{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/4358 <br>KARAR NO: 2025/2608<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI: 2022/3 Esas - 2022/1050 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin internet sitesinde gerçek dışı ve iftira niteliği taşıyan açıklamalar sebebiyle müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, kişilik haklarının ihlal edildiğini, internet sitesinde yayınlanan yazıda davalının \"...\" ilkesinden ödün vererek haber değeri taşımayan, kamuoyunu bilgilendirme amacından sapan söylemlere yer verdiğini, nesnel olmayan olayların haber olarak verilmemesi gerektiğini beyanla dava konusu haber içeriğinin gerçek dışı, haksız karalayıcı ve hukuka aykırı olması sebebiyle açılan davanın kabulüne, kişilik hakları ve ticari itibarları zarar gören müvekkili için toplam 0,03-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün davalının internet sitesinde ve tirajı yüksek iki ulusal gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Uyuşmazlığa konu haberin müvekkilinin internet sitesinde \"...\" şeklinde yer bulduğunu, söz konusu haber içeriğinin davacının onur ve haysiyetine zarar veren hiçbir ifade barındırmadığını, basının sorumluluğunun maddi gerçek ile değil görünen gerçeklik ile sınırlı olduğunu, yayınlanan haberin doğrudan dünyada birçok yayın kuruluşuna içerik üreten ... Ajansından alıntılandığını, 5651 sayılı yasada içerik sağlayıcının internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumlu olduğu ancak bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten kural olarak sorumlu olmadığını, basının kamuoyunu yakından ilgilendiren kişilerle ilgili haber yapması bir hak değil doğrudan görev olduğunu, söz konusu haberin yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"..., davalı tarafından yayımlanan haberin, toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, haberin güncel olduğu, özle biçim arasındaki dengenin gözetildiği, davacının medya sektöründeki yeri ve yaptığı işe göre haberin yapılmasında kamu yararının bulunduğu ve  habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, haberin görünen gerçekliğe uygun olduğu kanaatiyle basın yoluyla kişilik haklarının ihlali suretiyle ve haksız rekabete ilişkin manevi tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davanın Reddine, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Haberin basın özgürlüğü çerçevesinde kaldığının kabulünün mümkün olmadığını, haberin müvekkili şirketin toplum nazarında ticari itibarı ve kişilik haklarını zedelemek amacıyla yayınlandığını, iddiaların asılsız olduğunu, davalının internet sitesinde yayınladığı dava konusu yazı ile müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini ve manevi tazminat şartlarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\tDava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici sebeplere, davaya konu haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarılmış olmasına, kullanılan ifadelerin hakaret niteliği taşımamasına, özle biçim arasındaki dengenin korunmuş olmasına, davacının kişilik haklarına ve ticari itibarına saldırının hedeflenmemesine, dava konusu haberde kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmasına göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi  gerekmiştir (Aynı doğrultuda Dairemizin 2022/1659 E. - 2024/926 K. Sayılı ilamı). Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/3 Esas  2022/1050 Karar sayılı 24/11/2022 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubuyla bakiye 345,55‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee54d8f1509b3ab8","SID":"d9637eddabdcf690"}}