{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2023<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 tarih ve 2022/324 E. - 2023/219 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin... ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"... ... ...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... nezdinde gerçekleştiridiği 2020/150813 sayılı başvuruya karşı müvekkili tarafından yapılan itirazın dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin ... nezdinde tescilli ve uzun zamandır yoğun/yaygın kullanım ile tanınmış hale getirdiği birçok markasının bulunduğunu, hem ... Markalar Dairesi Başkanlığı, hem de YİDK kararında mutlak ret nedenlerine yönelik ileri sürülen iddialar ve gerekçelerin dikkate alınmadan karar verildiğini, 6769 Sayılı SMK'nın 5/1-a, b, c, bentleri gereğince başvurunun tescil edilemeyeceğini, müvekkilinin  itiraza mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvuru markasında yer alan “...” unsurunun, Türkiye'nin tek uydu operatörü unvanına sahip olan ... ... ile ilgili gerçekleştirdiği faaliyet alanına doğrudan atıf yapması nedeniyle de müvekkiline ait markalar ile karışıklık yaratacağını, markaların aynı mal ve hizmet sınıfında yer aldığını, davaya konu \"... ...\" ibaresiyle yapılan marka başvurusunun müvekkilinin ticaret unvanını ve işletme adını, bir başka ifade ile sınaî mülkiyet hakkını kapsadığını, “...” esas unsurlu markalarının tüketiciler nezdinde özellikle uydu, ... ve benzeri alanlarda tanınmış marka haline geldiğini ileri sürerek, ... YİDK'nin 2022-M-9675 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/150813 başvuru numaralı \"... ... ...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili,  taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK m. 6/1 anlamında karıştırılma ve iltibas ihtimaline sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacı markalarının tanınmış marka olduğunun somut delillerle ispat edilemediğini, başvuru markasının davacının ticaret unvanını aynen içermediğini, davacının, kötüniyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 6769 Sayılı SMK’nın 5/1-(a), (b), (c) hükümleri kapsamında başvurunun reddi koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu markanın, tescili talep edilen sınıflar açısından, 6769 s. SMK m.5/1-(a) ve (b) kapsamında yer alan mutlak ret nedenlerini aştığı, tanımlayıcı olmadığı, tescili talep edilen sınıflar açısından 6769 s. SMK m.5/1-(c) kapsamında sayılamayacağı, taraf markaları arasında dava konusu edilen 09. ve 42. sınıftaki mallar / hizmetler açısından emtia benzerliğinin sağlandığı ancak davaya konu markada ön planda asli ve ayırt edici unsurların bir bütün olarak “... ... ...” ibareleri olduğu, davacı yan markasında ise esas unsurun “...” ibaresi üzerine toplandığı, taraf markalarındaki unsurların birbirlerinden farklı olduğu, ortak “...” ibaresinin söz konusu markaları birbirlerine yakınlaştırmaya yetmediği, bu hali ile işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratmayacağı, davacı şirketin ticaret unvanı ile davalı şahsın markasının aynı olmadığı, bu hali ile davacı yan lehine 6769 s. SMK 6/6. madde koşullarının oluşmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi şartları gerçekleşmediği gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri esaslı itirazlar karşılanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, başvuru markasının ayırt ediciliğinin bulunmadığını, tanımlayıcı nitelik taşıdığını, SMK'nın 5/1-a,b,c bentleri uyarınca tescil engelinin bulunduğunu, müvekkilinin dava ve itiraza mesnet markaları ile dava konusu marka başvurusu arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin bulunudğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, bu durumun markalar arasındaki iltibas riskini arttırdığını, başvurunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlık düzeyine ve ayırt edici niteliğine zarar vereceğini dava konusu markada yer alan \"... ...\" unsurunun, Türkiye'nin tek uydu operatörü unvanına sahip olan ....... ile ilgili gerçekleştirdiği faaliyet alanına doğrudan atıf yapması nedeniyle de, müvekkiline ait markalar ile karışıklık yaratacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2020/150813 sayılı \"... ... ...\" ibaresinin SMK'nın 5/1-a maddesi uyarınca marka olamayacak işaretlerden olmadığı, 5/1-b maddesi anlamında ayırt edici niteliğinin bulunduğu, ibarenin bu sınıftaki hizmetlerde ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerden de olmadığı, bu nedenle 5/1-c maddesindeki tescil engelinin de gerçekleşmediği, öte yandan davacının itiraza mesnet \"..... ibareli markaları ile dava konusu başvuru arasında 9 ve 42.sınıf mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmiş olmasına rağmen ibareler bakımından SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesine sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvuruda davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, \"...\" ibaresinin davacının tekeline bırakılamayacağı, markalar benzemediğinden tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin söz konusu olmadığı, SMK'nın 6/6.maddesi şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06cdac074519d674","SID":"ac0539c0888de9a1"}}