{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/1709 <br>KARAR NO: 2025/528<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/07/2024<br>NUMARASI: 2022/360 Esas, 2024/470 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN <br>2016/839 ESAS- 2017/769 KARAR  SAYILI DAVADA<br>DAVA: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 18/06/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilmiş 22.05.2013 tarihli taşeron sözleşmesi ve buna ek olarak düzenlenmiş 21.11.2013 tarihli ek sözleşmeye göre; davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması gereken; \"Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu A, B ve C blok tadilat ve onarım yapım işinin genel teknik şartnamesinde belirtilen\" Elektrik ve elektronik güvenlik sistemi kurulumu işi\" nin taşeron sözleşmesi, ek sözleşme ve şartnameye uygun olarak tamamlanmadığını, davalının yükümlülüğünde olan bu işlerin davacı ... San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davalının nam ve hesabına yaptırıldığını, davacı ile Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu Müdürlüğü (İdare) arasında A, B ve C bloklarında ... kapsamında 36 adet ünitenin tamir, tadilat yapım işlerini yapmak üzere 22.01.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, iş bitim tarihinin 23.10.2013 olarak kabul edildiğini, davacının idareden almış olduğu tadilat ve onarım işi sözleşmesinin eki genel teknik şartnamenin 7. sayfasının 6.6.12.md. de belirtilen \"Elektrik ve Elektronik Güvenlik Sistemi Kurulumu işi özel teknik şartnamesi\" ne uygun olarak yapılması gereken işler için davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. ile 22.05.2013 tarihli 440 600.-TL.bedelli taşeron sözleşmesi yapıldığını, taşeron sözleşmesinde iş bitim tarihi olarak 15.09.2013 tarihinin kabul edildiğini, taşeron sözleşmesi gereği davalının 15 OOO.-TL.lık kesin teminat mektubu verdiğini, davacı şirketin 36 000.-TL. nakit, 15.7.2013 t.li 70 000.-TL. 15.9.2013 t.li 87 000.-TL.,15.10.2013 t.li 80 000.-TL.15.11.2013 t.li 167 000.-TL. çek olmak üzere toplam 440 600.-TL.bedelin tamamını davalıya teslim ettiğini, işin süre bitimi olan 15.09.2013 tarihinde işin bitirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine tarafların 21.11.2013 tarihli ek sözleşme yaparak davalının teminat mektubunu 30.06.2014 tarihli yeni bir teminat mektubu ile değiştirdiğini, davacının verdiği 167 OOO.-TL.lık çekinde 50 000.-TL.,50 000.-TL., 67 OOO.-TL.lık çeklerle değiştirildiğini, gecikmeler nedeni ile İdare tarafından t&ahhüdün bitim süresi olarak kabul edilen 23.10.2013 tarihinin de 29.05.2014 gününe kadar uzatıldığını, davalı tarafından işin başında nakit ve çeklerle iş bedelinin tamamı tahsil edildiği halde, işler tamamlanmadığından davacı, İdare'den hakediş alamadığı için, zarar etmeğe başlaması karşısında dava haklarını kullanmak zorunda kaldığını, davacının 22.05.2014 tarihli e-mail ile; 18.05.2014 tarihinden işin bitim tarihi olan 29.05.2014 tarihine kadar işe başlamadığı takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ve işleri davalının nam ve hesabına yaptıracağını davalıya bildirdiğini, davalı şirketin işleri tamamlamadığı için, davacının 25.06.2014 tarihli e-mail ile sözleşmeyi feshettiğini, teminat mektubunu nakte çevirerek tahsil ettiğini ve irat kaydettiğini, davalının 30.06.2014 tarihine kadar fesih kesin hesabına esas olacak seviye tespiti için şantiyeye çağrıldığını, davalı tarafın seviye tespitine gelmediğini, davalının yapmış olduğu işlerin, sözleşmeye ve eki şartnameye uygunluğunun geçici kabulde anlaşılacağının, Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu Müdürlüğü Ardef Matra kapsamında 36 adet ünitenin tamir tadilat yapım işine ait 25.09.2014 tarihli Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağında davalının taşeron sözleşmesi ve teknik şartnameye uygun olmayan işlerinin İdare tarafından tek tek tespit edildiğini, davalının eksik ve kusurlu işlerinin davacı tarafından davalı nam ve hesabına yaptırıldığını, 25.06.2014 tarihli fesih yazısı ekinde 25.06.2014 tarihli Merkez Kontrol Odası eksik malzemeleri listesi tutanağında yazılı 706.70 TL.+ 5447.68TL.+ 890.00TL.+ 2667.20TL.+ 3667.20TL.+ 11626.22TL.+ 7080.00TL. tutarındaki kameraların montajı, devreye alınması işlerini davacının yaptırdığını, A1-A2-A3-A4 yaşam ünitelerinde tutanakla tespit edilen 4865.14TL.+2816.66TL. + 2317.50TL.tutarındaki kilit eksikliklerini, tutanakla tespit edilen 12390.00TL.+ 330.90TL.+ 1510.40TL.