{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1482 <br>KARAR NO:2025/559<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2018/528<br>KARAR NO:2021/195<br>ASIL DAVA TARİHİ:30/04/2018<br>BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:30/09/2019<br>KARAR TARİHİ:18/03/2021<br>DAVA:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:14/05/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.01.2018 tarihli hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin fatura bedellerini ödemekten imtina etmesi üzerine Kartal ... Noterliği'nin 16.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmemesi ve ödemede yapılmaması nedenleriyle davalının mütemerrit duruma düştüğünü, davalıya verilen tıbbi görüntüleme hizmetleri karşılığında keşide edilen ve davalı tarafından hiçbir itiraza uğramayan 4 adet faturaya dayalı başlatılan ... sayılı icra takibine haksız itiraz edildiğini, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının net, muaccel ve likit olduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağın davacı şirketten alınan hizmetin dava dışı ...’ya fatura edilmesinden sonra fatura bedellerinin kurum tarafından kabul edilip inceleme aşamasının bitmesine müteakip nihai mutabakatın yapılmasıyla ödeneceğini, teamülün bu şekilde olduğunu, sundukları medula kayıtlarından da anlaşılacağı üzere  müvekkili hastane ile kurum arasındaki fatura incelemelerinin en son 01.02.2017 tarihli olduğunu, bu tarihten sonra davacının ve diğer tedarikçilerin müvekkili hastaneye fatura ettiği ve müvekkili hastane tarafından da ...’ya fatura edilen mal ve hizmet bedellerini içerir fatura incelemesi yapılmadığını, sözleşmenin 6. maddesi hükümden de anlaşılacağı üzere davacı şirkete ödeme yapılabilmesi için öncelikle davacı tarafından müvekkili hastaneye hitaben düzenlenen faturaların ve akabinde de müvekkili hastane tarafından ...’ya kesilen faturaların inceleme sürecinin tamamlanması gerektiğini, davacının gerek icra takibi gerekse itirazın iptali davası açabilmesi için anılan şartın gerçekleşmesi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar ihtarname ile davalı müvekkilini temerrüte düşürdüğünü iddia etse de alacak henüz muaccel olmadığından ve müeccel bir alacak iddiası için de ihtarname keşide edilmesi temerrüt olgusunu oluşturmayacağından davacının faiz talebinin de haklı ve hukuka uygun bir yanının olmadığını, ayrıca davacı tarafın müeccel bir alacak iddiasına bağlı olarak alenen kötü niyetle icra takibi yaptığından takip konusu asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.01.2018 tarihli hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin fatura bedellerini ödemekten imtina etmesi üzerine Kartal ... Noterliği'nin 16.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmemesi ve ödemede yapılmaması nedenleriyle davalının mütemerrit duruma düştüğünü, davalıya verilen tıbbi görüntüleme hizmetleri karşılığında keşide edilen ve davalı tarafından hiçbir itiraza uğramayan 3 adet faturaya dayalı başlatılan ... sayılı icra takibine haksız itiraz edildiğini, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının net, muaccel ve likit olduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN CEVAP:Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağın davacı şirketten alınan hizmetin dava dışı ...’ya fatura edilmesinden sonra fatura bedellerinin kurum tarafından kabul edilip inceleme aşamasının bitmesine müteakip nihai mutabakatın yapılmasıyla ödeneceğini, teamülün bu şekilde olduğunu, sözleşmenin 6. maddesi hükümden de anlaşılacağı üzere davacı şirkete ödeme yapılabilmesi için öncelikle, davacı tarafından müvekkili hastaneye hitaben düzenlenen faturaların ve akabinde de müvekkili hastane tarafından ...’ya kesilen faturaların inceleme sürecinin tamamlanması gerektiğini, davacının gerek icra takibi