{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2025/475 Esas<br>KARAR NO\t:2025/562<br><br>DAVA:Tespit<br>DAVA TARİHİ:02/07/2025<br>KARAR TARİHİ:10/07/2025<br><br>Mahkememize tevzi olunan Tespit davasının dosya üzerinden yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı tarafından müvekkili ... ... aleyhine 24/04/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün .... sayılı icra takibi başlatıldığını, söz konusu ilamsız takiplerde ödeme emrinde takip çıkışı 85.200-TL,takip konusu borcun sebebi ise 17.04.2024 tarihli fatura olarak belirtildiğini, ödeme emrinin 03.05.2024 tarihinde müvekkili ... ...’ya tebliğ edildiğini, müvekkilinin boşandığı eşi ... ...'ın müvekkilinin annesi ile yaşamakta olduğu evine gelerek kendilerine 15.000-TL para vereceğini ihtiyaçları için kullanmalarını söylediğini, eski eşinin yanında ismini hatırlamadığı bir beyefendi olduğunu, beyefendinin müvekkilinden ve müvekkilinin annesi olan diğer müvekkilinden birtakım evrakları imzalamasını istediğini, müvekkilinin eski eşine güvenmesi nedeniyle kendisine verilen evrakları imzalandığını, söz konusu evrakların içinde emekli maaşını haczi için muvafakatnameleri de imzaladığını, ancak müvekkilinin imzaladığı evrakın emekli maaşına haciz konulması için muvafakatname olduğunu bilmediğini, davalı tarafından müvekkili ... ... aleyhine 09/05/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün .... sayılı icra takibi başlatıldığını, söz konusu ilamsız takiplerde ödeme emrinde takip çıkışı 177.499,98-TL,takip konusu borcun sebebi ise 03.05.2024 tarihli fatura olarak belirtildiğini, ödeme emri 16.05.2024 tarihinde kızı ... ...’ya tebliğ edildiğini, müvekkili ... ...'nın okuryazar olmadığını, imzalanan evrakları eski damadına olan güveninden imzaladığını belirterek; davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 85.200-TL’nin % 20’si üzerinden müvekkili ... lehine yine takip bedeli 177.499,98-TL’nin % 20’si üzerinden müvekkili ... lehine  kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, ....İcra Müdürlüğünün 2024/.... Sayılı ve ....İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyalarında karar verilinceye ve/veya kesinleşinceye kadar yapılacak tüm haksız kesintilerin icra müdürlüklerince ayrı ayrı müvekkillerine iadesine karar verilmesini, haksız ve kötüniyetli iş bu icra takiplerini yapan davalının karar verilinceye ve/veya kesinleşinceye kadar yapılacak tüm haksız kesintilerin yasal faizlerini müvekkillerine ayrı ayrı ödemesine karar verilmesini, müvekkillerinin tüm emekli maaşlarının haksız kesilmesi ve başkaca gelirleri olmadığı için tedbiren  emekli maaşları üzerindeki hacizlerin geçersizliğine hükmedilerek müvekkillerince verilmiş muvafakatnamelerin ayrı ayrı iptaline karar verilmesine, ....İcra Müdürlüğünün 2024/.... Sayılı ve ....İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyalarının iptal edilmelerini,bu dosyalar için ayrıca icranın durdurulması kararı verilmesinini, müvekkillerinin her ikisi için ayrı ayrı adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. <br>Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; gelen yazı cevapları doğrultusunda davacıların tacir olmadığı, ticari bir şirket üyeliği veya gerçek kişi şirket ortaklığının bulunmadığı ve yine Esnaf Odası'na kayıtlarının da bulunmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın tacir sıfatının bulunmadığı ve bu anlamda açılan davanın ticari bir dava olarak kabul edilemeyeceği sabit olmakla Davanın konusuna göre davaya bakmaya genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, <br>2-Dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde  davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,<br>4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,<br>5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce  davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,<br>6-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,<br>Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize  gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair dosya üzerinden karar verildi. 10/07/2025<br><br>Katip ...<br>E-imzalıdır<br> <br>Hakim ...<br>E-imzalıdır<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de3f852674cbe946","SID":"72d6da5e83ce8bac"}}