{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1137 <br>KARAR NO: 2025/1211<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/05/2025<br>NUMARASI: 2025/420 E. 2025/428 K.<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 16/06/2025\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/05/2025 tarih ve 2025/420 E - 2025/428  K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Türkiye İş Bankası A.Ş. ...Şubesinde bulunan ... ıban numaralı hesabı üzerinden çıkarılan ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı bedel kısmı ve keşide tarihi boş olan 1997 yılında basılmış kıymetli evrak niteliği olmayan 5 adet çekin kaybolduğunu, müvekkili  şirketin 1997 yılındaki imzaya yetkili temsilcisi ...'ın ise vefat ettiğini, şu anda şirketi mirasçılarının yönettiğini, davaya konu çeklerin varlığının müvekkili şirket mevcut hissedarları tarafından banka hesabının kapatılmak istenmesi üzerine öğrenildiğini, şirket yetkilileri tarafından yapılan şirket için ve ...'ın evinde yapılan araştırmalarda dava konusu çekler bulunamadığını,  T. İş Bankası A.Ş. ...Şubesi’nin ... IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı bedel kısmı ve keşide tarihi boş olan çeklere ilişkin zayi kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Dava, zayi nedeni ile çek iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı, dava dilekçesinde belirttiği 5 adet çek yaprağının iptaline ilişkin olarak işbu davayı açmıştır.<br>TTK'nun 651. maddesi hükmüne göre; kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda çek üzerinde hak sahibi olan kişi çekin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Bu hükme göre kıymetli evrakın iptali için dava açabilecek olan kişi çekin yetkili hamilidir. Keşidecinin kıymetli evrakın iptali için dava açması mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 11. H.D. Başkanlığı'nın 18/10/2010 tarih,2009/4583 Esas - 2010/10471 Karar ve 29/11/2010 tarih, 2009/81 Esas sayılı kararlarında çek iptali davası açma hakkının hamile ait olduğu, keşidecinin çek iptali davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı belirtilmektedir.<br>Ayrıca davacının iptalini talep ettiği söz konusu çek yaprağı henüz kullanılmamıştır. Boş çek yaprakları kıymetli evrak vasfını haiz olmayıp kıymetli evrakın zayi ve iptali talebine konu edilemezler. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 08/11/2010 tarih ve 2009/5094 esas - 2010/11357 karar sayılı bir kararında; \"Boş çek yapraklarının kıymetli evrak niteliği bulunmadığını, kıymetli evrakın iptali hükümlerine de tabi tutulamayacağını\" belirtmektedir.<br>Yukarıda yazılı yasa maddeleri ve Yargıtay içtihatları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının keşideci olması ve ayrıca iptali istenen çek yapraklarının boş olması nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca boş çek yaprakları kıymetli evrak vasfını taşımadığından zayi olması nedeniyle çekin iptalinin istenemeyeceği kanaatine varıldığından davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davanın reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Ltd. Şti, Türkiye İş Bankası AŞ ...Şubesi’nin ... IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı bedel kısmı ve keşide tarihi boş olan 1997 yılında basılmış kıymetli evrak niteliği olmayan 5 adet çek yaprağının kaybolduğunu, müvekkili şirketin 1997 yılındaki imzaya yetkili temsilcisi ...'ın ise vefat ettiğini, davaya konu çeklerin varlığının ise müvekkili şirketin mevcut hissedarları tarafından banka hesabının kapatılmak istenmesi üzerine öğrenildiğini, buna binaen, dava taleplerinin adi belgenin ziyaı ve iptali olması nedeniyle taleplerinin TTK kapsamında kıymetli evrakın ziyaıve iptali olmadığı, zira ortada kıymetli evrak niteliğinde bir belgenin var olmadığı, bu sebeple Asliye Ticaret Mahkemeleri yerine Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olacağı kanaatiyle Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davanın ikame edildiğini, ancak Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi,  2025/116 Esas,  2025/166 sayılı kararında \"Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde davacının dava dilekçesinde belirtilen ve elinde bulunan çeklerin kaybolduğundan bahisle iptalini talep ettiği anlaşılmakta olup kambiyo evraklarından olan TTK'da düzenlendiğinden çekin iptaline ilişkin dava da ticari mahiyette olup ticari mahiyetteki