gerekse itirazın iptali davası açabilmesi için anılan şartın gerçekleşmesi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar ihtarname ile davalı müvekkilini temerrüte düşürdüğünü iddia etse de alacak henüz muaccel olmadığından ve müeccel bir alacak iddiası için de ihtarname keşide edilmesi temerrüt olgusunu oluşturmayacağından davacının faiz talebinin de haklı ve hukuka uygun bir yanının olmadığını, ayrıca davacı tarafın müeccel bir alacak iddiasına bağlı olarak alenen kötü niyetle icra takibi yaptığından takip konusu asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın hizmet alım sözleşmesi kapsamında hak kazanılan bedelin genel haciz yoluyla takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin olduğu, mevzuata ve dosya içeriğine uygun denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporunun benimsendiği, asıl davada ve birleşen davada uyuşmazlığın faturaların ödeme tarihlerinden kaynaklandığı, ...'nın mevzuatı gereği önce ödemeyi avans olarak ödediği, sonra bir yıla yakın zaman zarfında mutabakatlar ile kesintileri yaptığı, ayrıca bilirkişi raporunda görüntüleme merkezine dair bir kesintinin olmadığının belirtildiği, taraflar arasında ki mevcut sözleşmede açıkça mutabakat tarihlerine göre ödeme yapılması gerektiği hususunun yer almadığı, borcun muacceliyet tarihi olarak, ...'ca sağlık hizmet sunucusuna ... sayılı Kanun'un 97. maddesi ve Sağlık Hizmeti Sunucularının Faturalarının İncelenmesine Ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkmda Yönetmelisin Birinci Bölümünün 24. maddesine göre avans ödemesi yapılan tarihlerin dikkate alınması gerektiği, bu tarih dikkate alındığında asıl davaya konu ... sayılı dosyasından takibe konu edilen faturaların avans ödeme tarihlerinden sonra icra takibine konu edildiği, bu takipteki faturaların muaccel olduğu, birleşen dava yönünden ise ... sayılı dosyasından takibe konu faturaların alacak muaccel olmadan icra takibine konu edildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeniyle avans faizi uygulanması gerektiği, ... sayılı dosyasında takibe konu faturalardaki alacak muaccel olup likit olduğundan asıl dava yönünden davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, birleşen dava yönünden ise faturaların icra takip tarihi itibarıyla muaccel olmaması nedeniyle davanın reddine gerekçesiyle ASIL DAVA YÖNÜNDEN; ... sayılı dosyasından davalı borçlu itirazının iptali ile takibin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar alacağa avans faizi işletilmesine, İcra inkar tazminat talebinin şartları oluştuğundan 75.259,81 TL alacağın %20'si olan 15.051,96 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; Davanın REDDİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin birleşen dava bakımından ret hükmüne dayanak teşkil eden 07.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunmuş oldukları 18.01.2021 tarihli dilekçede bahse konu bilirkişi raporunda mütalaa edilen hatalı hususların ayrıntılı olarak izah edildiğini, raporda müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturaların, düzenleme ve icra takibine konu edilme tarihleri ile davalı şirkete ... tarafından yapılan avans ödemelerinin tarihleri karşılaştırılmış olup asıl ve birleşen davalara konu icra takiplerinin başlangıç tarihleri bilirkişi tarafından aynı tarih olarak yazıldığını, yerel mahkemenin maalesef bilirkişi raporunda sehven yapılan bu hatayı dikkate almayarak ve birleşen dava yönünden davanın reddine karar verdiğini, birinci ve ikinci icra takibine dayanak teşkil eden faturaların müvekkili şirket tarafından davalı şirkete verilen tıbbi görüntüleme hizmetlerine konu olup aynı hizmetin devamı niteliğinde olduğunu, birleşen dava yönünden faturaların muaccel hale gelmediğine ilişkin tespitin hatalı olduğunu belirterek, kararın birleşen dava yönününden kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin 10.05.2021 tarihli asıl dava yönünden istinaf başvurusuna ilişkin olarak 09.09.2021 tarihinde eksik harcın yatırılmadığı gerekçesiyle \"HMK'nın 344/1. Maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE\" dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekiline 14.