+ 138.10TL. tutarındaki manyetik kilitlerin, readerlerin, intercom üniteleri ile kameraların deneme testleri ve devreye alınma işlemlerini davacının yaptırdığını, davalının da kabul ettiği 234 adetx50TL.x1.18KDV= 13806 -TL.kilit bedelini, 648adetx12x1.18KDV= 9175.68TL.plastik kasa montaj bedelini, A. blok 12 koğuş için 18adetx12x1.18KDV=3058.56TL., B.blok 12 koğuş için 18adetx12x1,18KDV= 3058.56TL., C.blok 12 koğuş için 18 adetten tanesi 12.-TL.+KDV ile toplamı 3058.56 TL.nin davacı tarafından ödendiğini, bu bedeller için davalıdan alacaklı olduğunu, davalı adına ödenen 30.05.2014 tarih ve 23.07.2014 tarihli fatura KDV toplamı 4956.34TL.ile 22.05.2014'den fesih tarihi olan 25.06.2014 tarihine kadar 35 gün cezalı çalışma bedeli: 35 x 250.-TL.=8750.-TL.davalıdan alacaklı olduğunu, davacının dava konusu işin parasını davalıya peşin ödediğini, davalı tarafından tamamlanmayan bu iş nedeni ile büyük zarara girdiğini, bu nedenlerle davacı ... San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. nam ve hesabına, sözleşme konusu davalının yükümlülüğünde bulunan işin tamamlanması için harcanan malzeme ve işçilik bedeli olan 82.798.38 TL.nin davalıdan reeskont faizi ile tahsilini, sözleşme şartlarına göre davalı cezalı çalışma durumuna düştüğünden 22.05.2014'den fesih tarihi 25.06.2014 tarihine kadar 35 gün cezalı çalışma karşılığı 35 x 250.-TL.=8 750.-TL. cezalı çalışma bedelinin davalıdan reeskont faizi ile tahsilini, davalı adına ödenen 4 956.34 TL.KDV tevkifatlarının reeskont faizi tahsilini, davalının sözleşme ve şartnameye uymaması nedeniyle doğan 100 000,-TL.manevi tazminatın davalıdan reeskont faizi ile tahsilini talep etmekte, davalıya yapacağı işin bedelinin, sözleşme gereği, nakit ve çekler ile peşin ödendiğini, bedelini peşin aldığı ve tamamlamadığı, davacı tarafından davalının nam ve hesabına yaptırılan işlerin bedeli, cezalı çalışma bedeli ve KDV tevkifatları bedelleri olan toplam 96 504.72TL. için İİK 257. madde şartlan oluştuğunu, davalının sebebiyet verdiği gecikmeler nedeniyle meydana gelen maddi zararları için haklarının şimdilik saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafından delil olarak sunulan sözleşme altında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davalının alt taşeron olarak taşeron sözleşmesi ile yüklendiği edimlerini ifa edebilmesi, gerekli montaj ve kurulumu yapabilmesi için davacı tarafından alt yapının tamamlanması ve montaj için tesliminin gerekli olduğunu, 03.09.2013 tarihine kadar davacı tarafından 3 bloktan yalnızca birinin alt yapısının tamamlanarak müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili tarafından bu blok ile ilgili gerekli çalışmaların tamamlandığını, davacıdan kablo altyapısı tamamlanmasına müteakip her blok için blok başına en az 30 gün olmak üzere toplam 60 gün süre uzatımı talep edildiğini, bunun üzerine 22.11.2013 tarihinde ek sözleşme yapıldığını, davacı ile İdare arasında yapılan sözleşmenin de 29.05.2014 tarihine kadar uzatıldığını, davacı tarafça Aralık 2013'te yer teslimi yapıiacağı belirtilmesine karşın yer tesliminin yapılmadığını, davacı tarafça C blokta montajın kendi ekibi tarafından taktırılma teklifinde bulunduğunu, iddia edilen bir zarar varsa davacının kendi elemanları ile gerçekleştirdiği montaj kaynaklı olduğunu, davacı tarafça, yapılan kilit montajlarında kapı kasalarının gönye bozukluklarından kaynaklanan hataların düzeltileceği taahhüt edilmesine rağmen ve işverenin altyapısını tamamladığı kısımları taşerona bildirileceği belirtilmesine rağmen davacı tarafından davalı müvekkile hiçbir bildirimde bulunulmadığını, davacı yanın akde aykırı davrandığını, sözleşmede kusurlu davranan tarafın bizzat davacı olduğunu, davacı tarafça kontrol merkezine kabloların 23.06.2014 tarihinde girmiş ve 24.06.2014 tarihinde davacı tarafından çekilmiş olduğunu, davacı tarafın delil listesindeki 14 no ile ekli tutanakta; kablolamaların bulunmadığı, kameraların yeni sisteme entegrasyonu için araya atılması gereken kabloların 12 bölümde çekilmemiş olduğunun imza altına alındığını, davacıyla yapılan yazışmalarda bölmeler yapılmadan cihazları monte etmenin mümkün olmadığının belirtildiğini, davalı müvekkil tarafından 30.06.2014 tarihli olarak tutulan tutanakta seviye tespiti için ... tarafından bugün tarihli davet edilmemize rağmen ilgili kişinin bu tespite katılmadığının görüldüğünü, davacı tarafça dosyaya sunulan ve başka firmalara yaptırılan işleri gösteren faturaların müvekkil ile yapılan sözleşmenin feshinden sonraki tarihlere ait olduğu, davacının, sözleşmenin feshinden sonra bir başkasına yaptırdığı işin bedelini müvekkiline yükleyemeyeceğini, müvekkili tarafından davacı adına kesilen faturaların bir kısmının vergi tevkifatlı olarak kesildiğini, davacının vergi usul kanunu gereği yerine getirmesi gereken vergisel yükümlülüğünün bedelini müvekkilinden talep