{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS     NO\t: 2021/2327 <br>KARAR NO\t\t: 2025/852<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/09/2018<br>NUMARASI\t\t: 2014/431 Esas  2018/892 Karar <br>DAVA\t\t: İTİRAZIN İPTALİ <br>KARAR TARİHİ             : 24/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ  : 24/04/2025<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/431 Esas ve 2018/892 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalı .... Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ...  Ltd. Şti vekili (katılma yoluyla) tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı ... ..Ltd. Şti. vekilinin 11.10.2013 harç tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin dava dışı ... Ltd. Şti. ile 1800 metrikton Amerikan menşei doğal pirinç yükünü satımı konusunda anlaştıklarını, yükün ... limanında ...'nın ... limanına taşınması için ... Ltd. Şti.'nin müvekkili şirket adına ve hesabına ... bayraklı ... .. numaralı ... isimli gemiyi bağlama notu ile kiraladığını, navlun bedelinin davalı taşıyan hesabına CIF satış gereği müvekkili adına yükleme yapan ... Ltd. Şti. tarafından ödendiğini, davalı borçlu ... Ltd. Şti.'nin ise  taşıyan sıfatına haiz olduğunu, navlunun borçlunun hesabına ödendiğini, taşıyan adına aynı zamanda acente sıfatında hizmette verdiğini, söz konusu yükün ...'ya götürülmesi gerekirken sahte belgeler ile ...'ye satıldığını ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, taşımayı yapan geminin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/83 D.İş sayılı kararı ile haciz edildiğini ve Aliağa İcra Müdürlüğünün 2013/4060 esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, ödeme emrinin gemi kaptanına tebliğ edildiğini, haciz işleminin ardından... Ltd. Şti.'nin Aliağa İcra Müdürlüğüne başvurarak istikhak iddiasında bulunduğunu, davalı ... Ltd. Şti.'nin de takibe itiraz ettiğini, davalının itirazında yer alan yetki itirazının yerinde olmadığı, İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, ayrıca borca itirazının da haksız olduğunu belirterek Aliağa İcra Müdürlüğünün 2013/4060 esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali takibin devamı, % 20 icra inkar tazminatını taleple dava etmiştir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı taşıyanın yer almadığı ve bu nedenle tebligat yapılamayacağı anlaşılmakla 06.12.2013 tarihli ara karar ile donatan/taşıyanı açıklaması ve tebligatın yapılması ile acente olduğunu iddia ettiği ... Ltd. Şti.'nin TTK m. 105'e göre aracılıkta bulunduğu veya sözleşme akdettiği iddiası bulunduğundan 1 haftalık kesin süre içerisinde açıklaması için süre verilmiş bu süre zarfında davacı vekili 18.12.2013 tarihli dilekçesiyle ... gemisinin donatanı ve işletmecisi....ve acente sıfatı ile de ... Ltd. Şti.'nin gemi kaptanın da ... olduğunu bildirerek dilekçesini açıklamıştır. <br>Bu kapsamda davalı donatan olarak yer alan ...'a tebligat yapılması yoluna gidilmiş, tensip zaptı 31.07.2014 ve ön inceleme zaptı da 14.09.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak davalı .... davaya cevap vermemiştir.<br>Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin 19.02.2014 ve 28.02.2014 tarihli cevap dilekçesinde;  Dava dışı kiracı ... ile taşıyan.... arasında Recap Fixture yapıldığı, ... Ltd. Şti.'nin ise \"... ...\" ibaresi ile sözleşmede yer aldığını, müvekkilin acente sıfatı ile hizmet verdiğini, ... Ltd. Şti.'nin ise yükleme yapan taraf olduğunu, sözleşmenin kaptan tarafından imzalandığını, konşimentonun ön yüzünde akreditif numarasının yer aldığını, konşimentonun gönderilenin .... Bank olduğunu, gemi ... limanından ayrılmadan navlunun ...gemi acentesine ödeneceğinin Recap Fixture'nin ikinci sayfasında yer aldığını, aynı zamanda navlun bedelinin peşin olarak tahsil edildiğinin de yazdığını, ...Ltd. Şti.'nin taşıyan olmadığını, geminin 28.07.2012 - 30.07.2012 tarihleri arasında ... limanında yüklendiğini, yüklenen malın varma limanına ulaştığını, müvekkilinin taşıyan değil acente olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin 23.01.2014 tarihli beyan dilekçesi ile; ... isimli geminin acentelik işlemlerinin ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığının belirtilmiş olmasına rağmen, dava dışı ....Ltd. Şti. yetkilisinin 10.03.2014 tarihli beyan dilekçesinde söz konusu geminin... Ltd. Şti.'ne sökülmek için geldiğinde acentelik işlemlerinin ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, gemi donatanı ve satıcı... Ltd. Şti. ile arasında hiçbir ticari bağı olmadığını, gemi kaptanına aldıkları hususi vekalete istinaden acentelik işlemlerini yaptıklarını, buna ilişkin belgeyi de  (04.09.2013 tarihli) dosyayı ibraz ettiklerini beyan etmiştir.