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık kanuni süre içerisinde bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve yukarıda yer alan asıl ve birleşen davada davacı vekiline ait istinaf dilekçesinin sadece birleşen davaya yönelik olduğu anlaşılmakla sadece birleşen dava yönünden istinaf incelemesi yapılması gerektiği anlaşılmıştır.Birleşen davaya konu ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Şti., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 24.699,81 TL asıl alacak,  23.876,60 TL asıl alacak ve 390,40 TL asıl alacak olmak üzere toplam 48.966,81 TL üzerinden 21.05.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde 31.01.2018 tarihli, 24.699,81 TL bedelli, 28.02.2018 tarihli, 23.876,60 TL bedelli ve 31.03.2018 tarihli, 390,40 TL bedelli üç adet fatura borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 20.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 25.07.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki 01.01.2018 tarihli hizmet alım sözleşmesinin taraflar başlıklı 1. Maddesi:\"Bu sözleşme ... bulunan ... A.Ş. (sözleşmede hastane olarak anılacaktır) ile ... adresinde bulunan ... Şti. (sözleşmede merkez olarak anılacaktır) arasında imzalanmıştır.\"Konu başlıklı 2. maddesi:\"... Şti. ... A.Ş.'nin hastalarına ait RADYOLOJİ - MR tetkiklerini yapmayı taahhüt etmektedir.\"Tarafların Yükümlülükleri başlıklı 4. maddenin 3. bendi:\"Merkez, hizmeti ... tarafından yayımlanan SUT EK2-B ve ilgili olması halinde SUT eki diğer liste fiyatları üzerinden vermeyi kabul etmektedir.Verilen hizmetlerin faturası, her dönem(ay) sonunda karşılıklı mutabakattan sonra hastaneye tebliğ eki fiyatlar üzerinden kesilecektir.\"4. maddenin 6. bendi:\"Hastane tarafından kuruma kesilen faturalarda merkezden alınan hizmetlerle ilgili SGK’nın yapacağı/yaptığı kesintilerden sadece merkezin kendi yaptığı hatalar ve ihmaller sebebiyle yapılan kesintiler davacıya aynı oranda yansıtılır”4. maddenin 7. bendi:\"Hastane, merkezden aldığı hizmetlerin bedelini SUT eki listeler esas alınarak karşılıklı belirlenen fiyatlar üzerinden ve ...'nın yapacağı/yaptığı kesintilerden sadece merkezin kendi yaptığı hatalar ve ihmaller sebebiyle yapılan kesintiler düşülerek ödemenin alındığı tarihten itibaren 1 hafta içinde merkezin bildireceği banka hesabına aktaracaktır.\" şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden birleşen davaya yönelik olarak aldırılan 28.02.2020 tarihli ek raporda:\"Birleşen dava yönünden; davalı şirket ile dava dışı ... arasında 31.01.2018 dönemi için ... tarafından henüz mutabık kalınmadığı, 28.02.2018 dönemi için mutabık kalındığı, 31.03.2018 dönemi için ... ile mutabık kalındığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı şirket tarafından... ya bildirilerek ödenmesini müteakip davacı şirkete ödeme yapılması gerektiği yönünde kanaat oluşması halinde, davalı şirketin 31.01.2018 tarihli fatura ile almış olduğu 24.699,81 TL tutarlı hizmet faturası bedelinde henüz mutabakat sağlanmadığı, 28.02.2018 tarihli 23.876,60 TL ve 31.03.2018 tarihli 390,40 TL tutarlı fatura için ... ile mutabık kalındığı için 23.876,60 TL + 390,40 TL = 24.267,00 TL yönünden itirazın iptali gerekeceği,Birleşen dava yönünden; Davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların ödeme vadesi belirlenirken, davalı şirketin söz konusu fatura bedellerini ... tarafından kabul edilmesinin esas alınamayacağı yönünde kanaat oluşması halinde, tarafları cari hesaplarını birbirini teyit ettiği için 3 adet fatura karşılığı davacı şirketten 48.966,81 TL takip tarihi itibarı ile alacaklı olacağı, davalı tarafından 02.02.2018 tarihinde davacı şirkete ödenen 5.000,00 TL'nin mahsup edilip edilmeyeceği takdirinin mahkemeye ait olduğu,Birleşen dava yönünden; faizin, 24.699,811 ve 23.876,60 TL tutarlı faturalar yönünden Kartal ... Noterliğinin 16.03.