edemeyeceğini, davacı tarafa toplam 324 adet kilit teslim edildiğini, davacı vekilinin dilekçesinde bahsettiği kilitler davacı tarafından teslim edilen 324 adet dışında talep edilenler olduğunu, davacı tarafından talep edilen ve sipariş verilen kilitler hazır olduğunda davacı şirket yetkilisi tarafından bedelinin ödenmeyeceği bildirilmesi üzerine ürünlerin gümrükten çekilmediğini, cezalı çalışma durumuna düştüğü iddiasıyla bedel talebinde uzama ve aksamaların tek sorumlusunun davacı olduğunu, montaj için besleyici enerji kabloları ve kilitlerin temininin davacı tarafın yükümlülüğü altında olduğunu, davacının akde aykırı davranan müvekkilmiş izlenimi yaratarak müvekkilden kendi elemanları suretiyle yaptırdığı kusurlu montajların bedelini talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının bir iddia ile açtığı dava üzerine müvekkilin mal varlığı üzerinde ihtiyati haciz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin uğradığı zararların tespiti yapıldığında, iş zararlarının tazmini talebiyle davacı aleyhine tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, manevi tazminat bedelinin fahiş olup, yargılamayı gerektirdiğini, davacı tarafın işbu bedelde manen zarar gördüğünün afaki bir husus olup ispata muhtaç olduğunu, davacı tarafından delil listesi ekinde sunduğu tutanakların bir kısmında imzalarının bulunmadığını, davacının dilekçesinde, şirket ortağı ...'nın 04.09.2014 tarihinde kendisine ait evini sattığını belirttiğini, davacının sözleşmenin fesih tarihinden sonraki süreçte gerçekleşen durumlardan yola çıkarak müvekkiline sorumluluk atfının mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği üstlendiği edimlerini ifa ettiğini, davacı tarafın bizzat sözleşmenin başında edim yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek, davanın reddini talep  etmiştir.Birleşen dosya davacısı vekili, taraflar arasında yapılmış 22/05/2013 tarihli taşeron sözleşmesi ve buna ek olarak düzenlenen 21/11/2013 tarihli ek sözleşme ile yapılacak olan Maltepe Çocuk ve Gençlik kapalı ceza infaz kurumu A, B ve C blok tadilat ve onarım yapım işi genel teknik şartnamesinde  belirtilen elektrik ve elektronik güvenlik sistemi kurulumu işi özel teknik şartnamesi  şartlarına uygun olarak yapılması gereken işler davalı firma tarafından taşeron sözleşmesi ek sözleşme ve şartnameye uygun olarak yapılmasında anlaşıldığını, idare ve yapılan sözleşmenin teknik şartnamesinde taşeronun gidermediği zarar işveren tarafından giderilir ve yapılan masrafların 3 katı taşeronun hak edişinden veya teminatından tahsil edilir maddesini tarafların kabul ettiklerini, davacı tarafından davalı nam ve hesabına yatırılan işler bedeli 5.437,74 TL'nin taraflar arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi gereği 3 katı olarak 16.313,22 TL'nin 15/03/2015 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosya davalısı vekili, taraflara arasında 22/05/2013 tarihinde imzalanan sözleşmeden dolayı müvekkili şirkete atfedilen iddiaları kabul etmediklerini bu sözleşme ile müvekkili şirket A- B - C bloklarındaki elektrik elektronik ve güvenlik sistemi kurulumun  işini üstlendiğini, ancak sözleşme ayarınca edimlerin ifa edilmesi  için davacı tarafından tüm altyapı uygulama ve montaja hazır hale getirilmesi gerektiğini, 03/09/2013 tarihine kadar davacı 3 bloktan yalnızca birimin altyapısını tamamlayacak montaja hazır hale getirdiğini ve müvekkili tarafından bu blok ile ilgili gerekli çalışmalar yapıldığını  alt yapısı tamamlanmayan diğer blokların montaj işlemi yapılmadığını , bu hususun İzmir ... Noterliği 03/09/2013 tarih ... yevmiye nolu ihbarnamesi ile müvekkili şirketçe davacıya bildirilerek her blok için en az 30 gün süre uzatım talep edildiğini , bunun üzerine taraflar arasında 22/11/2013 tarihinde ek sözleşme yapıldığını ayrıca sözleşmede 29/05/2014 tarihine kadar uzatıldığını , ek sözleşme ve idare ile olan sözleşmenin uzatılması ile altyapı eksik olan kısımlar 2013 aralık ayında teslim edileceği belirtilmesine rağmen süresinde yer teslimi yapılmadığını , tamamlanamayan işler ve yaşanan gecikmede davacının açık kusur ve ihmali olduğunu , müvekkili sözleşme ve ürün temini ve montaj işini yüklendiğini bunun dışında yer bakımından gerekli uygunluk ve kablolama işlemleri davacını sorumluluğunda olduğunu , sözleşme bağlamında müvekkil şirkete atfı mümkün bir kusur ya da kastın mevcut olmadığını sözleşmeye aykırı olumsuz neticelerin oluşumunda kendi kusur ve ihmali ile sebep olan davacının haksız ve kötü niyetli  olarak ikame ettiği davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece ilk olarak 2015/117 Esas - 2021/561 Karar sayılı