<br>Davacı vekilinin 24.03.2014 tarihli ... Ltd. Şti. ne karşı cevaba cevap dilekçesinde; Davalı ...'un hem taşıyan hem de geminin ... Limanındaki acentelik hizmetlerini yapan firma olduğunu, taşımaya ilişkin recap fixture de dava dışı kiracı ... şirketinin navlun bedelini ...Ltd. Şti. ne ödediğini, navlun faturasının ... Ltd. Şti. tarafından düzenlendiğini, ...'ın navlun faturasının bedelinin 50.000,00 USD olup, kiracı ... dan tahsil edilen navlun bedelinin 58.000,00 USD olduğunu ve 8.000,00 USD/lik navlun farkının ...ile ....'ın arasında asıl taşıyan-fiili taşıyan ilişkisi bulunduğunu gösterdiğini belirterek davasını tekrar etmiştir.<br>Davalı ... Ltd. Şti. nin 21.04.2014 tarihli düplik dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmenin altını acente sıfatıyla imzaladığını, navlun faturasının ...Ltd. Şti. tarafından düzenlenmesinin recap of fixture de navlun ödemesinin yükleme bittikten sonra konşimento imzalanmadan ve gemi ... Limanından ayrılmadan navlunun ... Acentasına ödeneceği hükmüne dayandığı, bu hükümde müvekkilinin acenta olarak yer aldığını, müvekkilinin tahsil ettiği 58.000,00 USD nin .... tarafından alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekilinin 07.05.2014 tarihli beyan dilekçesi ile; davalı ... 'un taşıyan olduğunu, bağımsız ve kendi adına işlem yaptığını, tahsil ettiği 58.000,00 USD navlun tutarını ...'ya ödemediğini, makbuzlarda kaptan imzasının bulunmadığını, 3 adet orjinal konşimentoda, konşimentoların akreditif yolu ile alıcı bankaya ibraz edilmesi gerektiğini, ... Bank .../... emrine düzenlenen konşimentoların ödendiğinin ve konşimentoların teslim alındığının mal bedelinin ödendiğini ispatladığını belirtilmiştir.<br>Davalı ... Ltd.Şti vekilinin 03.06.2014 tarihli beyan dilekçesinde; .... Ltd.Şti.'nin dava dışı ... ile yaptığı sözleşmede acente/broker olarak hareket ettiğini, YMMM'nin hazırlamış olduğu raporda da tahsil edilen 58.000,00 USD 'nin acentelik masrafı dışında kalan kısmın donatana gönderildiğini, müvekkillerinin yetkilisi hakkında açılan görevi kötüye kullanma suçuna istinaden Mersin  2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/881 Esas sayılı dosyasında müvekkillerinin beraat ettiğini, davacı tarafından sunulan konşimentoların davacının akreditif karşılığında ... 'daki nihai alıcısının bedelini ödeyerek konşimentoları aldığından davacının mal bedelini tahsil ettiğini belirterek davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava; davacı gönderilen yük sahibinin taşıyan ve acentesi aleyhine açmış olduğu tazminat davasıdır. <br>Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.<br>Charter Party, navlun faturası, ihtarnameler, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/83 D.İş sayılı dosyası, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2013/4060 sayılı dosyası, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/3570 sayılı dosyası, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/772 D.İş sayılı kararı, Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/28 D.