{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t:.....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2023<br>NUMARASI\t\t: .....<br><br>DAVACI\t: ... -... .....<br>VEKİLİ\t: Av. .......<br>DAVALI\t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ........<br>DAVA\t\t: Ticari Şirket Ortaklığından Çıkma<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ\t: 05/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/10/2023<br><br>Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../..... Esas sayılı dosyasında verilen 09/06/2023 tarihli Ara Kararının  istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin üç ortaklı davalı şirketin % 33,33 oranında pay sahibi olup, şirketin % 66,66 oranında pay sahibi diğer ortaklarının ise dava dışı ..... ..... ve ..... ..... Kahraman olduğunu, ayrıca tüm ortakların eşit hisseye sahip olup, müdür sıfatını haiz olduklarını, dava dışı ortak ..... .....’in aynı zamanda müdürler kurulu başkanı sıfatıyla müdürlük görevini yürüttüğünü, davalı şirketin faaliyetinin damacana ve farklı boyutlarda şişelenmiş içme sularını ..... şirketinden fatura karşılığı temin ederek müşterilerine satış ve dağıtımı olduğunu, şirketin 31/08/2006 tarihinde tescil edilerek kurulduğunu, ..... ..... Kahraman'ın şirket ortaklar kurulunun 14/09/2021 Tarih 2 sayılı kararı ile şirket ortaklarından ..... ..... 20.000-TL sermaye karşılığı 800 adet payını devir alarak şirket ortağı olduğunu,  ortaklar kurulunun aldığı 2 sayılı karar tarihi olan 14/09/2021 tarihten sonra şirket adına yapılan tüm faaliyet ve işlemlerin müvekkili dışındaki diğer dava dışı iki ortağın birlikte hareket etmesi ile yapıldığını, bu işlemlerden müvekkiline bilgi verilmediğini, bu kapsamda şirketin su dağıtım ve nakliye işini yapan ve asgari ücretle çalışan ...’in işten  çıkarılarak, bu işçinin kullandığı şirket aracının atıl hale geldiğini, şirketin menfaatine aykırı olarak nakliye işinin şirket ortağı Sinem’in eşi İlker Kahraman’a verildiğini, şirket araçlarının diğer ortakların kişisel menfaatleri uğruna satıldığını, satıcı firmadan fatura karşılığı alınan malların büyük çoğunluğuna çıkış faturası kesilmediğinden usulsüzlük yapıldığını, böylece hem şirketin hem de devletin zarara uğratıldığını, şirketin finansal tabloları ve yedek akçelerin ayrılıp ayrılmadığı, kar paylarının usulüne uygun dağıtılıp dağıtılmadığı, özellikle de şirketin 2020 ve 2021 yılı ile devam eden 2022 yılında kar mı yoksa zarar mı ettiği hususlarında müvekkilinin bilgi alma hakkının engellendiğini, bu konuda şirkete keşide edilen ihtarnamenin semeresiz kaldığını, ortakların müvekkili ortak hakkında yakın çevresine dedikodular yaydığını, gelinen bu aşamada davalı şirket üzerinde hiçbir denetim ve bilgi alma imkanı kalmayan müvekkilin dava dışı ortaklara karşı güveni kalmadığını ileri sürerek öncelikle şirkete kayyım tayinine, aksi durumda ise davalı şirketin mevcut malvarlığı değeri aynı zamanda müvekkilin ayrılma payının hesaplanmasında esas alınacağından, müvekkilin hak ve menfaatlerinin korunması için şirketin malvarlığına 3. kişilere satış yasağı getirilmesine, HMK.’nun 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere ve alınacak bilirkişi raporunda ortaya çıkacak hesap raporuna göre ayrılma payını artırmak üzere (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) müvekkilin ortaklıktan çıkarılmasına ve ayrılma payının gerçek değerinin tespiti ile şirket tarafından nakit olarak ödenmesine yada mahkemece uygun görülecek başka bir çözüm yolunun uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, 3 ortaklı müvekkili şirketin ortaklarının aynı zamanda şirket müdürü  olup, ortaklardan Önder Yüksel’in müdürler kurulu başkanı olduğunu, müdürlerden herhangi ikisinin müştereken temsile yetkili olduğunu, dolayısıyla diğer iki ortağın/müdürün müştereken aldığı kararların hukuken geçerli olduğunu, ayrıca müvekkil şirket lehine şirket ortak/müdürlerince gerçekleştirilmiş tüm bu işlemlere karşı olduğunu iddia eden davacı tarafın söz konusu işlemlere ilişkin tanzim edilen tüm tutanak ve kararlarda imzasının olduğunu, şirket müdürü olan davacının şirket hakkındaki faaliyetlerden haberdar olmadığının ya da şirketle ilgili bilgi alma hakkının engellendiğinin gerçekle bağdaşmadığını, iddiaların somut olgulardan yoksun soyut iddialardan ibaret olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 09/06/2023 TARİHLİ ARA KARARINDA ÖZETLE; \"Mahkememizce verilen 27/01/2023 tarihli tedbirin kısmen kabulüne dair karar Bursa BAM 5. H.D.'nin denetiminden geçtiği ve Dairenin ...../..... Esas ...../..... Karar sayılı 18/05/2023 tarihli kararı ile,  kararın kaldırıldığı ve istinaf ilamının kesin mahiyette olduğu anlaşılmakla, dosya kapsamına, istinaf karar tarihine ve yeniden tedbir talep tarihine göre mevcut delil durumuyla yasal koşulları  bulunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerektiği\" belirtilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Ara karara davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen 27/01/2023 tarihli tedbir kararından sonra davalı şirket adına kayıtlı .....plakalı \".....