kararla, alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olması nedeniyle raporlara itibar edilmesi suretiyle, birleşen İstanbul 9.asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/839 esas sayılı dosyası yönünden; 28/05/2018 tarihli 7.celsede taraflarca dosyanın takip edilmeyeceğinin bildirildiği ve bu tarihten itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmediği anlaşılmakla, üç aylık sürenin adli tatile denk gelmesi nazara alınarak 10/09/2018 tarihi itibariyle hmk'nin 150.maddesi uyarınca birleşen davanın açılmamış sayılmasına, asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile; 98.610,29 TL malzeme ve işçilik bedelinin dava tarihi olan 31/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.750,00 TL cezai şart alacağının dava tarihi olan 31/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının KDV tevkifat alacağı talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, taraf vekillerince sadece asıl davaya ilişkin verilen karar bakımından istinaf başvurularında bulunulması üzerine, Dairemizin (İstanbul BAM 15. H.D.) 2021/2296 Esas - 2022/778 Karar sayılı kararıyla; Birleşen davaya ilişkin olarak verilen açılmamış sayılma kararına ilişkin olarak yapılan bir istinaf başvurusu bulunmadığından HMK'nın 355.maddesi gereğince buna dair bir istinaf incelemesi yapılmamış, Asıl davaya ilişkin olarak; Mahkemece ıslahla arttırılan miktarın dava dilekçesindeki hangi kalemlere ilişkin ve ne miktarda olduğuna dair davacı vekiline bir açıklama yaptırılmaması yerinde olmadığı gibi bilirkişi raporlarında davalı bakiye alacağı olarak belirlenen  57.702,93 TL'nin davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği KDV tevkifatı şeklinde kabul edilerek davacı lehine hükme bağlanmasının da HMK'nın 26.maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmekte olduğu, ayrıca, mahkemece bir taraftan bu miktar KDV tevkifatı gibi kabul edilerek asıl dava yönünden verilen hükmün 1.bendindeki 98.610,29 TL malzeme ve işçilik bedeli kapsamında davalıdan tahsiline karar verilirken, diğer taraftan aynı hükmün 3.bendinde davacının KDV tevkifat alacağı talebinin reddine karar verilmiş olmasının da açık bir çelişki oluşturduğu, dava dilekçesinde talep edilen, davalının nam ve hesabına 3.kişilere yaptırılan eksik ve ayıplı işler kapsamında malzeme ve işçilik bedeline ilişkin 82.798,38 TL bakımından  bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmenin, taraflar arasındaki götürü bedelli taşeron sözleşmesi ve bu sözleşmenin 4.1.7 maddesi gereğince sözleşmenin eki mahiyetinde olan ana sözleşme ve ekleri (Yapım İşleri Genel Şartnamesi)  göz önünde bulundurulmadan yapıldığı, usulüne uygun olmadığı, kök ve ek raporların hükme esas alınamayacak mahiyette oldukları, ayrıca raporlarda dava konusu taşeron sözleşmesiyle ilgisi olmayan 22/01/2014 tarihli ana sözleşmeye ilişkin geçici kabul tutanağındaki eksik ve noksan işlerin bu davada ne sebeple dikkate alınması gerektiğinin de açıklanmadığı, yine alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında asıl davada taşeron sözleşmesinin 6.maddesine dayalı olarak talep edilen cezalı çalışma bedeline ilişkin yapılan değerlendirmede, davalı taşeron tarafından yargılama sırasında ve istinaf dilekçesinde dile getirilen gecikmenin davacı yükleniciden kaynaklandığına ilişkin ayrıntılı savunmaların hiç değerlendirilmediği, mahkemece de bu savunmalara ilişkin olarak hiçbir değerlendirme yapılmadığı, bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece, asıl davada talep edilen 82.798,38 TL'lik bedelin, davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenicinin eksik-ayıplı bıraktığı işler nedeniyle onun nam ve hesabına 3.kişilere yaptırılan işlerin malzeme ve işçilik bedeline ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak, yapıldığı belirtilen bu harcamalara ilişkin olarak dava dilekçesinde dile getirilen ayrıntılı açıklamalar ve bunlara ilişkin 3.kişilere ilişkin ilgili faturalar, ödemeler, ihtarnameler, ana sözleşmeye ilişkin ihale dosyası, geçici kabul tutanağı, diğer tutanaklar vs. belgeler ile tüm dosya kapsamına göre davacının bu iddiasının doğru olup olmadığının, 82.798,38 TL'lik bu bedelin hangi fatura ve ödeme kalemlerinden oluştuğuna dair dava dilekçesi içeriğinde yer verilen her bir kalem miktarı bakımından ayrı ayrı incelemenin yaptırılarak, gerekirse yerinde bilirkişi heyeti eşliğinde keşifte yapılıp rapor alınmak suretiyle usulüne uygun ve denetlenebilir bir şekilde değerlendirilmesi, dava dilekçesinde talep edilen 8.750,00 TL cezalı çalışma bedeli bakımından da, yukarıda açıklandığı üzere davalı taşeron tarafından ileri sürülen, gecikmenin davacıdan kaynaklandığına ilişkin ayrıntılı savunma