İş sayılı dosyası ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/323 soruşturma evrakı, Mersin  2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/881 Esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi,<br>Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/3570 Hazırlık - 2013/1575 Karar numaralı dosyası incelendiğinde; şikayet eden ... vekilinin 05.09.2013 tarihli dilekçesiyle ... bandıralı ... isimli .... numaralı geminin donatanı olduğunu, gemi sicil tasdiknamesinde bunun yer aldığını, geminin yasa dışı yollardan elde edilerek ....Söküm bölgesinde bulunan bir firmaya satıldığını, bu satış ve devir işlemlerinden hiçbirisinin müvekkilinin muvaffakatının olmadığını, geminin gayri meşru yollardan elde edilip satıldığını, belirterek geminin muhafaza altına alınmasını ve bu işlemi yapanların dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından cezalandırılmasını talep ettiği,  Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.09.2013 tarihli kararıyla 5237 sayılı Kanun m. 54/1 gereğince; müsadereye konu olacak gemiye, 5271 sayılı Kanun m. 127/3 uyarınca el konulmasına ve bu işlemin onanmasına karar verilmesini Sulh Ceza Mahkemesinden talep ettiği, Aliağa Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/867 D.İş sayılı dosyasında söz konusu geminin el konulmasına ilişkin talebin reddine, 09.06.2013 tarihli kararında reddedildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada .... vekilinin 10.09.2013 tarihli dilekçesiyle; müvekkili şirketin ortaklarını gösterir kayıtlar ile genel kurul toplantı tutanağı ve...'a verilen 10.06.2011 tarihli vekaletname, .... tarafından .... a verilen 12.07.2014 tarihli vekaletname, ... Gemi Sicil Tasdiknamesi ve diğer belgeleri dosyaya ibraz ettiği ve yeniden el koyma talebinde bulunmasını istediği, bu talebin Aliağa Sulh Ceza Mahkemesi'nin  2013/899 D.İş sayılı dosyasında 19.08.2013 tarihinde reddedildiği, şüpheli ....'un 16.09.2013 tarihli ifadesinde kendisine ...'ın suça konu gemiyi satış  yapmak için bildirdiğini, geminin.... Ltd. Şti.'ne satılmak için aracı olabileceğini belirttiğini, geminin ....de yapılan tahlil masraflarının ve diğer borçlarının 200.000,00 USD civarında olmasıyla ....'ya geldiğini, gemi hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunulduğunu, geminin satış senediyle satın aldığını beyan ettiği, yapılan soruşturmayla Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2013 tarihinde .... ve ... hakkında söz konusu geminin 350.000,00 USD karşılığında .... tarafından 28.06.2011 tarihinde satın alındığı, geminin 11.06.2013 tarihinde ....'a satıldığını, ....'ın bu gemiyi ....'a tekrar sattığı, ancak gemiyi teslim etmediği,.... AŞ'ye şüpheli .... vasıtasıyla sattığı, eylemin hukuki uyuşmazlık olduğundan takipsizlik kararı verildiği, bu karara karşı 23.09.2013 tarihinde itiraz edilmesiyle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/772 D.İş sayılı dosyasıyla itirazın reddedildiği, belirlenmiştir.<br>İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/772 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/3570 soruşturma sayılı dosyasında şüpheliler .... ve ....hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararı itirazı ile yapılan incelemede,.... vekilinin ... bayraklı ... gemisinin sahte evraklar ile .... bölgesinde satış yapıldığı ve söküm işlemlerine başlanacağı, satışa muvafakat verilmediği, geminin korsan personel tarafından adi gemi tescil belgeleri ile satıldığı, dolandırıcılık suçu işlendiği, geminin 28.06.2011 tarihinde 350.000,00 USD karşılığında .... tarafından satın alındığı, aynı geminin 11.06.2013 tarihinde...'a  satıldığı, ....'ın da gemiyi ....'e sattığı,.... AŞ'ye gemi verilerek kesim için satılmaya çalışıldığını, ancak bu satıma konu belgelerin sahte olduğu iddiası ile suç duyurusunda bulunması rağmen Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu karara yapılan itirazın İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/772 D.İş sayılı dosyası ile  02.10.2013 tarihinde ret edildiği belirlenmiştir. <br>Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2013/460 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/83 D.İş sayılı dosyasında 10.10.2013 tarihinde verilen .... isimli geminin ihtiyati haciz kararına istinaden 11.10.2013 tarihinde alacak miktarı olan 1.458.000,00-USD ve işlemiş faizle birlikte 1.594.904,17-USD alacağa istinaden, ilamsız icra takibine geçtiği, alacaklı ....Ltd. borçluların ....gemisi donatanı .... ve ... Ltd. Şti. olduğu, borçlulara ödeme emri tebliğ edilmeden 11.10.2013 tarihinde geminin fiilen haczedildiği, değer tespiti yapıldığı ve geminin değerinin 485.100,00-USD olduğunun belirlendiği, .... Ltd. Şti.'nin (...) 