\" marka Forklift'in 350.000,00-TL gibi düşük bir bedel ile 23/05/2023 tarihinde  elden çıkartıldığını,  yaklaşık 114.750,00-TL değerinde alt ve üst viyol diye tabir edilen ve 19 litrelik damacanalar için özel üretilen plastik paletlerden 48 adet üst ve 121 adet alt palet olmak üzere toplam 169 paletin davacı müvekkilin bilgisi olmadan elden çıkartıldığını, ayrıca Forklift'in alıcıya teslim edilmeyip şirketin deposunda tutulmasının da, dava dışı ortakların bu işlemi şirketten mal kaçırmak için yapmış olduklarını ve iyi niyetli olmadıklarını gösterdiğini, dava dışı ortakların 16/12/2022 tarihli araç satış sözleşmesi ile .....plakalı panelvan tipi kamyoneti, dava tarihinden 3 gün önce de 20/01/2023 tarihli  araç satış sözleşmesi ile  ..... plakalı Tır Römorkunu (Dorse) değerinin epey altında bir bedele satarak elden çıkardıklarını, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin tedbir kararının kaldırılmasına dair vermiş olduğu kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu,  dava dışı ortakların müvekkilinin ayrılma payının düşük gösterilmesine yönelik bilinçli ve sistematik olarak şirket malvarlığını elden çıkarma girişimleri karşısında 3. kişilere satış yasağı getirilmesinin müvekkilin menfaatlerinin korunması için elzem olduğunu belirterek 09/06/2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE;<br>Talep, TTK'nın  638/2. maddesi uyarınca, şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı alacağının tahsili istemli davada; şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince, 27/01/2023 tarihli  ara karar ile \" takdiren 20.000,00.-TL teminat karşılığında davalı şirkete ait ..... plaka sayılı araçlara tedbir konulmasına,\" karar verilmiş, söz konusu karara karşı davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine, mahkemece itiraz duruşmalı olarak incelenerek, 22/02/2023 Tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiş ve söz konusu ara karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 18/05/2023 Tarih ...../..... E. ...../..... K. Sayılı ilamı ile \"Davacının çıkma ve çıkma payı tahsili talepli eldeki davada ileri sürülen iddia, savunma, mevcut delil durumu ve davanın geldiği aşama itibariyle somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, yaklaşık ispatın sağlanmadığı, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde tedbire hükmedilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek ..... Asliye Ticaret mahkemesinin ...../..... Esas sayılı 22/02/2023 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı vekilinin tedbire yönelik itirazının kabulü ile 27/01/2023 tarihli tedbir ara kararının kaldırılmasına \" karar verildiği, davacı vekilince 08/06/2023 tarihli dilekçesi ile İstinaf Mahkemesince tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de;  27/01/2023 tarihinden sonra dava dışı ortakların, şirket adına kayıtlı  Forklifti  düşük bir bedel ile 23/05/2023 tarihinde satarak elden çıkartıkları,  19 litrelik damacanalar için özel üretilen plastik paletlerden 48 adet üst ve 121 adet alt palet olmak üzere toplam 169 paletin  davacının bilgisi olmadan satıldığını belirterek  dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirketin mevcut malvarlığı değerleri üzerine 3. Kişilere satış yasağı kararı verilmesi talep edilmiştir.<br>TTK'nın 638/2.maddesi,  \"Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.\" hükmünü içerir.<br>Bu maddede, çıkma talep edenin haklarının korunması için gerekli tedbir kararlarının alınacağı belirtilmiş olup, ihtiyati tedbirin koşullarının bulunup bulunmadığının HMK'nın 389 ve devamı hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Yani, TTK'nın 638/2. maddesindeki tedbirlere hükmedebilmek için, ihtiyati tedbirin koşullarının bulunması gereklidir. Bu nedenle davacı, geçici hukuki koruma kararı verilmezse telafisi güç veya imânsız zararların doğacağını ve davadaki haklılığını yaklaşık olarak ispatlamalıdır. Her iki madde hükmü birlikte değerlendirilmelidir.<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre,  davacının çıkma ve çıkma payı tahsili talepli eldeki davada ileri sürülen iddia, savunma, mevcut delil durumu ve davanın geldiği aşama itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yeterli yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davacının tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  89,95TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, <br>4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.05/10/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45c2bfa2ed96b3ed","SID":"810f21218278a2bf"}}