ve delillerin gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle değerlendirilerek, bu savunmaların her birinin yerinde olup olmadığının, gecikmeye hangi tarafın sebep olduğunun açıklığa kavuşturulması ve neticesine göre davacının bu taleplerinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu yönlerden bir inceleme ve araştırmaya gidilmeksizin, eksik tahkikat ve değerlendirme neticesinde yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca, mahkemece davacının fazlaya ilişkin cezai şart alacağı ve KDV tevkifat alacağı talepleri reddedilmiş ise de maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak yatırılan peşin ve ıslah harcının sadece kabulüne karar verilen 104.360,29 TL'yi karşılamakta olduğu, reddedilen bu 2 kaleme ilişkin olarak bir peşin harç kalmadığı, hükümde reddediliği belirtilen maddi tazminat kalemlerine ilişkin belirlenen bir vekalet ücreti bulunmadığı, tümden reddedilen manevi tazminat talebine ilişkin olarak AAÜT'nin 10/3.maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu, davacı vekilinin, reddedilen manevi tazminat taleplerinin kabulü gerektiğine dair istinaf itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü, davacı vekilinin istinaf talebinin ise sadece reddedilen manevi tazminat yönünden verilmesi gereken vekalet ücreti yönünden kabulü ile asıl davaya ilişkin verilen kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında; Davacı vekili Av. ... 20/11/2023 tarihli imzalı beyanında, dosyanın uzun sürmesi nedeniyle ıslah dilekçesi ile artırdıkları kısımdan feragat ettiklerini belirterek, dava dilekçesindeki talepleri üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, aynı bilirkişi heyetinden (elektrik mühendisi değiştirilerek) kaldırma kararında belirtilen hususlara dair 18/10/2023 tarihli ek rapor alınmış ve yeniden yapılan yargılama neticesinde istinafa konu kararla, Birleşen dava yönünden evvelce davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın taraflarca istinaf edilmediğinden kesinleştiği anlaşılmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, Asıl dava yönünden; taraflar arasında imzalanan 22/05/2013 tarihli taşeron sözleşmesi ve 21/11/2013 tarihli ek sözleşme gereğince, davalının Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu A, B ve C blok tadilat ve onarım yapım işinin genel teknik şartnamesinde belirtilen \"Elektrik Elektronik ve Güvenlik Sistemi Kurulum İşi\"nin yapımını üstelendiği, ana sözleşme ile işin bitiş tarihinin 15/09/2013 olarak belirlendiği ancak 22/05/2013 tarihli ek sözleşmenin 7. Maddesi ile işin bitiş tarihinin \"iş programı bir bloktaki işler %100 bitirildikten sonra diğer blokta çalışmaya başlanabileceği koşulu ile sınırlandırıldığından işin bitim tarihinin kesinleştirilemediği, taşeron açısından işin bitim tarihi; kablolamaları bitirilen yoncalar (4 adet yaşam ünitesi), taşerona teslim edilecek, taşeronda bu yoncalardaki elektronik işlerini 1 hafta içerisinde bitirerek teslim edecek, 3 adet yoncadan oluşan 1 adet blokun tüm elektronik işlerinin tamamlanması 30 günü geçmeyecek, aksi halde sözleşme hükümleri uygulanacak\" şeklinde yeniden düzenlendiği, ayrıca sözleşmede, taşeronun yüklendiği işleri tam ve eksiz olarak bitirmediği takdirde gecikilen her takvim günü için 250,00 TL şartı cezayı ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacı şirketin 22/05/2014 tarihli yazısında; \"iş bitim tarihi olan 29/05/2014 tarihine kadar davalının cezalı çalıştığı, 29/05/2014 tarihine kadar işe başlanılmadığı takdirde,teminatın irat kaydedilerek, sözleşmenin feshedileceği ve maddi,manevi her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla işlerin davalı namı hesabına yaptırılacağı\" ihtaren bildirildiği, davalı şirketin bu yazıya cevaben yazdığı 23/05/2014 tarihli yazıya istinaden, davacının bu ihtarının davalıya 23/05/2014 tarihinde tebliğ edildiğinin kabul edildiği, cezalı çalışma alacağı yönünden; eksik işlerin tamamlandığı ve sözleşmeye konu eserin yapım tarihi dikkate alındığında aradan uzunca zaman geçtiği mahallinde keşif yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı değerlendirilmekle keşif yapılmamış olup, mevcut dosya durumu üzerinden alınan 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile evvelce alınan 16/10/2017 tarihli ek rapor, 31/01/2020 tarihli 2. Ek raporlar birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılmış sözleşmenin idarece veya yüklenici tarafından feshedilmesine ilişkin şartlar ve sözleşmeye ilişkin diğer hususlarda 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağı kabul edildiğinden, 4735 sayılı Kanunun 20. Maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi gereği, davacı