{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/747 <br>KARAR NO\t: 2025/973<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/204 E.  -  2023/68 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/03/2023 tarih ve 2022/204 E. - 2023/68 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalının 2019/00431 sayılı tasarım tescilinin sahibi olduğunu, bu tasarıma dayalı olarak müvekkilinin sahibi olduğu mobilya dükkanında, müvekkili aleyhinde tespit yaptırıp ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, davalı adına tescilli söz konusu tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, söz konusu tasarımın tescil edilmeden 1 yıl öncesinde Türkiye'de başka firmalarca satışa sunulduğunu, sosyal medyada da paylaşıldığını ileri sürerek, 2019/00431 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmişitr.<br>\tDavalı vekili, davacının hükümsüzlük davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı aleyhine tespit yapıldıktan sonra kötü niyetle bu davanın açıldığını, davacı tarafından dayanılan internet görsellerinin delil vasfının olmadığını, dava konusu tasarımın kamuoyuna ilk kez müvekkili tarafından sunulduğunu, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını, tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu koltuk tasarımının, dosyaya sunulan 2018 tarihli belgelerdeki ürünler ile aynı genel izlenime sahip olduğu, dolayısıyla yeni ve ayırt edici olmadığı, ayrıca davalının, tasarım için 20.01.2018 tarihinde sipariş aldığını ve ürünü 18.02.2018 tarihinde teslim ettiğini beyan ettiği, beyan edilen sipariş tarihinin, SMK'nın 57/2 maddesi kapsamında hoşgörü süresi olarak kabul edilen 12 aylık sürenin 1 gün öncesine denk geldiği, hoşgörü süresinden önce alınan sipariş  konusu ürünün, siparişe konu olabilmesi için daha önceden kamuya sunulması gerektiği de dikkate alındığında, davalının tasarımının tescile konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu 2019/00431 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.      <br>    <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının hükümsüzlük davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacının, aleyhine tespit yapıldıktan sonra kötü niyetle dava açtığını ve davasını hiçbir somut delile dayandıramadığını, davacı tarafından delil olarak sunulan internet görsellerinin delil vasfının bulunmadığını, ayrıca söz konusu görsellerin bir kısmının tescilli tasarımla ilgili olmadığını, diğer bir kısmının ise müvekkilinin müşterilerinden temin edildiğini, görsellerde yer alan ürünlerin, müvekkili tarafından üretilen tescilli tasarımlar olduğunu, davacı tarafından delil dilekçesinde görsellerine yer verilen firmaların bir çoğunun müvekkilinin müşterisi olup tasarımı müvekkilinden satın aldıklarını, müvekkili tasarımı ile davacı tarafından dosyaya sunulan görsellerin sadece koltuk olmaları yönünden benzerlik gösterdiğini, ancak bu hususun benzetme serbestisi sınırları içinde kaldığını, benzetme serbestisi sınırlarında kalan tasarımların mutlak yeni tasarımlar olduğunu, müvekkiline ait tescilli tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz bulunduğunu, aksinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, müvekkilinin tescil tarihinden çok önce tescilli tasarımı tasarladığını ve satışa sunduğunu, tescile konu ürünlerin, tescil başvurusu dahi yapılmadan çok önce 20.01.2018 tarihinde sipariş olarak alındığını, satışa hazır hale getirilebilmesi için tasarlanma ve üretim süresi göz önünde tutulduğunda müvekkilinin,  sipariş tarihinden çok önce tescilli tasarımı ürettiğini ve kendisine ait iş yerinde müşterilerine satışa sunduğunu, mahkeme tarafından verilen hükmün eksik inceleme ile kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut gerçeğin ortaya çıkması için tanıkların dinlenmesi gerekirken mahkemece tanıkları dinlenmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 78/1. maddesi uyarınca, tasarımın hükümsüzlüğünün, menfaati olanlar tarafından istenebileceği, somut olayda da davacının mobilya sektöründe faaliyet göstermesi nedeniyle menfaati bulunduğundan, işbu davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği yönündeki davacı istinafının yerinde olmadığı, yine davanın kötü niyetli olarak açıldığına ilişkin istinaf itirazının da haklı bulunmadığı, dava konusu tasarımın yenilik niteliğini haiz olmadığı, zira dava konusu tasarımın başvuru tarihinin 21.01.2019 olduğu ve davaya cevap dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere dava konusu tasarımın, davalı tarafından 20.01.2018 tarihinde sipariş olarak alındığı, ürünün satışa hazır hale getirilebilmesi için tasarlanma ve üretim süresi göz önünde tutulduğunda çok önce tescilli tasarımın üretildiği ve satışa sunulduğu, bu hususun da davalı vekili tarafından açıkça belirtildiği, bu itibarla, davalı beyanı ile de dava konusu tasarımın yenilik özelliğini taşımadığının sabit bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,5‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f84a8345e9aebcb7","SID":"11d898e90500cd61"}}