{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1086 <br>KARAR NO\t: 2025/1376<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/20 E.  -  2023/74 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2023 tarih ve 2022/20 E. - 2023/74 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:        <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 1. Sınıfta tescil edilen 2020/23198 sayılı “...” markasında \"...\" ibaresi markaya ayırt edicilik kazandırmadığı gibi markanın aslında “...” ibaresine yönelik daha önceden tesis edilen kararları hukuka aykırı olarak akim bırakmak amacıyla kötüniyetle tercih edildiğini, davacının itiraza mesnet markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin özgün ve güçlü bir marka olduğunu, “...” ve “...” ibarelerinin hem fonetik hem de görsel açıdan işaretler arasında yüksek düzeyde bir benzerlik meydana getirdiğini, taraf markalarının aynı/aynı tür emtia grubunda ortak olduğu malların herhangi bir reçete/izin/ruhsat gerektirmeksizin herkesin temin edebileceği nitelikte olduğunu, markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı tarafından kullanılmama def’inin usulüne uygun sunulmadığını, YİDK kararının tesis edildiği tarih itibariyle kullanılmama def’inin değerlendirilmesi gerektiğini, karar tarihi itibariyle 2015/98705 sayılı markanın tescili üzerinden 5 yıl geçmiş olmadığından markanın kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilemeyeceğini, ayrıca “...” markasının müvekkilinin “...” ibareli ticaret unvanı ile iltibas teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK’nin 2021-M-9251 Karar sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/23198 sayılı markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava  etmiştir. <br>Davalı şirket vekili, görsel olarak, taraf markaları arasındaki tek ortak unsurun “...” ve “...” sözcükleri olduğunu, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olmadıklarını, taraf markalarının kullanıldığı ürünlerin potansiyel tüketici kitlesinin ziraat ve kimya mühendisleri, kimyagerler, ziraat teknikerleri, eczacılar ve bilgilenmiş bilinçli çiftçiler ile özel bitki yetiştiriciler olduğunu, taraf markaları arasındaki farklılıkları ve marka sahibi ticari teşebbüslerin farklı olduklarını kolayca anlayacaklarını, davacı ... ’nın itirazına dayanak yaptığı 2002 30704 nolu markasının tescil tarihi 31.01.2005 olup, Bakırköy 2. FSHHM’nin 2021/121 E. 2021/259 K. sayılı kararıyla anılan markanın, markasal kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiğini, dosyanın İstanbul BAM 44. HD’nin 2022/380 E. sayılı dosyası üzerinden derdest olduğunu ve davacının bu markasının eldeki davanın konusu olan 2020/20198 nolu markanın başvuru tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde markasal olarak ciddi bir şekilde kullanılmadığını, davacının 2015 98705 nolu markasının tescil tarihi 09.03.2017 olup, çekişmeli 2020/23198 başvuru nolu markanın başvuru tarihi itibariyle SMK’nın 19/2. maddesi belirtilen 5 yıllık süre henüz dolmamış olmakla birlikte, 2002 30704 nolu markanın tekrar tescili suretiyle ve kötüniyetli olarak tescil ettirildiğinden, davalı tarafından Bakırköy 2. FSHHM’nin 2021/121 E. 2021/259 K. sayılı dosyası üzerinden hükümsüzlüğünün ve ayrıca 14.04.2022 tarihinde de aynı Mahkeme’nin 2022/96 E. sayılı dosyası üzerinden markasal kullanmama nedeniyle iptalinin talep edildiği, taraf markalarının SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzer olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, (2002/30704) sayılı  \"... \" marka açısından, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait (2002/30704) sayılı \"...\" ibareli tescilli markası  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle  görsel , sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, aksi bir açıdan ele alındığında yani işaretsel benzerlik olduğu ileri sürülse dahi, davacının bu markasının SMK 19/2. maddesi kapsamında kullanım ispatına tabi olduğundan ve davalı firmaca süresinde kullanmama def'i ileri sürüldüğünden, bilirkişi heyet raporunda geçtiği şekilde,  dosya münderecatı celbedilen marka işlem dosyası belgeleri arasında veya dava aşamasında sunulan dilekçelerin eklerinde davacının 2002/30704 sayılı ... markasını herhangi bir tarihte kapsamındaki 01 veya 17. sınıflara konu herhangi bir mal bakımından kullanıldığını gösteren tarih ihtiva eden katalog, broşür, mal hizmet sunumuna dair fotoğraf, internet sitesi ekran görüntüsü ve benzeri ürün görselleri, mal ve hizmet satışına ilişkin sözleşmeler, lisans sözleşmeleri, mal ve hizmet satış faturaları, lisans sözleşmeleri, yazarkasa satış fişi, gazete ilanı, gazete haberi ve benzeri hiçbir belge/delile rastlanmadığı, herhalükarda, davacının 2002/30704 sayılı ... markasının SMK 6.1.b, 19/2 ve 25/7 uyarınca Başvuru markasının 01. sınıfta tesciline karar verilen bu mallar bakımından tescil engeli olma vasfını taşımadığı, davacının bu marka açısından kullanım ispatını yerine getirmediği, SMK'nın 19/2. maddesi göndermesi ile  6/1. maddesindeki iltibas koşulundan ve 25/7 maddesindeki hükümsüzlük koşulundan yararlanamayacağı, davacının diğer markası olan \"...\" (2015/98705) ibareli markası açısından ise, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait  (2015/98705) sayılı \"...\" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle  görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, karşılaştırma yapıldığında ise, işaretsel olarak davalının markası \"...\", davacının ise \" ... \" şeklinde markasal işaretin öne çıktığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 01 sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının \"...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ibareli tescilli  markasından  farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının \"...\" ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının \"... \" ibareli başvuru markalı  malı  satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından  başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki  iltibasın bulunmadığı, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, davacının her 2 mesnet markası açısından taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanamadığı, davacı tarafın \"...\", ibareli  başvurusu üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil  diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu  marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı, davalıya ait  2018/M-8092 sayılı YİDK kararı ile reddedilen ve Ankara 2. FSHHM de davaya konu edilen  2017/44347 sayılı markasındaki “...” ibare ile bu dosyaya konu edilen \"...\" marka ibaresi aynı olmadığı gibi davalı kendi şirketinin klavuz unsurunu belirgin şekilde ekleyerek davacı markasından uzaklaşma çabası güttüğü, yani davacı markasına yakınlaşma çabasında olmadığından davalının kötüniyetli olduğu sonucuna varılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ... tarafından daha önce müracaat edilen 2017/44347 sayılı “...” markasına yönelik itiraza ilişkin YİDK tarafından tesis edilen 2018-M-8092 sayılı kararda, itiraz edilen marka müracaatı ile müvekkili şirket adına tescilli 2015 98705 sayılı ve “...” ibareli marka bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali dahil olmak üzere karış-tırmayayok açabilecek derecede benzer bulunduğunun ifade edildiğini, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2018/432 Esas sayı ile ikame edilen davadaki10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda açıkça “...” ve “...” ibarelerinin benzer olduğunun belirlendiğini, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 26.06.2019 tarihinde 2018/432Esas ve 2019/310 Karar sayılı ilamı ile, “...” ve “...” ibarelerinin benzer olduğunun ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun belirlendiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2019/1307 Esas ve 2021/537 Karar sayılı ilamında da “...” ve “...” ibarelerinin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun teyit edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından 2021/4280 Esas ve 2022/8030 Karar sayılı ilamında ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararında yerinde olduğunun tespit edildiğini, davalı şirkete ait marka başvurusu ile müvekkili şirkete ait markaların benzer olduğunu, müvekkili şirketin bu ibareyi ticaret unvanında da kullandığını, davalı şirketin bu markabaşvurusunu kötüniyetli yapmış olması haricinde markaların zaten benzer olması hasebiyle de davanın kabulü gerektiğini, markalar arasında tek harf farkı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, (2002/30704) sayılı  \"... \" marka açısından, davacının bu markasının SMK 19/2. maddesi kapsamında kullanım ispatına tabi olduğu, davalı firmaca süresinde kullanmama def'i ileri sürüldüğü, davacının 2002/30704 sayılı ... markasını herhangi bir tarihte kapsamındaki 01 veya 17. sınıflara konu herhangi bir mal bakımından kullanıldığını kanıtlayan yeterli delil bulunmadığı, davacının bu marka açısından kullanım ispatını yerine getirmediği, SMK'nın 19/2. maddesi göndermesi ile  6/1. maddesindeki iltibas koşulundan ve 25/7 maddesindeki hükümsüzlük koşulundan yararlanamayacağı, davacının her 2 mesnet markası açısından SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanamadığı, davacı tarafın \"...\", ibareli  başvurusu üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil  diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu  marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. <br>\tAçıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu belirlenmiştir. <br>\tBu kapsamda yapılan irdelemede, davacının diğer markası olan \"...\" (2015/98705) ibareli markası açısından ise, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait  (2015/98705) sayılı \"...\" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle  görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davalının markası olan \"...\" ibaresinin esas unsurunun \"...\", davacının itirazına mesnet markası olan \"...\" markasının esas unsurunun ise \"...\" olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 01. Sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının \"...\" esas ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" esas ibareli tescilli  markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının başvuru markalı malını satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından  başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısının da oluşacağı anlaşılmış olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/4280 Esas, 2022/8030 Karar ve 10/11/2022 Tarihli kararında da \"...\" ve \"...\" ibareleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunduğunun belirlendiği görülmüştür.   <br>\tAncak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusunun kapsamında bulunan davaya konu mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer olduğu, zira karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2023 Tarih ve 2022/20 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t3-DAVANIN KABULÜ ile, ...nun 2021-M-9251 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,<br>\t4-Davalı şirket adına tescil edilen 2020/23198 sayılı ve \"...\" ibareli markanının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Sicilden terkin edilmesine,<br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 4.000,00.TL tercüme ücreti, 2.400,00.TL bilirkişi ücreti, 265,30.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 150,00.TL tebligat ve posta giderleri ile 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 7.307,3‬0.TL yargılama giderine 80,70.TL peşin harç, 80,70.TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 7.468,7‬0 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t8-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3c56f9fbdfcc9ac","SID":"3dddc4b468d04b02"}}