şirketin davalıya gönderdiği 22/05/2014 tarihli ihtar yazısının davalıya tebliğ edildiği kabul edilen 23/05/2014 tarihine yasada öngörülen asgari 10 günlük süre ilave edilerek bulunan 03/06/2014 tarihi itibariyle ceza uygulamasının başlatılabileceği, dosya kapsamına göre davalı şirketin işi süresinde bitirmemesi nedeniyle sözleşmenin davacı tarafça haklı olarak feshedildiği,  davalı şirketin yükümlülüğünde bulunan elektronik işlerine ait eksik ve ayıplı işler bulunduğu, her ne kadar davalı taraf gecikmenin davacının sözleşmeyle yükümlendiği alt yapı kurulum edimini yerine getirmediğinden kaynaklı olduğunu savunmuş ise de; her iki taraf yetkilisinin de imzası bulunan 12/06/2014 tarihli tutanak ile bir kısım eksik, montaj yapılmayan ve hatalı işlerin listelendiği, şantiyeye gelmeyen malzemelerin belirtildiği, davacının edimine konu hususlarda eksiklik bulunduğuna dair bir tespit yapılmadığı, bu tutanağa göre tutanak tarihi itibariyle davacının edimi ile bağlantısı olmayan bir kısım işlerin dahi henüz davalı tarafça tamamlanmadığı, bu halde gecikmenin davacıdan kaynaklı olmadığı, davalıdan kaynaklı olduğu, sonuç olarak davalının 03/06/2014 tarihinden sözleşmenin fesih tarihi olan 25/06/2014 tarihine kadar 23 günlük cezalı çalıştığı, davacının cezalı çalışma karşılığı: 23 gün x 250.-TL = 5.750,00-TL cezalı çalışma bedelinin davalıdan tahsilini isteyebileceği, 18/10/2023 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama hatalı olduğundan rapora bu yönden itibar edilmediği, davacının bu alacak kalemi yönünden evvelce verilen kararı istinaf da etmediği, kısa kararda sehven bu bedelin 8.750,00 TL olarak yazıldığı, bu durum açık yazım hatası olduğundan HMK'nın 304. Maddesi uyarınca gerekçeli kararda düzeltildiği, davacı şirketin, davalı şirketin eksik-ayıplı bıraktığı işler nedeniyle onun nam ve hesabına 3. Kişilere yaptırdığı işlerin malzeme ve işçilik bedeline ilişkin talebi yönünden; yukarıda açıklandığı üzere davalının bir kısım işleri eksik bıraktığı, bir kısım işleri ise ayıplı ifa ettiği, 18/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna göre, davacı şirketin bu kapsamda davalıdan toplam 82.798,38 TL malzeme ve işçilik bedelini isteyebileceği, taşeron sözleşmesinin 9.20. maddesi uyarınca davacı şirketin KDV veya herhangi bir vergi talep edemeyeceği, davalı şirketten yapılacak yasal vergi kesintilerinin işveren tarafından ödeneceği, davacının manevi tazminat talebi yönünden; eksik ve ayıplı ifa nedeniyle davacı şirketin kişilik haklarının zedelenmediği, evvelce bu talebin reddine karar verildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce de aynı gerekçe ile davacının istinaf isteminin reddine karar verildiği, davacı vekilinin, 25/04/2019 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile artırılan kısım yönünden 20/11/2023 tarihli celsede kayıtsız şartsız feragat ettiği gerekçesiyle, Birleşen dava yönünden; evvelce davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile; 82.798,38-TL malzeme ve işçilik bedelinin dava tarihi olan 31.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  5.750,00-TL cezalı çalışma ücretinin dava tarihi olan 31.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin ve fazlaya ilişkin sair taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Davalı-birleşen davalı vekili istinafında, hükme esas alınan tutanak başlıklı 12.06.2014 tarihli el yazısında imzası bulunan ... ve ... isimli kişilerin müvekkili şirketin yetkilisi olmadıkları gibi çalışanı da olmadıklarını, davacı iş sahibi yüklenici tarafından kamu ihale mevzuatı gereği ihale veren idareye verilmesi gereken iş proğramının ve dava konusu yapım işlerinde donanımların montajı yapılmadan önce yüklenici tarafından alınması gerekli olan idare ve ihale komisyonu onay yazıları ve tutanakalarının ısrarlı taleplerine rağmen dosyaya celbinin sağlanmadığını, bu nedenle de istinaf mahkemesinin kaldırma kararında ilk derece mahkemesinden tespitini istediği gecikmeye hangi tarafın neden olduğu olgusunun usulüne uygun tespit edilmediğini, ihale dosyası içinde bulunan 25/09/2014 tarihli geçici kabul tutanağındaki 17 kalem eksik işlerin hangi taşeronun sorumluluğunda olduğunun tespit edilmediğini, eksik iş kalemlerinin bedellerinin tek tek denetime elverişli bir şekilde hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve kararda sadece faturaların listesinin yapıldığını, faturalar  içeriğindeki  malların  25.09.2014 Tarihli Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağı'nda eksik olarak tespit edilen 17 kalem işte kullanılıp kullanılmadığının ortaya konmadığını, söz konusu 17 kalem işin nelerden ibaret olduğunun da tespit edilmediğini, kaldırma