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirketten talep edildiği ve 30.03.2018 tarihine kadar ödenmesini ihtar edildiği görülmekle, takip öncesi faiz yönünden temerrüttün oluşup oluşmadığı takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeni ile miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, davacı şirketin talebi gibi alacağa takip tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi işletilmesinin uygun olduğu,\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince SGK müfettişi bilirkişiden aldırılan 07.01.2021 tarihli raporda:\"Tablo 1 ile 31.01.2018 tarih ve 24.699.81-TL tutarlı faturanın ... avans ödeme tarihinin 16.04.2018, 28.02.2018 tarih ve 23.876,60-TL tutarlı faturanın ... avans ödeme tarihinin 15.05.2018, 31/03/2018 tarih ve 390,40-TL tutarlı faturanın ... avans ödeme tarihinin 13.06.2018 olduğunun belirtildiği,Taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesi ile ...'ca ... A.Ş ünvanlı sağlık hizmet sunucusuna 5510 sayılı Kanun'un 07, maddesi ve Sağlık Hizmeti Sunucularının Faturalarının İncelenmesine Ve Bedellerinin Ödenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Birinci Bölümünün 24. maddesine göre kanımızca alacağın muaccel olduğu tarih bakımından fatura avans ödemesi yapılan tarihlerin dikkate alınması gerektiği yönündeki görüşümüzün değerlendirilmesi halinde, 30.09 2017 tarih ve 14.159,21-TL tutarlı, 31.10.2017 ve 16.546.01-TL tutarlı, 30.11.2017 ve 22.302,41-TL tutarlı. 31.12.2017 ve 26.38461-TL tutarlı faturaların alacak muaccel olduktan sonra icra takibine konu olduğu, birleşen dava yönünden 31.01.2018 tarih ve 24.699.81-TL tutarlı, 28.02.2018 ve 23.876,60-TL tutarlı, 31/03/2018 ve 390,40-TL tutarlı fatura tutarlarının alacak muaccel olmadan icra takibine konu olduğu, ödemelerin dava sürecinde SGK tarafından yapıldığı, ödeme tarihlerinin raporumuzun C- Değerlendirme başlığındaki Tablo-1'deki gibi olduğu,Alacağın muaccel olduğu zarih bakımından, katılmadığımız görüş olarak, ... mutabakat tarihlerinin dikkate alınması halinde, 30.09 2017, 31.10.2017, 30.11.2017 tarihli faturalarla ilgili ilgili ... yazısında bilgi olmadığından sebeple tekrardan bu dönemleri kapsayacak mutabakat tarihlerinin sorulması gerektiği; 31 122017, 31.12.2017 tarihli fatura dönemlerinin mutabakatlarının yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tarihlerinin sorulması gerektiği, 28.02.2018 ve 31.03.2018 tarihli faturaların muacceliyet tarihinden önce icra takibine konu olduğu değerlendirilebileceği, mutabakat tarihlerinin taporumuzun C- Değerlendirme başlığındaki Tablo-2'deki gibi olduğu, belirli olmayan mutabakat tarihlerinin ... veya ...'ye sorulması gerektiği,\" şeklinde kanaat bildirilmiştir. Somut olayda, birleşen dava yönünden takip konusu yapılan emar çekimine ilişkin sağlık hizmetine yönelik düzenlenen 31.01.2018 tarihli 24.699,81 TL bedelli, 28.02.2018 tarihli 23.876,60 TL bedelli ve 31.03.2018 tarihli 390,40 TL bedelli üç adet faturanın ödemesine ilişkin olarak taraflar arasındaki 01.01.2018 tarihli hizmet alım sözleşmesinin 4. maddenin 7. bendi uyarınca davalı hastanenin ...'dan ödemenin alındığı tarihten itibaren 1 hafta içinde davacı merkezin bildireceği banka hesabına aktaracağı hükmüne uyarınca bilirkişi tarafından tespit edilen ... ödeme tarihlerine göre muacceliyet tarihlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda 31.01.2018 tarihli fatura için ... ödeme tarihinin 16.04.2018 olmasına göre bu fatura yönünden