{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:...<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:...<br>KATİP\t\t:...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/11/2021<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. v<br>DAVALI\t: T...  <br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 05/03/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/10/2023<br><br>Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2021 tarih, .../... Esas, .../... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... ... Bankası ... ... Şubesinden kredi kullandığını, müvekkilinin kullandığı krediyi erken kapatmak istediğini, davalı bankanın erken kapatma sırasında müvekkilinden, 28/11/2019 tarihinde erken ödeme tazm+BSMV adı altında 26.050,67 TL, 03/02/2020 tarihinde erken ödeme tazm+BSMV adı altında 23.630,65 TL olmak üzere toplamda 49.681,32 TL haksız kesinti yaptığını, açmış oldukları işbu davanın, ticari kredi sözleşmesi sebebiyle komisyon vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların istirdadı istemine ilişkin olduğunu, mahkeme tarafından emsal banka uygulamalarının araştırılarak ilgili bankalardan ne kadar erken ödeme tazminatı oranı kullandıkları, oran bildirilen bu kredilerin miktarı, türü, vadesi, erken kapatıldığında kalan taksit sayılı vs bilgilerin talep edildiğinde davalı bankanın haksız tahsilat yaptığına kanaat getirileceğini, sözleşmede yer alan komisyon ve tahsis ücreti alınacağına dair hükümlerin, davalı bankanın üstün konumunu kullanarak tek taraflı olarak ihdas ettiğini, müvekkilinin aleyhine düzenlemeler içeren ve dürüstlük kurallarına aykırı genel işlem koşulu niteliğinde hükümler olduğunu belirterek, HMK 107. maddesi uyarınca genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle kesilen  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan alınarak ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davanın istirdat olarak nitelendirildiğini, istirdat davasının koşullarının oluşmadığını, davanın belirsiz alacak şeklinde açılamayacağını, alınan erken kapama komisyonu tutarının belli olduğunu ve bu tutarın davacı tarafından bilindiğini, davacı şirketin 28/11/2019 tarihinde müvekkili banka şubesine başvurarak faiz oranlarının düştüğü gerekçesi ile mevcut kredisini faiz indirimi de talep ederek kapatmak istediğini, 28/11/2019 tarihi itibariyle faiz indirimli kapama bakiyesi 572.276,81 TL tutarındaki kredinin kapatılarak  taraflar arasında imzalanan Sözleşmesi'nin 3.5.1.8. maddesi uyarınca 26.050,67 TL kapama komisyonu tahsil edildiğini ve davacının 28/11/2019 tarihinde yine müvekkili bankanın şubesine başvurarak, daha önce akdedilmiş olan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi tahtında kredi talebinde bulunduğunu, yine davacı şirketin 03/02/2020 tarihinde müvekkili banka şubesine başvurarak faiz oranlarının düştüğü gerekçesi ile mevcut kredisini faiz indirimi de talep ederek kapatmak istediğini belirttiği, 03/02/2020 tarihi itibariyle faiz indirimli kapama bakiyesi 568.232,93 TL tutarındaki krediyi kapatarak 23.630,65 TL kapama komisyonu tahsil edilerek işlem yapıldığını,  yapılan kesintilerin sözleşme ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davanın konusu gereği davacı davayı açarken hangi miktar için açabileceğini bilebilecek durumdadır. Zira davalı banka tarafından kapatılan kredilere ilişkin alınan erken kapama komisyonu tutarı bellidir ve bu tutar davacı tarafından bilinmektedir. Talep konusu alacakların gerçekte belirlenebilir alacaklar olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri nazara alınarak, hukuki yarar yokluğundan anılan alacaklara yönelik taleplerin usulden reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı HMK'nın 31. maddesinde  “Hâkimin davayı aydınlatma görevi” düzenlenmiş olup, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hâkimin, Türk hukukunu re'sen uygulayacağını,  hâkimin davacının dilekçesinde yaptığı isimlendirmeyle bağlı olmaksızın, açılan davanın eda davası, tespit davası, belirsiz alacak ve tespit davası, inşai dava, kısmi dava, terditli dava, seçimlik dava ve topluluk davası çeşitlerinden hangisi olduğunu belirleyerek yargılamayı sürdürüp, davayı sonuçlandırması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açtıkları  davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirildiğini, mevcut yasal düzenlemeler karşısında dava açmaktan başka bir yolla alacaklarına kavuşma imkânı olmayıp, bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunması karşısında eldeki davayı açmakta hukuki yararın bulunduğunu, HMK'nın 109. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılmasının mümkün hâle geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca, kullanılan kredilerin erken kapatılması nedeni ile  davacıdan tahsil edilen erken kapama ücretlerinin iadesi istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br> Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan HMK’nın 107. maddesinde belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir.<br> Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen, alacakların belirli olduğu sonucuna ulaşılması halinde belirsiz alacak davasının koşulları oluşmamakta ise de; alacağının ödenmediğini iddia eden davacının, mevcut yasal düzenlemeler karşısında dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşma imkânı olmayıp, bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunması karşısında, eldeki davayı açmakta hukukî yararının bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Başka bir anlatımla alacağı olduğunu iddia eden davacının, alacağının tahsili amacı ile gerek kısmi, gerek tam eda veya belirsiz alacak davası açmasında her zaman hukukî yararı vardır. Zira davacı davalıdan olan alacağını istemektedir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.03.2022 tarihli ve 2019/11-220 E. ve 2022/376 K. sayılı ilâmında;  alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde, kısmi dava açılamayacağına ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından, yeni düzenleme ile dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasında talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğinin belirtilmiş olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılması halinde davanın hukukî yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara karar ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılması gerektiği hususu belirtilmiştir.<br>Somut uyuşmazlıkta; Davacı tarafından davalı banka ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredilerin erken kapatılması nedeni ile erken ödeme tazminatı ve BSMV adı altında haksız kesintiler yapıldığı belirtilerek,  tahsil edilen söz konusu meblağların iadesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince, talep konusu alacağın belirlenebilir nitelikte olduğu, banka tarafından kapatılan kredilere ilişkin alınan erken kapama komisyonu tutarlarının belli olduğu, davacı tarafından bilinebileceği, bu itibarla  davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararının bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br> Evrak kapsamına göre; dava dilekçesine konu masraf kalemleri, taraflar arasındaki imzalanan sözleşme hükümleri ve banka evraklarına göre belirlenebilir  nitelikte olup, zira davacı tarafça da dava dilekçesinde kredinin erken kapatılması nedeni ile davalı tarafa toplam 49.681,32 TL ödeme yapıldığından bahsedilmiştir. Bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılması doğru değil ise de, dava tarihi itibariyle belirli alacaklar içinde artık kısmi dava açılması mümkün hale geldiğinden ve davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmış olması nedeniyle, mahkemece davanın kısmi eda davası olduğunun kabul edilmesi gerekirken, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi  yerinde görülmemiştir (Yargıtay HGK’nın 16/05/2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı kararı; Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/8201 Esas, 2022/3819 Karar sayılı kararı).<br>Kabule göre de; Davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve Bursa Arabuluculuk Bürosu tarafından 2020/591 Büro nolu, 2020/23415 arabuluculuk numaralı, arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle mahkemece dava neticesindeki haklılık durumuna göre arabuluculuk ücreti hakkında karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın esastan incelenmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2021 tarih .../... Esas  .../... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,<br>4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,<br>6-Harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5395ad6424288ba","SID":"c69bfc5b051cbe7e"}}