kararı doğrultusunda dava dilekçesinde yer verilen her bir kalem miktarı açısından ayrı ayrı inceleme yapılmadığını, iddia edilen eksik ve ayıplı işlerin keşif yapılarak tespit edilmesi gerektiğini, oysa keşif yapılmadığını, kaldırma kararı sonrasında daha önce dosyaya 3 rapor sunan bilirkişi heyetinden alınan ek raporda daha önceki raporlarda varılan sonuçları koruma saikiyle hareket edildiğini, kararda ayrıntılı olarak zikerilen, faturalara konu 3.kişilerden alınmış görünen malların davacıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmişse dava konusu inşaatta mı  yoksa davacının başka bir inşaatında mı kullanıldığının kanıtlarıyla ortaya konulmadığını, davacı yüklenicinin, davalı taşeronun  sorumluluğunda olduğunu iddia ettiği eksik ya da ayıplı işleri 3. Kişilere yaptırdığına ilişkin herhangi bir belgesinin dosyada bulunmadığını, salt davacı ile 3.kişiler arasında düzenlenen faturaların, bu faturalara konu mal ve hizmetlerin o işlerde kullanıldığını kanıtlamayacağını, kaldı ki taraflarına tebliğ edilen bu faturalara itiraz edildiğini ve ticari defterlere kaydedilmediğini, dolayısıyla davacı tarafın hem eksik ya da ayıp iddialarını hem de bu işleri 3.kişilere yaptırdığını kanıtlayamadığını, bu faturalara konu malzemelerin davacının başka bir inşaatında kullanılması mümkün olduğu gibi bu malları hiç satın almamış olmasının da mümkün olduğunu, ayrıca istianafa konu hükmün gerekçesindeki \"davacı tarafından ödenen ve davalı tarafından da kabul edilen 234 adet kilit montajları bedelinin 13.806,00 TL olduğu\" tespit ve değerlendirmesinin de dayanaksız olduğunu, davalının böyle bir ödemesi olmadığı gibi davacının bu faturalara ilişkin ödemelerini tevsik eden bir ödeme belgesi de dosyada bulunmadığını, davalı-yüklenicinin işe başlayabilmesi için öncelikle idare, davacı ve davalı dışındaki taşeronlar tarafından yerine getirilmesi gereken işlemler olduğunu, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki 1.kalem işi olan \"manyetik kilit\" kapsamında taahüt edilen tüm kilitlerin teslim edildiği konusunda bir ihtilaf bulunmadığını, kapılarda gönye bozukluğu olduğu ve yeni teknoloji kilit takmaya müsait olmadıkları için cezevi idaresinin bunları düzeltmeye çalıştığını, bu nedenle gecikmeler olduğunu, bu kalem iş bakımından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davacı ile varılan mutabakat gereğince montajı yapılmayan kilitlerin ek sözleşmede belirtilen 50 TL/adet maddesi karşılığı alınacak hesaptan düşüldüğünü, 2.kalem iş \"cctv (kamera ve ekipmanları)\" kapsamında da kamera ve ekipmanların teslim edildiğini, bunların takılması için öncelikli olarak davacının görüntü, elektrik kablolarını, kumanda masasını ve camlı bölmeleri yapması gerektiğini, ancak bunların yapılmadığını, buna göre bu kalem bakımından ortaya çıkan sorunların davalı tarafın yer teslimi borcun gereği gibi yerine getirememesinden kaynaklandığını, 3.kalem iş \"interkom\" (diafon sistemi)\" bakımından da interkom kutularının davacı tarafça geç teslim edilmesinden dolayı gecikme yaşandığını, ihale dosyası içinde yer alan ve davacı iş sahibi tarafından idareye verilen 21/03/2014 ve 03/07/2014 tarihli süre uzatım dilekçelerindeki gerekçelerin hiç birinin davalı şirket ile ilgili olmadığını, tamamının davacı iş sahibi ve cezaevi idaresi ve diğer yüklenicilerle ilgili olduğunu belirterek, kararın kabul edilen kısım yönünden kısmen kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen davacı yüklenici, davalı-birleşen davalı taşerondur.Birleşen davayla ilgili olarak Mahkemece önceki kararla açılmamış sayılma kararı verilmiş ve o karara karşı yapılan istinaf başvurusunda birleşen dava bakımından bir istinaf itirazında bulunulmamıştır. Aynı şekilde, yeni verilen kararda da birleşen davaya ilişkin verilen karara karşı bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK'nın 355.maddesi gereğince Dairemizce birleşen davaya dair bir istinaf incelemesi yapılmayacaktır.Asıl davada, davalı taşeronun temerrütü ve eksik-ayıplı ifası nedeniyle feshedilen eser sözleşmesine dayalı olarak, eksik ve ayıplı işler bedeli, cezalı çalışma bedeli ve davalı adına ödenen KDV tevkifatları ile yaşanan bu olay nedeniyle uğranılan manevi üzüntüye dayalı olarak manevi tazminatın davalıdan tahsili talep  edilmiştir.Davalı taşeron vekili, davacının inşaattaki öncelikli edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle işin uzadığını ve ek süre talep ettiğini, buna dair 22/11/2013 tarihli ek sözleşme yapıldığını, davacının yer teslimini süresinde yapamadığını, C Bloktaki montajın davacı ekibince yapıldığını, oradaki zararlardan davacının sorumlu olduğunu, davacı tarafça üçüncü