muacceliyet tarihinin 24.04.2018, 28.02.2018 tarihli fatura için ... ödeme tarihinin 15.05.2018 olmasına göre bu fatura yönünden muacceliyet tarihinin 23.05.2018, ve 31.03.2018 tarihli fatura için ... ödeme tarihinin 13.06.2018 olmasına göre bu fatura yönünden muacceliyet tarihinin 21.06.2018 olduğu, birleşen davadaki takip tarihinin 21.05.2018 olduğu dikkate alındığında ise sadece 31.01.2018 tarihli 24.699,81 TL bedelli faturanın birleşen davadaki takip tarihi itibariyle muaccel olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça talep edilebilecek  31.01.2018 tarihli 24.699,81 TL fatura bedellinden yukarıda yer alan mali müşavir ek rapordan belirtilen taraf defterlerinde kayıtlı olan 02.02.2018 tarihindeki davalı tarafça davacı şirkete yapılan 5.000,00 TL'lik ödemenin asıl davada düşülmediği de dikkate alınarak TBK'nın 102/1. maddesi uyarınca fatura bedelinden düşülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davacının  (24.699,81 TL - 5.000,00 TL=) 19.699,81 TL üzerinden birleşen davadaki takip yönünden itirazının iptali, taraf defterlerinde kayıtlı sözleşme ve faturaya konu alacağın likit nitelikte olduğu dikkate alınarak İİK'nın 67/2. Maddesi uyarınca 19.699,81 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi yönde birleşen dava yönünden davanın reddine dair karar verilmesi isabetli değildir.Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca birleşen dava yönünden kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2021 tarihli 2018/528 E. 2021/195 K. sayılı kararının birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/276 E. 2019/115 K. sayılı dosyası yönünden yönünden KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;a-Birleşen davanın kısmen KABULÜ ile,... sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 19.699,81 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar alacağa avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,b-İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca 19.699,81 TL'nin takdiren %20'si oranından icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,2-İlk derece mahkemesi (birleşen dava) yargılama giderleri yönünden,a-Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.345,69 TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 664,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 681,18 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,b-Davacı tarafından yatırılan 664,51 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 708,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Birleşen dava yönünden taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,ç-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 19.699,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden AAÜT'nin 2/3. ve 13/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 29.267,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Yatırılan gider/delil avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iade edilmesine,f-Dava şartı arabuluculuk için bütçeden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesine göre davadaki red ve kabul oranına göre hesaplanan 788,83 TL'sinin davacıdan, 531,17 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-İstinaf yargılaması giderleri yönünden;a-Davacı tarafından birleşen dava yönünden yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Birleşen dava yönünden, davalıdan alınması gereken toplam 615,40 TL istinaf karar harcının, davacı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan toplam 59,30 TL'den mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davalıdan  tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,c-Birleşen dava yönünden davacı tarafından sarfedilen 221,40 TL (istinaf harcı) istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a3b4441d335cda5","SID":"ddafeb0748927f02"}}