21.10.2013 tarihli dilekçesiyle istihkak iddiasında bulunarak geminin ....'da battığını ve batık vaziyetteyken geminin kurtarılmasının sağlanmasıyla 11.06.2013 tarihinde satın alındığını, bakımının yapıldığını, bütün borçlarının ödendiğini, .... Ltd. Şti. olarak ....Liman Başkanlığına getirilerek satıldığını, ....'nın iddiasıyla geminin haczedildiğini ancak geminin gerçek malikinin kendileri olduğunu belirttiği, istihkak iddiasına karşılık İcra Müdürlüğünün talebiyle Aliağa İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/174 Esas - 2013/164 Karar sayılı 12.12.2013 tarihli kararıyla istihkak iddiasında bulunan tarafın belgelerin aslını ibraz etmediği gerekçesiyle istihkak iddiasının reddine karar verildiği, bu arada ... Ltd. Şti.'nin de icra takibine itiraz ettiği 07.11.2013 tarihli dilekçeyle yetkiye, borca ve tüm fer'ilere itiraz ettiği, takibi durdurduğu (07.11.2013 tarihli kararla) belirlenmiştir.<br>İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/83 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; ihtiyati haciz talep eden ....Ltd.'nin aleyhine ihtiyati haciz istediği, ....'nun taşıyan olarak belirttiği ihtiyati haciz talebinde kendisine ait olan ve üç nüsha konşimentoyla mahkememize başvurarak orijinal konşimentoları ibraz ettiği, 1800 metrik ton pirinç yükünü satın almış olmasına rağmen kendisine teslim edilmediğinden bahisle taşıyan aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, TTK m. 1352/1-h bendince; gemide taşınan eşyaya ilişkin ziya ve hasar nedeniyle geminin 10.10.2013 tarihinde haczine karar verildiği, bu karara... Ltd. Şti.'nin 21.10.2013 tarihinde itiraz ederek geminin kendisi tarafından satın alındığı, gerçek donatanın ... olmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiği, ancak itiraz eden tarafın ihtiyati haciz giderlerini yatırmadığından HMK m. 114 ve devamı gereğince; itirazın usulden reddine karar verildiği, belirlenmiştir.<br>Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/28323 soruşturma evrakı incelendiğinde; Müşteki ... .. Ltd'in şikayeti ile Mersin CBS 'nın yapmış olduğu soruşturma sonucunda şüpheli ..., ... ve .... aleyhine hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı sanıkların gemiye yüklenen pirinci ... limanına boşaltmaları, tahliye limanı olan .../... limanına götürmemeleri nedeni ile haklarında dava açıldığı ve ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/881 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanıkların beraatine karar verildiği belirlenmiştir.<br>Mersin  2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/881 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; şikayetçi ... Ltd. Şti.'nin şüpheli ... Ltd. Şti., ...., ..., .... aleyhine Mersin C. Başsavcılığının 2013/28323 Hazırlık numarası ile yapmış olduğu 05.07.2013 tarihli şikayetinde 1.458.000,00-USD bedelli pirinç emtiasının .... Ltd. Şti.'den satın aldığı, ... Ltd. Şti.'nin sattığı emtianın ... Ltd. Şti. tarafından taşındığını, ... Ltd. Şti.'nin geminin acenteliğini de yaptığını, yükün ... ye götürülerek satıldığını belirterek şüphelilerin cezalandırılmasını talep ettiklerini, yapılan soruşturmayla 18.11.2013 tarihinde şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verildiğini, bu karara itiraz üzerine Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/28 D.İş sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itirazı reddettiği, ancak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.11.2013 tarihinde ...., ...., ... aleyhine hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı cezalandırılması için Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/881 E - 2014/336 Karar sayılı dosyasıyla dava açıldığı, yapılan yargılamada sanıkların beraatlerine karar verildiği, kararın temyiz edildiği belirlenmiştir. <br>Dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelenmesinde bilirkişi ... ve ....'un 15.08.2016 tarihli raporunda; dava dışı ... Ltd. Şti.'nin defterleri üzerinde yapılan