{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/576 - 2025/1357<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/576 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1357<br>KARAR TARİHİ\t: 01/07/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/828 Esas, 2023/993 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen  karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: <br>Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat  istemine ilişkindir. <br>Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili, müvekkilinin inşa ettiği sitenin arka sokağından ... ana boru hattının geçtiğini,  2021 yılında bu borunun patladığını, su akıntısının asfaltın çökmesi ile anlaşıldığını, sonrasında sitenin istinat duvarında çökme ve kaymaların başladığını, boru hattında değişik zamanlarda gerçekleşen ve tamiri uzun zaman alan patlamanın istinat duvarına zarar vediğinin gözle görülür bir şekilde ortada olduğunu, davalının sorumluluğunda olan boru hattının bakım ve onarımının özenli ve zamanında yapılmaması sebebiyle patlayarak müvekkilinin istinat duvarında zararın meydana geldiğini, oluşan zarardan davalının asli kusurlu olduğunu, davalının zamanında müdahale etmemesi sebebiyle asfaltın dahi çöktüğünü, kusur ile zarara sebep olan davalının istinat duvarının yapımı için gerekli tüm giderleri karşılaması gerektiğini, söz konusu inşaatın tamamlanarak iskan ruhsatı alındığını, inşaatın fen ve sanat kurallarına uygun yapıldığını, aksi halde iskan ruhsatı alınamayacağını, istinat duvarında çökme ve kaymanın borunun patlamasından hemen sonra olduğunu, dosyaya sunulan delillerin yeterince incelenmeden davalının kusursuz olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, en azından müterafik kusurunun varlığının sabit olduğunu, yolları çökerten yerin altına tonlarca akan suyun istinat duvarına zarar vermemesinin düşünülemeyeceğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br> Haksız fiil sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu'nun  49. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tazminat borcunun doğabilmesi için failin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiili neticesinde zarar doğmalı ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun  50/1. maddesi gereği de zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.<br>Davacı vekilince, dava konusu duvarın yıkılmasına davalının bakım, onarım ve gözetim sorumluluğunda bulunan ana boru hattının patlaması sonucu sızan suların sebep olduğunu ileri sürülmüştür. Gerek Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/46 D. İş dosyasında, gerekse eldeki dosyada alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu duvarın, projeye aykırı yapıldığı, bu gibi durumlarda suların tahliyesini sağlayan barbakan deliklerinin olay tarihinde yapılmadığı, istinat duvarlarının suya doygun zemin koşullarına göre projelendirilip inşa edilmesi gerektiği, bu şartlara uygun yapılan istinat duvarının ana boru hattının patlaması sonucu sızan sular sebebiyle zarar görmeyeceği belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel ve teknik olarak yeterli, denetime elverişli niteliktedir.<br> Hal böyle olunca, dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, duvarın yıkılmasında davalının kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 01/07/2025 tarihinde oy birliği ile  karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af3896e1a5fd3e9f","SID":"51f7e21b3c49844c"}}