çekişmesiz yargı işlerinde de görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla\" gerekçesi ile görevsizlik kararı vererek görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirttiğini, görevsizlik kararı ile dosya Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/420 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, 07/05/2025 tarihinde karar verildiğini, her iki mahkeme tarafından dava konusunun yanlış tespit edildiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında TTK'nun 651. maddesine atıf yapılarak \"Bu hükme göre kıymetli evrakın iptali için dava açabilecek olan kişi çekin yetkili hamilidir. Keşidecinin kıymetli evrakın iptali için dava açması mümkün değildir.\" şeklinde hüküm kurulduğunu, TTK'nun 651. maddesinin Kıymetli Evrak başlığı altında düzenlenen bir hüküm olup, davaya konu taleplerinde uygulanmasının açıkça hatalı olduğunu, nitekim, söz konusu kanun maddesinin hukuken var olan kıymetli evrak hakkında uygulanabilir olup somut olayda çekin yetkili hamilinin bulunmadığının açık olduğunu, dava dilekçelerinde talep konusu evrakın kıymetli evrak niteliğinde olmadığını, adi belge niteliğinde olduğu önemle belirtilmiş olup, hâl böyle iken yerel mahkemenin uyuşmazlığa uygulanacak kanun hükmünü yanlış tespit etmiş olması nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini,  yerel mahkemenin müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin açıkça hatalı olduğunu, müvekkilinin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu,   yerel mahkemece davaya konu taleplerinin yanlış tespit edildiği, bu sebeple  uyuşmazlığa yanlış kanun hükmü uygulandığı, bu durumun usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, somut olayda müvekkilinin davaya konu belgelerin iptalini istemekte hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının ise kaldırılmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek istinaf başvurularının  kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,  İş Bankası A.Ş. ...Şubesi’nin ... IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı bedel kısmı ve keşide tarihi boş olan çekilerin zayiine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava  İş Bankası AŞ ...Şubesi’nin T ... ıban numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı bedel kısmı ve keşide tarihi boş olan çeklerin kaybolduğundan bahisle  zayine karar verilmesi amacıyla açılmış davadır.<br>6102 sayılı TTK'nin 818/1-a, s bentleri atfıyla aynı Yasa'nın 680. madde hükmü uyarınca, bir çekin kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olması halinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerlidir. Somut olayda, davacı vekili, iptali talep olunan çekin imzalanmış olduğunu, ancak keşide tarihinin yazılmadığını, bildiği kadarıyla boş olduğunu belirtmiştir. Yukarıda anılan yasa hükmü uyarınca çekin kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olması halinde dahi, tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, belirtilen yasal  düzenlenme karşısında mahkemece, imzalanmış çekin kambiyo senedi vasfını haiz olduğu düşünülerek bir karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2016/10869 Esas  2018/2782 Karar)<br>Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ve kıymetli evrakın 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesinde belirtilen belgeler kapsamında bulunmayıp, zayii halinde ancak  iptal davası açılabilecek olması ve  6102 sayılı TTK'nın 780, 818/1-(s) madde ve bendi yollamasıyla aynı kanunun 680. madde hükmü uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olması halinde, tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çek için iptalini isteme hakkının sadece hamile ait olması ve  davacının da keşideci olması nedeniyle zayii iptal davası açamayacağının anlaşılmış bulunmasına göre, davacı vekilinin yukarıda yazılı tüm istinaf  itirazlarının HMK 353/1-b-1 md uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.(Emsal Yargıtay \t11. Hukuk Dairesi 2015/3751 Esas  2015/10527 Karar; 2014/2325 Esas  2014/8953 Karar) <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 07/05/2025 tarih ve 2025/420 E - 2025/428  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 382/2-e-6 md yollamasıyla 362/1-ç maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  13/06/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a0a67aad8df8916","SID":"e69aff02530c6b58"}}