incelemede; 2011-2012 yılı defterlerinin açılış tasniflerinin yapıldığı, kapanış tasniflerinin yaptırıldığı, cari hesap hareketleri incelendiğinde; dava dışı .... Ltd. Şti.'nin davacı ... Ltd. Şti.'ne davaya konu 1800 m/t pirinç faturası düzenlediği, yapılan ödemelerin ise 1.458.000,00-USD karşılığı 2.612.979,00-TL olduğu, davacının borcunun kalmadığı, dava dosyasına konu konşimentonun incelenmesiyle yükletenin .... Ltd. Şti., taşıyanın ... olduğu, ayrıca konşimentonun kaptan tarafından imzalandığı, konşimentonun davacı ... Ltd. Şti.'ne ciro edildiği, böylece eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığı, TTK m 1228'de konşimentonun ispat yetkisini gösterdiği, davalı ... Ltd. Şti.'nin acente sıfatının incelenmesiyle ... Ltd. Şti.'nin 152362 numaralı 58.000,00-USD bedelli faturayla navlun bedelinin .... Şti.'ne fatura ettiği, bu faturada ... Ltd. Şti.'nin acente sıfatının bulunmadığı, 18.10.2012 tarihli .... şirketlerinin kaşeli imzalı belgesini donatanın ... acentesinin ... Ltd. Şti. olduğu, ... Ltd. Şti.'nin acente konumunda olduğu, uyuşmazlığın eşyanın ziyaı sebebiyle oluşan zararının tazminine ilişkin olduğu, davada gemide taşınan eşyanın kaptanla birlikte taşıyan tarafından alıcısına teslim edilmeyerek satıldığını, eşyanın tamamen yanması, çürümesi, çalınması gibi sebeplerin eşyanın ziyaını oluşturduğu, konşimentoda taşıyan şirketin .... olduğu, satım sözleşmesindeki alıcı ve konşimento hamili durumundaki davacıya ait eşyanın konşimento ibrazına rağmen kendisine teslim edilmediğine dayanarak taşıyanın sorumluluğuna başvurduğunu, bu tür davalarda hak sahibiyle ilgili taşıyanın eşyanın ziyaından sorumluluğuna başvurulabileceği, ... Ltd. Şti.'nin acente sıfatına sahip olduğu, taşıyan/tacir ....Şti.'ne izafeten  ... Ltd. Şti.'ne husumet yöneltilebileceği, aktif husumetin, taşıyanın sıfatı, eşyanın taşıyanın hakimiyetindeyken ziya, hasar ya da geç teslimi zarar ve uygun illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, davada CIF satışın söz konusu olduğu, gönderilenin zarara uğradığı ve aktif husumetinin bulunduğunu, taşıyan ve adamlarının TTK md 1187'ye göre zarara veya teslimdeki gecikmeye kasten veya pervasızca bir davranışla sebebiyet vermesi nedeniyle TTK m 1186'daki sorumluluk sınırlarından yararlanamadığını, böylece davalının uğramış olduğu tüm zararların 1.458.000,00-USD'yi ...'nın taşıyan olarak sorumluluğu olduğundan bu davalıdan tahsil edilebileceği, ... Ltd. Şti. ise acente sıfatıyla hareket ettiğinden doğrudan dava açılamayacağı belirtilmiştir. <br>Bu rapora karşı davalı ... Ltd. Şti. vekili 29.08.2016 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin acente sıfatına sahip olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiğini, eşyanın ziyaa uğramasından taşıyanın sorumlu olduğunu, ayrıca müvekkilinin tacir yani acente sıfatının bulunmadığını, davada CIF satışın söz konusu olduğunu, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin 11.09.2016 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde: müvekkilinin uğradığı zararın 1.458.000,00 USD ve işlemiş faiz olarak da 96.673,50 USD (malın teslim tarihi itibariyle) veya 43.092,00 USD ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle olduğunu, fiili taşıyan, Forwarding, brooker, kavramlarının incelenmesinde .... Ltd. Şti.'nin ..... Ltd. ŞTİ adına yüklemeyi yapan/yükleyen olduğu, müvekkilinin konşimentoda CIF yoluyla malı satın alan alıcı ve yükleten sıfatına sahip olduğunu, navlun bedelinin de müvekkili tarafından ödendiğini, malın ... de satılmasıyla haksız fiil sonucu zarara uğradığını, ... Ltd. Şti. taşıyan sıfatının yanında acente sıfatına da sahip olduğunu, navlun bedelinin .. ...'nın ... Ltd. Şti. tarafından gönderildiği/transfer edildiğinin ispatlanamadığı, ... Ltd. Şti.'nin TTK m 102'de aracılık hizmeti verdiğine ilişkin belge bulunmadığını belirterek kara para aklama konvansiyonu ve yasası gereği mali ve hukuki yönden inceleme yapılması gerektiği, ayrıca bilirkişi uzak doğu kaptanının da dahil olacağı heyetle inceleme yapılmasını talep etmiştir. <br> Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin 05.10.2016 tarihli dilekçesiyle; konşimentonun davalı müvekkili acente tarafından yapıldığını, taşıyan ... olduğunu müvekkilinin taşıyan olmadığını, bilirkişi raporunda belirlenen tespitlere karşı davacının itirazlarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br> Tarafların rapora itirazı nedeni ile İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak 01.11.2017 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; yapılan bilirkişi incelemesi ile birlikte itirazlar değerlendirilmiş, pirinç yükünü taşıyan .... 