarihli raporda ise aynı Yönetmelik E cetveline göre %4 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu, iyileşme süresinin 50 gün olacağı yönünde görüş bildirilmiş olmakla; belirlenen maluliyet oranları arasında bariz fark bulunmaktadır. Dolayısıyla mahkemece yapılması gereken iş, her iki rapor arasındaki maluliyete ilişkin çelişki gözetilerek rapor düzenleme tarihleri arasında geçen yaklaşık bir yıllık süre ve ATK 3. İhtisas Dairesince davacının rapordan önce çekilen en son film ve grafileri incelenerek rapor düzenlenmiş olması da nazara alınarak (son alının ATK raporunda artan maluliyetten bahsedilmeyip tereddüt hasıl olduğundan) İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulundan rapor aldırılması, bu süreçte davacıda artan bir maluliyet oluşup oluşmadığının  sorularak sonucuna göre, artan bir maluliyet yoksa şimdiki gibi karar verilmesi, artan maluliyet varsa .... tarihli maluliyet raporuna göre yapılan hesaplama üzerinden karar verilmesi gerekir.\" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesine göre kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılamada, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan .... tarihli raporda özetle; Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun .... tarihli...sayılı yazısında; dosyanın aidiyeti cihetiyle tarafımızca değerlendirilmesi gerektiği, kişinin dava konusu olay (18.12.2014) tarihinde müracaat ettiği hastanede yapılan muayene ve tetkiklerinde sağ tibia plato kırığı tespit edildiği, tespit edilen sağ tibia plato kırığı nedeniyle 21.12.2015 tarihli muayenesine göre Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından iyileşmiş tibia nedeniyle %4 maluliyet oranı verilmiş olduğu, 20.10.2017 tarihinde yapılan muayenesine göre ise Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tibia plato kırığı sonucu oluşan diz eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle %11.3 oranında maluliyet raporu düzenlendiği, her iki kurumun da vermiş olduğu farklı oranların, yapılan farklı muayene bulgularından kaynaklandığı, ...’ın 18.12.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına  bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 03.08.2013 tarih,...sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında E cetveline göre %11.3 (yüzdeonbirnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, iyileşme (işgöremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği mütalaasında bulunulmuştur.<br>İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan .... tarihli maluliyet raporuna göre Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kaldırma kararında raporun İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınması istenmiş ise de Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun .... tarihli .... sayılı yazısında; dosyanın aidiyeti cihetiyle Adli Tıp 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş olması nedeniyle, raporun Adli Tıp 2. İhtisas Kuruldan alınmasında isabetsizlik görülmediği, dosya içerisindeki maluliyet raporlarının arasındaki çelişkinin giderilmesi niteliğindeki raporun denetlenebilir ve hükme esas almaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre davacının artan maluliyetinin bulunmadığı ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin...esas,  ... karar sayılı ilamında belirtilen kararın kaldırılmasının gereği yerine getirildiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 80,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İİlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 08/07/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff7cbcee787cd10d","SID":"239a328ff16e4ddc"}}