kişilere yaptırılan işlere dair sunulan faturaların davalı ile yapılan sözleşmenin feshinden sonraki tarihlere ait olduğunu, davacıya toplam 324 adet kilit teslim edildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen diğer kilitlerin davacı tarafından buna dair bedelin ödenmeyeceğinin belirtilmesi üzerine gümrükten çekilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.Davacı vekilince 20/11/2023 tarihli imzalı beyanla, ıslah dilekçesi ile artırdıkları kısımdan feragat ettikleri belirtilip, dava dilekçesindeki talepleri üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep edildiğinden, kaldırma kararımızdaki ıslah dilekçesine ve KDV hususuna dair kaldırma sebepleri ortadan kalkmış olup, asıl davanın reddedilen kısmına ilişkin olarak da davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığından, HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf incelemesi sadece kabul edilen tazminat kalemlerine ilişkin olarak yapılacaktır.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde;Yukarıda özetlenen kaldırma kararımız ile mahkemece kaldırma kararı sonrasında alınan 18/10/2023 tarihli ek bilirkişi heyeti raporu içeriği göz önünde bulundurulduğunda, gerek \"davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenicinin eksik-ayıplı bıraktığı işler nedeniyle onun nam ve hesabına 3.kişilere yaptırılan işlerin malzeme ve işçilik bedeline ilişkin olarak talep edilen 82.798,38 TL\" bakımından, gerekse \"8.750,00 TL cezalı çalışma bedeli\" bakımından kaldırma kararımızda ayrıntılı olarak belirtilen usule uygun ve kaldırma kararında belirtilen değerlendirmelerin yapıldığı bir ek rapor hazırlanmadığı, \"3.kişilere yaptırıldığı iddia edilen işlere ilişkin\" olarak sadece davacının dayandığı faturaların listelendiği ve devamında önceki raporlardaki hesabın tekrar edildiği, oysa ki kaldırma kararımızda bu hususta nasıl bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinin ayrıntılı olarak açıklanmış olduğu, \"8.750,00 TL cezalı çalışma bedeline ilişkin\" olarak ise sadece 12/06/2014 tarihli tutanağa dayalı olarak bir değerlendirme yapıldığı, Mahkemenin de sadece o tutanağı esas alarak gecikmeden davalının sorumlu olduğu kanaatine vardığı, ancak davalı vekilince bu tutanağı imalayanların davalı çalışanı ve yetkilisi olmadıkları belirtilerek bu tutanağa karşı çıkıldığı, mahkemece bu itirazın değerlendirilmediği gibi, kaldırma kararımızda işaret edilen, davalı tarafın gecikmenin davacıdan kaynaklandığına dair ayrıntılı pek çok itirazının da alınan ek raporda ve gerekçeli kararda değerlendirilmediği anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece, kaldırma kararımızda belirtilen;<br>\"Asıl davada talep edilen 82.798,38 TL'lik bedelin, davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenicinin eksik-ayıplı bıraktığı işler nedeniyle onun nam ve hesabına 3.kişilere yaptırılan işlerin malzeme ve işçilik bedeline ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak, yapıldığı belirtilen bu harcamalara ilişkin olarak dava dilekçesinde dile getirilen ayrıntılı açıklamalar ve bunlara ilişkin 3.kişilere ilişkin ilgili faturalar, ödemeler, ihtarnameler, ana sözleşmeye ilişkin ihale dosyası, geçici kabul tutanağı, diğer tutanaklar vs. belgeler ile tüm dosya kapsamına göre davacının bu iddiasının doğru olup olmadığının, 82.798,38 TL'lik bu bedelin hangi fatura ve ödeme kalemlerinden oluştuğuna dair dava dilekçesi içeriğinde yer verilen her bir kalem miktarı bakımından ayrı ayrı incelemenin yaptırılarak, gerekirse yerinde bilirkişi heyeti eşliğinde keşifte yapılıp rapor alınmak suretiyle usulüne uygun ve denetlenebilir bir şekilde değerlendirilmesi,Dava dilekçesinde talep edilen 8.750,00 TL cezalı çalışma bedeli bakımından da, yukarıda açıklandığı üzere davalı taşeron tarafından ileri sürülen, gecikmenin davacıdan kaynaklandığına ilişkin ayrıntılı savunma ve delillerin gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle değerlendirilerek, bu savunmaların her birinin yerinde olup olmadığının, gecikmeye hangi tarafın sebep olduğunun açıklığa kavuşturulması ve neticesine göre davacının bu taleplerinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi\" hususlarındaki kaldırma gerekleri yerinde getirilmediğinden,Bu yönlerden bir inceleme ve araştırmaya gidilmeksizin, eksik tahkikat ve değerlendirme neticesinde yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/07/2024 tarih, 2022/360 Esas, 2024/470 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı-birleşen davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı-birleşen davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"742b21175ceeddc3","SID":"581b1d8117ac091a"}}