'ın yüklendiği, yükün gönderilene teslim edilmeyerek zayii olduğu, yükün taşıyanın hakimiyetindeyken kaybolduğu, ... Ltd.Şti 'nin ise acente sıfatı ile hareket ettiği, navlun bedeline ilişkin faturanın tek başına ... Ltd.Şti.'ni taşıyan yapamayacağını, bilirkişi raporunda belirlenen faiz oranına itirazların değerlendirilmesi ile işlemiş faizin malın teslim alındığı 05.11.2012 tarihinden takip tarihine kadar (11.10.2013) 96.673,50 USD, ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihin esas alındığında ise işlemiş faizin 43.092,00 USD olduğu belirtilmiştir.<br>Mahkememizce bu rapor taraflara tebliğ edilmekle, Davacı vekilinin 27/11/2017  tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; 01/09/2016 tarihli dilekçesindeki itirazlarının incelenmediğini, bilirkişi raporunun genel ve teknik bilgilerden yoksun, talep edilen hiçbir konuda kayda değer görüş içermediğini beyanla her iki bilirkişi raporunun hükme esas olacak nitelikte olmaması nedeniyle itiraz etmiştir. <br> Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin 24/11/2017 tarihli dilekçesiyle; Her iki bilirkişi raporunda, müvekkili şirketin acente olduğu, dava konusu işlemde acente sıfatıyla hareket ettiğinin belirlendiği, acente sıfatıyla hareket etmiş olan müvekkili şirkete doğrudan dava açılamayacağı, konşimento uyarınca taşıyan sıfatığna haiz ... aleyhine dava açılması gerektiğini, ilk bilirkişi raporuna karşı beyanlarını da tekrar ederek davanın reddini istemiştir. <br>Mahkememizce bilirkişi raporuna yapılan itirazlar değerlendirilerek, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Buna göre davacının dava dilekçesinde ve 18.12.2013 tarihli açıklama dilekçesinde yer aldığı üzere davalılardan ... 'ya karşı açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, diğer davalı olan ... Ltd. Şti'ne karşı asaleten açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Bilirkişi raporlarında yer aldığı üzere, Aliağa İcra Müdürlüğünün 2013/460 Esas sayılı dosyasında takibe konu yapılan taşıma konusu emtianın davalı taşıyan tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, yükün zayii edildiği, taşıma konusu emtianın taşıyanın gemi adamları tarafından ... 'de satıldığı ve gönderilene .../... da teslim edilmediği sabit olmakla, TTK m. 1186 'da yer alan taşıyanın sorumluluğunu sınırlandıran hükümlerden yararlana-mayacağı, buna karşılık TTK m. 1187 'de yer aldığı üzere taşıyanın kasten veya pervasızca bir davranışı nedeni ile zararın oluşmasına sebebiyet vermesi nedeni ile emtia bedeli olan 1.458.000,00 USD zarardan ve ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren takip tarihine kadar işleyen faiz miktarı olan 43.092,00 USD 'ye hükmetmek gerektiği tespit edilmiştir.<br>Her ne kadar davalı ... Ltd. Şti. vekili yapılan takip nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiş ise de; davacının takipte haksız ve kötü niyetli olmadığı, husumetteki yanlışlığın takibi kötü niyetli kılmadığı, taşıyan sıfatının ancak yargılama ile belirlenebildiği...\" gerekçesi ile; Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;  Davacının davalı ...'ya karşı açtığı davada; Davacının davalı ... aleyhine Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2013/4060 Esas sayılı dosyasına bu taşıyan adına izafeten itirazda bulunan ... Ltd. Şti 'nin İTİRAZININ İPTALİ ile TAKİBİN 1.458.000 USD asıl alacak ve 43.092,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.501.092 USD üzerinden DEVAMINA, Takip tarihinden itibaren asıl alacak olan 1.458.000 USD ye 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, Alacak likit olup itiraz haksız olmakla 1.458.000 USD takip tarihi itibariyle karşılığı olan 3.164.449,36 TL nin %20 olan 632.889,87.TL'nin bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ... Taşımacılık ... Ltd. Şti.'ne karşı doğrudan açılan davada ise;<br>... ... Ltd. Şti.'ne karşı doğrudan dava açılmış olan davada bu davalının pasif husumet sıfatının bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin şartları gerçekleşmediğinden bu talebin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili ve davalı ...  Ltd. Şti vekili (katılma yoluyla) tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br><br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, tüm delillerin yeterince toplanmadığını, davacı şirketin malın alıcısı ve konşimento hamili olduğunu, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin 1.800 m/ton ....menşei doğal pirinç yükünü CIF esası ile satan ve yükleyici ve geminin kiracısı olduğunu, yükün ... limanından ...'nın ... limanına taşınması için dava dışı ... şirketinin, ... bayraklı ... numaralı ... isimli gemiyi diğer davalı ... ...Ltd. Şti.'den   bağlama notu (Fixture/Recap) ile bu yük için kiralandığını, ...'ya götürülmesi gereken yükün, ...'de kargaşadan yararlanılarak, sahte gemi ve yük belgeleri düzenlenerek ve gemi adı değiştirilerek kanunsuz bir şekilde üçüncü şahıslara satıldığını,  konşimento hamili ve yükün sahibi davacı müvekkilinin bunun sonucunda ödediği mal bedelini (CIF) yani fatura değerinden davadaki talep edilen tutarda zarara uğradığını, navlun bedelinin dava dışı ... şirketi tarafından davalı taşıyan ...şirketinin banka hesabına ödendiğini, davalılardan taşıyan ...şirketinin, navlun bedeli olan dava dışı satıcı/yükleyen ... şirketinden tahsil ettiği 58.000.USD'yi veya savunma delili olarak sunduğu diğer davalı ....'nin bilgisayar çıktısı fatura tutarı 50.000.USD'yi \"hem sözleşmesel hem fiili taşıyan olduğunu iddia ettiği\" ....'ye ödemediğini, ödemeye ilişkin belgeyi davalı ...şirketinin yargılama süresinde sunmadığını, davalı ...şirketinin taşıyan ve aynı zamanda taşıma sözleşmesine aracılık edip asli unsurları düzenleyen ve yükleme sırasında gemi ilgililerini temsilen acente olarak görev yapsa dahi TTK'nun acente hakkındaki hükümlerine göre yükün zayi olmasından, taşınmamasından, alıcısına teslim edilmemesinden dolayı taşıyanın uğradığı zarardan doğrudan ve dolaylı olarak diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını, TTK. md 102/fıkra 1-3 hükümleri gereğince müvekkili adına sözleşme yapma yetkisi, TTK. md 103/fıkra a-b bentleri ve özellikle TTK. md 107'de bahsi geçen yetki belgesi, TTK. md 108 hükmü gereğince acentenin yetkili olup olmadığı, icazet alıp almadığı, gemi kaptanından vekaletname alıp almadığı gibi hususların mahkemece dikkate alınmadığını, navlun bedelini tahsil eden ve fiili taşıyan sıfatına haiz olan davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının genel, hukuki ve teknik bilgilerden yoksun olduğunu, mahkemenin Tebligat Kanunu'na ve HMK'na aykırı davrandığını ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiğini, davalı ... şirketi yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, dava dilekçesindeki bilinçli taraf tayininin gerekçeli kararda dikkate alınmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>Davalı ..... Ltd. Şti vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin %20 kötü niyet tazminatı talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2013/460 Esas sayılı takip dosyasının dayanağını teşkil eden İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/83 Esas sayılı ihtiyati haciz kararında müvekkil davalı ... Ltd.Şti hakkında herhangi bir hükmün bulunmamasına rağmen davacı tarafından davalı müvekkili şirket aleyhine icra takibinde bulunmasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurusu üzerine müvekkili şirket yetkilileri hakkında açılan ve beraatla sonuçlanan kesinleşmiş mahkeme kararlarının da davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olduğunun açıkça vurgulandığını belirterek yerel mahkeme kararının kötiniyet taleplerinin reddi ile ilgili bölümü yönünden kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Dava, deniz taşımasından kaynaklanan zararın tazmini için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.   <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>''...Dava, davacı ve davalı olmak üzere iki taraf sistemine göre kurulmuştur. Davanın taraflarının kimler olduğu davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde gösterilir. Taraf ehliyeti ise, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder.  Hak ehliyetine sahip olan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme yeteneğine sahiptir. Taraf ehliyeti dava şartı olduğundan mahkemece tarafların taraf ehliyetine sahip olup olmadıkları hususu re’sen araştırılır.<br>\tBir davada taraf olarak gösterilen kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadıkları hususu ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkiyi ifade etmektedir.  Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde taraf sıfatı bir usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin maddi bir hukuk sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kural olarak, bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet) o hakkın sahibine, davalı sıfatı (pasif husumet) ise; o hakka uymakla yükümlü bulunan kişiye (borçlu) aittir. Davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip ise mahkeme davanın esası hakkında inceleme yaparak karar verir ( Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 331 vd.).        <br>\tGörülmektedir ki, mahkemenin davanın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.  Taraf sıfatı, bir dava şartı, dolayısıyla bir usul hukuku sorunu değildir. Sıfat, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi  hukuk sorunudur. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur.  Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016  tarihli ve  2014/13-684 E.,  2016/106 K.; 11.11.2020 tarihli ve 2017/13-663 E., 2020/873 K.; 04.11.2021 tarihli ve 2018/1-941 E., 2021/1342 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir...'' (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.03.2022 tarih ve 2021/(17)-4-282 Esas 2022/299 Karar sayılı Kararı) <br>\t“…Eğer davalı, davacının yönelttiği hakkın istenebileceği kişi değilse davada taraf sıfatı olmadığından mahkemece bu durumda davaya konu edilen hakkın esası hakkında bir inceleme yapılmayıp, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir…” (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2005/8103 Esas sayılı ilamından)<br>\tDosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, dava dışı yükleten ....şirketi ile davalı taşıyan ... şirketi arasında Recap fixture taşıma sözleşmesinin akdedilmesine, sözleşmede davalı .... şirketinin \"....\" ibaresi ile acente olarak yer almasına, davalı ... şirketine davalı taşıyan .... şirkete izafeten acentesi sıfatıyla dava açılabilmesine rağmen acente olan davalı .... şirketi aleyhine bizzat dava açılmasının mümkün olmamasına, davacı tarafından acente davalı .... şirketi aleyhine bizzat icra takibi yapmasında haksız olmasına rağmen kötüniyetli olduğunun ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ve davalı ...Ltd. Şti vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2018 tarih ve 2014/431 Esas 2018/892 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalı .... Ltd. Şti vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 35,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,   <br>3-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 44.40.TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00.TL harcın davalı ... Ltd. Şti.'nden alınarak hazineye gelir kaydına,    <br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı ve davalı ... Ltd. Şti tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>7-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, <br> Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 24/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t<br>\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"365b560629445300","SID":"f22d831c28192adf"}}